Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 hafta önce
Yazar Müyesser Yıldız, ABD Başkanı Trump’ın Türkiye dahil birçok bölge ülkesine İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamaları yönünde yaptığı baskıyı ve bu süreçteki diplomatik gelişmeleri ele almaktadır. Metin, Türk hükümet yetkililerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir dünya lideri olarak öven açıklamaları ile Trump’ın sert tehditvari talepleri arasındaki çelişkiyi vurgulamaktadır. Bazı ülkeler bu teklifi açıkça reddederken, Ankara’nın sessizliğini koruması ve yaklaşan NATO Zirvesi öncesi Trump ile görüşme arayışında olması eleştirel bir dille sorgulanmaktadır. Kaynak, iktidarın İsrail karşıtı söylemlerine rağmen bu diplomatik dayatmalara karşı neden net bir tavır almadığına dikkat çekmektedir. Ayrıca, medyanın ve muhalefetin bu kritik meseleyi gündeme getirmemesi, ülkenin dış politikadaki geleceği açısından riskli bir durum olarak sunulmaktadır. Nihayetinde yazı, Türkiye'nin ekonomik kriz ortamında bu anlaşmayı imzalaması için yapılan siyasi ve ticari baskıları analiz etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün elimizde, içeride konuşulanlarla dışarıda yaşananlar arasındaki o büyük uçurumu olağanüstü bir şekilde anlatan, gerçekten ufuk açıcı bir
00:09jeopolitik analiz var.
00:11İç siyasetteki o görkemli, yenilmez söylemlerle Donald Trump'tan bir gece yarısı gelen, riskleri inanılmaz yüksek bir ultimatumun nasıl çarpıştığını adım
00:20adım inceleyeceğiz.
00:21Hadi başlayalım.
00:22Önce bir sahneyi kuralım. Biliyorsunuz içeride hepimizin sürekli duyduğu çok güçlü bir siyasi söylem hakim.
00:28Yazar burada durumu netleştirmek için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin o iddialı çıkışını hatırlatıyor.
00:35Cumhurbaşkanının tıpkı Abdülhamit Han gibi küresel bir lider ve İslam ümmetinin başı olduğunu söylüyor.
00:41Yani iç kamuoyuna verilen mesaj son derece net, büyük ve iddialı.
00:46Tabii olay sadece bununla da kalmıyor. İşin ilginci, Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de çıkıp bu hissiyatı perçinliyor.
00:52Ona göre de bu kararlı ve Müslümanca duruş sayesinde dünya çapında bir barış yapıcı imajı çizilmiş durumda.
00:59Yani anlayacağınız içeride kesinlikle tartışmaya kapalı, yenilmez bir küresel liderlik ve barış elçiliği anlatısı adeta betona dökülerek inşa edilmiş.
01:09Sağlam bir temel değil mi?
01:10İyi ama, işte yazarın tam da burada aklımıza soktuğu o can alıcı soru şu, bu devasa, sarsılmaz iç imaj, dış
01:19dünyanın o soğuk hatta acımasız gerçekleriyle yüzleştiğinde tam olarak ne oluyor?
01:24Yani kapınıza dünyanın en güçlü liderlerinden biri dayandığında, bu görkemli söylemler işe yarıyor mu, bir kalkan görevi görebiliyor mu?
01:32İşte film tam da burada kopuyor.
01:3423 Mayıs gecesini bir düşünün, Donald Trump telefonu eline alıyor ve acil bir diplomasi trafiği başlatıyor.
01:41Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Suudi Arabistan'dan Katar'a kadar uzanan kilit İslam ülkelerini tek tek arayıp,
01:47İbrahim Antlaşmalarını yani o meşhur Abraham Accords'ı imzalamalarını istiyor.
01:52Masadaki ülkelerin listesine bakmak bile meselenin çapını anlamaya yetiyor aslında.
01:57Bakın, yazarın ısrarla altını çizdiği bir detay var.
02:00Böyle, imzalarsanız çok seviniriz tadında, nazik bir diplomatik rica falan değildi.
02:06Şaka değil, bu bayağı ağır bir ültimatomdu.
02:08Trump, ertesi gün bunu kamuoyuna da duyurdu ve resmen, derhal imzalayın yoksa felaket olur dedi.
02:15Diplomatik dünyada nasıl bir şok dalgası yarattığını düşünebiliyor musunuz?
02:18Gizli kapaklı değil, tüm dünyanın gözü önünde sallanan bir parmak var karşımızda.
02:23Şimdi, analizin yakaladığı o inanılmaz tezata gelelim.
02:26Trump'ın bu eşi görülmemiş ağır baskısı karşısında Pakistan, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler ne yaptı?
02:34Anında ve çok net bir şekilde hayır dediler.
02:37Teklifi derhal reddettiklerini duyurdular.
02:39Peki ya Ankara cephesi?
02:41Çıt yok.
02:42Gerçekten koca bir bilinmezlik ve tam anlamıyla sağır edici bir sessizlik.
02:47İnsan ister istemez soruyor.
02:49Yazar da tam olarak bunu soruyor zaten.
02:52Madem içeride bu kadar güçlü bir İslam dünyasının lideri ve Müslümanca duruş söylemi var, Ankara neden bu ültimatomu anında ve
03:00yüksek sesle reddetmedi?
03:01Sizce de garip değil mi?
