Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 hafta önce
Bu köşe yazısı, Suriye'deki güncel siyasi gelişmeleri ve Trump yönetimi döneminde şekillenen Türkiye-Suriye-ABD ilişkilerini derinlemesine analiz etmektedir. Kaynak, Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara'nın Beyaz Saray ziyaretini ve bu görüşmenin ardından SDG/YPG'nin geleceğine dair yürütülen diplomatik pazarlıkları ele almaktadır. ABD'nin terör örgütü ile Suriye hükümetini bir federal sistem çatısı altında birleştirmeye çalıştığı vurgulanırken, Türkiye'nin olası bir askeri harekatının bu süreçle nasıl ilişkilendirildiği irdelenmektedir. Özellikle Halep operasyonu sonrasında sağlanan ateşkesin, bölgedeki Kürt yapılarını tasfiye etmekten ziyade mevcut statülerini tahkim etmeye hizmet ettiği savunulmaktadır. Yazar, iktidar medyasının operasyon beklentisine rağmen diplomatik süreçlerin Türkiye'nin askeri seçeneklerini ertelediğini veya sınırlandırdığını öne sürmektedir. Sonuç olarak metin, Suriye'nin geleceğine dair kurulan yeni bölgesel denklemi ve aktörlerin bu süreçteki stratejik hamlelerini değerlendirmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkesin merak ettiği o soru, Türkiye'nin Suriye operasyonu neden ertelendi?
00:04Hani her şey hazırdı, eli kulağındaydı, ne oldu da bir anda frene basıldı?
00:09Gelin bu sorunun cevabını Müyesser Yıldız'ın makalesinin izinden giderek adım adım birlikte çözelim.
00:15Hadi başlayalım.
00:16Aslında Müyesser Yıldız makalesinin başlığında sonucu net bir şekilde ortaya koymuş,
00:21Suriye PKK'sına operasyon bir başka bahara kaldı.
00:25Tamam sonuç bu.
00:26Ama peki nasıl oldu da bu noktaya gelindi?
00:28Bütün o hazırlıklar, o açıklamalar, perde arkasında neler döndü, gelin hikayeyi en başından alalım.
00:35Bütün bu olaylar zincirini başlatan şey, 10 kısımda Washington'da gerçekleşen,
00:40hani böyle biraz garip, biraz sıradışı bir toplantıydı.
00:44Suriye'den gelen üst düzey bir heyet ve Başkan Trump.
00:48İşte bu görüşme her şeyi tetikleyen ilk domino taşı oldu desek yeridir.
00:53Şimdi bu görüşmeyi sıradan bir diplomatik temas sanmayın.
00:56Atmosfer o kadar gayri resmi ki heyet Beyaz Sarayı'ya ana kapıdan değil, yan kapıdan alınıyor.
01:02Resmi tören falan hak getire.
01:04Hatta işin daha da ilginci, Trump'ın görüşme başında elindeki parfümü misafirlerinin üzerine sıkıp,
01:10onlara hani konuyla hiç alakası olmayan kişisel sorular sorması.
01:14Yani bu tuhaf başlangıç var ya, sanki sonradan gelecek o karmaşık sinyallerin de bir habercisi gibiydi.
01:21Ama işte bütün bu garipliklere rağmen Türkiye'deki hükümete yakın medya bu görüşmeyi nasıl gördü biliyor musunuz?
01:27Tam bir diplomatik zafer olarak.
01:30Manşetler atıldı, yorumlar yapıldı.
01:32Onlara göre bu görüşme Suriye Demokratik Güçlerine, yani STC'ye karşı yapılması planlanan o büyük operasyon için,
01:39Trump'tan alınmış bir yeşil ışıktı.
01:41Artık tamam, izin koptu havası vardı.
01:43Peki, durmadan bahsediyoruz, kim bu STC?
01:47En basit haliyle sahada Amerika'nın müttefiki olan, Kürtlerin öncülük ettiği bir silahlı grup.
