00:00Merhaba, bugün oldukça ilginç bir konuya bakıyoruz.
00:03Suriye'de bir çatışmayı bitirmek için, hani büyük umutlarla bir anlaşma imzalanmıştı ya,
00:08işte o anlaşmanın sadece 9 ay içinde nasıl tamamen buharlaştığını konuşacağız.
00:14Ya düşünsenize, büyük vaatlerle başlayan bir süreç nasıl oluyor da bu kadar kısa sürede duvara tosluyor?
00:20Gelin bu sorunun peşine hep birlikte düşelim.
00:23İşte bakın, olay aslında tam olarak bu zıtlıkta yatıyor.
00:26Bir tarafta 10 Mart'ta verilen o iddialı söz, diğer yanda ise yıl sonunda karşımıza çıkan o acı gerçek.
00:34Peki ama bu 9 ayda ne oldu? Yani bu kadar büyük bir vaat nasıl oldu da tam bir fiyaskoya dönüştü?
00:41Bugünkü analizimizde işte tam da bu gizemi çözmeye çalışacağız.
00:45Peki bu karmaşık denklemi çözmeye nereden başlamalıyız?
00:48Tabii ki en başından. Yani nerede yanlış yapıldığını anlamak için önce o ilk günlere bir dönmemiz lazım.
00:57O büyük umutları, o sarsılmaz gibi görünen kararlılığı bir hatırlayalım.
01:01Bakın bu sözler aslında her şeyi özetliyor.
01:04Ok yaydan çıkmıştır, gemiler yakılmıştır.
01:08Bu terörsüz Türkiye projesinin ne kadar kesin, ne kadar geri dönülmez bir devlet projesi olarak lanse edildiğini gösteriyor.
01:15Hükümet o dönemde bu ifadenin altını defalarca çizdi, projenin ciddiyetini vurguladı.
01:21Yani mesaj çok netti, artık geri dönüş şok, bu yola girildi.
01:25Ve bu yolda ilerlemek için biçilen süre ne kadardı biliyor musunuz?
01:29Tam 9 ay.
01:31Söylemesi kolay tabii.
01:329 ay boyunca somut adımlar bekleniyordu.
01:35Bir ilerleme olması umuluyordu.
01:37Ama gelin görün ki bu süre umutları yeşertmek yerine boşa harcanmış kocaman bir zaman dilimine dönüştü.
01:44İşte şimdi asıl sormamız gereken soruya geliyoruz.
01:479 koca ay ve onca vaat.
01:50Peki anlaşmanın neden tek bir maddesi bile yerine getirilmedi?
01:54Bakın bu soru sadece ne olduğunu değil, neden olduğunu anlamamız için kilit nokta.
01:59Ve cevabı başarısızlığın arkasındaki bütün dinamikleri de ortaya çıkaracak.
02:03Peki, kaynağımızın analizine göre cevap nerede gizli?
02:07Şaşırtıcı bir şekilde stratejinin ta kendisinde.
02:11Yani iddiaya göre bütün bu iddialı plan en başından beri temelden kusurlu bir hesaplama üzerine kurulmuştu.
02:18Yazarın temel eleştirisi işte tam olarak bu noktada.
02:21Diyor ki, Türkiye bütün odağını kuklaya, yani gücü ve etkisi hayli tartışmalı olan hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan'a çevirdi.
02:28Ama bu sırada asıl kuklacıyı, yani sahadaki ipleri elinde tutan PKK ve PG güçlerinin asıl hamisi olan Amerika Birleşik Devletleri'ni göz ardı etti.
02:38İşte bu, en başından yapılmış ölümcül bir hataydı.
02:41Ve bakın bu stratejinin pratikte nasıl işlemediğini bu adımlarda net bir şekilde görüyoruz.
02:45Hükümet kurucu önder çağrı yaptı diyor.
02:47İktidar ortağı Devlet Bahçeli iki kez Öcalan'a, YPG'ye seslen diyor.
02:52Hatta onu ikna etsin diye bir milletvekili adaya gönderiliyor.
02:54Sonuç, koskoca bir hiç. Öcalan'dan beklenen o çağrı gelmiyor.
02:58Tam tersine Türkiye'ye kolaylaştırıcı rol üstlenmesini salık veren bir mesaj geliyor.
03:03Yani plan tamamen ters tepilir.
03:04Şimdi, işleri daha da karıştıran bir faktör daha var.
03:08Trump paradoksu.
03:10Yani, Türkiye'nin o dönemki en önemli müttefiği ABD'den,
03:14daha doğrusu bizzat Başkan Trump'tan gelen
03:16ve birbiriyle taban tabana zıt insanın aklını karıştıran sinyaller.
03:21Mesela bir yanda Trump'ın bu sözleri var.
03:24Ne diyor?
03:25Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de çok yardım etti, ciddi takdiri hak ediyor.
03:29E şimdi ilk bakışta Ankara için bu harika bir durum.
