Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 ay önce
Türkiye’nin dört bir yanındaki eşsiz yerel zenginlikler, Ülke TV’nin “Değerlerin Daveti” programıyla hafta sonları ekranlara taşınıyor.

Kategori

🏖
Seyahat
Döküm
00:00Halkbank değerlerin davetini sunar.
00:02Halk ister Halkbank yapar Halkbank.
00:30Bu sepet işleri Pazarköy'de çok yoğun olduğu için eskiden devamlı ustalar olduğu için ve kalan bir usta da vardı o zaman Hasan abimiz rahmetli oldu.
00:46O da Pazarköy'lü olduğu için ben belediyedeyken bu Pazarköy'e az bir şey olduğu için yapılmasında bizi verdiler öğrenmeye.
00:55Bize vesile oldu. Biz de öğrendik. Şu anda benden başka da kimse yok. Tek de Karamisel sepetini yapan benim. Başka kimse de yok şu anda.
01:10Mevsimsel olarak yetiştirilen sebze ve meyveleri İstanbul'a, padişahın payitaatına nakledilmek üzere.
01:20Karamisel ve Hersek civarında 300'e yakın ahşap iskelenin olduğu belgelenmiştir 16. yüzyılda.
01:29Dolayısıyla yoğun bir tarım, ticari potansiyel oluşmuştur.
01:34Sepetin oluşumu, doğuşu bu tarihe dayanmaktadır.
01:38Ama bugün kullanılan görsel olarak bildiğimiz sepetlerden biraz farklıydı.
01:431930'lu, 40'lu yıllarda İstanbul'un eminenin halinde çok revaçlı olan kölemen ve küve dediğimiz büyük boyda sepetler imal edilirdi.
01:56Bunlar elde edilen, yetiştirilen ürünlerin yaş meyve ve sebzenin İstanbul'a naklini sağlardı.
02:04Sultan Abdülaziz'in Hereke'deki bulunan hemen Vapur İskesinin yanındaki av köşkünde gelip misafir olduğu bir zamanda çevredekilerin, ilçelerdekilerin, kadıların vesairenin hediye götürmesiyle ünlenir bu.
02:24Orada getirilen hediyeler arasında karabüsel sepeti böyle müstehsi bir şeyle, edayla, dudak büker, sadrazam falan hani veya padişaha yani böyle bir sepet nedir falan diye küçümsenir.
02:43Ve sırası geldiğinde sepet takdim edilir.
02:47Padişah bakalım der hani nereye dökün bakalım hani bir sini getirelim sini sepet boşaldıkça sini dolar falan.
02:58Ya küçücük bir sepet hani bu kadar şeyi alıyor içine ufak tefek gördüm de karabüsel sepetimi sandım şeyi buradan kaynaklanım.
03:07Ya sepet deyince sepet altı da sepet, üstü de sepet denen bir işte bir şey ihtiyaç olursa bir değeri var.
03:22Tabi eski zamanlarda çok değerli bir şey.
03:25Bir kere sepet dediğimiz zaman yaşam alanının hepsinde var.
03:28Bir ev yapıyorsunuz, yıkın bir eski evi çamurla sılandıysa içinden sepet örgüsü çıkar.
03:33İşte iki komşu arasına kazıkları koyar, çitleri sepet örgüsünde şeklinde yapar.
03:39Ondan sonra işte atla eşekle, küfeyle hatta sepetle zamanında işte patatesinizi, soğanınızı, işte her türlü yiyeceğiniz içlerini saklarsanız
03:50alt tarafından hava aldığı için uzun zaman dayanır.
03:54Yani bir devrim buzdolabı görevini bile yapar yani.
03:57Benim çabamla olmaz bu iş.
04:02Yani ne kadar yapacağım dersem de ben yalan söylerim.
04:05Çünkü bunun ağacını getirmek için izin almak gerekiyor.
04:09Bunu yapmak için de bir yer gerekiyor ayrıyetten okul gibi.
04:13Orada oturma yerleri olacak, öğrenciler olacak.
