00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten de çok hassas, inanılmaz karmaşık ve bir o kadar da çarpıcı bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:07Genelkurmay Çatı Davası.
00:09Mahkeme salonundan yansıyan en yeni savunmaları ve kelimenin tam anlamıyla sarsıcı iddiaları inceleyeceğiz.
00:15Tabi hemen baştan altını çizeyim.
00:17Buradaki amacımız asla taraf tutmak, kimseyi yargılamak veya bir hüküm vermek değil.
00:22Biz sadece gazeteci Müyesser Yıldız'un ulaştığı resmi mahkeme tutanaklarına ve oradaki doğrudan ifadelere bakıyoruz.
00:28Karşımızda öyle böyle değil, gerçekten inanılmaz detaylarla dolu bir metin var.
00:33O yüzden bu iddiaları adım adım bir yap bozum parçaları gibi birleştirmemiz gerekiyor.
00:38Hazırsanız hemen başlayalım.
00:40Önümüzde yoğun bir gündem var, şöyle hızlıca bir bakalım.
00:43İlk olarak komutanların iddialarına bakacağız, sonra Yıldız Tanık, Eski Başşever Ali Yazıcı'nın anlattıklarına geçeceğiz.
00:49Ardından Necdet Özel ve Saray meselesi, Anayasa Mahkemesi Başkanı ile ilgili o plan ve son olarak da mahkeme salonundaki yüzleşme
00:57var.
00:571. Bölüm Komutanların İddiaları Yani Terzi, Talo ve Ünlü'nün Savunmaları
01:03Eski kurmay yarbay Ertuğul Terzi, mahkemede kelimenin tam anlamıyla bomba etkisi yaratan bir şey söylüyor.
01:09Diyor ki, 10 yıl geçti, balistik raporlar ya hiç hazırlanmadı ya da gizlendi.
01:14Bu resmen suç ortaklığının üzerine örtmektir.
01:17Şimdi buradaki kritik noktayı görüyor musunuz?
01:19Terzi açıkça mahkemeden bilerek delil saklandığını ve bunun da 15 Temmuz'daki gerçek failleri korumak için yapıldığını iddia ediyor.
01:27Askerlerin peşinen suçlu ilan edildiğini, ölümlere sebep olan o kritik balistik kanıtların bir şekilde buharlaştığını savunuyor.
01:35Düşünsenize bir ceza davası için bundan daha ağır bir itham olabilir mi?
01:39Sonra eski genelkurmay personel başkanı Korgeneral İlhan Talu'nun o inanılmaz finansal kumpas iddiası var.
01:47Bakın Masak diyor ki senin 21 tane banka hesabın var.
01:50Talu ise mahkemede, hayır benim sadece içinde 6 bin lira olan tek bir hesabım var.
01:55Oturduğum sitedeki bütün evleri sanki benimmiş gibi göstermişsiniz diyor.
01:59Ama durun, asıl kumpas iddiası çok daha derin.
02:03Talu, yakalandığında kendisine okunan ifadenin aslında FETÖ'cü olmakla suçlanan Mehmet Parti Göç'e ait olduğunu,
02:10dosyadan onun adının çıkarılıp resmen kendi adının yazıldığını öne sürüyor.
02:13Yani benim ismim kopyala yapıştır ile dosyaya eklendi diyor.
02:17Gelelim sözde sıkı yönetim listesinde Ankara komutanı olarak geçen eski tümgeneral Osman Ünlü'ye.
02:24Ünlünün savunması tam bir tezat oluşturuyor.
02:26Neden mi?
02:27Çünkü kendisinin o gece darbe karşıtı ilk TRT yayınını yaptığını,
02:31Milli Savunma Bakanı ile tam 15 kez, evet 15 kez görüştüğünü
02:35ve olayları durdurmak için emniyet müdürleriyle sürekli koordinasyon halinde olduğunu anlatıyor.
02:39Yani Ünlü özetle şunu diyor.
02:41Ben o gece darbeyle savaşıyordum, olayları engellemeye çalışıyordum ama şimdi burada sanık sandalyesindeyim.
02:47İkinci bölüm Yıldız Tanık.
02:49Yani Cumhurbaşkanı'nın eski başyaveri Ali Yazıcı.
02:53İşte tutanakların en çok tartışılacak, en çok konuşulacak kısmına geldik.
02:57Ali Yazıcı'nın iki gün süren o savunması.
03:00Kendisi beraatini istiyor ama savunmasına öyle bir cümleyle başlıyor ki bütün dikkatleri üzerine çekiyor.