03:32Müttefikinizden böyle açık bir övgü gelince,
03:35doğal olarak işlerin yolunda gideceğini düşünüyorsunuz.
03:37Ama resmin tamamı kesinlikle bu değil.
03:40Çünkü aynı Trump, öbür tarafta,
03:42İsrail Başbakanı Netanyahu için çok daha coşkulu,
03:45çok daha güçlü ifadeler kullanıyor.
03:47Bakın ne diyor?
03:48Olağanüstü bir işi çıkardı, o olmasaydı İsrail var olmazdı.
03:52İşte bu sözler, ABD'nin bölgedeki asıl önceliğinin nerede olduğuna dair
03:57çok net bir sinyal veriyordu aslında.
03:59Ve işte, her şeyi belki de en iyi özetleyen cümle bu.
04:03Türkiye'ye F-35 satışı gündeme gelince,
04:06Trump diyor ki, bunu asla İsrail'e karşı kullanmayacaklar, söz veriyorum.
04:11Yani Ankara'ya yönelik atılan her olumlu adımın arkasında,
04:15İsrail'in güvenliğini önceleyen ve son sözü ABD'nin söylediği kalın bir kırmızı çizgi vardı.
04:21Övgüler güzeldi ama destek her zaman şartlara ve garantilere bağlıydı.
04:25Özetle, yazarın da dikkat çektiği gibi,
04:28ortada bariz bir çelişki vardı.
04:30Sözlere bakarsanız Erdoğan övülüyor.
04:32Ama eylemlere bakarsanız,
04:34işgal altındaki Golan Tepeleri İsrail'e veriliyor,
04:38Suriye'nin yeni lideri Şara, güçlü lideri ilan ediliyor
04:41ve Netanyahu'yla Suriye konusunda ortak bir anlayış olduğu söyleniyor.
04:45Yani sözler nereye, eylemler nereye?
04:48Atılan adımlar hep Türkiye'nin değil,
04:50ABD ve İsrail'in çıkarlarını gözetiyordu.
04:53Ve denkleme bir de Şara sorunsalı ekleniyor.
04:56Kim bu Şara?
04:57Suriye'nin yeni lideri.
04:59Ankara'nın umudu, onun bağımsız bir ortak gibi hareket etmesiydi.
05:03Ama gelin görün ki, gerçek, beklentilerden çok ama çok farklı oldu.
05:08Şu zaman çizelgesine bir bakın, her şey o kadar hızlı gelişti ki,
05:12Kasım 2025'te Şara, Trump tarafından Beyaz Saray'da ağırlanıyor.
05:16Hemen bir ay sonra, Aralık'ta, Trump Suriye'ye yaptırımları kaldırıyor.
05:21Ve Ocak 2026'da Suriye, İŞİD'e karşı koalisyona katılıyor.
05:25Yani Şara, inanılmaz kısa bir sürede rotayı tamamen Washington'a çevirip,
05:30ABD'nin bölgedeki yeni partneri oluveriyor.
05:32Peki bu son hamlenin, yani IŞİD'le mücadele koalisyonuna katılmasının,
05:36Türkiye için anlamı neydi?
05:38İşte en can alıcı nokta burası.
05:40Bu koalisyona katılarak, Suriye, Türkiye'nin terör örgütü olarak gördüğü SDG bölü YPG güçleriyle,
05:46resmi olarak partner konumuna geldi.
05:49Düşünebiliyor musunuz?
05:50Türkiye'nin temizlemeyi hedeflediği örgütle, Suriye yönetimi müttefik oluyordu.
05:55Bu durum, Türkiye'nin bütün terörsüz Suriye planını adeta dinamitledi.
05:59Peki, tüm bu yaşananlardan sonra geldiğimiz nokta ne?
06:03Analizimizi toparlarken, o 9 aylık iddialı projenin bilançosuna bir bakalım isterseniz.
06:08Aslında şu grafik, her şeyi kelimelerden çok daha iyi özetliyor.
06:13Anlaşmada ilerleme var mı?
06:15Yüzde sıfır.
06:16Bölgesel gerilim ne durumda?
06:17Tavan yapmış.
06:18Peki, askeri harekat söylemleri?
06:20Yeniden gündemde.
06:22Kısacası, onca çaba, onca vaatten sonra,
06:25sanki en başa, hatta belki daha da gerisine dönülmüş gibi bir tablo var karşımızda.
06:29Ve bu analizi, yazarın ortaya attığı o son, o kışkırtıcı soruyla bitirelim.
06:34Hani bir zamanlar Kurtuluş Savaşımızdaki Kuvayi Milliye'ye benzetilen,
06:38Türkiye'nin desteklediği Suriye Milli Ordusu vardı ya,
06:41o güçlere ne oldu?
06:42Yıllarca eğitildi, donatıldı.
06:44Neden bugün kimse onlardan bahsetmiyor?
06:46Neden artık denklemin bir parçası değiller?
06:49İşte bu soru, belki de bütün bu hikayenin en can alıcı ama cevapsız kalmış kısmı.