01:52Ama işte bütün düğümün atıldığı yer tam olarak burası.
01:55Kaynak makalede de belirtildiği gibi, Türkiye bu yapıya Suriye PKK'sı diyor.
02:00Yani onu bir terör örgütünün uzantısı olarak görüyor.
02:03Düşünün, bir tarafın müttefikim dediğine, diğeri terörist diyor.
02:06İşte bu temel çelişkiyi anlamadan olan biteni kavramak gerçekten çok zor.
02:10İşte tam bu noktada işler iyice karışmaya başlıyor.
02:14Neden mi?
02:15Çünkü Ankara, operasyon hazırlıklarını hızlandırırken, SDG ve onların Amerikalı ortaklarından gelen sesler bambaşkaydı.
02:23Sanki iki farklı film oynuyordu aynı anda.
02:25Bakın bu iki farklı bakış açısını yan yana koyunca durumun ne kadar absürt olduğu ortaya çıkıyor.
02:30Bir tarafta Türk medyası, SDG'nin günleri sayılı, kaderleri Trump'ın iki dudağının arasında diyor.
02:36Diğer tarafta ise SDG'nin lideri Mazlum Kobani çıkıp, Amerikalı yetkililerle harika bir telefon görüşmesi yaptığını,
02:42Birleşik Suriye için ortaklıklarının devam ettiğini söylüyor.
02:45Yani aynı olay iki farklı evren.
02:47Peki perde arkasında ne oluyordu?
02:50Orada, Amerika'nın çok daha geniş bir planı devredeydi.
02:53Trump'ın bölge elçisi Tom Barrack'ın anlattıklarına bakınca anlıyoruz ki,
02:57Mesele sadece Türkiye'nin operasyonuna izin verip vermemek değilmiş.
03:01Asıl hedef, yeni bir çatışma çıkarmak yerine tam tersi.
03:04SDG'yi bir şekilde Suriye'nin ekonomisine, ordusuna, sivil yapısına entegre etmek.
03:10Hatta bu plan, İsrail-Hamas ateşkesinden Lübnan'ın sınır sorunlarına kadar uzanan dev bir bölgesel denklemin parçasıymış.
03:18İşte SDG'nin Washington temsilcisi Besam İshak'ın şu sözü,
03:22Bu planı doğrular nitelikte.
03:24Türkiye'nin iki taraf arasındaki entegrasyon sürecinde olumlu bir rol oynayacağına dair güvencelerimiz var.
03:31Düşünebiliyor musunuz?
03:32Türkiye'de operasyon beklenirken, onlar Türkiye'nin de bu entegrasyon sürecine olumlu katkı yapacağını söylüyorlardı.
03:38Yani anlatılar arasındaki makas iyice açılmıştı.
03:42Ve tam da bu söz düellosu devam ederken, sahada öyle bir şey oldu ki, bütün dinamikler altüst oldu.
03:48Herkesin kartlarını açık oynamak zorunda kaldığı bir an yaşandı.
03:52Bütün gözler bir anda Halep'e çevrildi.
03:55Halep'te olaylar adeta film şeridi gibi, çok hızlı aktı.
03:59Bakın, 31 Aralık'ta bir mutabakatın süresi doldu.
04:02Hemen Ocak başında, Suriye ordusu Halep'te SDG'nin elindeki mahallelere bir operasyon başlattı.
04:09Ortalık karışınca, Ocak ortasında Trump'tan çatışmayı durdurun diye bir açıklama geldi.
04:15Ve en sonunda, Ocak sonuna doğru kim devreye girdi dersiniz?
04:19Amerika.
04:20Ve taraflar arasında geçici bir ateşkes sağladı.
04:22Yani birkaç hafta içinde oyun tamamen değişti.
04:26İşte bu, kritik an.
04:27O ana kadar ABD, SDG'nin hani biraz uzaktan destekçisi gibiydi.
