00:00Herkese merhaba, bugün 7 yıllık hukuki bir labirentin içine giriyoruz.
00:03Gazeteci ve yazar Yavuz Selim Demirağ'ın yıllar önce uğradığı o karanlık saldırıyla başlayan,
00:09mahkeme koridorlarında adeta bir kör düğme dönüşen ve bugün hala devam eden süreci en ince ayrıntısına kadar inceliyoruz.
00:16Peşinen söyleyeyim, burada taraf tutmak yok.
00:18Sadece gerçeklere, mahkeme tutanaklarına ve sistemin nasıl işçiliğine odaklanacağız.
00:23Adaletin çarkları nasıl dönüyor, nerede takılıyor ve tek bir dava tüm hukuki manzarayı nasıl baştan aşağı değiştirebiliyor.
00:29Eğer hazırsanız bu 7 yıllık serüvenin anatomisini çıkarmaya başlayalım.
00:34Bu karmaşık süreçte yolumuzu kaybetmemek için hızlıca rotamıza bir bakalım.
00:38Önce saldırının kendisine ve o ilk iddianameye gideceğiz.
00:41Sonra mahkemeler arasındaki o tuhaf yetki krizine bakacağız.
00:45Ardından istinaf mahkemesinin her şeyi tersine çeviren kararı gelecek.
00:49Oradan da günümüze yeniden başlayan yargılama sürecine ve en sonunda bu davanın neden büyük bir emsal olduğuna uzanacağız.
00:55Hemen birinci bölümle yani işin en başıyla saldırı ve o ilk iddianame süreciyle başlayalım.
01:01Şimdi adaletin bazen ne kadar sinir bozucu derecede yavaş işleyebildiğini göstermek istiyorum size.
01:08Düşünebiliyor musunuz saldırı gerçekleşiyor ama iddianamenin hazırlanması tam 2 koca yıl sürüyor.
01:142 yıl, sonrasında yızlar sülen bir yargılama aşaması, çıkan bir karar ve en sonunda istinaf mahkemesinin gelip
01:21bir dakika burada bir yanlışlık var diyerek süreci en başa sarması.
01:24Saldırı günüyle istinaf kararı arasındaki bu devasa 7 yıllık boşluk hukuki süreçlerin insanı ne kadar yıpratabileceğini adeta yüzümüze vuruyor.
01:33İşin en başındaki o keskin tezata bakar mısınız?
01:36Bir yanda bir televizyon programından çıkıp evine dönen ancak kapısının önünde tam 7 kişi tarafından
01:42sopalarla öldüresiye dövülen ve hastanelik olan bir gazeteci var.
01:46Gerçekten çok vahşi bir şiddet eylemi.
01:48Fakat diğer yanda şüpheliler yakalanıyor ve adli kontrol şartıyla anında serbest bırakılıyor.
01:55Saldırının ağırlığıyla hukukun ilk refleksi arasındaki bu uçurum aslında davanın daha en başından ne kadar tartışmalı geçeceğinin de sinyallerini veriyordu.
02:04Olayın üzerinden o bahsettiğim 2 yıl geçtikten sonra iddianame nihayet tamamlanıyor.
02:10Savcılığın talepleri hiç de hafif değil aslında.
02:12Her bir şüpheli için kasten yaralama, silahlı tehdit ve hakaret suçlamalarıyla tam 20'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.
02:20Fakat burada kritik bir detay var.
02:22Dava ilk başta Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılıyor.
02:25Yani hukuki hiyerarşiyi düşünürseniz nispeten daha genel ve hafif suçlara bakan mahkemede.
02:30Ve işte bu durum bizi ikinci bölüme o meşhur yetki krizine getiriyor.
02:35Davanın serini tamamen değiştiren o can alıcı kırılma anı tam olarak bu cümleyle başlıyor.
02:41Demirhan avukatı Erhan Tokatlı çıkıp diyor ki,
02:43Bu itirazın hemen ardından mahkemeler arasında inanılmaz bir bürokratik pingpong maçı başlıyor.
03:01Asliye Ceza Mahkemesi,
03:03Evet bu benim yetki alanımı aşıyor deyip dosyayı üzerinden atıyor.
03:06Dosya oradan oraya savrulduktan sonra nihayet doğru adresi buluyor.
03:10Ankara 36 Ağır Ceza Mahkemesi.
03:12Yani artık iş bir üst lige taşınmış durumda.
03:16Suçlamaların ve hukuki risklerin çok daha ciddi olduğu bir lige.
03:19Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaklaşık 2 yıl süren o sancılı yargılamanın ardından çıkan karar bu.
03:259 yıl.
03:27Mahkeme sanıkları kasten yaralama ve tehdit suçlarından 9'lar yıl hapse mahkum ediyor.
03:33İlk duyduğunuzda hiç fena bir ceza değil diyebilirsiniz.
03:36Ama hepimiz biliyoruz ki hikaye burada bitmiyor.
03:39Geldik işlerin renginin değiştiği o 3. bölüme.
