00:00Herkese merhaba, bugün oldukça karmaşık ama bir o kadar da merak uyandıran bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:06Elimizdeki detaylı analizi temel alarak, ABD, Türkiye ve NATO arasındaki, o hepimizin bildiği ama tam olarak çözemediği diklomatik ilişkileri tarafsız
00:15bir gözle inceleyeceğiz.
00:16Önümüzde gerçekten çarpıcı bir tablo var, perde arkasında neler döndüğünü anlamak için harika bir fırsat.
00:22Hazırsanız hemen başlayalım.
00:24Önümüzde net bir yol haritası var, konuyu dört ana başlıkta toparlayacağız.
00:28Liderlerin arasındaki keşisel dinamik, diplomasideki havuç sopa taktikleri, NATO zirvesinin nasıl bir satranç tahtasına dönüştüğü ve o meşhur taraf seçme
00:38baskısı.
00:38Vakit kaybetmeden ilk sıradakiyle devam edelim.
00:41Birinci bölüm, Trump-Erdoğan dinamiği.
00:44Kaynağımız, yaklaşan NATO zirvesi öncesinde zemini hazırlayan bu son derece kişiselleştirilmiş ilişkinin altını özellikle çiziyor.
00:52Biliyorsunuz, işin arka planında her zaman jeopolitik hedefler vardır.
00:57Metin burada oldukça ilginç bir detaya, ABD'nin yaptığı atamalara dikkat çekiyor.
01:02Özellikle de Tom Barrack ismine.
01:05Analize göre bu atama, Washington'ın bölgedeki Şii hilalini kırma stratejisine odaklandığının ve YPG-PKK ile ilişkilere öncelik verdiğinin çok
01:15net bir sinyeni.
01:16Haliyle bu durum, Ankara ile Washington arasındaki diyaloğu oldukça zorlaştırıyor.
01:21Fakat işin çok ilginç bir yanı var, siyasi arenada nadiren şahit olduğumuz türden bir kişisel yakınlık söz konusu.
01:29Yazar, Trump'ın Erdoğan'a yönelik o doğrudan ve samimi övgülerini çok güzel yakalamış.
01:34Erdoğan, benim dostum, çok çetin bir adam ve onu çok seviyorum diyor Trump.
01:39Zaten ikilinin karşılaştıkları problemleri hızlıca çözebilme potansiyelinin de kaynağı tam olarak bu güçlü kişisel dostluk.
01:48Üstelik sadece bununla da kalmıyor, metine göre Trump'ın Türk silahlı kulletlerine yönelik son derece yüksek övgüleri var.
01:55Türkiye'nin askeri açıdan ne kadar büyük bir güç olduğunu, çok güçlü bir ordusu bulunduğunu açıkça belirtiyor.
02:01Yani Türkiye'yi sıradan bir ülke değil, gerçekten vazgeçilmez bir askeri müttefik olarak konumluyor.
02:07Ama durun, kaynağımız bilançoyu anında dengeliyor ve bize o meşhur geçmiş tehdidi hatırlatıyor.
02:14Hani Trump'ın Türkiye'nin Suriye operasyonlarını durdurmak için savurduğu, aptal olma, ekonominizi mahvederim çıkışı vardı ya.
02:21İşte bu zıtlık bizi çok kritik bir soruya getiriyor.
02:24Liderler arasındaki bu yoğun muhabbet ve geçmişteki sert tehditler aynı anda masada nasıl durabiliyor?
02:31İşte bu bizi ikinci bölüme diplomatik havuçlar ve sopalar başlığına getiriyor.
02:36Bu çalkantılı ilişkinin gerçek politikalara tam olarak nasıl yansıdığına bakacağız.
02:42Yazarın harika bir şekilde özetlediği temel çelişki tam da burada yatıyor aslında.
02:46Bir kefede hep o duyduğumuz havuçlar var, mesela Halkbank davasının düşürülmesi veya 700 milyon dolarlık Kağan uçak motoru satış paketinin
02:55ABD kongresine bildirilmesi gibi somut kazanımlar.
02:57Ama diğer kefede tam karşısında devasa sopalar duruyor.
03:01Kongre'nin F-35 jetlerini ertelemesi ya da Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik enerji merkezinden dışlanması gibi büyük pürüzler.
03:09Kaynağımız bu sopalara biraz daha yakından mercek tutuyor ve bazı spesifik manevralara dikkat çekiyor.
03:15Mesela Doğu Akdeniz, ABD'nin Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail ile birlikte bir enerji merkezi kurup Türkiye'yi bunun dışında bıraktığını
03:23görüyoruz.
