Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Türkiye’nin dört bir yanındaki eşsiz yerel zenginlikler, Ülke TV’nin “Değerlerin Daveti” programıyla hafta sonları ekranlara taşınıyor.

Kategori

🏖
Seyahat
Döküm
00:00Halkbank değerlerin davetini sunar.
00:02Halk ister Halkbank yapar Halkbank.
00:30Ankara'da coğrafi işaret alan 12 işaretten ikisi Nallahan'da olması da bize ayrı bir mutluluk veriyor.
00:47Bunlardan birisi Nallahan örtmesi.
00:49Demin söylemiştim Nallahan'ın ilk kuruluşu, ilk boylarından gelen özellikle Beydillilerin bir kültürüdür bu.
00:57Onların Orta Asya'dan getirdiği bir kültür ve çekimini de yaptığınız çok güzel dokunmalarımız var.
01:07Bu gelenek görevimizde hala devam ediyor.
01:09Tabii biz de yerel yönetim olarak kaybetmeye yüz tutmuş bu kültürleri tekrar ortaya çıkıp devam ettirmek en büyük görevimiz.
01:27İğne Oyası benim çocukluğumdan bu yana çok ilgi duyduğum bir sanat dalı.
01:36Ama annemin sandığında başlar hikayem diye de bir kitap yazmaya başladım.
01:42Biraz yoğun olduğum için şu anda ara verdim.
01:44Annemin sandığında gördüğüm oyalar beni cezbetmişti küçüklüğümde.
01:48Ve bu Nallahan'a gelin geldiğimde bir baktım bizim yaşlılar oturuyor hepsinin elinde oyalar yanlarında renk renk boyanmış.
01:58Dedim oyaların ocağına düştüm diye böyle bir espriyle gerçekten.
02:04Sonra ben bunları yaşlıları izleyerek çok ilgi duydum ve izledim.
02:08Ev hanımıyım oturduk, oturuyoruz bir arkadaşlarla böyle akrabamız var.
02:17Dedi böyle böyle halk eğitimde bir kurs açılmış, dokuma kursu.
02:22Annelerimiz yapıyordu, gördük biz annelerimizden.
02:25Ama bize böyle bir heves geldi.
02:26Gidelim orada öğrenelim dedik evde oturacağımıza.
02:30Tamam dedik gittik orada tezgahlar böyle şakır şakır dokuyor bize bir istek geldi.
02:35Gidelim dokuyalım dedik.
02:38Eskiden mesela hani tekstil yokmuştu, fabrikalar yokmuştu.
02:44Eskiden her evde bir tezgah varmıştı.
02:46Herkes dokurmuştu.
02:48Doktukları kıyafetler de pamuklu olduğu için yazın terletmez, kışın da serin tutarmıştı.
02:53Yani sıcak tuttuğu için giyerlermişti.
02:56Gömlek, pijama, şal var, çarşav.
03:00Ondan sonra böyle örtü, hep böyle şeyler yapılırmıştı yani.
03:04Önceden hep varmıştı ama onlar hep kendileri için kullanılarmıştı.
03:08Tabii özellikle çocukluğumuzda nüfusun büyük bölümü köylerdeydi.
03:18Köylerde de her evde bir dokuma vardı.
03:22Özellikle üretilen ipler de ya yünden ya tiftikten ya da koza ipekten üretilirdi.
03:30Bu şekilde de her evde hem örtme olsun hem de iç giyime dahil bütün kadınlarımızın, erkeklerimizin kendi ihtiyaçları olan her şey köylerimizde dokunurdu.
03:43Ama maalesef tabii çağın değişmesi, köylerimizin boşalması bunların kaybolmasına sebep oluyor.
03:52İnşallah biz bunları yok etmeyeceğiz, kaybettirmeyeceğiz.
03:56Şimdi Nallıhan'ın geleneksel dokumalarına döndüğümüzde bunların içinde en renklileri örtme dokumaları.
04:11Benim öğretmen olarak çalıştığım köyde, Nallıhan'ın köyünde, Tekirler Köyü, düğünlerde herkesin başında bu örtmeleri görürsünüz.
