Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 saat önce
Bu metin, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının kritik ismi Serdar Sertçelik’in mahkemedeki savunmasını ve beraberindeki tartışmaları kapsamaktadır. Sertçelik, kendisi adına oluşturulan sahte dijital verilerle bazı siyasetçi ve yargı mensuplarına kumpas kurulduğunu, bu süreçte emniyet görevlilerinin intikam amacıyla hareket ettiğini iddia etmektedir. Savunma sırasında, söz konusu kayıtların yapıldığı tarihlerde cezaevinde olduğunu vurgulayarak belgelerin gerçek dışı olduğunu savunan sanık, dönemin emniyet müdürlerini suç örgütü kurmakla itham etmiştir. Duruşma tutanaklarına yansıyan bu ifadeler; yargı mensupları, emniyet müdürleri ve savcılararasındaki usul tartışmalarıyla birleşerek davanın gidişatına dair önemli iddiaları ortaya koymaktadır. Netice itibarıyla kaynak, davanın gizli tanığının itirafçı kimliğinden sıyrılarak kolluk kuvvetlerine yönelik ağır suçlamalarda bulunduğu karmaşık bir yargı sürecini özetlemektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Hemen konuya girelim.
00:01Bugün Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaşanan, hakikaten son derece karmaşık ve epey tartışılan bir süreci,
00:08Serdar Sertçeliğin o çok konuşulan ifadesini masaya yatırıyoruz.
00:12Karşımızda öyle sıradan bir mahkeme tutanağı yok.
00:15İddialar, yalanlamalar ve kuppas suçlamalarıyla dolu adeta devasa bir yapboz var.
00:20Amacımız kesinlikle taraf tutmadan, sadece belgelere yansıyan gerçekleri alıp bu karmaşık ağı adım adım sizinle birlikte çözmek.
00:27Bu devasa mahkeme salonu iddialarını en net haliyle anlayabilmek için süreci 5 başlığa ayırıyoruz.
00:351. Gizli Tanık Kürsüde
00:362. Sahte Telefon İddiası
00:393. Hedefteki Siyasiler ve Gazeteciler
00:414. Savcı ve Tanık Gerginliği
00:445. Macaristan İfadeleri Tartışması
00:46Vakit Kaybetmeden Başlayalım.
00:481. Bölüm Gizli Tanık Kürsüde
00:51Bugünkü incelememizin merkezindeki isme ve mahkeme salonundaki o atmosfere şöyle bir yakından bakalım.
00:56Şimdi buradaki asıl ilginç detay, kürsüdeki kişinin kimliği.
01:01M7 kodlu gizli tanık.
01:03Bu, Serdar Sertçeliğin davadaki resmi hukuki tanımı aslında.
01:08Düşünün, bir gizli tanığın kimliğinin açığa çıkması ve ardından kürsüye geçip o inanılmaz iddialarda bulunması.
01:15Bu, davanın seyrini baştan aşağı değiştiren ağırlığı gerçekten çok yüksek bir an.
01:20Sertçeli kürsüye çıkıyor ve hem sanıkların hem de devlet yetkililerinin adının geçtiği adeta nefes kesen bir ifade maratonuna başlıyor.
01:292. Bölüm Sahte Telefon İddiası
01:31İşte bu kısım, mahkeme salonlarındaki o klasik, onun sözüne karşı bunun sözü durumunu harika bir şekilde özetliyor.
01:39Ortada devasa bir çelişki var bakın.
01:42Bir tarafta, Sertçeliğe ait olduğu öne sürülen, içinde adeta bir bilgiseli, bir sürü e-posta ve mesaj barındıran bir telefon
01:50var.
01:50Ama durun misaliye, diğer tarafta ise bizzat Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Macaristan'dan gelen çok net, resmi bir yazı duruyor.
01:58Bu yazı ne diyor biliyor musunuz?
02:00Söz konusu mesajların atıldığı tarihte, Sertçeliğe Macaristan'da bir cezaevindeydi ve cep telefonu kullanma imkanı falan yoktu.
02:09İnanılmaz değil mi?
02:10Salondaki o gerginliği hissedebilmeniz için Sertçeliğ'in tam da bu noktadaki isyanlığına kulak verelim.
02:15Kendi adıyla devlet kurumlarına gönderilen o 14 sayfalık e-postalara karşı aynen şöyle diyor.
02:21Ben istihbarat başkanı mıyım? Bu kadar bilgi trafiği bana nereden gelir? İstihbarat başkanı bile bu kadarını bilmiyordur.
02:27Yani aslında demek istiyor ki benim böyle devasa bir istihbarat ağına sahip olmam imkansız.
02:32Bu kumpası ancak emniyetin içinden birileri kurgulamış olabilir.
02:363. Bölüm Hedefteki Siyasiler ve Gazeteciler
02:39Peki bu sahte olduğu iddia edilen telefondaki mesajlar tam olarak kimlere hedef alıyordu?
02:44Komplonun ölçeğine şöyle bir baktığımızda inanın hedeflerin büyüklüğü dudak uçuklatıyor.
02:49Sıradan isimlerden bahsetmiyoruz burada.
02:51Sertçeliğin iddialarına göre bu mesajlar kesinlikle rastgele atılmamış.
02:55Örneğin MHP lideri Devlet Bahçeli'nin geçmişteki bazı siyasi söylemlerinin intikamı alınmak istenmiş.
