Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 8 saat önce
Döküm
00:00Beyaz TV ekranlarından Sağlık Zamanı programından herkese merhabalar.
00:05Bugün yine güzel bir bahar gününde birbirinden değerli uzman konuklarımızla size bilgilendirmeye devam edeceğiz.
00:13Efendim neler mi konuşacağız?
00:15Obeziteyi konuşacağız, kalp kapaklıklarını konuşacağız ve bizim beynimizce düşüncelerimiz vücudumuzu hasta eder mi?
00:23Bunları konuşacağız.
00:24Şimdi Sağlık Zamanı başlıyor.
00:32Obezite, irade mi, hastalık mı?
00:35Obezite cerrahisinde iğne mi, ameliyat mı daha etkili?
00:39Obezite ilaçlarının riskleri nedir?
00:42Obezite ameliyatı sonrası tekrar kilo almak normal.
00:45Genel cerrahi uzmanı doçent doktor Mustafa Atabey, obezite cerrahisi hakkında merak edilenleri Sonay Gökhan'la Sağlık Zamanı'nda anlatacak.
00:55Az sonra.
00:57Hocam hoş geldiniz. Genel cerrahi uzmanı doçent doktor Mustafa Atabey nasılsınız hocam?
01:03Teşekkür ederim. Sizler nasılsınız?
01:05Çok teşekkür ederiz. Çok sağ olun. O kadar işinizin arasında bize zaman ayırdınız. Davetimizi kabul ettiniz. Ayrıca teşekkür ediyorum.
01:12Ben teşekkür ediyorum. Bu güzel hafta sonu sizinle birlikte olmak, izleyicilerinizle birlikte olmak benim için de çok büyük mutluluk.
01:18Çok sağ olun hocam. O kadar önemli bir konu ki.
01:21Ya obezite artık Türkiye'de de dünyada olduğu kadar çok ciddi bir sorun halinde.
01:26İnsanlar, birisi eğer kiloluysa az ye, çok hareket et şeklinde bir izlenim var.
01:32Sanki çok yiyormuş gibi görünüyor. Peki milyonlarca insan bu doğruysa neden tekrar kilo veremiyor?
01:40Bu gerçekten obezite bir sorun mu yoksa biyolojik bir durum mu?
01:45Tabii bunun bir hastalık olduğunu kabul etmek gerekiyor.
01:48Evet.
01:48Obezite biyolojik, hormonal ve genetik temelleri olan, kronik, ilerleyici ve tekrar edebilen bir hastalık.
01:56Bunu eğer ki bir irade meselesi olarak kabul edip ve hastalık olarak kabul etmezsek tedavide de başarıya ulaşmamız çok mümkün
02:05olmayacaktır.
02:07Obezite fizyolojik, genetik temelleri olan kronik bir rahatsızlık.
02:12Peki hocam, obezite cerrahisi son çare midir?
02:16Son çare dediğimiz zaman aslında tedaviyle insanları, hastaları korkutmuş oluyoruz.
02:21Yani obezite cerrahisi kilo veremezsen bak sonunda cerrahi ya da ameliyat olursun demek aslında bir korku sanmak oluyor.
02:31Cerrahi bazen ilk seçenek, bazen tek seçenek ve bazen gerçekten de son seçenek olabilir.
02:38Evet.
02:38Hocam insanlar geliyor size, diyor ki ben çok hızlı kilo vermek zorundayım.
02:43Yani kilo aslında gerçekten insan bir kilo bile verdiğini görmek insanı mutlu ediyor.
02:48Ama istiyor ki bir an evvel o işlem olsun.
02:51Verilen kiloyu bir an evvel görmek istiyor.
02:54Siz bu konuda ne diyorsunuz?
02:56Tabii bu bir yarış değil.
02:58Evet.
02:58Yani tedavi yöntemini seçerken de hedefimiz hastaya hızlı kilo verdirmek değil.
03:04Çünkü obezite metabolik bir rahatsızlık.
03:07Evet.
03:07Uzun dönem metabolik sonuçlarını da öngörüp kalıcılığı sağlamamız gerekiyor.
03:12Bu nedenle tedavisine de bireysel farklılıklar gösteren bir hastalık tabii ki.
03:17Evet.
03:17O yüzden bizim için en önemli şey hasta güvenli olmak zorunda ve öyle davranıyoruz.
03:23Peki obezite ameliyatı olmuş ama tekrar kilo almış şeklinde insanlar var.
03:29Obezite ameliyatını korkusu mu daha çok insanları zorluyor?
03:35Bu ameliyat olma korkusu mu?
03:37Yoksa ben bir başarısız olurum kişide.
03:40Yani mesela ben ameliyat olacağım diyeyim.
03:42Bu ameliyat korkusu mu yoksa ben başarısız olacağım bunu başaramayacağım.
03:46Hem de ameliyat olacağım o kadar eziyet çekeceğim.
03:48Bu mudur?
03:49Tekrar kilo alacağım korkusu mu?
03:52Kronik ve tekrar etmeye meyilli bir rahatsızlık diye söylemiştik en başta.
03:56Kronik rahatsızlıklar tekrar edebilir.
04:00Bütün sistemler de böyledir aslında.
04:03Obezite de tekrar edebilen bir hastalık.
04:05Cerrahi sonrasında da hasta tekrar kilo alabilir.
04:09Evet elimizde bilimsel veriler var.
04:11Ameliyat sonrasında kilo alımı oranlarını biliyoruz.
04:16Bu bazen tedavinin beklenen bir sonucu da olabiliyor ama bunu erken fark etmek önemli.
04:22Kilo alımı neye bağlı olmuş?
04:24Hastanın beslenme düzenini bozulmuş.
04:26Yeme bozukluğumu gelişmiş.
04:28Anatomik bir değişiklik mi var?
04:30Hasta fiziksel egzersiz boyutunda mı bir eksiklik yapıyor?
04:35Öncelikle kilo almaya sebep olan patolojiyi ortaya koymak lazım.
04:39Ondan sonra da tekrar bunun tedavisi için tekrar hastayla oturulup bir yol haritası çizilmeli.
04:45Kilo alımını, obezite de tedavi sonrasında tekrar kilo alımının en büyük sebebi hastanın takiplerinin aksaması.
04:53Ne kadar süre takip edilecek hocam?
04:55Aslında ömür boyu tedavi etmek lazım.
04:57Bunu şöyle bir örnek vereyim.
04:59Benden sonra da muhtemelen Adnan hocam çıkacak.
05:02Siz nasıl ki hipertansiyon hastası iseniz ve belli periyotlarla kontrole gidiyorsanız,
05:08ilaç dozunuzu hekiminiz ayarlıyorsa, tedaviniz ömür boyu devam ediyorsa,
05:12obeziteyi de böyle düşünmek gerekiyor.
05:14Yani siz zayıfladım, bitti, bir daha kontrol olmayacağım, her şey eskisi gibi olacak derseniz,
05:22bu hastalığın tekrarlama ihtimali var.
05:24Bu yüzden ömür boyu aslında belli kontrolü ziyaret etmek gerekiyor.
05:30Hocam burada ben kendi hastalarımdan da duyulan bir kaygı var, onu size soracağım.
05:36Şimdi belli bir aşamada kilo veriyorlar ya, özellikle çok kilolar, 120-130 kilo.
05:42Ya durduramazsam 50 kilolara geldim, diyelim ki benim hedefim 54 kilo.
05:4654 kiloya geldim ama hani durduramazsam ne olacak?
05:49Korkusu oluyor.
05:50Böyle bir şey söz konusu mu?
05:51Şimdi birden fazla cerrahi tedavi yöntemi var ve biz bilimsel olarak hangi ameliyattan sonra
05:59hastanın yaklaşık ne kadar kilo kaybedeceğini tahmin edebiliyoruz.
06:04Ama buradaki temel faktör aslında hastanın ameliyat sonrasındaki uyumu.
06:07Çünkü eğer ki hasta kontrollerine düzenli geliyorsa, ameliyattan sonra kendisi için planlanmış
06:16beslenme programlarına uyuyorsa, egzersiz kısmını doğru yapıyorsa
06:20zaten beklediğimiz düzeyde bir kilo vereceğini öngörüyoruz.
06:24Bunun fazlası olmayacak.
06:26Ama bazen hastalar dediğim gibi kontrolsüz bir şekilde hayatlarına devam ettikleri için
06:31bu fazla kilo kaybıyla da sonuçlanabiliyor ya da yetersiz kilo kaybıyla da sonuçlanabiliyor.
06:37Dediğim gibi buradaki temel özne hastanın kendisi.
06:40Hastanın kendi uyumu hakikaten çok önemli.
06:42Ben kendi hastalarımda gördüğüm bir şey söyleyeceğim size.
06:46Hastaya ameliyatlardan sonra belli vitamin destekleri veriyorsunuz.
06:51Bunu eğer kontrolsüz bir şekilde keserse ya da içmezse çok ciddi bir şekilde tırnaklarında,
06:58dişlerinde bu obezite ameliyatı sonrasında o kadar çok problemi olan insan gördüm ki.
07:03Çok merak ediyordum.
07:04Hocalarıma sordum yapan kişilere.
07:07Veya hastalarla soruyorum siz ne içmiyorsunuz, ne yapıyorsunuz?
07:10İlaç verdi zor geliyor bana tekrar onu içmek ya da şunu yapmak zor geliyor.
07:15Nasıl olsa 5-6 kilo verdi, 10 kilo verdi.
07:17Onda çok ciddi bir özgüven yarattığı için diğer ilaçları bırakıyor.
07:22O yüzden sevgili izleyiciler hocamızın söylediği gibi hasta uyumu çok önemli.
07:27Bu bir mucize değil.
07:28Hocam bu ameliyatlar sadece kilo mu verdiriyor yoksa kronik takım rahatsızlıklı olan kişilerde,
07:35tansiyonu, diyabeti olan kişilerde çünkü bazen deniyor ki şekere son.
07:38Gerçekten şeker hastalığı yok olabiliyor mu?
07:41Bu cerrahilerin isimlendirilmesinde de zaten sadece obezite cerrahisi demiyoruz aslında.
07:48Obezite ve metabolik cerrahi diyoruz.
07:50Ve bu cerrahilerin yapılma amacı metabolik kazanımlar aslında.
07:55Biz bu ameliyatları estetik kaygı ile yapmıyoruz.
07:59Estetik kazanımlar bizim ikinci kazanımlarımız.
08:03Biz bu ameliyatları temelde metabolik problemlerin çözümü için yapıyoruz.
08:08Yani vücut kitle indeksi, kırkın üstünde, hipertansiyonu, diyabeti, uyku apnesi,
08:13karaciğer yağlanması, eklem rahatsızlıkları gibi onlarca kronik rahatsızlık beraberinde geliyor obezite ile birlikte.
08:19Obezite cerrahisi sonrasında hem hormonal değişiklikler hem hastanın kilo vermesine bağlı ortaya çıkan faktörlerle birlikte
08:30bu metabolik rahatsızlıklarda büyük bir kısmında iyileşme veya gerilemeyi mutlaka görüyoruz.
08:36Toptan bırakan oluyor mu şeker ilaçlarını, diyabetin?
08:39Burada şunu vurgulamak gerekiyor.
08:41Tip 2 diyabet hastalarında cerrahi tedavininle insülünü bırakma ya da diyabetin tedavi edilmesi
08:52yine diyabetin süresine hastanın mevcut pankreas rezervine kullandığı ilaç dozuna bağlı,
08:59ameliyattan sonraki beslenme uyumuna bağlı.
09:02Tamam ameliyatta yaptığımız anatomik değişiklikler tip 2 diyabet üstünde pozitif etkiler yapıyor ama
09:09tek başına ameliyat bazen yetmeyebiliyor ama
09:12bazı ameliyatların uygun hastalarda %90'ın üzerinde tip 2 diyabet remisyonunu sağladığını biliyoruz.
09:20Oran çok iyi hocam %90.
09:21Hocam gelelim zayıflama iğnelerine.
09:24Şu anda mucize gibi hepimiz bir merak içerisindeyiz.
09:29Herkes diyor ki kullanalım mı kullanmayalım mı?
09:32Ben de dahil yani hoşuma gidiyor.
09:34Bir iğne vuracaksınız, zayıflayacaksınız.
09:36Kilolu insanlara mucize gibi geliyor.
09:39Ama bunlar gerçekten bir mucize mi?
09:41Yoksa bu geçici bir trend mi?
09:45Nedir bunlar?
09:46Zayıflama iğneleri olarak bilinen ilaçların trend olduğunu düşünmüyorum.
09:52Bu gerçekten devrim niteliğinde ilaçlar ama bir mucize mi?
09:57Tabii ki değil.
09:59Çünkü bunda da temel özne hastanın kendisi.
10:03Ve en çok karıştırılan şey aslında şu bu zayıflama iğneleriyle ilgili.
10:08Uygun hasta noktasında problem yaşıyoruz, duyuyoruz, görüyoruz.
10:14Bir kere şunun ayrımını yapmak gerekiyor.