04:19Hem de özellerini, bunlar da telli örtme denir, ipekten yapılır.
04:24Diğer yerlerde renkli ve uçlarında tokaları vardır.
04:29Benim onlar da orada ilgimi çekti ve hanımlara, ben çünkü bu başka seven de falan benim memleketimde yok böyle şeyler.
04:41Burada 14 sene evveli.
04:45Tamam, vardık oraya.
04:47Hamiyet hocamız da yeni başlamış.
04:49Bu işler, iğne oyalarını işte değerlendirmiş, yazmalardan nasıl yaparız, kıyafet yapalım, şunu yapalım.
04:56Gelmiş oraya, bizi böyle böyle yapar mıyız, yaparız dedik.
05:00Tamam, okeyledik.
05:01Biz Hamiyet hocamız da orada başladık dokumaya.
05:04Tabii ki orada ebelerimiz vardı, yaşlı, eskilerden olduğu için bu yöreçler şeylerimiz.
05:09Onlar bize öğrettiler orada.
05:12Hamiyet hocamız da içine oya koydu, bunayışları yardımcı oldu.
05:16Gömüllü bize destek olan Hamiyet ablamız oldu.
05:20Hocamız o.
05:22Onunla beraber başladık.
05:23Annem küçük, biz küçükken dokunmuş ama ben hatırlamıyorum, düz olarak dokunmuş.
05:30Onlar da ne yapmış?
05:31Biz altımıza yatak çarşafı olarak dikmiş, yatak çarşafı olarak veya işte babam veya dedem göğnek olarak, gömlek veya göğnek olarak giymişler işlerini.
05:41Onları hatırlıyorum yani.
05:42Tabii 2015 yılında NAKAV aracılığıyla, Nallan Kalkınma Vakfı aracılığıyla hem örtüme hem de iğne oyası biz patent endüstüne müracaat ettik.
05:59Kaybolmaya yüz tutmuş bu değerlerin tekrar ortaya çıkarmak ve bir coğrafi işareti almak.
06:062018 yılında da bunlar kabul oldu.
06:10Bunlardan biri demin de bahsettiğim gibi Nallan'ın örtümesi, diğeri de ipek iğne oyaları.
06:16Tabii yeni nesil bu tür değerleri bilmiyor.
06:21Biz de Nallan Belediyesi olarak hem benmek aracılığıyla, hem halk eğitim aracılığıyla,
06:28hem de Nallan Belediyesi'ne ait konaklarda aile destek merkezi açılarak,
06:35burada 800'e yakın kadınımıza kurs vererek bu değerlerimizi yok etmeli ve ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.
06:43Coğrafik işareti şöyle oldu.
06:53Bir projede turizm altyapısıyla markalaşan Nallan projesinde coğrafik işareti almak için dört ürün seçilmiş, proje yapılmış.
07:04Ve onun ürünlerin içinde birisi pirinç, birisi domates, iğne oyası ve dokuma.
07:10Şimdi dokuma deyince coğrafik işaret alınacak ürünün geleneksel olma şartı var.
07:17Tasarımdan alınamıyor.
07:19Onun için biz kaymakamlığa yardımcı olduk, birlikte başladık bu çalışmayı.
07:25Ben gönüllü götürdüm.
07:285-6 arkadaş gittik köyde inceleme başlattık.
07:32Fotoğraflar çektik.
07:33Hanımlarla bu örtme dokumaların ipliğinin çiriş değil de sabunlanarak olduğunu orada tespit edip bunu videoladık, görselledik.
07:47Ve gelip burada müracaatı yaptık.
07:50Ve biz bunun sonuna kadar gidip takibini yapıp, farklı yönlerimizi, ayırt edici özelliklerini kanıtladıktan sonra da tescil belgemizi nihayet aldık.
08:02Şu anda iğne oyası ve örtme dokumaları tescilli coğrafik işareti.
08:10Eskiden dokurken isim koymuşlar.
08:14Mesela şu örneği şöyle şey yapmışlar, yapmışlar.
08:17Yaparken bunu eski buydayları koymak için bir hambar varmış.
08:22Hambarlara buyday koyuyoruz.