03:01Aynı şekilde polislerin tutuklanması sürecinde yer alan Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz
03:07ve süreci yakından takip eden tanınmış gazeteciler de bu sahte telefon üzerinden adeta bir iftira sarmalına çekilmek istenmiş.
03:14Burada ifadeden çıkan çok şaşırtıcı ve spesifik bir detay daha var.
03:18Sertçelik diyor ki, benim dönemin komşube müdürüyle yaptığım orijinal telefon görüşmelerinin hiçbirinde
03:24eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın ismi dahi geçmedi.
03:28Ama her nasılsa bu meşhur buluntu telefondaki yazışmalara Sayın Koca'nın ismi sonradan eklenivermiş.
03:35Tanık bu detayı üstüne basa basa anlatıyor.
03:37Çünkü delillerin zaman içinde ne kadar açıkça manipüle edildiğini kanıtlamak istiyor.
03:45Mahkemeler, sadece kanıtların değil, sinirlerinde çarpıştığı yerlerdir değil mi?
03:50İşte geriliminin zirve yaptığı o an.
03:53Sertçeliğin avukatı ve davanın sanığı Bora Kaplan, duruşma savcısı Mustafa Kaya'nın hitap şekline çok sert bir itirazda bulunuyor.
04:00İddiaları şu, savcı sanık polislerden bahsederken Sayın Müdürler ifadesini kullandı.
04:06Savunma makamına göre bu, basit bir nezaket falan değil.
04:09Savcının tarafsızlığını yitirdiğinin, polisleri resmen kayırdığının çok net bir kanıtı.
04:14Hatta işi o kadar ileri götürüyorlar ki, savcının davadan çekilmesini talep ediyorlar.
04:19Savcı Mustafa Kaya'nın bu ağır iddiaya yanıtıysa çok gecikmiyor.
04:23Oldukça net bir şekilde, bu ifadeyi kullandığını kesinlikle hatırlamadığını,
04:28ama hani bir anlığına ağzından çıkmış olsa bile, bunun altında bir niyet aranmaması gerektiğini,
04:35tamamen bir dil süçmesi olabileceğini söylüyor.
04:37Tabii bir yandan da mahkemeye şunu hatırlatıyor.
04:40Yasal mevzuatta böyle bir durum, savcının reddi için geçerli bir hukuki zemin oluşturmaz.
04:45Ve işte mahkeme salonundaki o müthiş kırılma anı.
04:49Gerçeklerin ortaya çıktığı saniye.
04:51O kadar yoğun tartışmanın ardından,
04:53SGBiz, yani mahkemedeki o ses ve görüntü kayıt sistemi inceleniyor.
04:57Sonuç ne mi?
04:57Savcının sayın müdürler falan demediği,
05:00tamamen tarafsız ve hukuki bir şekilde sanık polisler dediği kabak gibi ortaya çıkıyor.
05:05E tabii bu gerçek yüzlerine çarpılınca Bora Kaplan cephesinden bir özür geliyor.
05:09Kaplan, özür dileriz, yanlış duymuşuz, ağzımız yandıya, yoğurdu üfleyerek yiyoruz diyerek
05:15bu gergin, biraz da absürt tartışmaya o kendine ağız üslubuyla son noktayı koyuyor.
05:20Beşinci ve son bölüm.
05:22Macaristan ifadeleri tartışması.
05:24Şimdi tanık sertçeliğin, Türkiye'ye getirilmeden önce Macaristan'da gözaltındayken verdiği ifadelere gelelim.
05:30Burada gerçekten çok temel bir hukuki zıtlaşma var.
05:34Savcı, haklı olarak, hakikati aramak adına bu ifadeleri mahkemede resmi bir delil olarak kullanmak istiyor ve tanığı bu yönde sıkıştırıyor.
05:42Fakat sertçelik adeta çileden çıkıyor.
05:45Türkiye'deki polis baskısından kaçtığını, eğer iade edilirse, tabiri caizse, eleğe çevrileceğinden korktuğunu,
05:52o yüzden oradaki ifadesinin tamamen bir kurgu olduğunu söylüyor.
05:56Yani sırf sığınma hakkı koparabilmek için avukatların yönlendirmesiyle yazılmış taktiksel bir metinden ibaret diyor.
06:03Düşünebiliyor musunuz?
06:05İki tarafın o kağıt parçasına bakış açısı taban tabana zıt.
06:08Yani bütün bunları toparlarsak buradaki en can alıcı nokta şu.
06:13Sertçelik savunmasını mahkeme heyetinin tam gözlerinin içine bakarak adeta onlara meydan okuyan bu sert soruyla bitiriyor.
06:20Tüm bu sahte delilleri kurgulayanların, koskoca siyasilere ve yargı mensuplarına iftira atan o karanlık elinin devlet tarafından bulunmasını istiyor.
06:29Ve sözlerini şu tüyler ürpertici uyarıyla noktalıyor.
06:32Eğer bunu yapanlar kaçarsa sorumlusu siz olursunuz.
06:35Hukuki sürecin geldiği bu tekinsiz noktada adaletin kılıcının günün sonunda nereye, kime ineceği sorusu sadece o mahkeme salonunun değil hepimizin
06:44zihninde yankılanmaya devam ediyor.
06:46Bu derin incelememize katıldığınız için teşekkürler.
06:50Her zaman olduğu gibi okumaya, sorgulamaya ve gerçeği aramaya devam edin.
Yorumlar

Önerilen