00:00Bugün oldukça karmaşık bir konuya dalıyoruz.
00:02Bir avukat düşünün, mahkeme salonunda inanılmaz bir yemin ediyor.
00:05Ve bu yeminin arkasında da ihraç edilen teğmenlerin hikayesi var.
00:09Gelin bu olayın detaylarına hep birlikte bakalım.
00:12Şimdi olayın tam merkezine dalalım isterseniz.
00:15Bakın avukat Mustafa Güler ne diyor?
00:17Eğer bu tutanak gelirse kendimi mahkeme önünde bile vururum.
00:21Yani bu sözler gerçekten insanın kanını donduruyor.
00:25Bir dava ne kadar kişisel, ne kadar kritik bir hale gelebilir ki bir avukat böyle bir cümle kursun.
00:31İşte bu davanın özeti aslında.
00:34İyi de bir avukatı bu noktaya getiren şey ne olabilir?
00:36Neden mahkeme önünde böyle dramatik bir yemin etme ihtiyacı duysun ki?
00:40İşte bu sorunun cevabını bulmak için her şeyin başladığı o güne büyük bir tartışmayı ateşleyen o mezuniyet gününe gitmemiz gerekiyor.
00:47Evet, mezuniyet günü marşı.
00:50Her şeyin başladığı an.
00:52Şimdi bakın olaylar nasıl gelişiyor.
00:5430 Ağustos 2024.
00:55Kara Harp Okulu'nun mezuniyet töreni bitiyor.
00:57Herkes dağılmışken saat 6.30 sularında 500'den fazla çiçeği burnunda teğmen bir anda gayri resmi bir şekilde toplanıyor.
01:05Kılıçlarını çatıp hep bir ağızdan Mustafa Kemal'in askerleriyiz diye marş söylemeye başlıyorlar.
01:10Tamamen planlanmamış içten gelen bir an gibi görünüyor değil mi?
01:13Ama işte bu an çok kısa bir süre sonra hepsinin kariyerini altüst edecek o disiplin soruşturmalarının da başlangıcı oluyor.
01:19Fakat işin ilginç yanı ne biliyor musunuz?
01:22Bu eyleme katılan herkese aynı muamele yapılmıyor.
01:25Arada dağlar kadar fark var.
01:28Bakın dönem birincisi Ebru Eroğlu dahil 5 teğmen doğrudan silahlı kuvvetlerden ihraç ediliyor.
01:34Kariyerleri bitiyor yani.
01:36Ama onlarla birlikte ilk çemberde olan diğer 14 teğmene çok daha hafif bir ceza veriliyor.
01:42Hatta o cezalar bile daha sonra mahkemelerce iptal ediliyor.
01:45İşte bu adaletsizlik hissi, bu neden onlar değil de biz sorusu davanın tam kalbini oluşturuyor.
01:52İşte cezalar arasındaki bu inanılmaz fark ihraç edilen teğmenlerin avukatlarını harekete geçiriyor.
01:59Burada bir iş var diyorlar ve konuyu araştırmaya başlıyorlar.
02:02Ve sonunda ortaya çok ama çok ciddi bir iddia atıyorlar.
02:07Bir baskı iddiası.
02:08Şimdi bu 5 teğmenin geleceği yüksek disiplin kurulu yani kısaca YDK'nın elindeydi.
02:14Bu kurul kimlerden oluşuyor derseniz.
02:17Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli 9 üyeden oluşuyor.
02:20Yani sayıca küçük ama inanılmaz güçlü bir yapı.
02:24Verdikleri karar o genç subayların bütün hayatını, bütün kariyerini belirleyecekti.
02:29Ve işte bombanın patladığı yer burası.
02:31Avukatların ve bazı gazetecilerin iddiasına göre kurulda yapılan ilk oylamada durum bambaşkaymış.
02:36İddia o ki 9 üyeden tam 7 tanesi teğmenlerin ihracına karşı oy kullanmış.
02:43Yani aslında ezici bir çoğunluk ihraç edilmesinler demiş.
02:46Ama ama sonra bir şeyler oluyor.
02:49Çünkü açıklanan resmi nihai karar ne?
02:52Tam tersi.
02:545'e karşı 4 oyla teğmenlerin ihracına karar veriliyor.
02:58Yani 7'ye 2 lehte olan bir oylama bir anda 5'e 4 a lehte bir karara dönüşüyor.
03:04Akıl alır gibi değil.
03:06Peki ama nasıl?
03:07Arada ne değişti de oylar tamamen tersine döndü?
03:10İşte avukatların temel iddiası tam olarak bu.
03:13Diyorlar ki bu oylama özgür iradeyle yapılmadı.
03:16Yüksek rütbeli kurul üyelerine suçsuz dedikleri oyları suçlu olarak değiştirmeleri için baskı yapıldı.
03:21Yani oylar sonradan baskıyla değiştirildi.
03:24Peki ortada böyle ağır bir iddia var.
03:27Ama bunu nasıl kanıtlarsınız ki?
03:29Avukatların stratejisi aslında çok basit ve mantıklıydı.
03:31Madem oyları değiştirenler kurul üyeleri o zaman biz de o üyeleri mahkemeye çağırıp konuştururuz.
03:37İşte bu noktada tam bir tanık savaşı başlıyor.
03:40Avukatlar da hemen harekete geçiyor ve davaya bakan Ankara 4. İdare Mahkemesi'ne resmi bir başvuruda bulunuyorlar.