08:25Onların yapmışlar, buna ne diyelim demişler, hambar diyelim demişler.
08:30Bunlarışa hambar koymuşlar.
08:34Bir de köy gezenimiz varmış.
08:36Bunlarış çok kolaylı, basit bir örnekmiş.
08:40Yakın köylerimiz gelirler, birbirlerinden alırlarmış.
08:43Yaparken konuşmuşlar, bu örneğin adını ne koyalım demişler.
08:49Çok köy geziyor, buna da köy gezen diyelim demişler.
08:53Bu ona da köy gezen demişler.
08:56Şu örtmemizin lanışına da,
09:00tezgahlarımızda gelen giden mekiğimiz var ya,
09:03bu mekiği şey yapmışlar,
09:05yani böyle resim diyelim, resim gibi onu anımsamışlar.
09:08Bunu koymuşlar buna.
09:10Bunun ismi de Mekik olsun demişler.
09:13Buna da Mekik koymuşlar adını.
09:16Öyle isim vermişler.
09:17Tabii ki biz hani duyduğumuzu söylüyoruz ama
09:20daha çok şeylerimiz var.
09:21Yaşlarımız daha çok biliyor.
09:23İnşallah biz bunlardan çok öğrenmemiz gerekir de.
09:26Biz daha başındayız.
09:27İnşallah bundan sonra öğrenip size de söylemeye gayret ederiz yani.
09:31Şimdi beşte işten çıkıyorum.
09:40Beş, beş buçuk gibi.
09:42Dokuma tezgahına gidiyorum.
09:44Oraya vardığım zaman tezgahımın yanına varıyorum.
09:46Tezgahımın iplerini düzeltiyorum.
09:48Masaralarımı sarıyorum.
09:50Sonra işte tezgahımda bakıyorum.
09:51Neresinde ne var, bir şey yok.
09:52Giriyorum tezgahıma.
09:54Hamiyet abla şunu dokunacak.
09:55Hani verdiği bir iş varsa.
09:57Oturuyorum onu severek ama o kadar mutlu ki zaman bir bakıyorum saat dokuz olmuş.
10:03Veyahut da on olmuş.
10:04Ben hiç saatin geçtiğini anlamıyorum.
10:07Çünkü onunla uğraşıyorum, şey yapıyorum.
10:09Yani yorulmuyorum da.
10:11Ne bileyim, bıkmıyorum da yani.
10:13Hani şu ip kırıldıydı, şurası olmadıydı, söküyorum, yanlış olmuş bilmem ne.
10:17Sonra da oradan eve geliyorum mesela saat dokuz gibi, on gibi de.
10:21Eve geliyorum, evde çocuklar.
10:23Ondan sonra kış günü sobalı ev olduğu için.
10:26Kovayı dolduruyorum, odun kesiyorum, çocuklara yemek hazırlıyorum.
10:30Ve bakıyorsun saat on bir, on iki olmuş.
10:32Böyle geçiyor işte.
10:41Ve ben daha sonra bunların aynısını bir dokuyalım orijinaline ama
10:47onun yanı sıra bunu ileriye taşımak için herkes bunu kullanmaz.
10:51Kullanılır hale getirmemiz gerektiğini düşünerek
10:54daha önceki çalışmalarıma ek olarak tasarımlar yaptım.
10:59Moda tasarımı.
11:00İnsanların üzerinde modern olarak giyebilecekleri,
11:04severek giyebilecekleri,
11:05gençlerin dahi bu güzelmiş, annem ona bunu alır mısın dedirtecek şekilde yapmaya çalıştım.
11:12Ve bunları ilk defa ATO'nun Coğrafi Şahitler Zirvesi'nde sergiledik bir defileyle.
11:20Çok ilgi gördüm.
11:22İnşallah atölye kurup da şu anda atölyemizde yardım ediyorlar.
11:26Daha sonra tekrar bir ekip oluşturabilirsek birlikte
11:31bu çalışmalara hız vermeyi düşünüyoruz.
11:33Çünkü yolu bu, gelenekseli, ileriye taşımanın yolu bu diye düşünüyorum.