04:16Ama bunları işte yapmak için de ya belediye ya kaymakamlık bana izin verecek.
04:23Ben istediğim zaman o ağacı getirebileceğim.
04:25Şimdi talebi olmuş ağacı getirememişim, kıymeti yok.
04:29Yani bu talebinin olması için ya belediye ya kaymakamlığın öncülük yapması lazım.
04:35Hocalığı yaparız.
04:36Henüz Karimşehir Belediyesi'nde görevliydim.
04:43Belediye Başkan Yardımcılığı görevini derukta ediyordum.
04:46O yıllarda bu kanun çıktı.
04:49Coğrafi değerlerin tescili, patenti hakkında ise 2005 yılı olabilir.
04:55Bununla ilgili çalışmalara başladık.
04:57Zaten belediyedeki görevin içerisinde yer alan bir konu olması hasebiyle
05:02öncelikle bunun çok önemli bir gelişme olduğunu
05:07bundan dolayı buraya mahsus coğrafi özelliğe haiz olan sepetin mutlaka tescil edilmesi gerektiğini
05:14başkanımıza da arz ettik Sayın İsmail Bey'e.
05:17Belediye Başkanımız kendisinin onayıyla dosyalar hazırlandı.
05:226 Kasım 2006 yılında da tescil edildi yanılmıyorsa.
05:27Bizim sepetin 2-3 tane alıcısı var.
05:36Nedir? Bir gerçek ihtiyaç sahibi.
05:38Hani bunu kullanan insan.
05:39Meyvesini, sebzesini bağından bahçesini götüren bir insan.
05:42İkincisi nedir?
05:44İkincisi de ben kara müsalliyim, bir şeyim.
05:47İşte bir yere hediye götüreceğim, getireceğim diyen insan.
05:51O.
05:52Üçüncüsü de hani şu anda nostalji şeyi var.
05:55Modası var tüm dünyada.
05:57Türkiye'de ihtiyaç onlara gidiyor.
06:00Ama sepet o kadar orijindir ki, yani oval yapımı ile bugün pek beğenilmez.
06:19Yani öyle bir sepet görünümündedir.
06:23Fakat kiraz ağacına çıktığında, narindir ağaçta zaten, asılacak sepetin bir tarafı falan olmaz.
06:33İple sepetin belinden yani beline de o ipi dolar, vatandaş çıkar sepette bütün kirazı elle toplar.
06:43O kiraz hiç zedelenmez.
06:45Yani sepetin özelliği bu.
06:49Bir çırağın yetişmesi için önce bir kere üç ay şart.
06:57Ama tabii bir de kabiliyet meselesi bu olmuş.
07:00Kabiliyeti varsa daha derken öğrenebilir.
07:02Burada en zor tarafı ağaçların ayırması.
07:06Yani bu şekilleri verebilmesi biraz en önemli şeyi, zor tarafı bunlar.
07:13Çünkü o ağacın örerken, keserken yolları vardır ağacın içinde.
07:18Onlar usta olurken gözüküyor.
07:20Zaten baktığın zaman bellidir.
07:21Bıçakla ayırırken o yolu bulurum önce.
07:25O yoldan parmaklarımla.
07:28Hiç şey yapmam.
07:29Bu yanla kaçarsa bu yanla çekerim.
07:32Çünkü yol belli.
07:34Eğer bunu keşfederse zaten öğretiyorsun bu şey yapar.
07:38Bir de kuvvetli olacak.
07:39En önemli şey kuvvet.
07:41Çünkü dallar kalın bayar.
07:44Mesela bir kazma sapı deriz.
07:46Kürek sapı deriz.
07:46Onların ayarında olması lazım ağacımız.
07:49Onları açmak için biraz kuvvet gerekiyor.
07:52Yani bayan işi değil.
07:53Biraz da bayanlar çok merak salıyor bu işe.
07:56Örmesini örer bayan.
07:58Ama acil yapamaz.
08:09Bitkisel olan her şeyden sepet örülür.
08:12Bitkisel olan her şey bir işlemden geçtikten sonra sepet örülür.
08:15Ama karamsal sepeti kestana veya fındık ağacına üretilir.