10:16Zayıflama iğneleri cerrahinin alternatifi değil.
10:19Yani bizim önerdiğimiz hasta grubu farklı bir hasta grubu.
10:23Daha düşük obezite derecesine sahip hastalarda bu ilaçlar faydalı olabilir.
10:30Ama bunu mutlaka bir uzman kontrolünde, öncesinde değerlendirmeler yapılarak, sonrasında da uygun bir diyet programı ile kullanılması gerekiyor.
10:41Yani burada temel şey kontrolsüz kullanımın önüne geçmek lazım.
10:45Maalesef çok duyuyoruz.
10:46Büyük bir kontrolsüz kullanım var hocam. Bunlar reçetesiz satılıyor.
10:49Ve tüm eczanelerde hatta kaçak yollarla gelen ilaçları duyuyoruz.
10:54Biz iğneleri duyuyoruz.
10:55İnsanlar birbirlerine şöyle söylüyor.
10:57Ben bunu kullandım, şu kadar kilo verdim, şu daha iyiymiş, sen bunu kullan.
11:02Ve insanlar gerçekten buna delicesine bir şey var, talep var.
11:06Sonrasını biliyor muyuz? Ne olacak?
11:09Yani komplikasyonları bazen deniyor ki gözleriniz kör olabilir.
11:13Bir kişinin başına gelir, o kişinin başına gelirse de o komplikasyon %100 olmuş olur.
11:18Sorun Hanım şöyle, siz bir ilacı hekim reçetesi ile kullanırsanız bu tedavidir.
11:24Evet.
11:24Ama bunu siz kulaktan dolma, kendi başınıza bir yerden temin edip kullandığınız zaman bu deneysel bir şey olur.
11:32Çok güzel söylediniz hocam ya. Bu laf çok güzel bir şey.
11:35Teşekkür ederim.
11:36Hekim kontrolünde kullanırsanız, evet bu bir tedavi yöntemi.
11:39Ama kendi başınıza yapıyorsanız bu bir deney.
11:42Evet, o yüzden bizi izleyen sevgili izleyicilere şu mesajı vermemiz gerekiyor.
11:49Hekim kontrolünde reçeteyle kullanıldığında doğru hastalarda gerçekten işe yarayan ve etkili moleküller ama reçetesiz bir şekilde farklı yollardan temin edilip
12:02kullanıldığı zaman bu sizi bir deney haline getirir.
12:08Ben emlerinize göre soruyorum. Bu hastalarda iğneler bıraktırıldıktan sonra kilo tekrar geri alınıyor mu ve ne kadar süre kullanabiliyor? En
12:18fazla bir hasta ne kadar iğne kullanabilir?
12:21Şöyle aslında bu tedavilerle ilgili klasik algı 3 ay ya da 6 aylık dönemler bu kronik bir rahatsızlıktan bahsediyoruz.
12:29Evet.
12:30Kronik rahatsızlıkların tedavisi aslında ömür boyu devam etmesi gerekiyor.
12:33Bu iğneleri kullanıp bıraktıktan sonra geri kilo alım oranlarını biliyoruz.
12:39Yapılan çalışmalarda hastaların %70'inden fazlası tekrar başlangıç kilosuna belki daha fazlasına dönüyor.
12:46Bu yüzden diyoruz bunun uzman bir hekim kontrolünde doğru bir şekilde sürdürülebilir olması gerekiyor.
12:52Hayatının standartını değiştirmedikçe değil mi? Hayatında değişiklik yapmadıkça sonuç itibariyle bunlardaki ana sebep ya da daha ana etki mekanizması diyete
13:03daha kolay uyum sağlamak mı?
13:04Şimdi şunu biliyoruz bu ilaçlar iştah ve açlık mekanizmasıyla ilgili biyolojik etkileri olan preparatlar bunu biliyoruz.
13:12Ve ilk defa elimizde böyle ilaçlar var.
13:15Sonuçta hastaların diyete yatkınlığını ya da diyet yapmalarını kolaylaştıran preparatlar bunu da biliyoruz.
13:21Ama dediğim gibi bunu uzman bir diyetisyenle bir hekimle uzun vadeli sürdürmediğiniz sürece ilacı bıraktıktan sonra tekrar kilo alacaksınız.
13:32Ve tedavi olmuş olmayacaksınız.
13:33Hiçbir anlam taşımayacak o zaman. Mutlaka bir uzman kontrolünde sevgili izleyiciler lütfen ezaneden kendiniz almayın.
13:42Çünkü bu en önemli kritik durum değil mi hocam?
13:46Tabii ki yani yan etki profilleri bazen çok basitten çok komplike yan etkilere kadar gidebiliyor.
13:54Bunu öngöremiyoruz.
13:56Ama dediğim gibi bu kontrol altında olduğu sürece en azından müdahale etme şansımız ve neye bağlı olduğunu öngörme şansımız ortaya
14:04çıkacak.
14:06Hiçbir ilacı sadece bu ilaçlarla ilgili demeyelim hiçbir ilacı aslında uzman kontrolü olmadan reçetesi olmadan kullanmamak gerekiyor.
14:14Hocam siz kanser cerrahisiyle de ilgileniyorsunuz.
14:17Kolon kanseri artık gençlerde de çok fazla görülmeye başlandı.
14:21Bu artışın arkasında ne var?
14:22Tabii artık bundan uzun yıllar önce genç olmak koruyucu bir mekanizmaydı aslında.
14:31Gencim yoktur denebiliyordu.
14:34Ama şu an ne yazık ki genç olmak koruyucu bir kalkan değil.
14:38Şunu biliyoruz ki dünyada birçok ülkede kolorektel kanser yaşı daha erken yaşlara inmiş durumda.
14:44Bunun arkasında beslenme alışkanlıklarının değişmesi, daha sedenter yaşam, obezite.
14:52Şu obezite ne kadar kötü bir şey hocam.
14:55Evet, ulusa işlenmiş gıdaların tüketilmesi gibi birçok faktör kororektel kanser yaşını maalesef daha erkene çekmekte.
15:04Hiçbir belirti vermeden de, kişinin hiçbir şikayeti yoksa da kolon kanseri olma riski var mı?
15:10Ya da olabiliyor mu?
15:11Görüyor musunuz?
15:11Tabii ki zaten belirti vermeye başladığı zaman genelde maalesef biraz böyle bu hastalıkları daha ileri evrede görmüş oluyoruz.
15:22O yüzden bende hiçbir bulgu yok demek çok doğru değil.
15:27Kaç yaşta endoskopi, kolonoskopi öneriyorsunuz hocam?
15:31Şöyle aslında bu biraz hastaya özgü ama bir risk faktörü yoksa, birinci derece yakınlarında herhangi bir kolorektel kanser öyküsü yoksa
15:4045 yaş ile birlikte tarama programı öneriyoruz.
15:45Tarama programlarda şikayeti olmayan olup olmaması önemli değil.
15:49Taramanın amacı zaten herhangi bir bulgu vermeyen hastada bunu erken tespit etmek.
15:54Bu yüzden tarama. Zaten şikayetimiz olduğunda yani sebep açıklanamayan kilo kaybımız varsa, işte kansızlığımız varsa, iştahsızlığımız varsa, rektel kanama varsa
16:06zaten kolonoskopi yapmak lazım.
16:08Mecburen yapılacak.
16:09Evet tarama o yüzden benim bir şikayetim yok, hiçbir bulgum yok dememek lazım.
16:14Kılavuzlarda belirtilen şekilde, bakanlığın önerdiği şekilde tarama programlarını mutlaka öneriyoruz.
16:20Hocam size soracağım, çok soru kaldı maalesef zamanımız bitti.
16:25Sizi o yüzden tekrar ağırlamaktan mutluluk duyacağım.
16:29Tekrar mutlaka lütfen zaman ayırmanızı rica edeceğim.
16:32Ne demek teşekkür ederim.
16:32Çok teşekkür ediyorum.
16:33Ben çok teşekkür ediyorum.
16:35Çok sağ olun, çok mutlu oldum.
16:36Evet efendim şimdi de kardiyoloji uzmanımız Prof. Dr. Adnan Kaya bizlerle.
16:48Kalp kapak hastalıkları nedir?
16:50Kalp kapak hastalıkları kalbi nasıl etkiler?
16:53En sık görülen kalp kapak hastalıkları hangileridir?
16:57Kalp kapak hastalıkları tedavi edilmezse ne olur?
17:00Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Adnan Kaya, kalp kapak hastalıklarına dair merak edilenleri Sonay Gökhan'la Sağlık Zamanında anlatacak.
17:10Az Sonra
17:13Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Adnan Kaya, Sayın Dekanım hoş geldiniz. Nasılsınız?
17:18Hoş bulduk hocam. Teşekkür ederim. Sizler nasılsınız?
17:20Sağ olun. Tekrar zaman ayırdınız. Çok teşekkür ediyorum. Sağ olun.
17:23Teşekkürler hocam.
17:24Hocam şimdi bir halkın bana sorduğu sorulardan, hafta içerisinde attığı sorulardan artık yavaş yavaş damar hastalıklarında bir miktar bilinçlendirdiğimizi görüyorum.
17:35O kadar güzel anlatmasınız ki, o kadar güzel sorular var ki size.
17:38Şimdi bugün de biraz kapak hastalıklarından bahsedelim. Kalp kapak hastalıkları nedir?
17:44Öncelikle teşekkür ederim hocam.
17:47Kalbimiz temelde aynı bir eve benzedecek olursa, kalbimizde nasıl bir evde duvarlar varsa, kalbimizde duvarlar var ve kaslardan oluşuyor.
17:57Bu hem kanı depolama hem de kasılma görevini görüyor.
18:03Bu kaslarımızı besleyen aynı evimizdeki su tesisatı ve elektrik tesisatı gibi damarlarımız var.
18:09Su damarları gibi, sular gibi su tesisatı gibi koroner damarlarımız var.
18:14Ve elektrik tesisatı gibi kalbimizde kendi elektrik enerjisini üretiyor ve bunu iletiyor.
18:19Bu yapılar var. Bunlarla birlikte kanın kalbin içinde akışını yönlendiren kapaklar var.
18:26İsterseniz model üzerinden bence göstereyim.
18:29Evet hocam.
18:30Kameraya karşı tutarak.
18:32Öncelikle burada sağ kalpten akciğeri kanın geçişini sağlayan pulmoner kapağımız var.
18:41Aynı şekilde sol kalpten vücudumuzu besleyen damarımız, aorta, kanı yönlendiren aorta kapağımız var.
18:53Evet.
18:53Bir de kalbimizin odacıkları içinde sol kalpte mitral kapak, sağ kalpte de tricuspid kapağımız var.
19:03Toplamda dört tane kapağımız var.
19:05Bu kapaklar kanın kalp içinde doğru bir şekilde yönlenmesini ve vücuda dağılmasını sağlıyor.
19:13Bunun hastalıkları nasıl bir şey oluyor hocam?
19:15Nasıl bunlar kan daralıyor mu?
19:17Ne yapıyor bunlar da damarlar gibi kapak hastalıklarında?
19:20Öncelikle bildiğimiz gibi kalbimiz günde kabaca 80 bin ile 100 bin devir yapıyor.
19:25Yani kasılıyor.
19:27Dolayısıyla da bu kapaklar aslında yüksek bir travmaya maruz kalıyorlar ve yıpranıyorlar yıllar içinde.
19:34Eğer doğuştan da kapakların yapısıyla ilgili bir bozukluk varsa özellikle kırklı yaşlarda mesela kapakta bir çöküklük varsa mitral kapakta misal
19:44kırklı yaşlarda bu kapaklar daha erken yıpranmış olabiliyor.
19:48Kapaklarda yetmezlikler olabiliyor ya da darlıklar olabiliyor.
19:52Özellikle bazı çocukken geçirdiğimiz enfeksiyonlardan sonra mitral kapakta darlık olabiliyor.
19:58Ya da ilerleyen yaşlarda özellikle yaşlarda gördüğümüz 75 yaşın üstü hastalarda daha ziyade gördüğümüz aort kapakta kireçlenmeye bağlı daralma olabiliyor.
20:11Dolayısıyla da böyle olunca bunlara tedavi de gerekiyor.
20:15Tedaviler de gerekiyor hocam.
20:16Hocam hasta peki bunu nasıl hissediyor?
20:19Kalp kapağında bir problem olan hastada duyulan şikayetler neler?
20:22Aslında biz rutin yaptığımız muayenelerde hastalarımızın bir çoğunda özellikle mitral kapakta düşük düzeyde yani minimal kaçaklar fonksiyonel kaçaklar görüyoruz ya
20:33da türküs bit kapakta bunların hiçbir önemi yok.
20:36Poliklinikte çok sık soruyor hastalarımız acaba ben ameliyata gider miyim?
20:42Bu kaygıları çok oluyor.
20:43Öncelikle biz bunları derecelendiriyoruz.
20:46Hafif düzeydeki kaçakların hastanın hiçbir kliniğine bir önemi yok.
20:50Zarar vermiyor.
20:51Hiçbir zarar vermiyor.
20:53Biz şikayet vermiyor.
20:54Hasta bunu bir şey hissetmiyor.
20:56Biz rastgele poliklinikte muayen ederken tespit ediyoruz.
20:59Orta ve üzeri darlıklarda hastalarda biraz şikayetler ortaya çıkıyor.
21:03Özellikle ileri düzeyde kaçak ve darlıklarda hastalarımız nefes darlığı olabiliyor.
21:09Performansta azalma yani egzersizi tolere edemiyor hastalar.
21:14Uzun daha önce daha uzun bir mesafeyi daha kolaylıkla yürürken şimdi yürüyemiyorlar ya da merdiven çıkamıyorlar.
21:20İlerleyen safhalarda artık ev içinde bile nefes darlıkları oluyor.
21:25Bazen geceleri uykularımda nefes darlığıyla uyanabiliyorlar.
21:29Kalp yetmezliği ile aynı şikayetler gibi.
21:31Burada mı bir kalp yetmezliğine sebep oluyor?
21:33Açıkçası hemen hemen şikayetler benzer.
21:37Kapak hastalıkları ilerleyen evrelerde eğer tedavi edilmezse tabi ki sol kalbimiz ya da sağ kalbimiz bunlara dayanamıyor ve fonksiyonlarında tabi
21:47ki azalma oluyor.
21:48Yani kapak hastalığınız var ileri düzey bir kapak hastalığınız var.
21:53Eğer tedavi olmazsanız tedavi gecikirse bu aynı zamanda kalp kasında da yorulmaya yetmezliğe sebep olur hocam.
22:00Peki nasıl tedavi ediyoruz hocam? Bu kapak hastalıklarının tedavisinde nasıl tedavi yöntemleri?
22:05Cerrahi mi? Girişimsel bir tedavi mi? Neler yapıyoruz?
22:09Tabi ki öncelikle kapak hastalıklarında orta düzey kapak hastalıklarında darlıklarda veya yetmezliklerde hastalarımızı takip ediyoruz.
22:18Eşlik eden risk faktörleri var mı yok mu? Onları düzeltmeye çalışıyoruz.
22:22Tansiyondur, şekerdir. Bu tedavileri yapıyoruz. İlaçlı tedavilerimiz oluyor.
22:29Diuretik dediğimiz, idrar sökücü ilaçlara başvurabiliyoruz. Kalp ritimlerini düzenleyebiliyoruz.
22:34Ritim bozuklukları da sıklıkla eşlik ediyor.
22:36Ancak bir kapak hastalığı artık ileri düzeye geçmişse, geldiyse ve hastada bir şikayet varsa muhakkak bir şey yapmak gerekir.
22:47Burada da öncelikli olarak eğer hasta ameliyat riski düşükse cerrahi olarak o kapan tamiri ya da kapak değişimi öncelikli tedavi
22:59yöntemi.
22:59Genellikle bunlar kronik hastalığa sahip oluyorlar değil mi hocam? Yani tansiyonu var, şekeri var ve ileri yaş grubu hastalar.
23:06O zaman bunlara cerrahi olarak anestez almaları riskliyse o zaman bunda girişimsel bir işlem. Ne oluyor bunun adı?
23:13Şöyle hocam, esasen biz biliyoruz ki son 20-30 yılda ortalama insan ömrü uzadı ve 75 yaşın üzerindeki insan sayısı
23:23arttı.
23:24Ve bu hastalıkta özellikle aort damarındaki kireçlenme ve daralma, 75 yani yaşlılığın hastalığı aslında.
23:31Böyle olunca da bu hastalığımızın çoğunda kronik bir hastalık yükü oluyor. Ne oluyor?
23:37Tansiyon yüksekliği oluyor, şeker yüksekliği oluyor, kronik böbrek yetmezliği oluyor, diyalize giren hastalar oluyor.
23:43Ve büyük bir kısmında ne yazık ki tütün kullanımına bağlı olarak da koah gelişiyor.
23:48Dolayısıyla bu hastalar açık ameliyat açısından yüksek riskli hasta grubuna düşüyor.
23:56Böyle olunca da insanoğlu bu hastaların da tedaviden faydalanması için yine kateter bazlı tedaviler geliştirdiler.
24:06Bunlardan bir tanesi TAVI dediğimiz bir yöntem.
24:09Yani biz kasıktan giriyoruz, aynı nasıl kalp damarlarına stentler koyuyoruz, yine bir stentin içine söndürülmüş bir kapak var.
24:17Aort pozisyonuna gelip oraya kapağımızı açıyoruz.
24:21Bu yüksek riskli hastalarda...
24:23Hastanın yaşını uzatıyor mu bu yaşam süresini?
24:25Tabii ki aslında şöyle, kritik aort ağırlığında hasta bir semptom yaşamaya başladıysa, yani göğüs ağrısı oluyorsa, kalp yetmezliğiyle başvuruyorsa ya
24:39da senkop dediğimiz bayılma olduysa, bu hastalar eğer tedavisiz kalırsa, çünkü o mekanik bir şey, kapı açılmıyor.
24:45Yani oraya eğer biz mekanik olarak ya kapağı değiştirmezsek, açık cerrah ile ya da TAVI ile bir kapak koymazsak, bu
24:52hastalarımızın büyük bir kısmı sadece ilaç tedavisiyle, yani yüzde ellisini iki sene içinde kaybediyoruz.
24:59Çok önemli hocam.
25:00Dolayısıyla aslında bu bir devrim bizim açımızdan.
25:04Ve biyolojik kapakları biz implante ediyoruz.
25:08Yani oraya aort pozisyonuna biyolojik kapak koyuyoruz.
25:11Dolayısıyla da hasta...
25:12Hasta, kaliteli bir ömür yaşıyor hocam ya.
25:14Yatağa bağlı bir yaşamsa, ne kadar kaliteli ve güzel.
25:17Hocam unutmayın bir telefon bağlantımız var.
25:20Adana'dan bir telefon bağlantımız var.
25:23Alo?
25:25İyi inler hocam.
25:27Sağlığın, buyurun.
25:28Mehmet Ali Kaya, Adana'dan arıyorlar.
25:31Buyurun Mehmet Bey.
25:32Mehmet Ali Kaya'yım hocam, Adana'dan arıyorum.
25:34Hocam, kalp doktoruna bir soru mu olacaktır?
25:37Buyurun.
25:38Hocam, ben 58 yaşındayım.
25:40Kalp krizi geçirdim hocam.
25:42Ailemde de kalp problemi vardır.
25:44Ayrıca iki damarın tıkalı olduğu saylandı değil fakat açamadılar.
25:49İnanmıyorum hocam, işin de stresli.
25:52Çalışırken, hatta yürürken bile nefes almakta zorluk çekiyorum hocam.
25:57Damarlarının açılması ve yükülmesi tavsiyem nedir hocam?
26:01Çok geçmiş olsun Mehmet Ali Bey.
26:02Evet hocam, hastamız çok genç, 58 yaşında.
26:06Kalp krizi geçirmiş ama iki damar tıkalı ve açılmamış.
26:09Stent falan takılmamış anladığımız kadarıyla.
26:12Öncelikle Mehmet Bey'e çok geçmiş olsun diyorum.
26:14Çok genç hocam ya, 58 yaş.
26:16Yani yaşam tarzımız değişti, kronik hastalıklar daha...
26:20Adana'da yemekler de güzel.
26:22Çok özür dileriz ama...
26:24Az önce Mustafa hocamızla obeziteyi konuştuk.
26:27Obezite daha küçük yaşlara indi, tansiyon daha küçük yaşlara indi ve eğer genetik faktör de varsa tabii ki kalp damar
26:34hastalıklarını daha genç yaşlarda görüyoruz.
26:36Kalbimizi besleyen temelde 3 tane damarımız var.
26:39Muhtemelen Mehmet Bey bir kalp krizi geçirdi.
26:42Kalp krizi geçirdiği damarına muhtemelen müdahalesi olmuştur.
26:46O damar açılmıştır.
26:47Öyle temenni ediyorum.
26:48Ama iki damar daha tıkalı muhtemelen.
26:49Diğer iki damarda da darlıkları var muhtemelen.
26:52Ancak tam tıkalı damarlar olabiliyor.
26:54Bahsetmiştik.
26:55Kronik total okluzyon diyoruz biz buna.
26:58Yani 3 aydan ve daha öncesinden tıkanmış, kireçleşmiş damarlar.
27:03Mehmet Bey'e bir önerim olacaktır tabii ki.
27:05Yani alanında uzman, bu işlerle uğraşan ülkemizde çok sayıda operatör var.
27:12Bu CTO operatörlerinden birinden görüş alabilir.
27:15Ya da eğer bu tıkanıklıklar kalbin sol ön inen damarını da içeriyorsa cerrahi de bir alternatif tedavi olabilir bu hastamız
27:26için.
27:26Ama hastanın şikayetlerinin olması aslında damar tıkanıklığının var olduğunu müdahale edilmesi gerektiğini bize gösteriyor.
27:33Tabii ki şöyle çok genç bir hastamız eğer bu damarlar tedavi edilmezse kalp yetmezliğine ilerleyebilir.
27:41Bu açıdan rezervini korumak adına bu damarların açılmasında fayda var.
27:46Hocam romatizmal hastalıklar kalp kapaklarına zarar verir mi?
27:51Şimdi ben de kendi kliniğimde görüyorum.
27:53Normalde biz herhangi bir diş operasyonu yapmadan önce eğer kalp kapaklarında problem varsa mutlaka doktorla bir konsültasyon yapıyoruz.
28:03Ve siz kardiyologlar bizlere mutlaka bir ilaç profilaksisi gönderiyorsunuz.
28:08Neden oluyor hocam bu kalp romatizması denilen?
28:11Ben hasta diyor ki bende kalp romatizması var.
28:13Biraz bundan bahsedebilir misiniz bize?
28:16Tabii ki hocam. Öncelikle bütün diş hekimleri arkadaşlarımıza selamlarımı iletiyorum.
28:21Sağ olun çok teşekkür ederiz.
28:22Çok yakından iç içe çalışan iki branş.
28:25Çünkü şöyle bir diş çekimi olduğunda kanımıza bakteri karışma ihtimali oluyor.
28:31Ve bu bakteriler kanda yolculuk yaparken damarlarımızda veya kalbimizde hasarlı bir bölge varsa oraya tutunup büyüyebiliyorlar.
28:41Çoğalabiliyorlar ve enfeksiyon odağı olabiliyorlar.
28:45Dolayısıyla da eğer bir hastada kalp kapağında bir hasar varsa yani ciddi bir dejenerasyon varsa işte bahsettiğimiz gibi kritik aort
28:54darlığı varsa ya da romatizmal ateşe bağlı mitral darlık varsa veya biyoprotez ya da mekanik kapağı varsa biz bu hastalara
29:03diş çekimi işleminden önce antibiyotik veriyoruz.
29:06Bir saat önceki diş çekimi olduğunda bakteriyemi olduğunda yani kana bakteri karıştığında kanda antibiyotik de olsun ve o bakteriyi elimine
29:16edesin öldürsün.
29:17Hocam peki bu kart romatizması neden oluyor?
29:18Küçük yaşlarda genellikle geçirilen hastalıklar deniyor.
29:22Biraz bundan bahseder misiniz sebebinden?
29:24Tabii ki.
29:25Aslında biz kardiyologlar çok şanslıyız bu devirde dünya geldiğimiz için.
29:29Çünkü antibiyotinin yaygın kullanımıyla beta grubu dediğimiz bakterilerin artık penisiline de duyarlı oldukları için biz bu akut romatizmal ateşe bağlı
29:40karditi daha az görüyoruz.
29:42Kapak hastalıklarını daha az görüyoruz.
29:44Özellikle gelişmekte olan ülkelerde birazcık daha sağlık koşullarının zayıf olduğu ülkelerde hala yaygın.
29:52Burada da şöyle oluyor.
29:53Vücudumuza bir bakteri bulaşıyor.
29:55Özellikle üst solum yoları tonsilit dediğimiz tonsilit yapıyor.
29:58Çok da sık görürüz biz boğaz enfeksiyonlarını.
30:01Bademcikleri şişti çocuğumun.
30:02Dört defa beş defa şişen.
30:04Ama müdahalesiz olduğu zaman değil mi hocam?
30:07O durumda bunlarla yol açıyor.
30:09Zaten tetik ediliyor.
30:09Beta grubu streptokoklarla enfeksiyon varsa tedavisi oluyor.
30:14Dolayısıyla antibiyotinin yaygın kullanılmasıyla birlikte sıklığı giderek azalıyor.
30:19Burada vücudumuz bu bakteriye karşı bir antikor geliştiriyor.
30:24Bu antikorlar yanlışlıkla antijen benzerliği nedeniyle kalbimizdeki kapaklarımızdaki dokuyla etkileşiyor.
30:33Tekrarlayan enfeksiyonlarla da tekrar enfeksiyon oluyor.
30:37Tekrar kapakta bir hasar oluyor.
30:39Ve ilerleyen yıllarda özellikle kırklı ellili yaşlarda kapakta daralma meydana geliyor.
