00:00Herkese merhaba. Bugün oldukça karmaşık ve bir o kadar da devasa bir yolsuzluk davasının haritasını çıkarmak için buradayız.
00:07Yunus Emre Enstitüsü'nde ortaya çıkan bu skandalı incelerken tamamen tarafsız bir araştırmacı gözüyle bakacağız.
00:14Yani didikodularla ya da söylentilerle işimiz yok, doğrudan mahkeme salonundaki yeminli ifadelere ve resmi kaynak belgeleri odaklanıyoruz.
00:22Perde arkasında gerçekten neler olup bittiğini anlamanın en net yolu bu.
00:25Bugün önümüzde epey detaylı bir yol var. Sırasıyla 400 milyonluk iddiaya, dalga dalga gelen operasyonlara, depoda yaşanan garipliklere, kargo şirketinin
00:35o çok konuşulan ifadesine ve eski başkanın savunmasına bakacağız.
00:39En sonunda da hala yanıtsız kalan soruları masaya yatıracağız.
00:43Bölüm 1. 400 milyonluk yolsuzluk iddiası. Tüm bu süreci başlatan o temel suçlamayla başlıyoruz.
00:50Dile kolay. Tam 400 milyon Türk lirası. Belgelerdeki iddialara göre bu inanılmaz rakam, enstitüte sahte yani naylon faturalar kullanılarak buharlaşmış.
01:02Doğrudan kamu kaynaklarından, hepimizin vergilerinden oluşan bir bütçede böyle bir açığın iddia edilmesi bile başlı başına bir sarsıntı yaratıyor haklı
01:10olarak.
01:10Ve inanın hani öyle 1-2 kişinin karıştığı ufak bir usulsüzlük falan değil bu. Karşımızda tam 37 sanıklı, geniş ve
01:18son derece karmaşık bir ağ var.
01:20Eski üst düzey yöneticiler, bürokratlar, şu an itibariyle bu isimlerden 10'u Sincan cezaevinde tutuklu bulunuyor.
01:27Yani yargı süreci konunun üzerine ciddi bir ağırlıkla çökmüş durumda.
01:312. bölümümüz dalga dalga operasyonlar. Soruşturma çemberinin nasıl giderek daraldığına bakıyoruz.
01:37Tabi soruşturma öyle bir gecede olup bitmedi. Tam 3 farklı dalga halinde ilerledi.
01:43İlk dalgada ilk tutuklamaları ve yurt dışına kaçışları gördük.
01:46Sonra bu davaların tek bir dosyada birleştirildiği 2. dalga geldi.
01:51Asıl merak uyandıran ise 3. dalga oldu.
01:54Yakın zamanda gerçekleşen bu operasyonda gizlilik kararı vardı.
01:58Bu yüzden kimlerin gözaltına alındığını resmi olarak henüz tam bilemiyoruz.
02:02Yani buzdağının görünmeyen bir kısmı hala suyun altında olabilir.
02:05Peki kim bu dosyadaki kilit isimler?
02:09Başrolde eski başkan Şeref Ateş var. Kendisi çoğan tutuklu.
02:12Oğlu Enes Ateş bir yıla yakın bir sürenin ardından yurt dışı yasayla tahliye edildi.
02:17Bir de skandal patlar patlamaz istifa eden, siyasi bağlantılarıyla bilinen iki eski başkan yardımcısı var.
02:24Rahmi Göktaş ve Kutalmış Yalçın.
02:26Bu isimler de iddiaların tam merkezinde yer alıyor.
02:293. bölüm depoda neler oldu?
02:32Yönetim katından inip sahadaki o kritik ifadelere bakıyoruz.
02:37Davanın bence en çarpıcı noktalarından biri tanık AG'nin anlattıkları.
02:40Bu kişi 2014'te enstitüye çaycı olarak giriyor.
02:43Harika bunda hiçbir sorun yok.
02:45Ama 2016 yılına gelindiğinde hiçbir resmi veya mesleki eğitim almamasına rağmen
02:49bir bakıyorsunuz milyonlarca liralık malzemenin girip çıktığı deponun sorumlusu yapılmış.
02:54Sadece bu görevlendirme bile içerideki sistemin ne kadar büyük bir zafiyet taşıdığını gösteriyor aslında.
03:00Mahkeme salonundan gelen şu ifadeye bakar mısınız?
03:03Kayıtları manuel yapıyorduk, görmediğim ama daire başkanının söylemesi üzerine kayda girdiklerimiz vardı.
