Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Yunus Emre Enstitüsü bünyesinde ortaya çıkan 400 milyon liralık yolsuzluk iddiaları, kurumun eski yöneticileri ve siyasi bağlantıları kapsayan geniş çaplı bir yargı sürecine dönüşmüştür. Eski başkan Şeref Ateş’in tutukluluğu devam ederken, mahkeme sürecinde enstitüdeki usulsüz harcamalar ve naylon fatura operasyonlarına dair çarpıcı tanık ifadeleri gün yüzüne çıkmaktadır. Savunma tarafı, dönemin başkan yardımcıları olan üst düzey isimlerin de karar mekanizmalarında yer aldığını belirterek, bu kişilerin yargı sürecine dahil edilmemesini eleştirmektedir. Gizlilik kararları ve yeni gözaltılarla derinleşen soruşturmada, kamu kaynaklarının kötüye kullanımı ve denetim raporlarındaki çelişkiler davanın merkezinde yer almaktadır. Birleştirilen dosyalarla kapsamı genişleyen bu hukuki süreç, vakıf kaynaklarının yönetimine dair ciddi bir şeffaflık krizini gözler önüne sermektedir. Son duruşmada tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, davanın önümüzdeki süreçte yeni siyasi ve idari tartışmalara yol açacağı öngörülmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün oldukça karmaşık ve bir o kadar da devasa bir yolsuzluk davasının haritasını çıkarmak için buradayız.
00:07Yunus Emre Enstitüsü'nde ortaya çıkan bu skandalı incelerken tamamen tarafsız bir araştırmacı gözüyle bakacağız.
00:14Yani didikodularla ya da söylentilerle işimiz yok, doğrudan mahkeme salonundaki yeminli ifadelere ve resmi kaynak belgeleri odaklanıyoruz.
00:22Perde arkasında gerçekten neler olup bittiğini anlamanın en net yolu bu.
00:25Bugün önümüzde epey detaylı bir yol var. Sırasıyla 400 milyonluk iddiaya, dalga dalga gelen operasyonlara, depoda yaşanan garipliklere, kargo şirketinin
00:35o çok konuşulan ifadesine ve eski başkanın savunmasına bakacağız.
00:39En sonunda da hala yanıtsız kalan soruları masaya yatıracağız.
00:43Bölüm 1. 400 milyonluk yolsuzluk iddiası. Tüm bu süreci başlatan o temel suçlamayla başlıyoruz.
00:50Dile kolay. Tam 400 milyon Türk lirası. Belgelerdeki iddialara göre bu inanılmaz rakam, enstitüte sahte yani naylon faturalar kullanılarak buharlaşmış.
01:02Doğrudan kamu kaynaklarından, hepimizin vergilerinden oluşan bir bütçede böyle bir açığın iddia edilmesi bile başlı başına bir sarsıntı yaratıyor haklı
01:10olarak.
01:10Ve inanın hani öyle 1-2 kişinin karıştığı ufak bir usulsüzlük falan değil bu. Karşımızda tam 37 sanıklı, geniş ve
01:18son derece karmaşık bir ağ var.
01:20Eski üst düzey yöneticiler, bürokratlar, şu an itibariyle bu isimlerden 10'u Sincan cezaevinde tutuklu bulunuyor.
01:27Yani yargı süreci konunun üzerine ciddi bir ağırlıkla çökmüş durumda.
01:312. bölümümüz dalga dalga operasyonlar. Soruşturma çemberinin nasıl giderek daraldığına bakıyoruz.
01:37Tabi soruşturma öyle bir gecede olup bitmedi. Tam 3 farklı dalga halinde ilerledi.
01:43İlk dalgada ilk tutuklamaları ve yurt dışına kaçışları gördük.
01:46Sonra bu davaların tek bir dosyada birleştirildiği 2. dalga geldi.
01:51Asıl merak uyandıran ise 3. dalga oldu.
01:54Yakın zamanda gerçekleşen bu operasyonda gizlilik kararı vardı.
01:58Bu yüzden kimlerin gözaltına alındığını resmi olarak henüz tam bilemiyoruz.
02:02Yani buzdağının görünmeyen bir kısmı hala suyun altında olabilir.
02:05Peki kim bu dosyadaki kilit isimler?
02:09Başrolde eski başkan Şeref Ateş var. Kendisi çoğan tutuklu.
02:12Oğlu Enes Ateş bir yıla yakın bir sürenin ardından yurt dışı yasayla tahliye edildi.
02:17Bir de skandal patlar patlamaz istifa eden, siyasi bağlantılarıyla bilinen iki eski başkan yardımcısı var.
02:24Rahmi Göktaş ve Kutalmış Yalçın.
02:26Bu isimler de iddiaların tam merkezinde yer alıyor.
02:293. bölüm depoda neler oldu?
02:32Yönetim katından inip sahadaki o kritik ifadelere bakıyoruz.
02:37Davanın bence en çarpıcı noktalarından biri tanık AG'nin anlattıkları.
02:40Bu kişi 2014'te enstitüye çaycı olarak giriyor.
02:43Harika bunda hiçbir sorun yok.