03:03Eğer iddia edildiği gibi o küresel liderlik koltuğunda oturuyorsanız, o telefonu anında kapatmanız veya bu baskıyı elinizin tersiyle itmeniz gerekmez
03:11miydi?
03:11Daha da ilginciye tam da bu jeopolitik deprem yaşanırken içeride ne konuşuluyordu biliyor musunuz?
03:17İnanması güç ama tüm ülke için hayati olan bu devasa konu dururken bizler televizyonlarda Rize Simidi'nin fiyatını bir de
03:26ana muhalefet partisinin kendi içindeki bitmek bilmeyen çekişmelerini tartışıyorduk.
03:32Yazar bunu resmen şaşkınlık içinde nasıl olabilir diyerek aktarıyor.
03:36Bu tuhaf çelişki, Cumhurbaşkanı'nın Çamlıca Camii'ndeki bayram namazı konuşmasıyla iyice derinleşiyor.
03:43Konuşmaya bakıyorsunuz, Netanyahu çok sert bir dille kınanıyor, Gazze'den bahsediliyor, İslam dünyasının birliği için güçlü mesajlar veriliyor, her şey o
03:52alışık olduğumuz anlatıya uygun.
03:54Ama yazarın yakaladığı devasa bir boşluk var.
03:57O kadar kapsayıcı mesajın içinde Trump'ın İbrahim anlaşmaları dayatmasından tek bir kelime bile bahsedilmiyor.
04:04Sizce neden özellikle atlandı?
04:06Bu sırada Trump boş durmuyor tabii, İran'la ilgili verdiği o mesaja bir bakalım, ne diyor?
04:11Beni bekletebileceklerini sandılar ama ben ara seçimleri falan umursamıyorum.
04:16Yazar bunu çok açık bir mesaj, daha doğrusu üstü kapalı bir tehdit olarak okuyor.
04:20Sadece sessiz kalarak, zamanı oynamaya çalışanlara ki Ankara'da kuvvetle muhtemel bu gruba dahil, benden öyle kolay kaçamazsınız diyor.
04:29Tabii uluslararası siyasette hep böyledir.
04:31İşin ucunda sadece sopa yok, bir de havuç var.
04:34Makale burada çok çarpıcı bir veriye, Atlantik Kansul'un bir öngörüsüne dikkat çekiyor.
04:39Eğer İsrail'le bu anlaşma imzalanırsa, canlanacak olan ticaret sayesinde tam 7 milyar dolarlık bir kazancın gelebileceği söyleniyor.
04:48Dile kolay, tam 7 milyar dolar.
04:50Ankara'daki o derin sessizliğin arkasında yatan asıl motivasyonlardan biri bu olabilir mi dersiniz?
04:56İşte bütün bu bulmacanın parçaları bizi o kritik diplomatik takvime ve makalenin doruk noktasına getiriyor.
05:03Önümüzde iki kritik tarih var.
05:04İlki 25 Haziran'da Los Angeles'da bir futbol maçı.
05:07Burada olası bir Trump teması hedefleniyor.
05:10Ama asıl büyük final, asıl gösteri 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak olan o devasa NATO zirvesi.
05:16Bütün bu diplomasi trafiği sanki o zirveye doğru kilitlenmiş durumda.
05:20Yazarın asıl vurduğu o en kritik tezine geliyoruz şimdi.
05:24Ülke ekonomik olarak gerçekten zor bir krizden geçerken Ankara inanılmaz maliyetli bir zirve düzenliyor.
05:31Neden?
05:32Çünkü Trump'ı orada ağırlamayı her şeyden ama her şeyden çok istiyorlar.
05:37Yazar diyor ki işte bu aşırı çaresizlik ve ağırlama isteği Trump'a istediği her türlü pazarlık gücünü altın tepside sunuyor.
05:45Bu sırada içerideki manzaraysa kelimenin tam anlamıyla absürt.
05:49Makale bu durumu son derece tarafsız bir şekilde gözler önüne seriyor.
05:52Bir tarafta normalde her fırsatta İsrail'i eleştiren iktidara yakın medya var.
05:57Ama konu Trump'ın dayatması olunca birden ya o anlaşmalar zaten ölü doğdu diyerek meseleyi hala altına süpürmeye çalışıyorlar.
06:05Diğer tarafta ise ana muhalefet kendi iç kavgalarıyla o kadar meşgul ki kamuoyunu bilgilendiremiyorlar bile.
06:11Yazara göre bu devasa tehlikede sesini yükselten tek bir kişi var o da Saadet Partisi'nden Mahmut Arıkan.
06:17Sonuç olarak bu analiz bizi çok kışkırtıcı bir düşünceyle baş başa bırakıyor.
06:22İbrahim anlaşmaları Trump'ın o çok arzulanan Ankara NATO zirvesine katılımının kimsenin yüksek sesle söyleyemediği gizli faturası mı olacak?
06:31Dışarıdaki bu devasa uluslararası baskı içeride yaratılan o görkemli liderlik anlatısını doğrudan test ederken hepimizin bu eşi görülmemiş diplomatik satranç
06:41maçını çok ama çok yakından izlemesi gerekiyor.
06:44Zira kapalı kapılar ardında yapılan bu pazarlıklar eninde sonunda hepimizin gerçeği olacak.
06:49Ne dersiniz yaklaşan o zirve bize gerçeğin ta kendisini gösterecek mi?
Yorumlar

Önerilen