Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 5 hafta önce
Müyesser Yıldız’ın bu köşe yazısı, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Bora Kaplan suç örgütü davasının duruşma sürecinde yaşanan gelişmeleri kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Kaynakta, sanık avukatlarının emniyet mensuplarına yönelik husumet, yargıyı yanıltma ve usulsüz talimat iddiaları ile bu isimlere yönelttikleri çapraz sorgular detaylandırılmaktadır. Emniyet görevlileri suçlamaları reddederek yaptıkları operasyonları savunurken, sanık tarafı sahte delil üretildiği iddiasıyla redd-i hâkim talebinde bulunmuştur. Dosyada ayrıca gizli tanıklarla kurulan iletişimler, medya ile ilişkiler ve yargı sürecindeki dijital materyallere erişim tartışmaları ön plana çıkmaktadır. Belge, kolluk kuvvetleri ile sanıkların karşılıklı suçlamalarla aynı davada yargılandığı karmaşık hukuki süreci özetlemektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Şimdi sizi Türkiye'nin belki de en karmaşık, en akıl almaz hukuk dramalarından birinin içine çekeceğim.
00:06Bu öyle bir dava ki bildiğiniz her şey ama her şey tepetaklak olmuş durumda.
00:11Ve işte bütün hikayeyi başlatan o inanılmaz soru.
00:15Düşünün polisler var bir suç örgütü liderini yakalıyorlar.
00:19Peki nasıl oluyor da aynı polisler yakaladıkları o adamla birlikte sanık sandalyesine oturuyor?
00:26Akıl alır gibi değil değil mi?
00:27Hadi gelin şimdi o inanılmaz güne gidelim.
00:31Suçlayan kim, suçlanan kim, her şeyin birbirine girdiği o duruşma salonuna ve o büyük yüzleşmeye hep birlikte tanık olalım.
00:39Tamam, şimdi olay yerindeyiz.
00:41Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi.
00:44Ama hemen söyleyeyim burası sizin bildiğiniz mahkeme salonlarına hiç benzemiyor.
00:49Neden mi? Çünkü burada kimin ne tarafta olduğu hiç ama hiç belli değil.
00:52İşte davanın kalbi. O inanılmaz tablo tam da bu.
00:58Bakın bir tarafta Bora Kaplan ve örgütü var, suçlamaları belli.
01:01Diğer tarafta ise onları paketleyip adalete teslim eden polisler.
01:06Ve şimdi hepsi ama hepsi aynı davanın sanı.
01:10İnanılır gibi değil.
01:11Peki bu tuhaf atmosferde tansiyon nasıl tırmandı?
01:14Şimdi sizi o duruşmanın en can alıcı anlarına, polislerin o ateşli çapraz sorgusuna götürüyorum.
01:21Hazır mısınız?
01:22Düşünün, Kaplan'ın avukatı ayağa karkıyor ve dönemin emniyet müdürü Şevket Demircan'a bakıyor.
01:29Olay anında söylendiği iddia edilen o emri yüzünü okuyor.
01:33Yere yatırın, ters kelepçe yapın, kafasını ezin.
01:37Ve soruyor, bu emrin arkasında kişisel bir düşmanlık mı vardı?
01:42Ama durun, bu sadece başlangıçtı.
01:45Asıl fırtına Demircan'ın kendi telefonundan çıktığı iddia edilen WhatsApp mesajlarıyla koptu.
01:52Peş peşe yüzlerce soru, adeta bir soru bombardımanıydı bu.
01:56İşte bu sorularla birlikte savunmanın stratejisi de netleşiyor.
02:00Ne yapmaya çalışıyorlar?
02:01Polisi, medyayı, yargıyı ve hatta siyaseti hedef alan büyük bir komplonun beyni gibi göstermeye.
02:09Peki Demircan ne yaptı?
02:11Bu akıl almaz iddialar karşısında tek bir kelime etmedi.
02:14Tam bir sessizlik.
02:16Tamam, şimdi madalyonun diğer yüzünü çevirelim.
02:19Çünkü polislerin ve avukatlarının anlattığı hikaye o kadar farklı ki,
02:23onların da bu suçlamalara karşı çok ama çok çarpıcı bir cevabı var.
02:28Polisler diyor ki, bu bir komplo davası falan değil.
02:31Bu, bizim çok güçlü, çok tehlikeli bir suç anı çökerttiğimiz için,
02:37bizden intikam almak amacıyla kurgulanmış bir operasyondur.