02:45Ama 2016 yılına gelindiğinde hiçbir resmi veya mesleki eğitim almamasına rağmen
02:49bir bakıyorsunuz milyonlarca liralık malzemenin girip çıktığı deponun sorumlusu yapılmış.
02:54Sadece bu görevlendirme bile içerideki sistemin ne kadar büyük bir zafiyet taşıdığını gösteriyor aslında.
03:00Mahkeme salonundan gelen şu ifadeye bakar mısınız?
03:03Kayıtları manuel yapıyorduk, görmediğim ama daire başkanının söylemesi üzerine kayda girdiklerimiz vardı.
03:08Yani kişi açıkça malları görmedim, üstlerim söyledi, ben de sisteme işledim diyor.
03:14Milyonlarca liralık bütçeler bu şekilde körlemesine atılan imzalarla yönetilmiş.
03:204. bölümümüz kargo şirketinin ifadesi.
03:23İşte burada kurumsal resmi kayıtlar devreye giriyor.
03:26Mahkemede dinlenen kargo şirketinin yöneticisi çok net bir rakam telaffuz etti.
03:30Yıllık tam 1 milyon dolar.
03:32Kurumun Dışişleri Bakanlığı üzerinden konsolosluklara gönderdiği kargolar için firmaya ödenen miktar bu.
03:39Gerçekten devasa, resmi olarak fatura edilmiş bir bedelden bahsediyoruz.
03:43Şimdi şu iki durumu birbiriyle kıyaslayalım.
03:46Bir tarafta depocu, kayıtları elle tutuyorduk, malları görmeden teslim almış gibi imza attım diyor.
03:50Öte yanda kargo şirketi, biz dışişleri denetiminde resmi gönderim yapıyoruz, yılda 1 milyon dolarlık kargo taşıdık ve bize tek bir
03:58eksik kutu, boş koli şikayeti gelmedi diyor.
04:01İyi ama ortada böyle devasa bir kargo faturası varsa gerçekten o mallar gönderildi mi?
04:06Yoksa o kutuların içi boş muydu?
04:07Bu korkunç bir çelişken.
04:095. Bölüm Eski Başkan'ın Savunması
04:12Okların nasıl yön değiştirdiğine yakından bakalım.
04:15Eski Başkan Şeref Ateş, cezaevinden Segbis bağlantısıyla katıldığı duruşmada oldukça sert bir savunma yaptı.
04:22Dedi ki, 2023 yılında müfettişler 3 ay boyunca kurumu didik didik etti, o teftiş raporu nerede, neden örtbas ediliyor?
04:29Hatta kurumun işleyişindeki tuhaflıkları anlatırken, enstitünün su faturalarının bile hala kendi şahsi mailine geldiğini anlattı.
04:36Ama asıl sorusu şuydu, kurumdaki diğer 41 yönetici neden mahkemede değil?
04:40Aslında bu cümel stratejisini tek hamlede özetliyor.
04:44Ateş diyor ki, tamam bana güvenmiyorsunuz, o zaman gidin ödemelerde bizzat imzası olan o başkan yardımcılarına sorun.
04:51Burada açıkça istifa etmiş olan Rahmi Göktaş ve Kutalmış Yalçın'ı işaret ediyor.
04:56Neden onlar ifadeye dahi çağırılmıyor da sadece ben yargılanıyorum diyerek faturanın tek bir kişiye kesilmesine isyan ediyor.
05:02Ve geldik son bölümümüze. Yanıtsız kalan sorular. Acaba hakim bu karmaşa karşısında ne karar verdi?
05:10Sanık avukatları da eski bir teftiş raporuna dayanarak çok kritik bir soru sordular.
05:15Raporda karar mekanizmasında yer alan ama şu an salonda olmayan o başkan yardımcıları için iradeleri etkilendi şeklinde bir ifade geçtiğini
05:24söylediler.
05:24Avukatlar haklı olarak soruyor, bu kilit karar alıcılar madem iradeleri dışında bir şeylere zorlandılar, neden şu an burada en azından
05:33tanık olarak dinlenmiyorlar?
05:35Peki, hakimin kararı ne oldu?
05:37Hakim, mevcut tutukluluk hallerinin ve yurtdışı çıkış yasaklarının aynen devam etmesine hükmetti ve duruşmayı Temmuz ayına erteledi.
05:44Ama asıl oyun değiştirici hamlesi şu oldu, Şeref Ateş'in bahsettiği o tartışmalı 2023 devlet teftiş raporunun resmi kurumlardan mahkemeye
05:54istenmesine karar verdi.
05:55Şimdi hepimizin gözü kulağı Temmuz ayındaki o kritik duruşmada.
05:59Acaba mahkemeye ulaşacak olan o resmi belgeler ve kayıp teftiş raporu kimin doğru söylediğini nihayet ortaya çıkaracak mı?
06:07Bu 400 milyon liranın izini bulabilecek miyiz yoksa bu belgeler bizi henüz hakim karşısına hiç çıkmamış asıl mimarlara mı götürecek?
06:16İzleyip göreceğiz.
06:17Biz de kaynak belgelerin izinden gitmeye devam edeceğiz.
06:20Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen