00:00Merhaba, Amerika'nın Suriye'deki son hamleleri hakkında ortalıkta dolaşan birbiriyle taban tabanı zıt iki hikaye var.
00:09Bir yanda bir ihanet anlatısı, diğer yanda ise ince ince işlenmiş bir strateji.
00:15Gelin bu karmaşık meseleye birlikte bakalım.
00:18Şimdi ilk senaryo yani resmi anlatı diyor ki, Amerika sonunda Türkiye'nin taleplerine boyun eğdi ve YPG'yi yani SDG
00:26'yi kaderine terk etti.
00:27Ama bu analizin dayandığı kaynaklar perde arkasında bambaşka bir oyunun döndüğünü iddia ediyor.
00:33Hatta YPG'nin dünya sahnesinde metodik bir şekilde yükseltildiğini söylüyor.
00:38Peki bu YPG satıldı algısının arkasında yatan olaylar zincirine?
00:43Gelin birlikte inceleyelim.
00:45Analizimizde ilk durağımız Dohuk'taki bir güvenlik forumu.
00:50Burası önemli çünkü ev sahibi Türkiye'nin müttefiki olarak görülen barzaniler ve işte tam da burada yaşanan bir sürpriz bütün
00:59hikayenin akışını değiştiriyor.
01:01Bakın takvimler 18 Kasım'ı gösteriyor.
01:04Mekan 6. Orta Doğu Barış ve Güvenlik Forumu.
01:07Tarih ve mekan neden bu kadar önemli?
01:10Çünkü birazdan sahneye hiç beklenmedik bir isim çıkacak.
01:14Konuşan kişi Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı mazlum Kobani'den başkası değil.
01:19Ama ilginç olan şu ki karşımızda bir militan yok.
01:23Aksine takım elbisesini giymiş, kravatını takmış bir devlet adamı gibi sahneye çıkıyor ve Rojava yönetiminin siyasi olarak tanınması için çağrı
01:32yapıyor.
01:32Peki Ankara'nın tepkisi ne oldu dersiniz?
01:35İşte burası gerçekten çok ilginç.
01:38Beklenen o sert tepki gelmediği gibi bu olaydan sadece 10 gün sonra Mesut Barzani Ankara'da ağırlandı.
01:44Analize göre Türkiye'den bu kadar kritik bir olaya karşı kamuoyuna yansıyan güçlü bir tepkinin gelmemesi oldukça manidar.
01:53Ama durun, hepsi bu kadar değil, hikaye sadece duhak ile sınırlı kalmıyor.
01:58Şimdi rotamızı Almanya'ya çeviriyoruz çok daha yüksek profilli uluslararası bir konferansa.
02:03Münih Güvenlik Konferansı'ndayız ve burada SDG komutanı Mazlum Kobani, kimlerle aynı masada dersiniz?
02:10Üst düzey Amerikalı ve Suriyeli diplomatlarla.
02:13Hem de resmi bir toplantıda.
02:15Bu adım, Kobani'nin uluslararası alanda meşrulaştırılması yolunda atılmış, devasal bir adım olarak yorumlanıyor.
02:22İşte işin tuhaflaştığı bir diğer nokta.
02:25Konferansın resmi programına bakıyoruz.
02:27Suriye'nin geleceğinin konuşulacağı çok kritik bir panel var.
02:31Ve bu panelde konuşmacı olarak Türk temsilciler görünüyor.
02:34Peki onlara ne oldu?
02:36Önce programda bir değişiklik oldu.
02:38Sonra panel saati geldiğinde Türkiye'den hiç kimse ortada yoktu.
02:42Ve en tuhafı ne biliyor musunuz?
02:44Bu durumla ilgili tek bir resmi açıklama bile yapılmadı.
02:48Acaba bu son anda verilmiş diplomatik bir tepki miydi, bir protesto muydu?
02:52Yoksa perde arkasında bizim bilmediğimiz çok daha farklı bir şeyler mi dönüyordu?