03:06Diyor ki, sarayı benden daha iyi tanıyan, sarayın zihniyetini benden daha iyi bilen hiç kimse yoktur.
03:13Bu çok iddialı bir giriş değil mi?
03:15Yazıcı aslında mahkemeye, ben içeriden biriyim, en tepedeki güç dinamiklerini, devletin işleyişini herkesten iyi bilirim mesajı veriyor.
03:24Bütün savunmasını da bu özgüvenin, bu içeriden bilginin üzerine inşa ediyor.
03:28Tabi yazıcının o şaşalı geçmişiyle şimdiki durumu arasında dağlar kadar fark var.
03:34Sıradan biri olmadığını, o göreve bizzat seçilerek getirildiğini özellikle vurguluyor.
03:38Ama bugüne baktığında cezaevinde hala çıplak aramalara maruz kaldığını söylüyor.
03:44Üstelik deli numarasıyla içeriden çıkmaya çalışıyor denilerek psikolojik tedavisinin bile kesildiğini iddia ediyor.
03:50En büyük şikayeti ise şu, darbe planlamakla suçlanan diğer yaverlerin tahliye edilip beraat ettiğini,
03:56hatta bazılarının kahraman ilan edildiğini hatırlatıyor ve neden sadece ben diyerek bu devasa çelişkiye isyan ediyor.
04:04Yazıcının mahkemenin ortasına bıraktığı asıl bomba soruysa şu,
04:08eğer devlet benim FETÖ'cü olduğumu Nisan 2016'da, yani darbeden aylar önce tespit ettiyse,
04:13neden Cumhurbaşkanı'nın hayatı hala bana emanet edildi?
04:17Gerçekten çok mantıklı bir soru, öyle değil mi?
04:19Neden Cumhurbaşkanı'nın yanına destursuz girebilen iki kişiden biri olmaya devam etti?
04:23Yazıcı aslında şunu demek istiyor,
04:25devletin en tepesi o suikast ve darbe söylentilerini zaten biliyordu,
04:30beni de bilerek orada tuttular.
04:32İşlerin rengi işte burada tamamen değişiyor, o karanlık senaryolar devreye giriyor.
04:37Yazıcı, eski yarbay Emin Güven'le ilgili tüyler ürperten bir anı anlatıyor.
04:42Güven, beyin tümöründen vefat etmeden hemen önce,
04:45adeta ölüm döşeğindeyken, yazıcıdan helallik istiyor,
04:49ve ona diyor ki, seni kontrol etmek için beni zekaya aksakallı görevlendirdi.
04:53Ama ben işlerin böyle olacağını hiç bilmiyordum.
04:57Düşünebiliyor musunuz?
04:58Yazıcı, bu ölüm döşeği itirafıyla en başından beri izlendiğini,
05:02çok daha büyük ve karanlık bir devlet kumpasından içine çekildiğini iddia ediyor.
05:06Üçüncü bölüm, Necdet Özel ve Saray.
05:10Gelelim dönemin en güçlü askeri figürlerinden birine,
05:13eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e.
05:16Yazıcının anlattıklarına göre,
05:18emekli olan Necdet Özel, Saray'a başdanışman olabilmek için tam 5-10 defa geliyor.
05:23Ama bu talebi, bir türlü Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmiyor.
05:27Yazıcı diyor ki,
05:29Özel son gelişinde o kadar yalnızdı ki,
05:31onu kimse karşılamadı,
05:32benim odama geldiğinde tamamen sarsılmış, bitmiş ve tükenmiş bir haldeydi.
05:37Bir zamanların o ulaşılamaz kudretli Genelkurmay Başkanı'nın,
05:40siyasi bir red karşısında nasıl çöktüğünü gözler önüne seriyor.
05:45Ve bu anıyı o kadar dramatik bir şekilde bitiriyor ki,
05:49Necdet Özel'in o halini hatırlayarak,
05:51Allah kimseyi bu duruma düşürmesin diyor.
05:53Yazıcının bu sözleri,
05:54sarayın içindeki o sert güç dinamiklerini
05:57ve hiyerarşinin aporetleri,
05:59askeri rütbeleri bir anda nasıl da anlamsız hale ettirebildiğini göstermesi açısından,
06:03bence inanılmaz çarpıcı bir detay.
06:054. Bölüm Anayasa Mahkemesi Başkanı Planı
06:08Yazıcının yargı bağımsızlığı üzerine anlattıkları da bir o kadar sarsıcı.
06:13İddiasına göre,
06:14önemli bir devlet yemeği öncesinde
06:16Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan için çok kesin bir talimat veriliyor.
06:20Geldiğinde kimse onu karşılamayacak,
06:22kimse yüzüne bakmayacak, konuşmayacak.
