Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu köşe yazısı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası üzerinden Türkiye'deki siyaset, yargı, emniyet ve medya arasındaki karmaşık ilişkileri ele almaktadır. Gazeteci Alican Uludağ'ın tutuklanmasıyla başlayan süreç, çeşitli basın mensuplarının bir gizli tanığa ait olduğu iddia edilen telefon verileri üzerinden suçlanmasına kadar uzanmaktadır. Kaynak, emniyet müdürleri ile gazeteciler arasındaki karşılıklı suçlamaları ve savcılığın bu konudaki tartışmalı kararlarını detaylandırmaktadır. Ayrıca, Halkın Kurtuluşu Partisi tarafından üst düzey devlet yetkilileri hakkında yapılan suç duyurularının ve bu süreçteki savcılık yazışmalarının dava dosyasına nasıl girdiğine dikkat çekilmektedir. Yazar, yargı süreçlerindeki usulsüzlükleri ve delil toplama yöntemlerindeki tutarsızlıkları sorgulayarak geniş çaplı bir hukuk mücadelesini tasvir etmektedir. Metin, sonuç olarak devletin farklı kademelerindeki güç savaşlarının yargı dosyalarına yansıyan gölgelerini incelemektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Her şey basit bir organize suç davasıyla başladı sanıyorduk ama öyle bir hal aldı ki Türkiye'de polis, yargı, siyaset her
00:08şey temelinden sarsıldı.
00:10Ve şunu baştan söyleyeyim bu hikayede hiçbir şey ama hiçbir şey göründüğü gibi değil.
00:15İşte bu iddialı sözler var ya bizi tam da bu karmaşık ağın yani polisleri, gazetecileri hatta hükümetin en tepesindeki isimleri
00:23içine çeken o inanılmaz suçlamalar yumağının içine sokacak.
00:27Gelin ilk düğümü birlikte çözelim.
00:30Peki her şey nerede başladı? Gelin en başa dönelim. Herkesin gözü önünde yaşanan o inanılmaz söz düellosuna.
00:38Şimdi Ayhan Bora Kaplan davasında gerçekten çok tuhaf bir şey yaşandı. Düşünün operasyonu yapan polisler bir bakıyorsunuz kendileri sanık sandalyesinde.
00:47Peki kimi suçluyorlar dersiniz? Bildik bir hedef medyayı. Ama işte o noktada gazetecilerden öyle bir cevap geldi ki davanın bütün
00:55seyri değişti.
00:56Gazeteci Halit Tuğran öyle ben yapmadım falan demedi. Hayır. Direkt karşı saldırıya geçti.
01:03Kendisini suçlayan emniyet müdürüne öyle bir meydan okudu ki bütün dengeler bir anda değişti.
01:08Resmen dedi ki durun bakalım asıl bilgiyi bize sızdıran siz değil miydiniz?
01:12İyi de bütün bu söz düellosunu, bu suçlama savaşını ateşleyen neydi? İşte her şey gizemli bir şekilde ortaya çıkan tek
01:21bir delile dayanıyor.
01:22Küçücük bir şey. Bir cep telefonu.
01:25Polisin elindeki o kilit kanıt işte bu adına buluntu telefon diyorlar ama bulunuş hikayesi hakikaten filmlere konu olacak cinsten bir
01:35avukatlık bürosunun önüne bir poşetin içinde bırakılıveriyor.
01:38Ve o telefonun içindekiler. İşte bütün bu komplo teorilerinin tam da kalbinde bu veriler var.
01:44E hal böyle olunca aklımıza şu devasa soru geliyor.
01:48Bu telefon her şeyi aydınlatan gerçek bir delil mi yoksa birilerini oyuna getirmek için özenle hazırlanmış bir nevi çakma bir
01:56telefon mu bir komplo aygıtı mı?
01:58Peki şimdi hikayede çok kilit bir isme odaklanmamız lazım. Savcıya. Neden mi? Çünkü savcının bu telefondaki verilerle ne yaptığı yani
02:07onları nasıl kullandığı bütün olayı içinden çıkılmaz bir bilmeceye çeviriyor.
02:11Ve işte akıl almaz çelişki tam da burada. Bakın aynı savcı elinde aynı telefon içinde aynı veriler bu verilere bakıp
02:20bir davada bunlar sağlam kanıt diyerek polislere karşı 100 sayfalık iddianame hazırlıyor.
02:25Sonra dönüyor başka bir soruşturmada bu sefer gazetecilerle ilgili aynı veriler için yok bundan yeterli ve inandırıcı değil deyip dosyayı
02:32kapatıyor.
02:33İnanılır gibi değil değil mi? Aynı delil nasıl hem var hem yok olabilir.
02:37İşin tuhaflığı bununla da bitmiyor. Yasal sürecin kendisine baktığımızda da gariplikler var.
02:42Mesela savcı gazeteciler hakkında bir soruşturma başlatıyor ama ortada resmi bir şikayetçi yok.
02:48Daha da ilginci dosyaya 3 tane emniyet müdürünü şikayetçi olarak yazıyor ama sonra o müdürlerden biri çıkıp benim böyle bir
02:56şikayetim olmadı haberim bile yok diyor. Nasıl yani?
02:59Fakat durun daha bitmedi. Bu buluntu telefon soruşturması devam ederken o 70 küsür klasörden oluşan dava dosyasının içinde derinlerde bir
03:09yere gömülmüş bir şey daha bulunuyor.
03:11Konuyla hiç alakası olmayan ama çok çok daha büyük bir bomba.
03:15Evet soruşturmacılar o dosyaları karıştırırken adeta bir hayaletle karşılaşıyorlar. Yıllar önce ta 2021'de yapılmış sonra da rafa kaldırılıp unutulmuş eski
03:26bir suç duyurusu bu.
03:27Halkın Kurtuluşu Partisi'nin yaptığı ve bir şekilde üstü kapatılmış bir dosya.
03:31Ama bu öyle sıradan bir suç duyurusu falan değil. Suçlanan isimlere bir bakın. Cumhurbaşkanı, eski İçişleri Bakanı, eski başbakan yani
03:41devletin zirvesi.
03:42Peki suçlamalar ne? Hafif şeyler değil, akıl alacak gibi değil, silahlı örgüt kurmak, cinayet, uyuşturucu ticareti.
03:50Şimdi sıkı durun en şaşırtıcı kısım belki de burası.
03:53Kayıtlara göre bizim davadaki savcı yani Mustafa Kaya, 2022 yılında bu eski dosyayı raftan indirip soruşturmaya çalışmış.
04:02Ama ne olmuşsa olmuş, sadece 11 gün sonra aniden emrini geri çekmiş ve dosyanın işlemsiz olarak iade edilmesini istemiş.
04:10Yani soruşturma başladığı gibi bitmiş. Peki ama neden?
04:14İşte tüm bunlar bizi cevapsız sorularla dolu bir yolda bırakıyor.
04:18Ve bu sorular doğrudan Türkiye'deki adalet sisteminin tam kalbine yöneltilmiş durumda.
04:23Şöyle bir toparlayalım o zaman elimizde ne var?
04:26Bir yanda birbirine girmiş polisler ve gazeteciler ortada nereden çıktı belli olmayan gizemli bir telefon,
04:32o telefonun delillerini bir öyle bir böyle yorumlayan bir savcı ve tüm bunların arasında bir anda gün yüzüne çıkan,
04:40devletin en tepesini hedef alan yıllanmış bir dosya, tam bir komplo içinde komplo durumu yani.
04:46Ve işte bütün bu karmaşanın ortasında akıllarda kalan o kocaman soru,
04:51cumhurbaşkanına kadar uzanan ve çoktan rafa kaldırılmış bir suç duyurusunun bir mafya davası dosyasının içinde ne işi vardı?
04:59Bu dosya oraya nasıl ve neden kondu?
05:02Belki de bu soru aslında bize gördüğümüz bütün bu olayların çok daha büyük bir oyunun sadece görünen yüzü olduğunu fısıldıyordur.
05:09Ne dersiniz?
Yorumlar

Önerilen