02:58Bu kritik toplantıdaki bu kadar bariz bir yokluğun sebebi hala bir soru işareti.
03:04Peki, tüm bu olaylar yaşanırken perde arkasında ipleri kimler tutuyor?
03:09Bu noktada işler biraz daha karmaşık bir hal alıyor.
03:12Bu sözler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a ait, daha bir ay önce ABD'li senatör Lindsey Graham'ın açıklamaları sorulduğunda,
03:22Türkiye'nin resmi pozisyonunu bu şekilde özetlemiş, yani Graham'ın etkisini pek de önemsemediklerini belirtmişti.
03:30Peki, Fidan'ın etkisini küçümsediği o senatör ne yaptı dersiniz?
03:34Çok ilginç bir hamleyle, CDG'nin resmen tanınmasını ve Suriye hükümetine yaptırımlar uygulanmasını içeren Kürtleri Koruma Yasası adlı bir yasa
03:43tasarısını ABD senatosuna sundu.
03:46Ve Graham'ın hamleleri bununla da bitmiyor.
03:48Hatırlayın Münih Konferansı, işte o konferansta Neçirvan Barzani ile de bir araya geldi ve hem Irak'taki hem de Suriye'deki Kürt
03:57haklarının korunmasına yönelik kilit hedefler üzerinde anlaştıklarına kamuoyuna duyurdular.
04:01Bütün bunlar bizi asıl ve en kritik soruya getiriyor.
04:05SDG gerçekte ne istiyor?
04:07Çünkü bu hedefin resmi hikayede anlatılandan çok daha farklı olduğu iddia ediliyor.
04:13Analizde çok kritik bir ayrıma dikkat çekiliyor.
04:16Kobani, özerklilik kelimesini pek kullanmıyor.
04:19Onun yerine sürekli öz yönetimden bahsediyor.
04:22Yani burada biz ayrılıp kendi devletimizi kuracağız gibi bir iddia yok,
04:27daha ziyade biz mevcut devletin içinde kendi yapılarımızı koruyarak var olacağız diyorlar.
04:33Peki bu öz yönetim planı tam olarak ne içeriyor?
04:36Üç temel adımı var.
04:38Birincisi SDG'nin Suriye ordusuna entegre edilmesi.
04:42İkincisi her Kürt vilayetinde SDG tugaylarının kurulması.
04:47Ve üçüncüsü ki en önemlisi bu, yerel askeri, güvenlik ve idari yapıların olduğu gibi korunması.
04:54Yani sakın yanlış anlaşılmasın.
04:56Bu bir teslimiyet planı değil.
04:58Kendi şartlarıyla bir entegrasyon stratejisi.
05:01Zaten bunu Dizzat Kobani'nin kendisi de doğruluyor.
05:04Münih'teki gibi uluslararası temasların Rojava için yeni bir diplomatik başlangıç olduğunu söylüyor.
05:10Yani bu toplantılara bir son değil, tam tersine uzun vadeli bir hedefe giden yolda yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor.
05:18İşte tüm bu parçaları birleştirdiğimizde bu analiz bizi gerçekten çok düşündürücü ve bir o kadar da rahatsız edici bazı son
05:25sorularla baş başa bırakıyor.
05:27Şöyle bir düşünün.
05:29Duhok'taki o sürpriz çıkıştan, Münih'teki o resmi toplantıya kadar uzanan sürece bakın.
05:35Bir terörist lider olarak görülen birini bu kadar planlı, bu kadar metodik bir şekilde dünya sahnesine taşıyanlar gerçekten YPG'yi
05:44satmış olabilir mi?
05:46Bu soru ABD'nin ihanet ettiği varsayımını temelden sarsıyor.
05:51Ve işte bu analizin bizi bıraktığı o son kışkırtıcı düşünce.
05:56Tüm bu yaşananlardan sonra artık o kadar da imkansız görünmeyen bir senaryo.
06:01Yarın bir Suriye heyeti Türkiye'ye gelse ve o heyetin içinde mazlum Kobani de olsa o zaman ne olacak?
Yorumlar