00:00Herkese merhaba. Bugün inanılmaz bir konuyu Ayhan Bora Kaplan davasını masaya yatırıyoruz.
00:06Hani şu Antara'da basit bir mafya operasyonu gibi başlayıp sonra bir anda polisin, yargının hatta medyanın bile karıştığı dev bir
00:14skandala dönüşen dava.
00:16Gelin hep birlikte bu işin iç yüzünü anlamaya çalışalım.
00:20Peki bu karmakarışık hikayede yolumuzu nasıl bulacağız?
00:24İşte bugünkü yol haritamız. Önce bu operasyon nasıl çığırından çıktı ona bakacağız.
00:30Sonra polisin sisteme yani yargıya yönelik suçlamalarına geleceğiz.
00:34Medya bu işin neresinde ona göz atacağız.
00:37Gazeteciler boş durmamış tabii onların da cevapları var.
00:40En sonunda da tüm bu iddialar yumağı ne anlama geliyor onu bir çözmeye çalışacağız.
00:45Ve işte her şeyin merkezindeki o can alıcı soru.
00:50Yahu nasıl olur da sıradan bir mafya baskını işin içine polisleri, savcıları, gazetecileri katan, ülkenin gündemine bomba gibi düşen bir
00:58skandala dönüşebilir.
00:59Gelin bu sorunun cevabını olayların tam da içinde arayalım.
01:03Her şey bildiğimiz, gördüğümüz o klasik operasyonlardan biri gibi başlıyor aslında.
01:09Bir organize suç liderine yönelik bir baskın.
01:12Ama durun çünkü hikaye çok ama çok hızlı bir şekilde beklenmedik bir yöne sapıyor ve avcılar bir anda av konumuna
01:20düşüyor.
01:21İşte size filmlerde bile zor göreceğiniz bir sahne.
01:25Takvim yaprakları ne kadar hızlı dönüyor bakın.
01:28Eylül 2023, Ayhan Bora Kaplan yakalanıyor.
01:32Kasım 2023, kilit bir tanık hem de ne tanık yurt dışına kaçıyor.
01:37Ve asıl bomba, Mayıs 2024'e geldiğimizde o operasyonu yapan, belki de kahraman ilan edilen polis müdürleri hop kendileri tutuklu.
01:48İnanılır gibi değil değil mi?
01:49Kaplanı yakalayanlar aylar sonra kendileri sanık oluyor.
01:53Normalde ne beklersiniz?
01:55Sanıkların kendilerini savunmasını değil mi?
01:57Ama hayır, bu polis müdürleri tam tersini yapıyor.
02:01Savunma yapmak yerine mahkeme salonunu bir anda taarruz alanına çeviriyorlar ve ortaya akıl almaz iddialar atıyorlar.
02:09Mesela dinleyin, eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik ne diyor?
02:13Bu örgütün lideri Bora Kaplan değil, daha büyükleri var.
02:17Maalesef siyasete de sızmışlar, bunların bir üst aklı var.
02:21Yani diyor ki biz sadece piyonu yakaladık, asıl şahlar, vezirler başka yerde ve kökleri siyasete kadar uzanıyor.
02:29Ve bu iddialar havada kalmıyor, isimler veriliyor, hem de ne isimler?
02:34Yargının en tepelerinden bahsediyoruz.
02:36Eski Ankara Başsavcısı, şimdiki Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman, kendilerine gözaltına aldıran Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz, ilk soruşturmayı yürüten Ahmet Yıkılmaz.
02:47Yani anlayacağınız suçlamaların hedefi doğrudan adalet sisteminin kalbine yönermiş durumda.
02:52İddiaların ne kadar spesifik olduğunu şu sözlerden anlayabilirsiniz.
02:57Eski bir şube müdür yardımcısı Şevket Demircan, çıkıp diyor ki,
03:01Savcı Ahmet Yıkılmaz bize kimi alıp kimi almayacağımızı söylüyordu, kaplanın kardeşini almamıza engel oldu, inanıyorum ki soruşturmayı örgütün lehine sabote
03:12etti.
03:12Düşünebiliyor musunuz? Bir emniyet müdürü beraber çalıştığı savcıyı soruşturmayı bilerek sabote etmekle yani örgüte yardım etmekle suçluyor.
03:22Peki suçlamalar sadece yargıyla mı sınırlı kaldı?
03:25Tabii ki hayır. Şimdi hikayenin bir başka perdesine geçiyoruz, medyanın sahneye girişine.
03:32Polisler bu kez diyor ki, bize karşı organize bir karalama kampanyası var ve bu kampanyanın merkezinde de bazı gazeteciler bulunuyor.
03:40Kimler mi var listede?
03:41Abdurrahman Şimşek, Nedim Şener, Zihni Çakır, İsmail Saymaz, Cem Küçük yani kamuoyunun yakından tanıdığı çok bilinen isimler.
03:50Hatta iddialar öyle bir boyuta varıyor ki, Murat Çelik, gazeteci Abdurrahman Şimşek için diyor ki,
03:56benim konum bilgilerimi paylaştığını, hatta Dikmen Vadisi'nde beni gizlice videoya çektirdiğini düşünüyorum.
04:02Bu ancak fiziki bir takiple mümkün.
04:05Yani olay artık sadece yazı yazmak, haber yapmak değil, fiziki takip suçlamasına kadar gidiyor.
04:11Sonra başka bir gazeteci, Nedim Şener, Çelik onun için de diyor ki, çıkmış bir yayında bana Ankara Kalesi'ndeki halı
04:18satıcılarına benziyor demiş.
04:20Bu sözü kişisel bir hakaret olarak alıyor ve soruyor.
04:24Bu bilgileri, bu yorumları yapma cüretini ona hangi savcı, hangi polis verdi?
04:29Bunu ortaya çıkarılmasını istiyorum.
04:31E tabi madalyonun bir de öbür yüzü var.
04:34Gazeteciler bu ağır suçlamalar karşısında sessiz kalacak değildi.
04:37Onlardan da çok sert, çok net cevaplar geliyor.
04:41İşte size inanılmaz bir karşılaştırma.
04:44Emniyet Müdürü Çelik ne diyor?
04:46Gazeteci Zihni Çakır, bana kurulan medya komplosunun bir parçası.
04:50Peki Zihni Çakır ne diyor?
04:52Bir dakika, asıl sen beni aradın, bağlantılarımı kullanmak istedin, bana en cesur gazeteci dedin, hatta itibarını kurtarmam için benden yardım
05:01dilendin.
05:02Gördüğünüz gibi suçlama bir anda bumerang gibi geri dönüyor.
05:05Zihni Çakır'ın kamuoyuna yaptığı açıklama o kadar kişisel ve o kadar vurucu ki, resmen diyor ki, benimle tanışma sebebinin
05:14tam da bu kulis haberlerim olduğunu sen kendin söylemedin mi?
05:179 yıldır onca şey yaşadık, şimdi çıkıp ifadende bunları söylerken hiç mi utanmadın?
05:22Yani biz dostluk, sen benden yardım istiyordun, bu ne ikiyüzlülük demeye getiriyor.
05:27Ve bakın, işler sadece sosyal medyada, ekranlarda atışmakla kalmıyor, hukuki bir savaşa dönüşüyor.
05:34O halı satıcısı benzetmesi yapılan gazeteci Nedim Şener, yeter artık diyor ve Emniyet Müdürü Murat Çelik hakkında iftira attığı gerekçesiyle
05:42suç duyurusunda bulunuyor.
05:44Şener'in suç duyurusundaki bir detay da çok önemli.
05:48Diyor ki, benim bu olayla ilgili yaptığım haberler ve yorumlar, zaten Cumhurbaşkanı'nın, MHP liderinin ve İçişleri Bakanı'nın da
05:56FETÖ vari bir kumpas olarak tanımladığı şeyle aynı doğrultuda.
06:00Yani bir nevi, ben devletin en tepesiyle aynı şeyi söylüyorum, asıl siz kime hizmet ediyorsunuz mesajı veriyor.
06:07Peki, bütün bu suçlamalar, karşı suçlamalar, davalar, bu devasa iddialar ağı içinde biz neredeyiz?
06:15Gelin şimdi şöyle bir geri çekilip büyük resme bakalım.
06:19Artık şu çok net, bu olay, Ayhan Bora Kaplan'ın suçlu olup olmamasından çok daha öte bir şeye dönüştü.
06:26Sıradan bir organize suç dosyası, bir anda polisin polisle, polisin yargıyla, herkesin birbiriyle savaştığı kamusal bir arenaya evrildi.
06:35Bakın skandal nasıl adım adım büyüdü.
06:38Önce bir suç örgütüne operasyon yapıldı, sonra operasyonu yapan polisler tutuklandı.
06:43Tutuklanan polisler bu kez yargı mensuplarını suçladı.
06:47Yetmedi, gazetecileri de karalama kampanyası yapmakla suçladılar.
06:51En sonunda da gazeteciler, polisleri asıl yalancı ve ikiyüzlü sizsiniz diyerek suçladı.
06:56Tam bir kör düğüm.
06:58Ve işte bu düğümün ortasında aklımıza o meşhur soru geliyor.
07:01Herkesin bana komplo kuruluyor diye bağırdığı, böylesine karmaşık bir anlatılar savaşında,
07:07gerçeğin ne olduğuna kim karar verecek, doğruyu kim tanımlayacak?
07:12Bu soru sanırım daha uzun bir süre hem mahkeme salonlarında hem de bizim zihinlerimizde yankılanmaya devam edecek.
Yorumlar