03:08Yani kişi açıkça malları görmedim, üstlerim söyledi, ben de sisteme işledim diyor.
03:14Milyonlarca liralık bütçeler bu şekilde körlemesine atılan imzalarla yönetilmiş.
03:204. bölümümüz kargo şirketinin ifadesi.
03:23İşte burada kurumsal resmi kayıtlar devreye giriyor.
03:26Mahkemede dinlenen kargo şirketinin yöneticisi çok net bir rakam telaffuz etti.
03:30Yıllık tam 1 milyon dolar.
03:32Kurumun Dışişleri Bakanlığı üzerinden konsolosluklara gönderdiği kargolar için firmaya ödenen miktar bu.
03:39Gerçekten devasa, resmi olarak fatura edilmiş bir bedelden bahsediyoruz.
03:43Şimdi şu iki durumu birbiriyle kıyaslayalım.
03:46Bir tarafta depocu, kayıtları elle tutuyorduk, malları görmeden teslim almış gibi imza attım diyor.
03:50Öte yanda kargo şirketi, biz dışişleri denetiminde resmi gönderim yapıyoruz, yılda 1 milyon dolarlık kargo taşıdık ve bize tek bir
03:58eksik kutu, boş koli şikayeti gelmedi diyor.
04:01İyi ama ortada böyle devasa bir kargo faturası varsa gerçekten o mallar gönderildi mi?
04:06Yoksa o kutuların içi boş muydu?
04:07Bu korkunç bir çelişken.
04:095. Bölüm Eski Başkan'ın Savunması
04:12Okların nasıl yön değiştirdiğine yakından bakalım.
04:15Eski Başkan Şeref Ateş, cezaevinden Segbis bağlantısıyla katıldığı duruşmada oldukça sert bir savunma yaptı.
04:22Dedi ki, 2023 yılında müfettişler 3 ay boyunca kurumu didik didik etti, o teftiş raporu nerede, neden örtbas ediliyor?
04:29Hatta kurumun işleyişindeki tuhaflıkları anlatırken, enstitünün su faturalarının bile hala kendi şahsi mailine geldiğini anlattı.
04:36Ama asıl sorusu şuydu, kurumdaki diğer 41 yönetici neden mahkemede değil?
04:40Aslında bu cümel stratejisini tek hamlede özetliyor.
04:44Ateş diyor ki, tamam bana güvenmiyorsunuz, o zaman gidin ödemelerde bizzat imzası olan o başkan yardımcılarına sorun.
04:51Burada açıkça istifa etmiş olan Rahmi Göktaş ve Kutalmış Yalçın'ı işaret ediyor.
04:56Neden onlar ifadeye dahi çağırılmıyor da sadece ben yargılanıyorum diyerek faturanın tek bir kişiye kesilmesine isyan ediyor.
05:02Ve geldik son bölümümüze. Yanıtsız kalan sorular. Acaba hakim bu karmaşa karşısında ne karar verdi?
05:10Sanık avukatları da eski bir teftiş raporuna dayanarak çok kritik bir soru sordular.
05:15Raporda karar mekanizmasında yer alan ama şu an salonda olmayan o başkan yardımcıları için iradeleri etkilendi şeklinde bir ifade geçtiğini
05:24söylediler.
05:24Avukatlar haklı olarak soruyor, bu kilit karar alıcılar madem iradeleri dışında bir şeylere zorlandılar, neden şu an burada en azından
05:33tanık olarak dinlenmiyorlar?
05:35Peki, hakimin kararı ne oldu?
05:37Hakim, mevcut tutukluluk hallerinin ve yurtdışı çıkış yasaklarının aynen devam etmesine hükmetti ve duruşmayı Temmuz ayına erteledi.
05:44Ama asıl oyun değiştirici hamlesi şu oldu, Şeref Ateş'in bahsettiği o tartışmalı 2023 devlet teftiş raporunun resmi kurumlardan mahkemeye
05:54istenmesine karar verdi.
05:55Şimdi hepimizin gözü kulağı Temmuz ayındaki o kritik duruşmada.
05:59Acaba mahkemeye ulaşacak olan o resmi belgeler ve kayıp teftiş raporu kimin doğru söylediğini nihayet ortaya çıkaracak mı?
06:07Bu 400 milyon liranın izini bulabilecek miyiz yoksa bu belgeler bizi henüz hakim karşısına hiç çıkmamış asıl mimarlara mı götürecek?
06:16İzleyip göreceğiz.
06:17Biz de kaynak belgelerin izinden gitmeye devam edeceğiz.
06:20Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar