Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Yargılanmakta olan Bora Kaplan, mahkeme savunmasında emniyet mensuplarının kendisine yönelik bir kumpas kurduğunu ve delil teşkil eden bazı telefon kayıtlarının sahte içeriklerle üretildiğini iddia etmektedir. Kaplan, operasyonu yöneten polislerin suç örgütü üyeleriyle iş birliği yaparak tanık ifadelerini yönlendirdiğini ve yargı sürecini manipüle ettiklerini öne sürmektedir. Savunma boyunca, davanın gizli tanığı Serdar Sertçelik ile emniyet yetkilileri arasındaki ilişkinin hukuka aykırı olduğunu ve dijital verilerin polisleri kurtarmak amacıyla kurgulandığını savunmaktadır. Özellikle "buluntu telefon" olarak adlandırılan cihazın akıbeti ve içeriği üzerine yoğunlaşan sanık, davanın siyasi figürleri hedef almak için bir basamak olarak kullanıldığını dile getirmektedir. Mahkeme sürecindeki bu beyanlar, kolluk kuvvetlerinin görevini kötüye kullandığı ve adli sürece müdahale edildiği iddiaları ekseninde şekillenmektedir. Toplamda 76 sanığın yargılandığı bu karmaşık davada, delillerin güvenilirliği ve emniyet içerisindeki usulsüz yapılanma iddiaları temel tartışma konusunu oluşturmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugün Ankara'da görülen sadece yargıyı değil, siyaset dünyasını da derinden sarsan o devasa davayı,
00:08Bora Kaplan davasını masaya yatırıyoruz, karşımızda öyle sıradan bir yargılama yok.
00:12Merkezinde tek bir fiziksel objenin, bir buluntu telefonun olduğu iddiaların, karşı iddiaların ve inanılmaz bir ağın örüldüğü dev bir mahkeme
00:22salonu draması var.
00:23Mahkeme tutanaklarına ve tarafların beyanlarına doğrudan sadık kalarak bu karmaşık düğümü hep birlikte çözeceğiz.
00:30Peki bu karmaşık ağı nasıl çözeceğiz? Adım adım ilerleyeceğiz.
00:34Önce o meşhur buluntu telefon gizemiyle başlıyoruz.
00:37Sonra gözaltı sürecindeki tuhaf aracıyı, polislere yönelik ağır suçlamaları, siyasi günah keçisi iddialarını ve en son da mahkeme salonundaki o
00:46kilitlenmeyi konuşacağız.
00:48Amacımız tamamen tarafsız bir şekilde mahkemede tam olarak neler yaşandığını önünüze sermek.
00:541. Bölüm Buluntu Telefon Gizemi Davanın Tam Merkezindeki O Kilit Delil
00:59İşe davanın en kritik ismiyle başlayalım.
01:02M7 kodlu güzlü tanık, hepimizin duyduğu o isim Serdar Sertçelik.
01:06Kıyamet tam olarak burada kopuyor.
01:08İddia makamı diyor ki, merkezdeki ihtilaflı delillerin olduğu telefon Sertçeli'ye ait.
01:13Ama Bora Kaplan, mahkemede kelimenin tam anlamıyla bomba bir iddia ortaya atıyor.
01:18Diyor ki, bu telefon baştan aşağı sahte.
01:20Sırf kendisine operasyon yapan polisleri aklamak için sonradan kurgulandı,
01:25hatta işi daha da ileri götürüp, bu davanın sonucu bile beklenmeden o polislere beraat kararı verildiğini söylüyor.
01:31İnanılmaz değil mi?
01:32Şimdi size Kaplan'ın bu sahtecilik iddiasını nasıl temellendirdiğini göstereyim.
01:37Ortada bir fotoğraf var.
01:39Avukat Cengiz Haliç'in gazetecilere yaymaları için yolladığı iddia edilen ifadenin fotoğrafı.
01:44Bir de ne görelim, aynı fotoğraf eski kom şube müdürü Şevket Demircan'ın telefonundan da çıkıyor.
01:50Arka planına, zeminine kadar tıp atıp aynı.
01:53Kaplan da haklı olarak mahkemede soruyor,
01:55Eğer Cengiz Haliç bunu Serdar Sertçeli'ye attıysa, Şevket Demircan'ın telefonundan nasıl çıkıyor?
02:01Kim kime gönderdi bunu?
02:02Bakın bu ufacık karşılaştırma bile delillerin elden ele nasıl dolaştığı konusunda kafalarda devasa soru işaretleri yaratıyor.
02:09Tabii Kaplan savunmasında sadece teknik konuşmuyor, oldukça vurucu çıkışlar da yapıyor.
02:14Telefondaki mesajların gerçek hayattaki olaylara sonradan uydurulduğunu anlatmak için mahkemede aynen şöyle diyor.
02:20Serdar Sertçelik, Trumpçığım İran'ı bombalasa diye yazmış ve iki gün sonra Trump İran'ı bombalamış olsa Serdar yaptırdı mı
02:27diyeceğiz?
02:27Yani adamların davadaki gelişmeleri alıp mesajları ona göre sonradan yazdıklarını iddia ediyor.
02:33Hatta bu sözler üzerine mahkeme başkanının araya girip uluslararası işlere girme diyerek uyarıda bulunması da içerideki tansiyonun ne kadar yüksek
02:40olduğunu bize çok net özetliyor.
02:42Gelelim ikinci bölüme.
02:44Gözaltındaki aracı ve o şüpheli olaylar zinciri.
02:47Şimdi Kaplan'ın kendi anlattığı şekliyle şu gözaltı sürecini bir gözümüzle canlandıralım.
02:53Birinci ve ikinci gün.
02:54Eski Ankara Emniyet Müdürü Yardımcısı Murat Çelik ile Avukat Cengiz Haliç arasında ilginç bir bağ kuruluyor.
03:00Kaplan'a gelip Cengiz Haliç bir büyüğümüz yanında seninle telefonla görüşecek diyorlar.
03:05Buradaki en kritik detay ne biliyor musunuz?
03:08Kaplan'ın iddiasına göre yapılan ilk görüşme bilerek kayda alınmıyor.
03:12Neden?
03:12Çünkü işin içinde tehditler ve telkinler var.
03:15İkinci görüşme ise kayda alınıyor ama o da Murat Çelik'in tehditleri duyulmasın diye resmen kırpılıyor.
03:21Peki o kayda alınmayan görüşmede ne konuşuldu derseniz Kaplan diyor ki Avukat Cengiz Haliç ona tam olarak şu cümleyi kurdu.
03:29Onlara yardımcı ol onlar da sana yardımcı olacak.
03:32Düşünsenize bir nezarethhanedesiniz ve size bu söyleniyor.
03:36Bu düpedüz bir yönlendirme bir baskı unsuru değil de nedir?
03:40Kaplan da bunu mahkemeye sunarken aynen bu hissi veriyor.
03:42Üstelik Haliç'in kendi paçasını kurtarmak için korkutulduğunu ve sağdan soldan yalan yanlış bilgiler topladığını da ekliyor.
03:50Üçüncü bölüme geçiyoruz.
03:51Polislere yönelik iddialar.
03:52O meşhur baskı ve şahsi ajanda suçlamaları.
03:56Bakın Kaplan'ın emniyet görevlileri hakkında ortaya attığı iddialar hiç de yenilir yutulur cinsten değil.
04:01Düşünün devlete ait emniyet kurumunun adeta özel bir güvenlik şirketine çevrildiğini söylüyor.
04:07Kendi lehlerine haber yapan gözetecilere özel koruma bile tahsis etmişler iddiaya göre.
04:12Daha bitmedi.
04:13Davanın diğer sanıklarından Yahya Ersoy ve Alper Tansu'ya
04:17eğer aleyhte ifade vermezseniz sizi de gözaltına alırız diye açıkça şantaj yapıldığını ileri sürüyor.
04:23İş o noktaya geliyor ki mahkeme başkanı dayanamayıp yine araya giriyor ve
04:27koruma meselesini falan geç sen kendi savunmanı yap diye çıkışmak zorunda kalıyor.
04:32Geldik dördüncü bölüme.
04:34Siyasi günah keçisi iddiaları.
04:36Yani işin içine devlet görevlilerinin dahil olduğu o kısım.
04:40Şimdi herkesin aklındaki o meşhur soru.
04:42Neden Bora Kaplan?
04:44Savcı da aynen bunu soruyor.
04:45Neden basamak olarak sen seçildin diyor.
04:48Kaplan'ın cevabı çok ilginç.
04:49Konuyu ta 15 Temmuz gecesine TRT binasına gittiği o güne getiriyor.
04:54Bakan Bey de oradaydı ben de oradaydım diyor.
04:56Ve fotoğraflarının eski iç işleri bakanı Süleyman Soylu
04:59ve Cumhurbaşkanı ile yan yana konularak bilerek hedef gösterildiğini savunuyor.
05:03Aslında Süleyman Soylu ile hayatında sadece iki kez görüştüğünü
05:06hiçbir samimiyetleri olmadığını bastıra bastıra söylüyor.
05:09Yani özetle asıl hedef o dönemin bürokratlarıydı
05:13beni de onlara ulaşmak için resmen bir basamak olarak kullandılar demek istiyor.
05:17İşin siyasi boyutu sadece bununla kalmıyor
05:19MHP lideri Devlet Bahçeli'ye kadar uzanıyor.
05:22Hani o buluntu telefon diyoruz ya
05:24işte o telefondaki mesajlara göre
05:26polisleri darbeci olarak suçlayan
05:28o meşhur parti grubu konuşmasının arkasında
05:31bizzat sanıklar varmış.
05:33Kaplan mahkemede bunu kesin bir dille
05:35hatta biraz da isyan ederek reddediyor.
05:37Biz kimiz ki devlet büyüğümüz
05:39sayın Devlet Bahçeli'ye böyle bir şey söyletelim diyor.
05:42Yani mealen bizim çapımız ne ki
05:44koca ülkenin siyasetini dizayn edelim
05:46böyle devasa bir manipülasyon yapalım diyerek
05:49kendini ve diğer sanıkları
05:51bu iddianın dışında tutmaya çalışıyor.
05:53Ve beşinci son bölümümüz
05:55mahkeme salonundaki çıkmaz.
05:57Artık işin içine duyguların,
05:59fiziksel delil tartışmalarının
06:00ve hakimin o çarpıcı son sözünün girdiği yer.
06:03Savcı sorularını arttırdıkça
06:05kaplanın ses tonunun
06:06o sakin, savunan halinin
06:08birden bir değiştiğini hissediyorsunuz.
06:10Savcı peki Süleyman Soylu dönemi
06:12ekibi hakkında neden hiç şikayetçi olmadın
06:15diye sorunca
06:15kaplandan kelimenin tam anlamıyla
06:18bir patlama geliyor.
06:18Hayatımı bitirdiler,
06:21malıma mülküme el koydular,
06:22karım kanser oldu.
06:23Düşünebiliyor musunuz?
06:25Bu artık hukuki bir savunmadan çıkıp
06:27savcı Mustafa Kaya'nın
06:28ifadelerle oynadığını,
06:30kendisine kumpas kurulduğunu düşünen,
06:32her şeyini kaybettiğini haykıran
06:34bir adamın çığlığına dönüşüyor tutanaklarda.
06:37Şimdi derin bir nefes alalım
06:38ve en başa dönelim.
06:39Hepimizin kendine sorması gereken
06:41çok basit ama bir o kadar da
06:43devasa bir soru var.
06:44Bu fiziksel buluntu telefon
06:46şu an tam olarak nerede?
06:47Bırakın siyasi iddiaları,
06:49kırpılmış ses kayıtlarını,
06:51baskıları falan bir kenara,
06:53tüm bu koskoca davanın
06:5476 sanıklı bu iddianamenin
06:56üzerine kurulduğu o cihaz nerede?
06:58Kasada mı saklanıyor?
07:00Adliye emanet mi etti?
07:01Sıkı durun.
07:02Çünkü işin en tuhaf yanı burası.
07:04Sanık avukatlarından duran göçer
07:06öyle bir teknik detay yakalıyor ki
07:08davanın bütün seyri değişebilir.
07:11Jandarma bir rapor hazırlamış değil mi?
07:13Ama o da ne?
07:13Rapor telefonun kendisi incelenerek değil,
07:16içindeki verilerin olduğu söylenen
07:18bir flash bellek üzerinden hazırlanmış.
07:21Telefon fiziksel olarak hiç incelenmemiş bile.
07:24Avukat göçer haklı olarak isyan ediyor.
07:26Bu telefon nerede?
07:27Fiziki incelemeye gidecek mi,
07:29gitmeyecek mi diye soruyor.
07:30Düşünsenize,
07:31hukukta deli zinciri koptu mu
07:33davanın temeli çöker.
07:34Ve savunma tam olarak
07:35burada zincir yok ki kopsun
07:38demeye getiriyor.
07:39Bütün bu itirazların üzerine
07:41mahkeme salonundaki gerilim
07:42tahmin edebileceğiniz gibi
07:44zirve yapıyor.
07:45Avukatın bu son derece
07:46haklı ve teknik isyanına karşılık
07:48mahkeme başkanı çıkıp
07:50aynen şu cümleyi kuruyor.
07:52Sizin manipülasyonla oluşturduğunuz telefon
07:54orijinal çıktı daha ne istiyorsunuz?
07:57İnanılmaz gerçekten.
07:58Savunma tarafı yırtınıyor,
08:00telefonu fiziksel olarak görmedik,
08:02incelemedik diyor.
08:03Mahkeme heyeti ise
08:04çoktan eldeki verilerin doğruluğuna inanmış,
08:06konuyu kapatmış gibi görünüyor.
08:08Peki ama bu durumda
08:09adaletin terazisi nasıl dengede duracak?
08:12Gözle görülmeyen,
08:13elle tutulmayan bir dirilin yarattığı
08:15bu devasa enkazın içinde
08:16gerçeği tam olarak nasıl bulacağız?
08:19Sizce bu davanın sonu nereye varır?
08:21Bu soruları düşünmeniz için
08:22sizi onlarla baş başa bırakıyorum.
08:24Bir sonraki açıklayıcı analizimizde
08:26görüşmek üzere.
08:27Merak etmeye ve gerçeği
08:28sorgulamaya devam edin.
Yorumlar

Önerilen