Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 19 saat önce
Yazar Nazım Peker, bu metinde Türk siyasetindeki ilkesizlik ve samimiyet eksikliği üzerine sert eleştiriler kalabalık bir dil kullanarak sunmaktadır. Özellikle MHP lideri Devlet Bahçeli’nin askeri hastanelerin açılması yönündeki çağrısına rağmen, MHP’li vekillerin İYİ Parti tarafından sunulan benzer bir önergeye mecliste ret oyu vermesi ana gündem maddesini oluşturur. Bu çelişkili durum üzerinden siyasetçilerin sözleri ile eylemleri arasındaki uçurumun toplum nezdindeki güveni nasıl zedelediği sorgulanmaktadır. Metin, siyasetin artık mantıksal tutarlılıktan uzaklaştığını ve kişisel çıkarların toplumsal ihtiyaçların önüne geçtiğini vurgulamaktadır. Yazar, meclis çatısı altında sergilenen bu kararsız tutumları sertçe eleştirerek, siyasette dürüstlük ve karakterin önemine dikkat çekmektedir. Sonuç olarak kaynak, Türkiye’deki güncel siyasi atmosferi güven bunalımı perspektifinden değerlendiren bir köşe yazısı niteliğindedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Hiç düşündünüz mü? Siyasetçilerin kürsüde verdikleri o büyük vaatlerle meclis kapısından içeri girdiklerinde fiilen yaptıkları arasındaki uçurum neden bu kadar
00:09devasa?
00:10Yani ne oluyordu o sözler havada kalıyor?
00:13Bugün yazar Nazım Peker'in oldukça ses getiren son yazısından yola çıkarak bu konuyu masaya yatırıyoruz.
00:19Eğer siz de insanların siyasete olan güveninin neden günden güne eridiğini merak ediyorsanız gelin bu analize hemen başlayalım.
00:26Yazarın kamuoyu güveniyle ilgili o temel argümanın tam olarak anlayabilmek için aslında sormamız gereken çok kritik bir soru var.
00:33Meydanlarda o yüksek sesle dile getirilen ideolojik vaatler meclis çatısı altında gerçek bir oylamayla yani gerçeklikle yüzleştiğinde ne kadar ayakta
00:43kalabiliyor?
00:44Hemen ilk bölüme geçelim. Siyasette ilkeler ve beklentiler.
00:48Peker yazısına demokratik kurumlarımız için aslında çok temel, çok insani bir beklenti standardı belirleyerek başlıyor.
00:56Vatandaş olarak ne istiyoruz? Çok net bir şey, özü ve sözü bir olan siyasetçiler.
01:01Yazar Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu ülkenin en saygın çatısı olduğunu özellikle vurguluyor.
01:06Yani diyor ki siyasetçi mantık dışı, kendi karakteriyle çelişen hareketler yapmamalı.
01:11Ağızdan bir söz çıkıyorsa arkasında dağ gibi durulmalı.
01:15Bu bir lütuf değil, açıkçası bir zorunluluk.
01:17Peki bu nerede kopuyor? İkinci başlığımız askeri hastaneler için çağrı.
01:22İşte güvenin nasıl sarsıldığını görmek için yazarın işaret ettiği o çok spesifik, çok yakın zamandaki örneğe bakıyoruz.
01:31MHP lideri Devlet Bahçeli'nin o oldukça tutkulu çıkışını hatırlarsınız.
01:35Ne demişti? Askeri hastaneler yeniden açılmalıdır. Askeri hastanesi olmayan tek ordu bizim ordumuzdur.
01:42Şöyle bir düşünün, bu kadar net ve iddialı bir çıkış doğal olarak kamuoyunda hele ki asker ailelerinde tamam bu hastaneler
01:50hemen açılıyor şeklinde muazzam bir beklenti yarattı değil mi?
01:53Ama siyaset arenası her zaman düz bir mantıkla işlemiyor.
01:57Üçüncü bölüm, meclisteki sürpriz sınav.
02:00Şimdi siyaset arenasında bu kadar iddialı, bu kadar yüksek perdeden bir açıklama yaptığınızda aslında muhalefete de gelin beni test edin
02:09demiş oluyorsunuz.
02:10Nitekim İYİ Parti de bu kükremeyi yazarın tabiriyle bir sınava tabi tutmaya karar verdi.
02:17Ne yaptılar? Gittiler meclise resmi bir önerge sundular.
02:21İşin ilginç yanı, önergede tam olarak Bahçeli'nin istediği şey, yani o askeri hastanelerin açılması talep ediliyordu.
02:29Dördüncü bölümümüz işte bu kırılma anını anlatıyor.
02:32Beklenmeyen hamle ve sonuç.
02:35Makalenin de adeta zirve noktası burası.
02:38Şu zaman çizergesine bir bakalım olay nasıl gelişmiş.
