00:00Merhaba, bugünkü dosya incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün masamızda gerçekten inanılmaz karmaşık,
00:06hani tansiyonun bir an olsun düşmediği şu meşhur Ayhan Bora Kaplan davası var.
00:11Ve özellikle de o buluntu telefon gizemi,
00:14bakın bu dava hepimiz için önemli,
00:16çünkü mesele sadece yeraltı dünyası değil,
00:18emniyet, yargı ve siyaset üçgenindeki o derin iddiaları,
00:22hukukun nasıl işlediğini doğrudan ilgilendiriyor.
00:25Doğrudan mahkeme tutanaklarına, avukat beyanlarına
00:28ve salondaki o sarsıcı ifadelere bakarak
00:30bu devasa düğümü adım adım çözeceğiz.
00:33Hazırsanız lafı hiç uzatmadan doğrudan mahkeme salonunun ortasına gidelim.
00:37Olayın tam merkezine gizli tanık M.Y.D.'nin,
00:41yani Serdar Sertçelik'in duruşmadaki o patlayıcı sorusuyla
00:44kelimenin tam anlamıyla bodoslama dalıyoruz.
00:47Ben istihbarat başkanı mıyım, diyor Sertçelik.
00:50İşte bu tek cümlelik isyan,
00:52aslında o sahte delil iddialarının, gizemli yazışmaların
00:55ve tüm bu davanın kalbindeki en büyük çelişkinin fitilini ateşliyor.
00:59Hemen ilk bölümümüze gizli tanık M.Y.D.'nin savunmasına bir bakalım.
01:04Şimdi, Sertçelik'in temel tezi şu,
01:07diyor ki birileri ortaya gizemli bir buluntu telefon atıyor
01:10ve bunun üzerinden tamamen sahte mesajlar üreterek
01:13inanılmaz bir siyasi hesaplaşmaya girişiyor.
01:16Sertçelik, bu telefonun kesinlikle kendisine ait olmadığını,
01:20siyasileri ve devlet adamlarını tuzağa düşürmek için
01:22özel olarak kurgulanıp dosyaya eklendiğini çok açık bir dille iddia ediyor.
01:27İşin asıl çılgınca kısmı,
01:29yani bu sahte olduğu iddia edilen mesajların hedeflerine bakar mısınız?
01:32Hiç de sıradan isimler değil bunlar.
01:35Sertçelik, bu kumpasın MHP lideri Devlet Bahçeli'nin
01:38polisleri yönelik bir konuşmasının intikamını almak için tasarlandığını öne sürüyor.
01:42Hatta düşünün, daha önceki hiçbir konuşmada adı dahi geçmeyen
01:45eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın isminin bile
01:48bu yazışmalarla aniden listeye eklendiğini söylüyor.
01:51Tabii sadece siyasiler değil,
01:52spesifik olarak FETÖ haberleri yapan gazeteciler
01:55ve bazı yargı mensupları da bu çembere dahil edilmiş.
01:58Gelelim ikinci bölüme.
01:59Buluntu telefon ve şu meşhur kumpas iddiaları.
02:02Burası gerkekten davanın kilit noktası.
02:05Savunmanın çürüttüğü o devasa mantık hatası tam olarak şu.
02:08Bir yanda, bu buluntu telefondan belirli tarihlerde atıldığı iddia edilen mesajlar var.
02:12Ama diğer yanda kapı gibi bir gerçek var.
02:15Sertçelik o mesajların atıldığı saniye Macaristan'da bir hapishane hücresinde kilitli.
02:19Üstelik Macar yetkililer,
02:20adamın o tarihlerde cep telefonuna erişiminin tam anlamıyla sıfır olduğunu resmi olarak doğrulamış.
02:26Yani fiziksel olarak imkansız bir durumdan bahsediyoruz.
02:29Ve dahası da var.
02:30Sertçelik, kendi adıyla devletin en tepe kurumlarına gönderilmiş
02:34tam 14 sayfalık bir e-postayı işaret ediyor.
02:36Az önce duyduğumuz o, ben istihbarat başkanı mıyım çıkışının sebebi de tam olarak bu e-posta.
02:42Savunmaya göre bu kadar spesifik ve inanılmaz detaylar barındıran istihbarat bilgilerini
02:48sıradan birinin bilmesi imkansız.
02:50Yani bunu ancak en üst düzey emniyet veya istihbarat yetkilileri kurgulayabilirdi diyorlar.
02:55Üçüncü bölümümüz, duruşma salonunda yükselen tansiyon.
02:59Salondaki o gerilimi hayal edin.
03:01Savunma tarafı, savcı Mustafa Kaya'yı resmen açıkça taraf tutmakla suçladığında
03:05ortam kelimenin tam anlamıyla buz kesti.
03:07Neden mi?
03:08Çünkü avukatlar, savcının sanık kürsüsündeki polis memurlarına
03:12sayın müdürler diye hitap ettiğini iddia ettiler.
03:15Bu hitap, salonda adeta pimi çekilmiş bir bomba etkisi yarattı.
03:19Tabii buna en sert tepki anında Ayhan Bora Kaplan'dan geldi.
03:24Kaplan, savcının polislere saygı gösterirken
03:27kendisine sadece Bora diyerek onu değersizleştirdiğini savundu.
03:31Hatta işi daha da ileri götürüp, savcının derhal davadan çekilmesini istedi.
03:36Şimdi burada çok ufak ama kritik bir detay var.
03:39Aslında bir düzeltme diyelim.
03:40İlerleyen saatlerde ses kayıtları, yani o SGB sistemi çözümlendiğinde
03:45savcının aslında sayın müdürler değil, sanık polisler dediği ortaya çıktı.
03:49Yani ortada devasa bir yanlış anlama var.
03:51Ama işte tam o kargaşa anında başka bir savunma avokatının,
03:55Cengiz Varolun, daha ciddi meselelerimiz var çıkışı,
03:58duruşmanın o hızlı ve kaotik atmosferini tek cümlede özetliyor.
04:02Dördüncü bölümümüz, avukatların itirazları ve talepleri.
04:07Bakın, savunmanın itirazları gerçekten çok çarpıcı.
04:10Avukatlar soruyor, bu meşhur telefon bulunduktan sonra
04:13neden savcıya teslim edilmeden önce ortada 14 günlük,
04:17koca bir şüpheli boşluk var?
04:19Bu cihaz 14 gün boyunca kimlerin elinden geçti?
04:22Üstelik avukatlara dosyada gizlilik var denilerek
04:25tek bir evrak bile verilmezken aynı dosyaların sanık polislere
04:29serbestçe verildiği iddia ediliyor.
04:31Daha da vahimi, savcının serçeli ki yasa dışı itiraf anlaşmalarıyla
04:35köşeye sıkıştırmaya çalıştığı ve bazı tanıkların da ifadeleri için
04:39yönlendirildiği gibi son derece ağır suçlamalar masaya yatırılıyor.
04:43Bütün bu isyanı avukat Ilgaz Teziş tek bir çarpıcı cümleyle
04:48tam 12'den vurarak özetledi, organize şube hukuku kurmuşlar.
04:53Yani avukatlara göre standart hukuki prosedürler falan tamamen çöpe atılmış,
04:58yetkililer tamamen kendi kurallarını koymuş.
05:00Hatta bir tanık çıkıp emniyetten arandığında kendisine sadece
05:03söyleneni kabul et denildiğini itiraf edince
05:06bu iddia salonda çok daha güçlü bir yankı buldu.
05:09Ve son bölümümüze mahkemenin kararı ve sonrasına geliyoruz.
05:13Peki, hakim bunca iddia, bunca gerilim karşısında ne karar verdi?
05:17Saatler süren o uzun değerlendirmenin ardından mahkeme
05:20beklendiği üzere savcının davadan çekilmesi de dahil
05:23savurmanın taleplerinin çok büyük bir kısmını reddetti.
05:26Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Serçelik büyük oranda tutuklu kalmaya devam edecek.
05:31Ama davanın asıl büyüklüğü mü, yani o meşhur telefon ne olacak derseniz
05:35mahkeme telefonun incelenmesini ileriki bir tarihte bilir kişiye bırakarak
05:39aslında o büyük ve asıl hesaplaşmayı bir sonraki celseye ertelemiş oldu.
05:43Ve bu da bizi o büyük soruyla baş başa bırakıyor.
05:46Duruşma 3 ve 4 Eylül'e ertelendi.
05:48Sormadan edemiyoruz.
05:50Eylül ayında yapılacak o kritik bilir kişi incelemesi
05:52bu gizemli telefonun ardındaki gerçeği nihayet aydınlatacak mı?
05:56Yoksa bu inanılmaz mahkeme salonu bulmacası
05:59bizi daha da büyük sürprizlerle mi karşılayacak?
06:02Bu incelememizde kaynaklara dayanarak
06:04davanın geldiği o kritik noktayı sizlere aktarmaya çalıştık.
06:07Şimdilik gözler Eylül ayında.
06:09Bir sonraki dosyamızda görüşmek üzere.
06:11Merakla kalın.
Yorumlar