00:00Bora Kaplan davası Türkiye'yi gerçekten sarstı ama bu davada öyle bir şey var ki akıl sır erdirmek zor.
00:08Düşünün bir suç liderini yakalıyorsunuz ama bir bakmışsınız o operasyonu yapan polisler sanık sandalyesinde.
00:15Nasıl olur bu? Gelin bu gerçekten karmaşık hikayenin içine birlikte dalalım.
00:20İşte Bora Kaplan davasının tam kalbinde bu inanılmaz çelişki yatıyor.
00:25Her şey kötü şöhretli bir suç liderinin yakalanmasıyla başlıyor gibi görünüyor değil mi?
00:30Ama sonra olaylar öyle bir hal alıyor ki kimse böyle bir şey beklemiyordu.
00:36Peki bu kaosu anlamak için nereden başlamalıyız?
00:39İlk olarak şunu bir kenara koyalım.
00:41Bu dava sadece bir çete liderinin yargılanmasından çok daha fazlası.
00:45Asıl büyük soru bu örgütün kollarının devletin ne kadar derinine sızdığı iddiaları.
00:50Hatta bakın sanık polislerden birinin avukatı Cengiz Varol durumu tam olarak böyle özetliyor.
00:57Al Capone'den beri bu işler böyle yürür diyor.
01:00Yani diyor ki bu tür yapılar eğer devlet içinde bir yerlere sızmamışsa bu kadar rahat hareket edemezler.
01:07İddia büyük.
01:08Yargı, siyaset hatta medya.
01:10Peki gelelim bu iç çatışmanın tam ortasındaki isimlere.
01:15Yani bir zamanlar operasyonu yürüten ama şimdi sanık olan o kilit polis memurlarına.
01:21Tartışmanın merkezinde bakın alt alta sıralanmış üç kilit isim var.
01:26Bir emir komuta zinciri.
01:28Ama asıl mesele ne biliyor musunuz?
01:30Bu üç ismin mahkemede anlattıkları birbirini tutmuyor.
01:34Ve bu çelişkili ifadeler bize emniyet teşkilatı içindeki çok derin bir güvensizliği hatta bir bölünmeyi gösteriyor.
01:43İşte ilk sarsıcı ifade.
01:45O dönemki şube müdürü Kerem Gökay Öner'den geliyor.
01:49Öner'in anlattıkları teşkilat içinde ciddi bir krizin yaşandığına işaret ediyor.
01:54Öner diyor ki amirim Murat Çelik'ten kanunsuz olabilecek emirler aldım.
01:59Kendi ekibimi bile kurmama izin verilmiyordu.
02:02Sürekli bir bilgi sızıntısı vardı.
02:04Ortalıkta inanılmaz bir bilgi kirliliği dönüyordu.
02:06Ve hatta davayla bağlantılı bazı isimleri tanımam için üstümde bir baskı hissettim diyor.
02:12Yani özetle kendisiyle amirleri arasındaki o profesyonel bağın, etiğin tamamen koptuğunu iddia ediyor.
02:19Hatta bu yüzden görevden alınmadan hemen önce tayinini bile istemiş.
02:24Ve işte bu sözü çok önemli.
02:26Sizin suç örgütü mensuplarını tanıma şeklinizle benimki farklı diyor.
02:31Ben devletin bana verdiği donanımla tanıyorum.
02:33Aslında burada ne demek istiyor?
02:35Çok net bir şekilde diyor ki ben işimi kanun ne diyorsa ona göre yaparım.
02:40Bu sözle amirlerinin yöntemlerinin farklı olabileceğini ima ederek aralarına kalın bir çizgi çekiyor adeta.
02:47Tamam tablo netleşiyor gibi derken bir anda her şey değişiyor.
02:51Nasıl mı?
02:51Kerem Öner'in kendi yardımcısı Şevket Demircan kürsüye çıkıyor ve bambaşka bir hikaye anlatmaya başlıyor.
02:57Demircan eski amirinin ifadesini kabul etmediğini söylüyor.
03:02Ve bombayı patlatıyor.
03:04Bana talimatı veren, beni havalanına gönderen Kerem Bey'di diyor.
03:08Yani Bora Kaplan operasyonunda her şeyi Öner'in emriyle yaptığını iddia ediyor.
03:15Ve işte davanın kilitlendiği nokta tam olarak burası.
03:18Bakın bir tarafta amirinden kanunsuz emirler aldığını ima eden Kerem Öner var.
03:23Diğer taraftaysa hayır ben bütün emirleri Kerem Bey'den aldım diyen yardımcısı Şevket Demircan.
03:29Aynı operasyonu yapmış iki üst düzey polis şimdi mahkemede birbirlerini suçluyor.
03:34Burada çok ilginç çok ince bir detay var biliyor musunuz?
03:37Mahkemede kullanılan dil.
03:39Şevket Demircan ikisinin de ortak amiri olan Murat Çelik'ten bahsederken Murat abi diyor.
03:45Yani samimi bir ağabey gibi.
03:47Ama kendi doğrudan amiri olan Kerem Öner'e Kerem Bey diyor.
03:51Daha resmi.
03:51Bu küçücük dil farkı bile teşkilat içindeki ilişkiler ve belki de sadakatlerin nereye yönelik olduğu hakkında bize çok şey anlatıyor
03:59olabilir.
03:59Ama durun, dahası var.
04:02Bu olay sadece emniyet içindeki bir çekişme değil.
04:05İddialarda suçlamalar öyle bir noktaya geliyor ki bu defada yargının en tepesine adalet sisteminin zirvesine uzanıyor.
04:13İlk iddia.
04:14Hedefteki isim Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman.
04:17Söylenen o ki Bora Kaplan'ın Kocaman için aldığı iddia edilen bir arabaya ait ödeme dekontu ortaya çıkıyor.
04:24Tabi bu dekontun gerçek mi yoksa bir şantaj için mi üretildiği de ayrı bir tartışma konusu.
04:30Ve sonra ikinci bir bomba iddia daha.
04:33Bu kez konuşan yine Şevket Demircan.
04:35Diyor ki savcı Veysel Kaçmaz davanın gizli tanının ifadesini bir internet gazetecisine sızdırdı.
04:42Bu inanılmaz ciddi bir suçlama çünkü gizli tanık ifadesi sızdırmak yargılamanın güvenliğini temelden sarsan bir şey.
04:49Yani toparlayacak olursak basit bir mafya davası gibi başlayan bu olay devletin en temel kurumları içindeki derin çatlakları,
04:59kimin kime sadık olduğunun belli olmadığı bir ortamı ve çok ciddi yolsuzluk iddialarını ortaya serdi.
05:05Hal böyle olunca da insanın aklına şu o büyük soru geliyor.
05:09Biz aslında bir ceza davasını mı izliyoruz yoksa devletin içinde yaşanan bir kontrol savaşını mı?
Yorumlar