04:32Ama bu hamleyle birlikte rolü tamamen değişti.
04:35Artık sadece bir seyirci değil, Suriye hükümetiyle SDG arasında masayı kuran, tarafları oturtan aktif bir ara bulucuydu.
04:43Bu, oyunu yeniden kurmak demek.
04:45Peki, bu ABD ara buluculuğundaki ateşkesin sonucu ne oldu?
04:49Yani bu anlaşma masadan ne çıkardı?
04:52Kim ne kazandı?
04:53Kim ne kaybetti?
04:54Gelin şimdi detaylarına bakalım.
04:56Anlaşmanın şartları gerçekten çok önemli.
04:58Çünkü işin sırrı burada gizli.
05:00İlk bakışta, SDG güçleri Fırat'ın doğusuna çekilmeyi kabul ediyor.
05:04Tamam, bu bir geri çekilme diyebilirsiniz.
05:06Ama durun, karşılığında ne aldıklarına bakın.
05:08İki, çok önemli şartları kabul ettirmişler.
05:11Birincisi, yerel Kürt güvenlik güçlerinin varlığı garanti altına alınacak.
05:15İkincisi, yerel bir yönetim meclisi kurulacak.
05:18Yani aslında bir yerden çekilirken bulundukları diğer yerlerdeki özel yapılarını resmen tescil etmiş oldular.
05:24Bu bir geri adım değil, stratejik bir hamleydi.
05:27Zaten ABD elçisi Tom Berak'ın şu sözü de her şeye özetliyor aslında.
05:32Şiddet hiçbir tarafın çıkarını olmayan dış müdahaleye yol açar.
05:36Bu ne demek?
05:37Bu her iki tarafa da hatta bölgedeki tüm aktörlere de bir uyarı.
05:41Eğer durmazsanız biz daha fazla müdahale ederiz diyor.
05:44Yani ABD'nin birinci önceliğinin çatışmayı durdurmak olduğu artık çok netti.
05:49Peki, bütün bu parçaları birleştirdiğimizde bu olaylar zincirinin sonunda ortaya nasıl bir tablo çıkıyor?
05:56Türkiye'nin operasyonu neden ertelendi sorusunun nihai cevabı ne?
06:00İşte makalenin analizi bize tam olarak bunu anlatıyor.
06:03Yazarın analizine göre sonuçlar aslında dört maddede özetlenebilir.
06:08Bir, Suriye hükümetiyle STG, ABD'nin gözünde müzakere masasının eşit tarafları haline geldi.
06:14İki, Rojava olarak bilinen özerk yönetim bu süreçten zayıflayarak değil tam tersine güçlenerek çıktı.
06:21Üç, Ateşkes fiilen kalıcı hale geldi.
06:24Ve dört, en önemlisi, Türkiye'nin yapmayı planladığı askeri operasyon durdurulmuş oldu.
06:29İşte en başta sorduğumuz o sorunun cevabı tam olarak bu.
06:33Yani özetin özeti şu, Amerika'nın bütün bölge için düşündüğü o büyük istikrar ve STG'yi sisteme entegre etme planı,
06:41Türkiye'nin askeri operasyon planının önüne geçti.
06:45Diplomatik çözüm askeri çözüme baskın geldi.
06:47Oyunun odağa çatışmadan müzakere masasına kaydırıldı.
06:51Ve bu analizi, yazarın sorduğu o kışkırtıcı soruyla bitirelim,
06:55Suriye cephesi şimdilik sakinleşmiş görünüyor, peki ya şimdi?
06:59Bu durum, acaba bölgedeki büyük satranç tahtasında,
07:02Amerika'nın dikkatini bir sonraki hedefe, yani İran'a çevireceğinin bir işareti olabilir mi?
07:07İşte bu sorunun cevabını da herhalde bize zaman gösterecek.
İlk yorumu siz yapın
Yorumunuzu ekleyin

Önerilen