06:24Tam anlamıyla bir dışlama, bir yalnızlaştırma operasyonu.
06:28Yazıcı diyor ki,
06:29ben bu kuralı çiğnemeye cesaret ettim,
06:31gittim başkanı karşıladım ve onu,
06:33o sırada yine yalnız başına oturan Necdet Özel'in yanına götürüp tanıştırdım.
06:37Ve asıl bomba o masada patlıyor.
06:40Yazıcının iddiasına göre,
06:41o masada Necdet Özel'le sohbet eden Anayasa Mahkemesi Başkanı,
06:45çok kritik bir dosya olan Uludere dosyası hakkında aynen şu ifadeyi kullanıyor.
06:50Demoklesin kılıcı gibi tepemizdeler,
06:52karar vermemizi engelliyorlar.
06:54Bakın bu çok ama çok ağır bir iddia.
06:57Yargının en tepe noktasının,
06:59doğrudan siyasi baskı altında olduğunun,
07:01eski başyaver tarafından mahkeme tutanaklarına geçirilmesi demek bu.
07:05Üzerine çok düşünülmesi gereken korkunç bir detay.
07:08Beşinci ve son bölüm Mahkemede Yüzleşme
07:11Şimdi buraya kadar hep o yüksek siyasetten,
07:14saray entrikalarından, komplo teorilerinden bahsettik.
07:17Ama unutmayalım, bu dava çok kanlı bir gecenin davası.
07:22Duruşmayı izleyen tek gazi var salonda,
07:25Necmeddin Utuş.
07:26Yazıcı sürekli kendi uğradığı haksızlıklardan bahsedince,
07:30gazi Utuş dayanamıyor ve gözyaşları içinde isyan ediyor.
07:3348 polisi öldürmek,
07:35onları diri diri yakmak zulüm değil mi?
07:37Benim arkadaşlarım diri diri yandı,
07:39biz onların küllerini gömdük diyor.
07:41İşte o an,
07:42bütün o süslü hukuki savunmaların ve siyasi manevraların çarpıp un ufak olduğu,
07:47o acımasız gerçeklik duvarı.
07:49Peki salondaki o buz gibi havada,
07:52Ali Yazıcı ne yabak veriyor dersiniz?
07:54Şöyle diyor,
07:54O insanları katledenleri Allah kahretsin.
07:57Çok ilginç değil mi?
07:58Suçlamayı doğrudan üstüne almıyor,
08:01bir adım geri çekiliyor.
08:02Hatta hızını alamayıp,
08:03gazi Utuş'tan kendi ettiği bu bedduaya amin demesini istiyor.
08:08O gerilimi,
08:09davanın psikolojik ağırlığını,
08:10o küçücük anı sıkışmış bir şekilde görebiliyorsunuz.
08:13Yazıcı savunmasını bitirirken,
08:15öyle bir şey söylüyor ki,
08:17mahkemenin ortasına adeta son bir sis bombası atıyor.
08:2015 Temmuz'un hem Cumhurbaşkanı'na hem de halka kurulmuş,
08:24devasa bir kumpas olduğunu söyledikten sonra uyarıyor.
08:27Onların planlarına göre 2026 çok kritik bir yıl.
08:31İnşallah önümüzdeki günler beni haklı çıkarmaz.
08:34Zaten yeterince karanlık ve karmaşık olan bu davanın üstüne,
08:37bir de geleceğe dair böyle korkunç bir kehanet bırakıyor.
08:40Evet, toparlamak gerekirse,
08:43havada uçuşan bu kadar çarpıcı iddia,
08:45gizlendiği söylenen raporlar ve mahkeme salonunda yankılanan o derin travma,
08:49tüm bunlar bize o mutlak gerçeğe arayışımız hakkında aslında ne anlatıyor?
08:53Bugün detaylarına indiğimiz bu inceleme,
08:55bize 15 Temmuz'un sadece tek bir geceden ibaret olmadığını,
08:59siyasetin, yargının ve ordunun birbirine geçtiği,
09:02hala cevap bekleyen yüzlerce sorunun olduğu,
09:05devasa bir yapboz olduğunu gösteriyor.
09:06Ve belli ki,
09:08bu yapbozun tüm parçalarını yerine oturtmak,
09:10yıllarımızı alacak, bitmek bilmeyen bir adalet arayışı olacak.
09:13Bugünlük incelememizin sonuna geldik.
09:15Lütfen anlatılanlar üzerine düşünmeye,
09:17sormaya ve sorgulamaya devam edin.
09:19Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
09:21Hoşçakalın.
Yorumlar