03:24Veya Kıbrıs müzakereleri, Rum tarafının NATO'ya girmesini ve Türk askerinin adadan çekilmesini hedefleyen bir diplomatik baskı var.
03:32Hatta Türkiye'yi bürokratik olarak Avrupa'dan ayırıp ABD'nin Orta Doğu bürosuna kaydırma çabaları bile var.
03:39Bunlar o övgü dolu sözlerin ardındaki oldukça sert stratejik gerçekler.
03:44Peki bu durum daha büyük ölçekte ne anlama geliyor?
03:48Üçüncü bölümümüz NATO zirvesi satranç tahtası.
03:51Türkiye'nin coğrafi konumu burada bütün işin odak noktasına oturuyor.
03:55Siyasi sürtüşmelere bir anlığına kenara bırakırsak, yazar NATO'nun Türkiye içindeki askeri varlığına ve somut adımlarına dikkat çekiyor.
04:04Türkiye'de kurulan çok uluslu kolordo karargahı, İstanbul'daki NATO Deniz Unsur Komutanlığı, İncirlik ve Konya'ya konuşlandırılan hava savunma sistemleri.
04:14Yani tüm o anlaşmazlıklara rağmen askeri ittifak aslında kendisini Türkiye'ye çok sağlam bir şekilde demirliyor.
04:21Entegrasyon tam gaz devam ediyor.
04:23Analize göre Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tam da bu tabloyu işaret ederek çok net bir mesaj veriyor.
04:30Diyor ki, Türkiye güvenlik mimarisinin kenarında değil merkezinde yer alan bir ülkedir.
04:35Yani Türkiye olan biteni uzaktan izleyen bir seyirci değil, ittifakın geleceğine yön veren o aktif merkezi karargahlardan biri.
04:43Şimdi dördüncü ve son bölümümüze taraf seçme baskısına gelelim.
04:48Merkezde olmanın kulağa hoş geldiğini biliyorum ama bunun elbette çok ağır bir bedeli var.
04:53Yazar, Orta Doğu konusunda batılı müttefiklerden gelen o muazzam baskıyı daha iyi anlamamız için bizi şöyle bir geçmişe götürüyor.
05:012005'te NATO'nun Orta Doğu'yu adeta bir yeni Berlin duvarı olarak tanımlamasından başlayan, 2010'da Türkiye'nin İsrail'in OECD
05:09üyeliğine onay vermesiyle devam eden ve 2023'te Avrupa Birliği'nin o açık ültimatomuna kadar uzanan 10 yıllık bir süreç.
05:17Çember daraldıkça Türkiye'den beklentiler de artıyor haliyle.
05:21İşte bu baskının doruk noktasını da AB yetkilisi Margarita Sişinas'ın metne yansıyan şu keskin sözlerinde görüyoruz.
05:28Türkiye tarafını seçmeli diyor açıkça.
05:31AB ve NATO'nun mu yanında olacaklar yoksa Rusya, İran, Hamas ve Hizbullah'ı mı destekleyecekler?
05:37Gri alan bırakmayan oldukça sert ve net bir ültimatom bu.
05:40Türkiye'nin bölgesel sadakatini kesin olarak belirlemesi isteniyor.
05:44Peki bütün bunların sonu nereye varıyor derseniz kaynağımız oldukça rasyonel bir çıkarım yapıyor.
05:51NATO zirvesinin sonunda yayınlanacak olan o standart resmi bildirgeler bir yana asıl etkiyi yaratacak olan şey Trump ve Erdoğan arasındaki
06:00o baş başa ikili görüşme olabilir.
06:02Yani bu karmaşık denklemin çözümü liderler arasındaki o ikili dinamiğe bağlı gibi duruyor.
06:08Bu analizi kaynağımızda da doğrudan atıf yapılan, hepimizin çok iyi bildiği o Türk deyimiyle noktalayalım.
06:14Kaz gelecek yerden tavuk isirgenmez.
06:17Peki ama bu kadar yüksek riskli bir diplomatik oyunda masadaki o cazip ikili vaatler, yani kaz, bölgede yapılması istenecek devasa
06:25jeopolitik fedakarlıkları, yani tavuğu, gerçekten haklı çıkaracak mı?
06:29Üzerine epey kafa yormamız gereken bölgenin kaderini çizecek bir soru bu.
06:34Bugün bu karmaşık denklemi bizimle birlikte adım adım çözdüğünüz için teşekkür ederiz.
06:39Görüşmek üzere.
Yorumlar