Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 dakika önce
Müyesser Yıldız’ın bu yazısı, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yürütülen yargılamalar kapsamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski başyaveri Ali Yazıcı ve diğer sanıkların duruşmadaki savunmalarını ele almaktadır. Yazıcı savunmasında, eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in sarayda danışman olma talebinin reddedildiğini ve dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan'a yönelik bilinçli bir dışlama politikası uygulandığını iddia etmektedir. Diğer sanıklar ise maruz kaldıkları hukuki adaletsizliklerden, delillerin gizlenmesinden ve kendilerine yönelik asılsız suçlamalardan şikayet ederek beraat taleplerini dile getirmişlerdir. Kaynak, sanık ifadeleri üzerinden dönemin askeri ve siyasi figürleri arasındaki gizli çekişmeleri ve yargı sürecindeki tartışmalı noktaları gün yüzüne çıkarmaktadır. Ayrıca duruşma sırasında yaşanan gerginlikler ile devlet kademelerindeki güç mücadelelerine dair çarpıcı detaylar aktarılmaktadır. Sonuç olarak metin, savunma makamının darbe gecesine ve öncesindeki planlara ilişkin iddialarını içeren eleştirel bir özet niteliği taşımaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten de çok hassas, inanılmaz karmaşık ve bir o kadar da çarpıcı bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:07Genelkurmay Çatı Davası.
00:09Mahkeme salonundan yansıyan en yeni savunmaları ve kelimenin tam anlamıyla sarsıcı iddiaları inceleyeceğiz.
00:15Tabi hemen baştan altını çizeyim.
00:17Buradaki amacımız asla taraf tutmak, kimseyi yargılamak veya bir hüküm vermek değil.
00:22Biz sadece gazeteci Müyesser Yıldız'un ulaştığı resmi mahkeme tutanaklarına ve oradaki doğrudan ifadelere bakıyoruz.
00:28Karşımızda öyle böyle değil, gerçekten inanılmaz detaylarla dolu bir metin var.
00:33O yüzden bu iddiaları adım adım bir yap bozum parçaları gibi birleştirmemiz gerekiyor.
00:38Hazırsanız hemen başlayalım.
00:40Önümüzde yoğun bir gündem var, şöyle hızlıca bir bakalım.
00:43İlk olarak komutanların iddialarına bakacağız, sonra Yıldız Tanık, Eski Başşever Ali Yazıcı'nın anlattıklarına geçeceğiz.
00:49Ardından Necdet Özel ve Saray meselesi, Anayasa Mahkemesi Başkanı ile ilgili o plan ve son olarak da mahkeme salonundaki yüzleşme
00:57var.
00:571. Bölüm Komutanların İddiaları Yani Terzi, Talo ve Ünlü'nün Savunmaları
01:03Eski kurmay yarbay Ertuğul Terzi, mahkemede kelimenin tam anlamıyla bomba etkisi yaratan bir şey söylüyor.
01:09Diyor ki, 10 yıl geçti, balistik raporlar ya hiç hazırlanmadı ya da gizlendi.
01:14Bu resmen suç ortaklığının üzerine örtmektir.
01:17Şimdi buradaki kritik noktayı görüyor musunuz?
01:19Terzi açıkça mahkemeden bilerek delil saklandığını ve bunun da 15 Temmuz'daki gerçek failleri korumak için yapıldığını iddia ediyor.
01:27Askerlerin peşinen suçlu ilan edildiğini, ölümlere sebep olan o kritik balistik kanıtların bir şekilde buharlaştığını savunuyor.
01:35Düşünsenize bir ceza davası için bundan daha ağır bir itham olabilir mi?
01:39Sonra eski genelkurmay personel başkanı Korgeneral İlhan Talu'nun o inanılmaz finansal kumpas iddiası var.
01:47Bakın Masak diyor ki senin 21 tane banka hesabın var.
01:50Talu ise mahkemede, hayır benim sadece içinde 6 bin lira olan tek bir hesabım var.
01:55Oturduğum sitedeki bütün evleri sanki benimmiş gibi göstermişsiniz diyor.
01:59Ama durun, asıl kumpas iddiası çok daha derin.
02:03Talu, yakalandığında kendisine okunan ifadenin aslında FETÖ'cü olmakla suçlanan Mehmet Parti Göç'e ait olduğunu,
02:10dosyadan onun adının çıkarılıp resmen kendi adının yazıldığını öne sürüyor.
02:13Yani benim ismim kopyala yapıştır ile dosyaya eklendi diyor.
02:17Gelelim sözde sıkı yönetim listesinde Ankara komutanı olarak geçen eski tümgeneral Osman Ünlü'ye.
02:24Ünlünün savunması tam bir tezat oluşturuyor.
02:26Neden mi?
02:27Çünkü kendisinin o gece darbe karşıtı ilk TRT yayınını yaptığını,
02:31Milli Savunma Bakanı ile tam 15 kez, evet 15 kez görüştüğünü
02:35ve olayları durdurmak için emniyet müdürleriyle sürekli koordinasyon halinde olduğunu anlatıyor.