30:45Ve dolayısıyla da cerrahi ya da mitral balon valvuloplasti gibi tedavilere gidiyor.
30:51Hocam bir whatsapp sorumuz var.
30:54Onu soracağım.
30:55Kalp pili taktırdım.
30:5672 yaşında erkek hastamız Ali Demir Bey'i soruyorlar.
31:00Günlük aktivitelerde dikkatli olmam gerektiği söylendi.
31:04Spor yapabilir miyim?
31:05Ben bir asker emeklisiyim.
31:07Spora alışkınım.
31:08Merdiven çıkmak gibi hareket sorunlar yaratır mı?
31:11Çok korkuyorum.
31:12Bu nedenle psikolojimi bozmak üzereyim.
31:15Öncelikle bütün hastalarımıza önerim şu.
31:18Biz hastalarımızın sağlıklarını korumak için yapıyoruz bu tedavileri.
31:22Normal hayatlarına dönsünler diye yapıyoruz.
31:25Dolayısıyla da kalbine pil uygulanan bir hasta evrendeki en güvenilir insandır.
31:31Çünkü zaten bir ritim bozukluğu, ritim düşüklüğü olsa pil devreye giriyor.
31:35Ya da ciddi bir ritim bozukluğu olsa yine pil devreye giriyor.
31:38Dolayısıyla da bu yaşamla ilgili kaygıların ortadan kalkması gerekiyor.
31:42En önemlisi bu.
31:43İkinci husus biz pil uyguladığımız hastalarda özellikle ilk 2-3 ay kollarını çok böyle pilin uygulandığı sayede şu hareketleri yapmalarını
31:52istemiyoruz.
31:53Evet.
31:532-3 aydan sonra vücudumuz o pilin etrafını toparlıyor, bir kapsül oluşturuyor.
31:59İlk 3 ay önemli.
32:01Onun dışında sporlarda özellikle kontakt sporlarını önermiyoruz.
32:06Yani oraya darbe alabilirler.
32:08Yani böyle sporları çok önermiyoruz.
32:09Yürüyüş, bisiklet, tempolu yürüyüş bunları yapabilir.
32:12Ve pilin olduğunu söyleyecekler.
32:13Hocam son bir soruyla bitireceğim.
32:1565 yaşında Mustafa Öztürk sormuşlar.
32:18Kalp kapağı ameliyatı oldum.
32:21İyileşme sürecindeyim.
32:23Fakat ara sıra kalbimde düzensiz atışlar oluyor ve bazen nefes darlığı yaşıyorum.
32:28Bu durum normal midir?
32:30Tekrar doktora gitmek zorunda mıyım?
32:32Tekrar gitmeli miyim?
32:34Kontrol gerekiyor mu?
32:35Acil mi durumum diye sormuşlar.
32:37Açıkçası bir kontrol gerektirir bence.
32:40Evet.
32:40Biliyorsunuz biz ameliyat olduğumuzda genel anestezi alıyoruz ve akciğerleriniz kısmi olarak sönüyor.
32:46Daha sonrasında atelektazi dediğimiz bir durum gelişebilir erken dönemde.
32:50Dolayısıyla da solunum egzersizleri yapmaları gerekiyor.
32:54Bu hastalarımızın özellikle kalp damar cerrahisi geçiren hastalarımızın.
32:57Bu nefes darlıkları bunlardan mütevellit olabilir.
33:00Ancak aynı zamanda bazen akciğerde veya kalbin etrafında sıvı birikebiliyor.
33:06Bundan da nefes darlığı olabilir.
33:09Çarpıntılar beklediğimiz durumlar özellikle kapak ameliyatlarından sonra atrial fibrasyon dediğimiz hızlı ritimler beklediğimiz olabilecek ritim bozuklukları.
33:18Yine de etraflıca tekrar bir şey atlamamak adına bir muayene olmasına fayda var.
33:23Çünkü aslında kalple ilgili problemlerde bir psikoterapi görmeliler mi acaba hocam ya?
33:27Yani insanlar çok korkuyor çünkü çok önemli bir organ.
33:30O kadar da hızlı çalıştığını söylediniz.
33:32Kalbimizi yormayalım diyoruz.
33:33Açıkçası böyle bir hususta bir iki kelam da etmek isterim hocam.
33:39Özellikle kalp krizi geçiren ya da büyük bir cerrahi operasyon geçiren hastalarda travma sonrası stres bozukluğu oluyor.
33:48Bu hastalarımızın çoğunun psikiyatriyle de kontrollere gitmelerinde fayda var.
33:53Hocam ağzınıza sağlık.
33:55Çok sorum kaldı yine.
33:56Haftaya sormaya devam edeceğim.
33:58Sizi bugünden bağladım yine haftaya.
34:00Çok teşekkür ediyorum ağzınıza sağlık.
34:02Teşekkürler hocam.
34:03Evet şimdi de uzman klinik psikolog Melis Gökhan bizlerle.
34:11Bazı hastalıklar önce zihinde mi başlar?
34:15Bastırılan duygular bedeni nasıl etkiler?
34:18Travmalar yıllar sonra fiziksel hastalık olarak ortaya çıkabilir mi?
34:22Modern hayatın getirdiği stres hangi hastalıkları arttırıyor?
34:26Uzman klinik psikolog Melis Gökhan Acartürk
34:29psikolojik hastalıklar hakkında merak edilenleri
34:32Sonay Gökhan'la sağlık zamanında anlatacak.
34:36Az sonra.
34:38Melis Gökhan Acartürk uzman klinik psikolog.
34:42Hoş geldin Melis'ciğim nasılsın?
34:44Hoş buldum.
34:44İyi teşekkürler.
34:45Sizler nasılsınız?
34:46Çok teşekkürler.
34:48Evet o kadar önemli bir konu ki ben de şu anda biraz daha adapte olacağım.
34:53Gerçekten hastalıklar önce zihinde mi başlıyor?
34:57Ya tabii ki tek başına zihinde başlar diye bir şey söyleyemeyiz.
35:01Ama genetik yapı müsaitse zaten biliyorsunuz ki tütün ürünleri, alkol kullanımı, hastalıkları başlatan şeylerden biri.
35:10Eğer kişi bunları kullanıyorsa, ekstra olarak da sürekli bir stres halindeyse, kendini kötü hissetme durumundaysa, zihinsel olarak kendini hasta etme
35:21durumu söz konusu olabiliyor.
35:23Ama tabii ki tek başına stresli oldu diyemiyoruz.
35:26Bazen ben sosyal medyada karşılaşıyorum böyle şeylerle.