08:20Biz bir ara bunu dünyanın her yerinden Türkiye açık pazar olunca malzeme getirmeye kalkınca
08:27dedik ki biz de bunları kalemlik buzdolabılara konulan magnet gibi Çin'de yaptıralım getirelim.
08:33Başka yerlerde Endonezya'da, Malezya'da yaptıralım getirelim dedik.
08:36Adamlar dünyada ekol olmuşlar.
08:40Her şey olmuşlar ama karamsal sepetini özelliğinde, standartında dünyada sepet yapacak bir firma yok.
08:48Bunu öğrendik, çok şaşırdık.
08:50Ve o zaman dedik ki ya biz işimizin kıymetini o zaman anladık.
08:54Dedik ki ya bizim işimiz neymiş?
08:56Karamsal sepetinin biz de farkında değilmişiz.
08:58Dünyada adamlar çöp artığından, plastik artığından, her türlü kağıttan, bilmem ne, işliyorlar.
09:05Malzeme, materyal haline getiriyorlar, sepet yapıyorlar, sunuyorlar ve kapış kapış gidiyor.
09:08Banyolarda bilmem ne, raksosu var.
09:11Halbuki Türkiye'de yapılan sepetlerin hepsi neutral doğa.
09:14Doğadaki malzeme.
09:15Amerikalılar şimdi alışverişe falan geldikleri sıralarda burada karamsal sepetinde, yani orada yapılmış bir sepeti de falan görüyorlar zaten.
09:34Bunu resimliyorlar.
09:35Karamsal sepetinin, yani ünlenmesinin tekerlemesinden sonra yurt dışından, yani yayılmasının Amerika'ya dönen bu Amerikalı askerlerin orada bu belgeleri sunmaları, yayınlatmalarıyla Karamsal sepeti yurt dışında tanınmaya başladı.
09:59Görmek istediğim, çok ünlü bir müzenin, onlarca defa gittim, içine giremedim.
10:09Ama bir gün telefonum çalıp, oranın genel müdürü arayıp, bana böyle bir şey lazım, ben buranın genel müdürüm dediği zaman,
10:17hani arkadaşlarımla da paylaşmıştım, orayı çok merak ediyorum, yapacağım projede oradan esinlenebilirim, görmek istiyorum demiştim.
10:23Acaba biri benimle dalga mı geçiyor dedim.
10:24Sonra dedi ki, işte ben şuyum, dedim ki ben oraya geliyorum, hani beni almıyorlar içeri veya işte otoparka giremiyorum veya işte bugün kapalı, yarın açık.
10:34Bana dedi ki, sen istediğin zaman ara, gel, yeter ki sen şu ürünü yapabiliyor musun, şunu istiyoruz biz.
10:41Hemen ben dedim ki, 5 dakika sonra WhatsApp'tan size görüntüsünü atayım, o bizde var zaten.
10:46O şu anda orada mı dedi yani, o ürün.
10:48Şu anda orada mı, bir yerden mi resmini çektiniz?
10:50Yok dedim, bizim iş yerimizde duruyor.
10:53Hemen gelelim, yok dedim, gelmenize gerek yok ki, yarın veya bugün ben size kar böyle gönderelim.
10:56Bu para da istemiyorum, yeter ki ben size bir müzenizi gelip gezeyim dedim.
11:03Kalemsel sepetinin bir el sanatı olarak, otantik yapısı açısından korunması gerektiğini düşünüyorum.
11:09Bu şart, bu gerekli.
11:11Bununla ilgili çalışmalar yapıldı ama lokal anlamda kaldığını düşünüyorum.
11:17Yani çok detaylı bir çalışma sürdürülemedi.
11:22Bunun çeşitli nedenleri var, katılım nedenleri var.
11:25Bunun yürütülebilirlik esası var.
11:28Bence de onun da tesiri olabilir.
11:30Ben bunu bir kültür ögesi olarak görüyorum.
11:33Yani karemisela mahsus, otantik yapısıyla bir kültür ögesi olarak görüyorum.