02:41Birinci gün lider kürsüden o meşhur çıkışını yapıyor.
02:45İkinci gün muhalefet madem öyle buyurun oylayalım deyip önergeyi veriyor.
02:50Buraya kadar her şey siyasetin doğasına uygun.
02:52Ama üçüncü gün, işte burada inanılmaz bir şey oluyor.
02:56MHP milletvekilleri bizzat kendi liderlerinin fikrini hayata geçirecek bu önergeyi desteklemek şöyle dursun,
03:03oylama sırasında genel kuru salonunu terk ediyorlar.
03:06Ve dördüncü gün, iktidardaki AK Parti bu önergeyi oy birliğiyle reddediyor.
03:11İşte yazarın dikkat çektiği o can alıcı, o devasa kopukluk burada gizli.
03:16Bir tarafa bakıyorsunuz, liderin yüksek sesle dile getirdiği kesin ve net bir hedef var.
03:21Askeri hastaneler derhal açılmalı.
03:24Diğer tarafa bakıyorsunuz, aynı partinin milletvekilleri,
03:27meclis salonu boşaltıp bu hedefin tabiri caizse çöpe gitmesine resmen gözlümüyor.
03:32Yazar bu çarpıcı tabloyu, partilerin siyasi söylemiyle fiili davranış arasındaki o derin ve keskin çelişkiyi yüzümüze vurmak için kullanıyor.
03:42Bu tuhaf oylamadan sonra yazar biraz daha geniş bir pencereden bakıyor.
03:46Beşinci bölüm.
03:47Yazarın siyaset eleştirisi.
03:49Makale öncelikle MHP'nin içinde bulunduğu açmaza odaklanıyor.
03:53Yazar diyor ki, MHP aslında çok dar bir alana sıkışmış durumda.
03:58Niye mi?
03:58Çünkü son dönemde söyledikleri, önerdikleri veya teklif ettikleri hemen hiçbir şey,
04:04ittifak ortakları olan AK Parti tarafından fiiliyatta bir karşılık bulmuyor ve havada kalıyor.
04:10Fakat yazarın burada oldukça tarafsız bir tutum sergilediğini,
04:13yani faturayı sadece bir tarafa kesmediğine de belirtmek lazım.
04:15Oklarını İYİ Parti'ye yani muhalefeti de yöneltiyor.
04:18Onları da sırf başka bir liderin samimiyetini test etmek için asıl meseleye odaklanmak yerine siyasi fırsatçılık yapmakla eleştiriyor.
04:25Makaledeki o vurucu yöresel ifadeyle İYİ Parti'nin bu hamlesini adeta bir sel önünden kütük kapma çabası olarak nitelendiriyor.
04:32Peki tüm bunların sonucu ne?
04:34Altıncı bölüm.
04:35Kaybolan güvenin nedenleri.
04:37Yazar için bu askeri hastane meselesi aslında buzdağının sadece görünen kısmı.
04:42Çok daha büyük, sistemik bir sorunun tek bir örneği.
04:45Neden mi?
04:45Çünkü tutulmayan vaatler listesi o kadar kabarık ki.
04:49Şöyle bir hatırlayalım.
04:50Gençlere mülakatların kaldırılacağı sözü verildi, unutuldu.
04:54Emeklilere seyanen zam dendi, yapılmadı.
04:57Enflasyon beş yılda tek haneye inecek dendi, maalesef ortada yok.
05:01Ve tabii ki o meşhur siyasi manevralar.
05:04Dün en ağır hakaretleri ettikleri kişilere bugün parti değiştirip övgüler dizen siyasetçiler.
05:10Yazarın argümanı çok net.
05:11Ekonomiye ve sosyal hayata dair kabaran bu liste toplumda devasa bir siyasi yorgunluk ve derin bir güvensizlik yaratıyor.
05:19Analizin sonuna gelirken, Peker aslında çok acı bir gerçeğin altını çiziyor.
05:23Siyasetçiler sürekli olarak akıl ve mantık dışı davrandıklarında ortaya o malum tablo çıkıyor.
05:29Özü başka, sözü başka.
05:31Ve bu durum yönetimin o temel ilkelerini yavaş yavaş ortadan kaldırıp, o başta bahsettiğimiz meclisin saygın çatısına onarılamaz zararlar veriyor.
05:39Ki bu da bizi, yazarın o son kışkırtıcı, doğrudan yüzümüze sorduğu soruyla baş başa bırakıyor.
05:45Eylemler ve söylemler birbirinden bu kadar kopukken, meydanlarda verilen o büyük vaatler meclis kapısından içeri bile giremezken, siz bu siyasete
05:54ve bu siyasetçilere gerçekten güvenir misiniz?
05:57İncelememize katıldığınız için teşekkürler.
Yorumlar

Önerilen