02:39Yani Ünlü özetle şunu diyor.
02:41Ben o gece darbeyle savaşıyordum, olayları engellemeye çalışıyordum ama şimdi burada sanık sandalyesindeyim.
02:47İkinci bölüm Yıldız Tanık.
02:49Yani Cumhurbaşkanı'nın eski başyaveri Ali Yazıcı.
02:53İşte tutanakların en çok tartışılacak, en çok konuşulacak kısmına geldik.
02:57Ali Yazıcı'nın iki gün süren o savunması.
03:00Kendisi beraatini istiyor ama savunmasına öyle bir cümleyle başlıyor ki bütün dikkatleri üzerine çekiyor.
03:06Diyor ki, sarayı benden daha iyi tanıyan, sarayın zihniyetini benden daha iyi bilen hiç kimse yoktur.
03:13Bu çok iddialı bir giriş değil mi?
03:15Yazıcı aslında mahkemeye, ben içeriden biriyim, en tepedeki güç dinamiklerini, devletin işleyişini herkesten iyi bilirim mesajı veriyor.
03:24Bütün savunmasını da bu özgüvenin, bu içeriden bilginin üzerine inşa ediyor.
03:28Tabi yazıcının o şaşalı geçmişiyle şimdiki durumu arasında dağlar kadar fark var.
03:34Sıradan biri olmadığını, o göreve bizzat seçilerek getirildiğini özellikle vurguluyor.
03:38Ama bugüne baktığında cezaevinde hala çıplak aramalara maruz kaldığını söylüyor.
03:44Üstelik deli numarasıyla içeriden çıkmaya çalışıyor denilerek psikolojik tedavisinin bile kesildiğini iddia ediyor.
03:50En büyük şikayeti ise şu, darbe planlamakla suçlanan diğer yaverlerin tahliye edilip beraat ettiğini,
03:56hatta bazılarının kahraman ilan edildiğini hatırlatıyor ve neden sadece ben diyerek bu devasa çelişkiye isyan ediyor.
04:04Yazıcının mahkemenin ortasına bıraktığı asıl bomba soruysa şu,
04:08eğer devlet benim FETÖ'cü olduğumu Nisan 2016'da, yani darbeden aylar önce tespit ettiyse,
04:13neden Cumhurbaşkanı'nın hayatı hala bana emanet edildi?
04:17Gerçekten çok mantıklı bir soru, öyle değil mi?
04:19Neden Cumhurbaşkanı'nın yanına destursuz girebilen iki kişiden biri olmaya devam etti?
04:23Yazıcı aslında şunu demek istiyor,
04:25devletin en tepesi o suikast ve darbe söylentilerini zaten biliyordu,
04:30beni de bilerek orada tuttular.
04:32İşlerin rengi işte burada tamamen değişiyor, o karanlık senaryolar devreye giriyor.
04:37Yazıcı, eski yarbay Emin Güven'le ilgili tüyler ürperten bir anı anlatıyor.
04:42Güven, beyin tümöründen vefat etmeden hemen önce,
04:45adeta ölüm döşeğindeyken, yazıcıdan helallik istiyor,
04:49ve ona diyor ki, seni kontrol etmek için beni zekaya aksakallı görevlendirdi.
04:53Ama ben işlerin böyle olacağını hiç bilmiyordum.
04:57Düşünebiliyor musunuz?
04:58Yazıcı, bu ölüm döşeği itirafıyla en başından beri izlendiğini,
05:02çok daha büyük ve karanlık bir devlet kumpasından içine çekildiğini iddia ediyor.
05:06Üçüncü bölüm, Necdet Özel ve Saray.
05:10Gelelim dönemin en güçlü askeri figürlerinden birine,
05:13eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e.
05:16Yazıcının anlattıklarına göre,
05:18emekli olan Necdet Özel, Saray'a başdanışman olabilmek için tam 5-10 defa geliyor.
05:23Ama bu talebi, bir türlü Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmiyor.
05:27Yazıcı diyor ki,
05:29Özel son gelişinde o kadar yalnızdı ki,
05:31onu kimse karşılamadı,
05:32benim odama geldiğinde tamamen sarsılmış, bitmiş ve tükenmiş bir haldeydi.
05:37Bir zamanların o ulaşılamaz kudretli Genelkurmay Başkanı'nın,
05:40siyasi bir red karşısında nasıl çöktüğünü gözler önüne seriyor.
05:45Ve bu anıyı o kadar dramatik bir şekilde bitiriyor ki,
05:49Necdet Özel'in o halini hatırlayarak,
05:51Allah kimseyi bu duruma düşürmesin diyor.
05:53Yazıcının bu sözleri,
05:54sarayın içindeki o sert güç dinamiklerini
05:57ve hiyerarşinin aporetleri,
05:59askeri rütbeleri bir anda nasıl da anlamsız hale ettirebildiğini göstermesi açısından,
06:03bence inanılmaz çarpıcı bir detay.