02:42Savunmalarına göre karşılarındaki yapı öyle sıradan bir çete değil.
02:46Onu bir ahtapota benzetiyorlar.
02:48Öyle bir ahtapot ki, kolları medyaya, yargıya, hatta siyasete kadar uzanıyor.
02:54Ve iddialarını öyle bir noktaya taşıyorlar ki, avukatları diyor ki, bu, susurluktan 10 kat daha büyük bir skandal.
03:02Hatırlarsınız, susurluk, Türkiye'de devlet, polis, mafya üçgenindeki kirli ilişkileri ortaya döken dev bir olaydı.
03:09Yani aslında şunu demeye getiriyorlar,
03:11Biz bir suç örgütünü değil, devletin en derinlerine sızmış bir yapıyı çökerttik ve şimdi bunun bedelini ödüyoruz.
03:18Şimdi elimizde ne var?
03:20Birbirine tamamen zıt iki hikaye.
03:22İşte bu noktada, duruşmadaki kavga, delillerden çıkıp bambaşka bir alana kaydı.
03:28Hedefte artık kim vardı biliyor musunuz?
03:30Davanın hakemi, yani mahkeme başkanı.
03:32Her şeyin kilitlendiği nokta şu oldu.
03:35Kaplan'ın avukatları, ısrarla polislerin telefonlarındaki dijital kanıtların incelenmesini istedi.
03:41Gerçek orada dediler.
03:43Ama mahkeme bu talebi bir türlü kabul etmedi.
03:46İşte bu red kararı, onları çok sert bir hamle yapmaya zorladı.
03:50Hukuki bir bomba patlattılar desek yeridir.
03:54Reddi hakim talebinde bulundular.
03:56Bu ne demek?
03:57Kısacası, sayın hakim, siz artık bu davada tarafsız değilsiniz.
04:01O yüzden lütfen bu davadan çekilin, demek.
04:04Peki, gerekçeleri neydi?
04:06Aslında oldukça basit.
04:08Diyorlar ki, mahkeme bize bu dijital delilleri inceleyeceğine dair söz vermişti.
04:13Ama şimdi ne inceliyor, ne de bizim incelememize izin veriyor.
04:17Onlara göre bu tavır, aslında biz kararımızı çoktan verdik, boşuna uğraşmayın, demekti.
04:23Bu yüzden de hakimin tarafsızlığına gölge düştüğünü söylediler.
04:27Peki, bu radikal hamle işe yaradı mı?
04:30Hayır.
04:31Savcı, bunun davayı uzatmaya yönelik bir taktik olduğunu söyledi ve mahkemede bu talebi reddetti.
04:37Yani kaplan tarafı için hakim savaşı kaybedilmişti.
04:41Duruşma aynı heyetle devam edecekti.
04:44Peki, tüm bu olan biten, bu karşılıklı suçlamalar, reddedilen talepler, bütün bunlar bizi nereye getiriyor?
04:51Açıkçası tam bir çıkmaz sokağa.
04:53Kilitlenme iyice derinleşti.
04:55Bu sefer bir yer sanık polis Ufuk Gültekin'de çıktı, o da dijital delillerle ilgili soruları yanıtsız bıraktı.
05:02İşte o an, kaplanın avukatının sabrı taştı ve adeta isyan etti.
05:06Biz hiçbir delile ulaşamıyoruz.
05:08Böyle yargılama mı olur?
05:10Günün sonunda elimizde ne var?
05:12Birbiriyle asla uzlaşamayacak üç farklı tablo.
05:16Bir yanda polis bize komplo kurdu diyen kaplan tarafı.
05:19Diğer yanda biz dev bir ahtapotu çökerttik, bu yüzden hedefteyiz diyen polisler.
05:24Ve tüm bu kaosun tam ortasında, bir şekilde düzeni sağlamaya çalışan bir mahkeme heyeti.
05:29Yani sadece bir günlük duruşma bile bize cevaplardan çok daha fazla soru bırakıyor.
05:35Suçlayanla suçlananın bu kadar birbirine karıştığı, kanıtların bu denli havada uçuştuğu bir davada adalet nasıl tecelli edecek?
05:42İşte bu soru, sadece bu davanın değil, aslında tüm sistemin ne kadar zorlu bir sınavdan geçtiğini hepimize gösteriyor.
Yorumlar

Önerilen