11:38Yani yeni tasarımlar, hiçbir yerde olmayan özgün çalışmalardır.
11:46Özellikle kadınlarımız el emeği, göz nuru, dokuma ve iğne oyalarını üreterek
11:52Nallan'daki kooperatiflere satıyorlar ve ailelerini geçirindiriyorlar.
11:56Bu şekilde 600 tane aile var.
11:59Her ne kadar evde boş oturacaklarına, işini bitirdiğinde günlük 2-3 saatlik vakit ayırarak
12:05ürettikleri in oyası ve örtmeleri Nallan'daki kooperatiflere satarak
12:10haftalık ihtiyaçlarını görüyorlar.
12:15Örtme dokumalarında, hani biz yine yardımcı olalım,
12:19birileri de bunu yapsın arzusundayız.
12:23Bu cesareti göstermeleri gerekiyor.
12:25İşte bu hanımlar şimdi daha iyi öğrenmek için buradalar.
12:29Biraz daha öğrenip, belki tasarım yapamayacaklar ama tasarımları biz verip,
12:35onlara doktora, yeni bir iş alanı olabilir Nallan'da.
12:39Hatta olabilir değil, olur.
12:41Onu kesin konuşuyorum.
12:43Çünkü örtme dokumalarına talep var bir,
12:46bir de ondan yapılan kıyafete ayrı bir talep var.
12:49Eskilerimiz bunu kullanırken düğünlerde falan örterlermişti.
12:58Eskiden dünürüşü derlerdi.
13:01Dünürüşü olup gelin almaya giderken hele çok örtünürlermişti bu örtmeleri.
13:07Onlar kullanırmıştı.
13:08Şimdi gençlerimiz de şal değil, kıyafet olarak yapıyorlar.
13:12Ama eskilerimiz öyle düğünlerde örtünürlermişti.
13:13Evlerde sularımız yokmuştu.
13:17Suya, çeşimeye giderlermişti.
13:19Ama mutlaka örtünürlermişti.
13:21Örtünmeden gidersem, yani ayıplarlarmıştı.
13:24Örtme örtünmedi diye.
13:26Eskilerimiz.
13:29Ya kazançtan çok sevmek.
13:33Onunla mutlu olmak.
13:34Mesela onu, dokurken bizim yanımıza gelen turistler,
13:37işte nasıl yapıyorsunuz, çok güzel.
13:39Kim öğretti, Hamiyet Abla'nın patentini aldığı için gösteriyor bize.
13:44Nallan'da zaten köylerde daha dokuma varmıştı daha önce de.
13:48Ben bilmiyorum ama varmıştı.
13:50Ama iğne oyu dokuma, Hamiyet Abla burada yaptığı için,
13:53onun şeysinde, kaymakamlıyızın, belediyemizin.
13:56Ama çok güzel.
13:57Yani severek yaptığımız için, gelenlere de anlatıyoruz.
14:01Nallan için çok güzel bir şey.
14:02İnsanlar bunu severse, isteyerek yaparsa,
14:05yani paradan çok sevgiyle, mutlulukla,
14:07mutlulukla, yani çok güzel, böyle insanlar geldiği zaman,
14:10ne güzel dokunmuşsunuz, ne güzel olmuş falan dediği zaman,
14:13insanın daha çok yapasız, daha çok mutlu olası geliyor.
14:15Yani ben mutlu oluyorum öyle dokudukça.
14:20Yine örtme dokumaları, motiflerinden,
14:24yeni tasarımlar için çalışmaya kolları sıvamalı bugün de.
14:28Yani bir miktar var çalışmalarım.
14:32Ama daha da modern, daha gençlerin seveceği tarzda,
14:36bilhassa gençleri çok önemsiyorum.
14:38Kültürümüz yozlaşmasın.
14:40Kültürümüz devam etsin.
14:43Kültürünü bilmeyen insanlar, yaşamayan insanlar,
14:46geleceği çok fazla göremezler diye düşünüyorum.
14:50Halk Bank değerlerin davetini sundu.
15:14Halk ister, Halk Bank yapar, Halk Bank.
İlk yorumu siz yapın
Yorumunuzu ekleyin

Önerilen