06:054. Bölüm Anayasa Mahkemesi Başkanı Planı
06:08Yazıcının yargı bağımsızlığı üzerine anlattıkları da bir o kadar sarsıcı.
06:13İddiasına göre,
06:14önemli bir devlet yemeği öncesinde
06:16Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan için çok kesin bir talimat veriliyor.
06:20Geldiğinde kimse onu karşılamayacak,
06:22kimse yüzüne bakmayacak, konuşmayacak.
06:24Tam anlamıyla bir dışlama, bir yalnızlaştırma operasyonu.
06:28Yazıcı diyor ki,
06:29ben bu kuralı çiğnemeye cesaret ettim,
06:31gittim başkanı karşıladım ve onu,
06:33o sırada yine yalnız başına oturan Necdet Özel'in yanına götürüp tanıştırdım.
06:37Ve asıl bomba o masada patlıyor.
06:40Yazıcının iddiasına göre,
06:41o masada Necdet Özel'le sohbet eden Anayasa Mahkemesi Başkanı,
06:45çok kritik bir dosya olan Uludere dosyası hakkında aynen şu ifadeyi kullanıyor.
06:50Demoklesin kılıcı gibi tepemizdeler,
06:52karar vermemizi engelliyorlar.
06:54Bakın bu çok ama çok ağır bir iddia.
06:57Yargının en tepe noktasının,
06:59doğrudan siyasi baskı altında olduğunun,
07:01eski başyaver tarafından mahkeme tutanaklarına geçirilmesi demek bu.
07:05Üzerine çok düşünülmesi gereken korkunç bir detay.
07:08Beşinci ve son bölüm Mahkemede Yüzleşme
07:11Şimdi buraya kadar hep o yüksek siyasetten,
07:14saray entrikalarından, komplo teorilerinden bahsettik.
07:17Ama unutmayalım, bu dava çok kanlı bir gecenin davası.
07:22Duruşmayı izleyen tek gazi var salonda,
07:25Necmeddin Utuş.
07:26Yazıcı sürekli kendi uğradığı haksızlıklardan bahsedince,
07:30gazi Utuş dayanamıyor ve gözyaşları içinde isyan ediyor.
07:3348 polisi öldürmek,
07:35onları diri diri yakmak zulüm değil mi?
07:37Benim arkadaşlarım diri diri yandı,
07:39biz onların küllerini gömdük diyor.
07:41İşte o an,
07:42bütün o süslü hukuki savunmaların ve siyasi manevraların çarpıp un ufak olduğu,
07:47o acımasız gerçeklik duvarı.
07:49Peki salondaki o buz gibi havada,
07:52Ali Yazıcı ne yabak veriyor dersiniz?
07:54Şöyle diyor,
07:54O insanları katledenleri Allah kahretsin.
07:57Çok ilginç değil mi?
07:58Suçlamayı doğrudan üstüne almıyor,
08:01bir adım geri çekiliyor.
08:02Hatta hızını alamayıp,
08:03gazi Utuş'tan kendi ettiği bu bedduaya amin demesini istiyor.
08:08O gerilimi,
08:09davanın psikolojik ağırlığını,
08:10o küçücük anı sıkışmış bir şekilde görebiliyorsunuz.
08:13Yazıcı savunmasını bitirirken,
08:15öyle bir şey söylüyor ki,
08:17mahkemenin ortasına adeta son bir sis bombası atıyor.
08:2015 Temmuz'un hem Cumhurbaşkanı'na hem de halka kurulmuş,
08:24devasa bir kumpas olduğunu söyledikten sonra uyarıyor.
08:27Onların planlarına göre 2026 çok kritik bir yıl.
08:31İnşallah önümüzdeki günler beni haklı çıkarmaz.
08:34Zaten yeterince karanlık ve karmaşık olan bu davanın üstüne,
08:37bir de geleceğe dair böyle korkunç bir kehanet bırakıyor.
08:40Evet, toparlamak gerekirse,
08:43havada uçuşan bu kadar çarpıcı iddia,
08:45gizlendiği söylenen raporlar ve mahkeme salonunda yankılanan o derin travma,
08:49tüm bunlar bize o mutlak gerçeğe arayışımız hakkında aslında ne anlatıyor?
08:53Bugün detaylarına indiğimiz bu inceleme,
08:55bize 15 Temmuz'un sadece tek bir geceden ibaret olmadığını,
08:59siyasetin, yargının ve ordunun birbirine geçtiği,
09:02hala cevap bekleyen yüzlerce sorunun olduğu,
09:05devasa bir yapboz olduğunu gösteriyor.
09:06Ve belli ki,
09:08bu yapbozun tüm parçalarını yerine oturtmak,
09:10yıllarımızı alacak, bitmek bilmeyen bir adalet arayışı olacak.
09:13Bugünlük incelememizin sonuna geldik.
09:15Lütfen anlatılanlar üzerine düşünmeye,
09:17sormaya ve sorgulamaya devam edin.
09:19Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
09:21Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen