00:00Herkese merhaba, bugün Ankara'da görülen sadece yargıyı değil, siyaset dünyasını da derinden sarsan o devasa davayı,
00:08Bora Kaplan davasını masaya yatırıyoruz, karşımızda öyle sıradan bir yargılama yok.
00:12Merkezinde tek bir fiziksel objenin, bir buluntu telefonun olduğu iddiaların, karşı iddiaların ve inanılmaz bir ağın örüldüğü dev bir mahkeme
00:22salonu draması var.
00:23Mahkeme tutanaklarına ve tarafların beyanlarına doğrudan sadık kalarak bu karmaşık düğümü hep birlikte çözeceğiz.
00:30Peki bu karmaşık ağı nasıl çözeceğiz? Adım adım ilerleyeceğiz.
00:34Önce o meşhur buluntu telefon gizemiyle başlıyoruz.
00:37Sonra gözaltı sürecindeki tuhaf aracıyı, polislere yönelik ağır suçlamaları, siyasi günah keçisi iddialarını ve en son da mahkeme salonundaki o
00:46kilitlenmeyi konuşacağız.
00:48Amacımız tamamen tarafsız bir şekilde mahkemede tam olarak neler yaşandığını önünüze sermek.
00:541. Bölüm Buluntu Telefon Gizemi Davanın Tam Merkezindeki O Kilit Delil
00:59İşe davanın en kritik ismiyle başlayalım.
01:02M7 kodlu güzlü tanık, hepimizin duyduğu o isim Serdar Sertçelik.
01:06Kıyamet tam olarak burada kopuyor.
01:08İddia makamı diyor ki, merkezdeki ihtilaflı delillerin olduğu telefon Sertçeli'ye ait.
01:13Ama Bora Kaplan, mahkemede kelimenin tam anlamıyla bomba bir iddia ortaya atıyor.
01:18Diyor ki, bu telefon baştan aşağı sahte.
01:20Sırf kendisine operasyon yapan polisleri aklamak için sonradan kurgulandı,
01:25hatta işi daha da ileri götürüp, bu davanın sonucu bile beklenmeden o polislere beraat kararı verildiğini söylüyor.
01:31İnanılmaz değil mi?
01:32Şimdi size Kaplan'ın bu sahtecilik iddiasını nasıl temellendirdiğini göstereyim.
01:37Ortada bir fotoğraf var.
01:39Avukat Cengiz Haliç'in gazetecilere yaymaları için yolladığı iddia edilen ifadenin fotoğrafı.
01:44Bir de ne görelim, aynı fotoğraf eski kom şube müdürü Şevket Demircan'ın telefonundan da çıkıyor.
01:50Arka planına, zeminine kadar tıp atıp aynı.
01:53Kaplan da haklı olarak mahkemede soruyor,
01:55Eğer Cengiz Haliç bunu Serdar Sertçeli'ye attıysa, Şevket Demircan'ın telefonundan nasıl çıkıyor?
02:01Kim kime gönderdi bunu?
02:02Bakın bu ufacık karşılaştırma bile delillerin elden ele nasıl dolaştığı konusunda kafalarda devasa soru işaretleri yaratıyor.
02:09Tabii Kaplan savunmasında sadece teknik konuşmuyor, oldukça vurucu çıkışlar da yapıyor.
02:14Telefondaki mesajların gerçek hayattaki olaylara sonradan uydurulduğunu anlatmak için mahkemede aynen şöyle diyor.
02:20Serdar Sertçelik, Trumpçığım İran'ı bombalasa diye yazmış ve iki gün sonra Trump İran'ı bombalamış olsa Serdar yaptırdı mı
02:27diyeceğiz?
02:27Yani adamların davadaki gelişmeleri alıp mesajları ona göre sonradan yazdıklarını iddia ediyor.
02:33Hatta bu sözler üzerine mahkeme başkanının araya girip uluslararası işlere girme diyerek uyarıda bulunması da içerideki tansiyonun ne kadar yüksek
02:40olduğunu bize çok net özetliyor.
02:42Gelelim ikinci bölüme.
02:44Gözaltındaki aracı ve o şüpheli olaylar zinciri.
02:47Şimdi Kaplan'ın kendi anlattığı şekliyle şu gözaltı sürecini bir gözümüzle canlandıralım.
02:53Birinci ve ikinci gün.
02:54Eski Ankara Emniyet Müdürü Yardımcısı Murat Çelik ile Avukat Cengiz Haliç arasında ilginç bir bağ kuruluyor.
03:00Kaplan'a gelip Cengiz Haliç bir büyüğümüz yanında seninle telefonla görüşecek diyorlar.
03:05Buradaki en kritik detay ne biliyor musunuz?
03:08Kaplan'ın iddiasına göre yapılan ilk görüşme bilerek kayda alınmıyor.
03:12Neden?
03:12Çünkü işin içinde tehditler ve telkinler var.
03:15İkinci görüşme ise kayda alınıyor ama o da Murat Çelik'in tehditleri duyulmasın diye resmen kırpılıyor.
03:21Peki o kayda alınmayan görüşmede ne konuşuldu derseniz Kaplan diyor ki Avukat Cengiz Haliç ona tam olarak şu cümleyi kurdu.
03:29Onlara yardımcı ol onlar da sana yardımcı olacak.
03:32Düşünsenize bir nezarethhanedesiniz ve size bu söyleniyor.
03:36Bu düpedüz bir yönlendirme bir baskı unsuru değil de nedir?
03:40Kaplan da bunu mahkemeye sunarken aynen bu hissi veriyor.
03:42Üstelik Haliç'in kendi paçasını kurtarmak için korkutulduğunu ve sağdan soldan yalan yanlış bilgiler topladığını da ekliyor.
03:50Üçüncü bölüme geçiyoruz.
03:51Polislere yönelik iddialar.
03:52O meşhur baskı ve şahsi ajanda suçlamaları.
03:56Bakın Kaplan'ın emniyet görevlileri hakkında ortaya attığı iddialar hiç de yenilir yutulur cinsten değil.
04:01Düşünün devlete ait emniyet kurumunun adeta özel bir güvenlik şirketine çevrildiğini söylüyor.
04:07Kendi lehlerine haber yapan gözetecilere özel koruma bile tahsis etmişler iddiaya göre.
04:12Daha bitmedi.
04:13Davanın diğer sanıklarından Yahya Ersoy ve Alper Tansu'ya
04:17eğer aleyhte ifade vermezseniz sizi de gözaltına alırız diye açıkça şantaj yapıldığını ileri sürüyor.
04:23İş o noktaya geliyor ki mahkeme başkanı dayanamayıp yine araya giriyor ve
04:27koruma meselesini falan geç sen kendi savunmanı yap diye çıkışmak zorunda kalıyor.
04:32Geldik dördüncü bölüme.
04:34Siyasi günah keçisi iddiaları.
04:36Yani işin içine devlet görevlilerinin dahil olduğu o kısım.
04:40Şimdi herkesin aklındaki o meşhur soru.
04:42Neden Bora Kaplan?
04:44Savcı da aynen bunu soruyor.
04:45Neden basamak olarak sen seçildin diyor.
04:48Kaplan'ın cevabı çok ilginç.
04:49Konuyu ta 15 Temmuz gecesine TRT binasına gittiği o güne getiriyor.
04:54Bakan Bey de oradaydı ben de oradaydım diyor.
04:56Ve fotoğraflarının eski iç işleri bakanı Süleyman Soylu
04:59ve Cumhurbaşkanı ile yan yana konularak bilerek hedef gösterildiğini savunuyor.
05:03Aslında Süleyman Soylu ile hayatında sadece iki kez görüştüğünü
05:06hiçbir samimiyetleri olmadığını bastıra bastıra söylüyor.
05:09Yani özetle asıl hedef o dönemin bürokratlarıydı
05:13beni de onlara ulaşmak için resmen bir basamak olarak kullandılar demek istiyor.
05:17İşin siyasi boyutu sadece bununla kalmıyor
05:19MHP lideri Devlet Bahçeli'ye kadar uzanıyor.
05:22Hani o buluntu telefon diyoruz ya
05:24işte o telefondaki mesajlara göre
05:26polisleri darbeci olarak suçlayan
05:28o meşhur parti grubu konuşmasının arkasında
05:31bizzat sanıklar varmış.
05:33Kaplan mahkemede bunu kesin bir dille
05:35hatta biraz da isyan ederek reddediyor.
05:37Biz kimiz ki devlet büyüğümüz
05:39sayın Devlet Bahçeli'ye böyle bir şey söyletelim diyor.
05:42Yani mealen bizim çapımız ne ki
05:44koca ülkenin siyasetini dizayn edelim
05:46böyle devasa bir manipülasyon yapalım diyerek
05:49kendini ve diğer sanıkları
05:51bu iddianın dışında tutmaya çalışıyor.
05:53Ve beşinci son bölümümüz
05:55mahkeme salonundaki çıkmaz.
05:57Artık işin içine duyguların,
05:59fiziksel delil tartışmalarının
06:00ve hakimin o çarpıcı son sözünün girdiği yer.
06:03Savcı sorularını arttırdıkça
06:05kaplanın ses tonunun
06:06o sakin, savunan halinin
06:08birden bir değiştiğini hissediyorsunuz.
06:10Savcı peki Süleyman Soylu dönemi
06:12ekibi hakkında neden hiç şikayetçi olmadın
06:15diye sorunca
06:15kaplandan kelimenin tam anlamıyla
06:18bir patlama geliyor.
06:18Hayatımı bitirdiler,
06:21malıma mülküme el koydular,
06:22karım kanser oldu.
06:23Düşünebiliyor musunuz?
06:25Bu artık hukuki bir savunmadan çıkıp
06:27savcı Mustafa Kaya'nın
06:28ifadelerle oynadığını,
06:30kendisine kumpas kurulduğunu düşünen,
06:32her şeyini kaybettiğini haykıran
06:34bir adamın çığlığına dönüşüyor tutanaklarda.
06:37Şimdi derin bir nefes alalım
06:38ve en başa dönelim.
06:39Hepimizin kendine sorması gereken
06:41çok basit ama bir o kadar da
06:43devasa bir soru var.
06:44Bu fiziksel buluntu telefon
06:46şu an tam olarak nerede?
06:47Bırakın siyasi iddiaları,
06:49kırpılmış ses kayıtlarını,
06:51baskıları falan bir kenara,
06:53tüm bu koskoca davanın
06:5476 sanıklı bu iddianamenin
06:56üzerine kurulduğu o cihaz nerede?
06:58Kasada mı saklanıyor?
07:00Adliye emanet mi etti?
07:01Sıkı durun.
07:02Çünkü işin en tuhaf yanı burası.
07:04Sanık avukatlarından duran göçer
07:06öyle bir teknik detay yakalıyor ki
07:08davanın bütün seyri değişebilir.
07:11Jandarma bir rapor hazırlamış değil mi?
07:13Ama o da ne?
07:13Rapor telefonun kendisi incelenerek değil,
07:16içindeki verilerin olduğu söylenen
07:18bir flash bellek üzerinden hazırlanmış.
07:21Telefon fiziksel olarak hiç incelenmemiş bile.
07:24Avukat göçer haklı olarak isyan ediyor.
07:26Bu telefon nerede?
07:27Fiziki incelemeye gidecek mi,
07:29gitmeyecek mi diye soruyor.
07:30Düşünsenize,
07:31hukukta deli zinciri koptu mu
07:33davanın temeli çöker.
07:34Ve savunma tam olarak
07:35burada zincir yok ki kopsun
07:38demeye getiriyor.
07:39Bütün bu itirazların üzerine
07:41mahkeme salonundaki gerilim
07:42tahmin edebileceğiniz gibi
07:44zirve yapıyor.
07:45Avukatın bu son derece
07:46haklı ve teknik isyanına karşılık
07:48mahkeme başkanı çıkıp
07:50aynen şu cümleyi kuruyor.
07:52Sizin manipülasyonla oluşturduğunuz telefon
07:54orijinal çıktı daha ne istiyorsunuz?
07:57İnanılmaz gerçekten.
07:58Savunma tarafı yırtınıyor,
08:00telefonu fiziksel olarak görmedik,
08:02incelemedik diyor.
08:03Mahkeme heyeti ise
08:04çoktan eldeki verilerin doğruluğuna inanmış,
08:06konuyu kapatmış gibi görünüyor.
08:08Peki ama bu durumda
08:09adaletin terazisi nasıl dengede duracak?
08:12Gözle görülmeyen,
08:13elle tutulmayan bir dirilin yarattığı
08:15bu devasa enkazın içinde
08:16gerçeği tam olarak nasıl bulacağız?
08:19Sizce bu davanın sonu nereye varır?
08:21Bu soruları düşünmeniz için
08:22sizi onlarla baş başa bırakıyorum.
08:24Bir sonraki açıklayıcı analizimizde
08:26görüşmek üzere.
08:27Merak etmeye ve gerçeği
08:28sorgulamaya devam edin.
Yorumlar