03:43İstinaf Mahkemesi'nin bozma kararı.
03:45Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi dosyanın kapağını açıyor, inceliyor ve o 9 yıllık hapis cezasını tamamen bozuyor.
03:54Hem de altını çizerek söylüyorum oy birliğiyle.
03:57İstinaf Mahkemesi açıkça şunu söylüyor.
03:59Ortada usul hataları var ama daha da önemlisi sizin verdiğiniz bu 9 yıllık ceza bu olay için çok az.
04:05Peki mahkeme bu ceza az derken hukuki olarak neye dayanıyor?
04:09İşte bu kavrama neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama.
04:13Yani istinaf diyor ki saldırdınız ama bu saldırının yöntemi ve ortaya çıkardığı sonuçlar o kadar vahim ki siz bu adamlara
04:21ceza verirken alt sınırdan uzaklaşmak zorundasınız.
04:24Yapılan eylemin şiddetiyle verilen ceza birbirini tutmuyor.
04:28İstinaf Mahkemesi'nin gerekçeleri öyle genel geçer laflar değil, oldukça spesifik.
04:33Mahkeme adeta olayın fotoğrafını çekiyor ve diyor ki siz bu adamı evine kadar takip etmişsiniz, olayı gece karanlığında yapmışsınız.
04:41Sayıca çok fazlasınız, organize olmuşsunuz, ellerinizde sopalar, kesici aletler var.
04:47Yani yaratılan tehlikenin boyutu o kadar büyük ki orantılılık ilkesi gereği o 9 yıl bu suçun karşılığı olamaz.
04:54Ve böylece 4. bölüme her şeyin yeniden başladığı yargılama sürecine giriyoruz.
04:59Sil baştan yapılan ilk duruşmada çok sarsıcı, insani bir detayla yüzleşiyoruz.
05:04Yavuz Selim Demirağ mahkeme salonunda söz alıyor ve o 7 yıl önceki saldırının bıraktığı hasarlar yüzünden daha sadece bir ay
05:11önce yeni bir ameliyat daha geçirdiğini söylüyor.
05:13Yani adliye koridorlarında kağıtlar gidip gelirken, yıllar akıp geçerken bir insanın hayatında o gecenin faturası fiziksel olarak ödenmeye devam ediyor.
05:23Mahkeme salonuna şöyle bir baktığımızda ise sanık sandalyesinde bir eksiklik göze çarpıyor.
05:28O 6 sanıktan sadece 3'ü orada, diğer 3'ü ortada yok.
05:32İstinafın kararı bozmasına ve cezanın artma ihtimaline rağmen mahkemeye gelmeyen bu 3 kişi için hakim zorla getirme kararı çıkarıyor.
05:40Savunma tarafındaki bu dağınıklık da zaten sürecin neden 7 yıl uzadığını bize çok net anlatıyor.
05:46Geldik en can alıcı yere, 5. bölüm, davanın emsal niteliği.
05:51Bu dava neden bu kadar önemli?
05:53Ortada birbiriyle taban tabana zıt iki hikaye var.
05:56Savunma tarafına sorarsanız olay sadece trafikte yaşanan tesadüfi bir tartışma, bir anlık sinir harbi.
06:02Hatta bu yüzden haksız tahrik indirimi bile istiyorlar.
06:05Karşı taraf yani mağdur avukatı ise kesin bir dille diyor ki taraflar birbirini hiç tanımıyor, ortada trafik kavgası falan yok.
06:14Bu doğrudan talimatla yapılmış, planlı ve organize bir eylem.
06:17İşte mahkemenin bu iki hikayeden hangisine inanacağı verilecek kararın tüm iskeletini oluşturacak.
06:24Avukat Erhan Tokatlı tam da bu yüzden davanın emsel olduğunu söylüyor.
06:28Evet mahkeme bunu bir öldürmeye teşebbüs olarak adlandırmadı, ağırlaşmış yaralama sınırlarında tuttu ama istinaf mahkemesinin o altını çize çize yazdığı
06:37detaylı gerekçe,
06:39gelecekte gazetecilere yönelik yapılacak benzer planlı saldırılar için hukuk tarihinde kapı gibi bir emsel olarak duruyor artık.
06:46Tüm bu anlattıklarımızın ışığında günün sonunda kendimize sormamız gereken o asıl soru şu.
06:517 yıla yayılan, istinafın o sert müdahalesiyle yön değiştiren bu hukuki maraton,
06:56gelecekte gazetecilere yönelik saldırıların yargılanma şeklini kökünden değiştirebilecek mi?
07:00Artık failler nasılsa adli kontrolle çıkarız rahatlığıyla hareket edemeyecekler mi?
07:05Bu davanın nihai sonucu bize basın özgürlüğünün ve hukukun üstünlüğünü sınırların nerede çizildiğini gösterecek.
07:11Bize katıldığınız için teşekkürler, bir sonraki incelemede görüşmek üzere.
Yorumlar