03:47Diyorlar ki oylarını değiştirdiği iddia edilen YDK üyelerini lütfen tanık olarak çağırın.
03:53Amaçları ne?
03:54Baskı iddiasını bizzat yaşayanlardan yani komutanların kendisinden dinletmek mahkemeye.
03:59Fakat mahkemeden gelen cevap adeta duvar gibi.
04:03Avukatlar diyor ki lütfen YDK üyelerini resmi olarak tanık sıfatıyla çağırın, yeminli ifade versinler.
04:10Mahkeme ne diyor?
04:12Biz bunu yapamayız.
04:13Onun yerine gidin siz kendiniz o komutanlardan noter tasdikli beyan alın gelin.
04:18Yani mahkeme topu avukatları atıyor.
04:20Ama bu avukatlara göre hem hukuki olarak temeli olmayan hem de pratikte imkansız bir şey.
04:26Hatta işin ilginci mahkeme başkanı bile bu önerdikleri yolun ne kadar sıra dışı olduğunun farkında.
04:31Bakın ne diyor?
04:32Biliyorsunuz bizim idari yargıda tanık dinleme usulumuz yok.
04:36Bir yol bulmaya çalıştık aklımıza bu geldi.
04:38Yani aslında normalde böyle bir şey olmaz ama biz bir orta yol bulmaya çalıştık demiş oluyorlar.
04:43Ve böylece tam bir çıkmaz sokak başlıyor.
04:46Şöyle düşünün.
04:471- Avukatlar mahkemenin dediğini yapıp komutanlara gidiyor, noterden beyan verin diyor.
04:522- Komutanlar hayır biz sadece mahkeme bizi resmi olarak çağırırsa konuşuruz diyerek reddediyor.
04:573- Avukatlar tekrar mahkemeye gidip bizim kimseyi zorla konuşturma yetkimiz yok ki diyor.
05:01Ve sonuç?
05:024- Mahkeme tanıkları resmi olarak çağırma talebini kesin olarak reddediyor.
05:06İşte size tam bir kısır döngü.
05:08Avukatların eli kolu bağlanmış oluyor.
05:10Tanık yolu tamamen kapanınca avukatlar strateji değiştiriyor.
05:14Madem insanları konuşturamıyoruz o zaman belgelere bakalım diyorlar.
05:18Ve bütün dikkatlerini tek bir şeye, davanın kaderini değiştirebilecek o kritik belgeye çeviriyorlar.
05:24Kayıp belgeye.
05:25Peki nedir bu belge?
05:27Adı Karar Özet Tutanağı.
05:29YDK'nın kendi yönetmeliğine göre toplantı sırasında ilk oylama sonuçlarının yazıldığı ve imzalandığı resmi bir tutanak bu.
05:36Yani iddia edilen o baskıdan önceki oylamanın saf ilk halini gösteren bir kanıt.
05:41Aslında gerçeğin fotoğrafı gibi bir şey.
05:43Avukatlar için de bu belge her şey demek.
05:45Çünkü inanıyorlar ki o tutanak o ilk oylamanın sonucunu yani 7'ye ikilik skoru kesin olarak kanıtlayacak.
05:52Yani dumanı tüten silahın ta kendisi.
05:55İşte bu yüzden en başta duyduğumuz o yemini ediyor avukat, karar özetini isteyin, eğer o tutanak gelirse yarın avukatlığı bırakır
06:04hatta kendimi mahkeme önünde vururum.
06:05Bu aslında ne demek biliyor musunuz?
06:07Bu bir meydan okuma.
06:08Avukat diyor ki ben o belgenin ne yazdığını biliyorum ve benim haklı olduğumu kanıtlayacak ve siz de bunu bildiğiniz için
06:14o belgeyi asla mahkemeye getiremeyeceksiniz.
06:17İşte yeminin altındaki asıl mesaj bu.
06:20Peki geldik bugüne.
06:21Dava ne durumda?
06:22Tam bir kilitlenmiş halde.
06:24Bir yanda tanıklar, diğer yanda bir belge var ama ikisine de ulaşılamıyor.
06:28Bu durumda akla şu soruyu getiriyor.
06:30Acaba burada sadece teğmenler mi yargılanıyor yoksa adaletin kendisi mi?
06:34Neredeyse 9 aylık bir sessizlikten sonra Milli Savunma Bakanlığı'ndan mahkemeye resmi bir yanıt geliyor.
06:41Diyorlar ki baskı iddiaları somut verilere dayanmamaktadır.
06:45Ama burada bir tuhaflık yok mu?
06:46Çünkü avukatların işte somut veri diye gösterdiği tanıkların dinlenmesi talebi reddedildi.
06:51İşte somut veri dedikleri o kilit belge de bir türlü dosyaya gelmedi.
06:56Yani somut veri isteniyor ama somut veriye ulaşma yolları kapalı.
07:00Ve bu durum bizi çok temel bir soruyla baş başa bırakıyor.
07:03Eğer bir davada en önemli kanıtlar tartışmalı hale gelirse, kilit tanıklar dinlenmezse o zaman gerçek nasıl ortaya çıkacak?
07:13Haklı ile haksız nasıl ayırt edilecek?
07:15İşte bu soruların cevabı sadece bu 5 temenin değil belki de çok daha fazlasının geleceğini belirleyecek.
Yorumlar