00:00Merhaba, bugün Türkiye'de bir gazetecinin susturulmasının ardındaki oldukça kafa karıştırıcı hikayeyi mercek altına alıyoruz.
00:08Araştırmacı gazeteci Ali Can Uludağ'ın davası adalet sistemiyle ilgili hangi soruları gündeme getiriyor?
00:13Gelin bu davanın detaylarına hep birlikte yakından bakalım.
00:17Gelin hikayeye gazetecinin bizzat kendi sözleriyle cezaevinden gönderdiği bu sarsıcı mesajla başlayalım.
00:23Bu sözler daha en başından davanın ciddiyetini ve ne kadar kişisel bir boyutu olduğunu gözler önüne seriyor.
00:31Ali Can Uludağ Türkiye'nin en tanınmış yargı muhabirlerinden biri ve bir gece tam olarak 19 Şubat'ta gece yarısı evinden
00:39çocuklarının gözleri önünde gözaltına alınıyor.
00:42Düşünün, işte bu dramatik anla başlıyor her şey.
00:45Peki gelelim işin en can alıcı noktasına, davanın kalbindeki o büyük gizeme.
00:52Ali Can Uludağ resmi olarak neden tutuklandı ve daha da önemlisi sunulan kanıtlar neden bu kadar çelişkili görünüyor?
01:01Şimdi bakın, Uludağ gözaltına alındığında masada birden fazla suçlama var.
01:05Ama ne oluyor? Apar topar Ankara'dan İstanbul'a götürülüyor ve ertesi gün bu suçlamalardan sadece bir tanesiyle, yani Cumhurbaşkanı'nın
01:14hakaret suçlamasıyla tutuklanıp cezaevine yollanıyor.
01:16Her şey çok hızlı gelişiyor.
01:18Peki işin en tuhaf kısmı ne biliyor musunuz?
01:22Savcılığın, işte suçun delili diye dosyaya koyduğu tek şey Uludağ'ın 22 tane sosyal medya paylaşımı.
01:28Sadece bu.
01:29Bu da bizi doğrudan meselenin özüne getiriyor değil mi?
01:32Yani bu 22 paylaşımda ne vardı ki gerçekten de iddia edildiği gibi bir suç unsuru içiriyor muydu?
01:39Ve işte davanın belki de en büyük düğümü tam da burada atılıyor.
01:44Çünkü incelenen kaynağa göre dosyaya kanıt diye konulan o 22 paylaşımın bakın tek bir tanesinde bile gazeteciyi hapse gönderen o
01:53suçun yani Cumhurbaşkanı'na hakaretin unsurları yok.
01:56Şimdi biraz geri çekilip büyük resme baktığımızda Uludağ'ın davasındaki bu tuhaflıkların aslında tekil bir olay olmadığını görüyoruz.
02:04Hatta adeta bir desene, bir örüntüye işaret ediyor.
02:08Karşımıza çok tanıdık bir tablo çıkıyor bakın.
02:11Ankara'daki önemli, tanınmış isimler gözaltına alınıyor.
02:15Sonra davaları bir şekilde hop İstanbul'a taşınıyor.
02:19Kaynaklarda diyor ki bu durum sürekli yetki itirazlarına yol açarak adaleti yavaşlatıyor.
02:24Ama bu arada ne oluyor?
02:26Şüpheliler tutuklu kalmaya devam ediyor.
02:28Peki tüm bunlar olurken Ali Can Uludağ tutuklanmasından hemen önce neyle meşguldü?
02:34Hangi haberlerin peşindeydi?
02:36Gelin ilkine bakalım.
02:37Neredeyse bir kehanet gibi sonradan birebir doğru çıkan bir haber.
02:42Zamanlama gerçekten çok manidar.
02:44Uludağ gözaltına alınmasından sadece bir gün önce Türkiye'nin en tepesindeki yargı kurumu olan Anayasa Mahkemesi'nin içindeki güç dengeleri
02:52üzerine bir yazı kalemi almıştı.
02:54Ve bakın sonra ne oluyor?
02:56Ali Can'ın haberinde öngördüğü şey kendisi susturulduktan cezaevine konduktan sadece 18 gün sonra gerçek oluyor.
03:03Haberi adeta kendini doğruluyor.
03:05Bu durum bize neyi gösteriyor?
03:07Ali Can'ın ne kadar sağlam kaynaklara sahip ciddi bir gazeteci olduğunu ve belki de ne kadar hassas bir konuya
03:14dokunduğunu.
03:15Ama hepsi bu değil.
03:16Gelin şimdi Ali Can'ın bundan bir ay önce yayınladığı ve belki de çok daha fazla ses getiren bir habere
03:22bakalım.
03:22Bu haberin merkezinde ise ülkenin en güçlü kamu müteahhitlerinden biri var.
03:27Bahsettiğimiz kişi Murat Çeçen.
03:29Kendisi sıradan bir iş insanı değil.
03:32Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden tutun da Akkuyu Nükleer Santraline kadar yani ülkenin en devasa kamu projelerini yürüten bir şirketin
03:40yönetim kurulu üyesi.
03:41Yani oldukça güçlü bir isimden bahsediyoruz.
03:44Şimdi Ali Can'ın haber yaptığı bu davadaki hukuki sürece bir bakın.
03:49İnanılmaz yavaş işliyor.
03:51Bir taşeron şikayette bulunuyor ama ilk duruşmanın görülmesi için tam 6 yıl, evet 6 yıl geçmesi gerekiyor.
03:58Peki şikayetin içeriği ne?
04:00İşte mahkemeye sunulan ve davanın temelini oluşturan o ses kaydından olduğu iddia edilen tüyler ürperten bazı ifadeler.
04:07İşte bu noktada tezat iyice belirginleşiyor.
04:10Bir yanda mahkemenin bu güçlü müteahhitli ifadeye duruşmaya çağırma çabaları var.
04:15Diğer yanda ne var?
04:16Kaynaklara göre Çeçen bu taleplerin hiçbirine uymuyor.
04:19Ne ifadeye geliyor ne duruşmaya katılıyor.
04:22İşte geldik en can alıcı noktaya.
04:24Bu iki dava arasındaki akıl almaz zıtlık.
04:27Bir tarafta bir gazetecinin bir gecede tutuklandığı dava, diğer tarafta ise haberini yaptığı o güçlü müteahhitin yıllardır süren davası.
04:36Bu farkı daha net görelim mi?
04:39Bakın bir yanda Ali Can Uludağ var.
04:41Sadece 24 saat içinde tutuklanıp cezaevine gönderilen bir gazeteci.
04:46Diğer yanda ise hakkında alı koyma, tehdit gibi çok ciddi iddialar olan bir müteahhit var ve 6 yıl aşkın süredir
04:53mahkeme yüzü görmüyor.
04:54İşte adaletin iki farklı hızı.
04:57Peki bugün durum ne?
04:58Bugün itibariyle Ali Can Uludağ iddianamesi bile hazırlanmadan bir aydan uzun süredir cezaevinde.
05:04Haberini yaptığı o müteahhit davası mı?
05:06O da Nisan ayına ertelendi.
05:08Yani bir yanda belirsizlik, diğer yanda devam eden bir gecikme var.
05:12Ve tüm bu anlattıklarımız bizi aslında hepimizi ilgilendiren o temel soruyla baş başa bırakıyor.
05:17Bir gazeteci susturulduğunda onun anlatmaya çalıştığı peşine düştüğü o hikayelere ne olur?
05:22O hikayelerde onunla birlikte sessizliğe mi gömülür?
Yorumlar