11:37Bundan sonraki yapısal olayı kullanım açısında sadece popüler bir görsel olarak düşünebiliriz.
11:50En büyük malzemem bu benim.
11:53Şu olmadı mı olmuyor.
11:55Ve inanın ki bunu da yaptıramıyoruz.
11:58Bakın, şunu bir tek olduğu için kuşakçılar yapmıyor bunu.
12:04Seni istiyorlar.
12:04Bunu bile yapmakta zorluk çekiyoruz biz yaptırmakta.
12:15Doğanmaya gemi yapmak için, filikalar yapmak için
12:20çevredeki özellikle Kandra'daki roman vatandaşları,
12:26sepetçi onlar, getirirler.
12:28Ve her sekte bu gemilerin inşaatını yaparlar.
12:34Yemilerin inşaatını yaparlarken
12:37kullandıkları malzeme, kestane ağaçları, çevredekiler zaten şey yapıyor biliniyor.
12:43Şimdi romanlar akşam
12:46faydostan sonra
12:48boş kaldıkların değerlendirilecekleri böyle bir şey bulurlar.
12:54O ayırdıkları kestane çubuklarıyla
12:57sepet imal ederler.
12:59Neden ederler sepeti?
13:01Çünkü çevre
13:02çok kiraz, meyve ağaçlarıyla doludur.
13:05Çevreye faydalı ve para kazanmak için yani bir gelirleri olsun diye ek gelir olarak.
13:10Çünkü donanmayı yaparken
13:12Mürsel Paşa'dan para falan aldıkları yok.
13:14Öyle mecanen çalıştırılan işçiler bunlar.
13:17Ve para Mürsel sepeti
13:20yani meyve toplamak için
13:23roman vatandaşların
13:25Mürsel Paşa'ya
13:27gemi yaparken
13:28arttırdıkları
13:30kenarlara attıkları
13:31çubuklardan imal ettikleri sepet.
13:36Şöyle bir şey anlatayım.
13:38Mesela
13:39bir
13:40kız veya erkek
13:42askerden geldi, iş arıyor.
13:44Geldi, sepetçide çalışıyorsun.
13:46Nerede çalışıyorsun?
13:47Sepetçide.
13:48Nerede çalışıyorsun?
13:49İşte şu butikte çalışıyorum, şu firmada çalışıyorum.
13:52Sepetçi de çalışıyorsa kız da evde kalır.
13:54Erkek de berkli değil.
13:55Her şey yapılamaz yani.
13:57Yarın olmayan bir iş gibi diyorum.
13:59Doğru mu yani?
14:01Ve yeni nesil
14:03yani
14:04ekmeden biçmek mi istiyor?
14:06Hemen böyle kolay mı bir şeyler oluyor zannediyor.
14:09Yani yeni nesil
14:11uğraşmak istemiyor ki.
14:12Yani bir şeyleri çaba sarf etmiyor ki.
14:14çaba sarf edecek,
14:16yapacak, edecek, uğraşacak.
14:18Bunun temelini öğrenecek.
14:19Ben ona oturup durup dururken bu sepeti anlatmayacağım ki ona.
14:23Çok anlatırsam arkamdan der ki
14:24amma yıkıyor bu ya, amma konuşuyor ya.
14:26Biz bana soruyoruz mu ya?
14:27Ben bunu yapacağım.
14:28Onun kendi merakı olacak, içinden gelecek.
14:39Gönlümden geçen
14:41bu sepet ölümü bitmesin.
14:42ustalar yetişsin.
14:44Bu sepeti yaşatalım.
14:47İstediğim bu.
14:48Ben devamlı daima hazırım yani bu
14:51işin ustalığını yapmaya.
14:52Halkbank değerlerin davetini sundu.
14:53Halk ister Halkbank yapar Halkbank.
14:55Halkbank
15:01Halkbank değerlerin davetini sundu.
15:05Halk ister Halkbank yapar Halkbank.
15:07Halkbank
15:17Halkbank değerlerin davetini sundu.
15:19Halk ister Halkbank yapar Halkbank.
Yorumlar

Önerilen