35:29İşte stres sizi kanser yapabilir.
35:31Bu tamamen yanlış da diyemeyiz, tamamen gerçek de diyemeyiz.
35:36Açıkçası şöyle bir bakış açısıyla bakmamız lazım.
35:38Biz stresimizi en azından indirip kortizol seviyemizi düşürmeliyiz.
35:43Nedir?
35:44Kortizol seviyesiyle aslında başlayan bir şey bu hastalıklarda öyle değil mi?
35:48Kanser ya da başka hastalıklar.
35:50Vücut direnci düşüyor.
35:51Ardından o zaman şöyle mi diyelim?
35:54Ben iyiyim demek kişiye daha çok hastalanma olasılığını düşürüyor mu?
35:58Şöyle ben iyiyim deyip de eğer ki duyguları bastırmak söz konusuysa,
36:04yani ister istemez şekilde duygularımızı bastırdığımızda ne oluyor?
36:08Kendimizden fedakarlık yapıyoruz ve artık beden öyle bir noktaya geliyor ki kendini tüketebilecek durumlarda yaşıyor bir şeyleri.
36:18Mesela bir duruma hayır diyemiyorsak ya da bazı şeyleri istemeden yapıyorsak ister istemez şekilde bizim dediğim gibi kortizol seviyemiz yükseliyor.
36:28Böyle bir durumda da bizim hastalanmamız mümkün tabii ki.
36:33Peki nasıl kendini belirti veriyor?
36:35Mesela ben kendi hastalarımdan söyleyeyim.
36:38Bazen hastalarıma söyleyemeyeceğim şeyler oluyor.
36:41Esasen bu böyle artık bunu bu şekilde yapmalısın demem gerekiyor.
36:45O kırılmasın, üzülmesin diye söyleyemiyorum.
36:47Ardından çok ciddi miydi ağrıları çekiyorum.
36:50Baktırdığım zaman herhangi bir altına yatan bir sebep yok.
36:53O zaman bu psikolojik bir ağrı mı?
36:54Tabii ki eğer ki doktora gittiğimiz zaman doktor bir problem yok diyorsa muhtemelen biskosomatik bir rahatsızlık olarak bizim karşımıza çıkıyor.
37:03Zaten beden öyle bir şey ki söyleyemediklerimiz, konuşamadıklarımız, içimizde kalan her şeyi aslında bir şekilde dışa vurum olarak hastalık olarak
37:14atıyor.
37:15O yüzden hayır da diyebilmeliyiz, evet de diyebilmeliyiz.
37:19Ne söylemek istiyorsak karşımızdakine söylemeliyiz.
37:21Yoksa içimizde ata ata biz kendimizi hasta ediyoruz.
37:25Çok kolay olmuyor ama bunu söyleyen kişiler karşıdakilerini hasta ediyorlar.
37:29Nasıl hasta ediyorlar?
37:30Kendileri hasta olacağına birazcık bencil düşünmek lazım bence bu konuda.
37:34Birazcık da karşı tarafa hayır diyebilmeliyiz ya da üzülecek diye artık bir şeyleri saklamanın, gizlemenin bence bir manası yok.
37:42Biz üzülmeyelim.
37:43Değil mi?
37:44Peki psikolojik yük, bağışıklık sistemini gerçekten düşürüyor mu?
37:48Tabii ki. Biraz önce de dediğim gibi söylediğimiz, söyleyemediğimiz daha doğrusu, o sözler, o duygular, açıklayamadığımız şeyler bizim bağışıklık sistemimizi
38:00düşürüyor.
38:01Stres seviyemiz arttığı zaman ister istemez şekilde kendimizi hasta ediyoruz.
38:06O yüzden zaten söylüyorum.
38:08Lütfen stresinizi minimalize etmeye çalışın.
38:11Size iyi gelecek şeyler yapın.
38:13Kendinize eğer bunu yük olarak alırsanız maalesef hastalanmanız mümkün.
38:18Keşke olmasa.
38:19Geçmeyen baş ağrıları, fibromiyajik ağrılar, kişiler geliyor omuzları ağrıyor, başları ağrıyor, mide ağrıları var.
38:26Ama bunun temelinde yatan normal şartta herhangi bir başına tümör yok veya işte tansiyonu yüksek değil.
38:32O zaman bunlar tamamen psikolojik veya bu kişinin çok ciddi bir stresi vardır mı diyoruz?
38:38E tabi ki eğer ki dediğim gibi doktora gidiyor, doktor diyor ki herhangi bir problem yok, herhangi bir sıkıntı yok.
38:45Muhtemelen bu psikolojik bir rahatsızlık, psikolojik bir dışa vurum gibi bir durumdan söz edebiliyoruz.
38:53Peki travmalıya uğruyor insan.
38:55Çok çeşitli travmalar uğrayıyor çocukları ile ilgili veya eşleri ile ilgili, sevgilileri ile ilgili.
39:01Bunlar bir anda mı kendini belli ediyor hastalık olarak, yıllar sonra mı vücutta ortaya çıkıyor hastalık olarak?
39:09İçimizde tuttuğumuz şeylerle alakalı aslında bazı şeyleri söyleyemiyorsak, o duygularımızı dışarıya vuramıyorsak o kişiye söylememiz gerekiyor.
39:19Gerçekten yanlış anlaşılırım, beni yanlış tanırım da ötesinde.
39:24Ne olursa olsun karşı tarafa bizim bunları söylememiz lazım, söyleyemiyorsak bir yere yazalım, suya söyleyelim.
39:32Bir şekilde bizim o duyguları açığa çıkarmamız lazım.
39:35Eğer travmalarımızla devam edersek yola hastalık çıkması çok muhtemel.
39:41Çünkü dediğim gibi stres seviyemizle alakalı her şey.
39:44Biz ne kadar stres olursak o kadar bizim hastalanmamız mümkün maalesef.
39:49Bir telefon bağlantımız varmış.
39:52Evet buyurun.
39:54Nur Hanım arıyorlar.
39:57Nur Savaş İstanbul'dan arıyorlar.
39:59Buyurun Nur Hanım.
40:01Alo.
40:04Herhalde bağlayamadık.
40:06Birazdan bağlayalım.
40:08Sürekli güçlü olmak zorunda hisseden kişiler neden bir noktada pat diye çöküyorlar?
40:15Şimdi şuna bakmak lazım.
40:17Neden sürekli güçlü olmak zorundayız?
40:20Muhtemelen aileyle alakalı süreçlerden dolayı.
40:23Anne babanın güçsüzlüğünü bir evlat yüklenmek zorunda değil.
40:28Ya da bir çocuğun güçsüzlüğünü bir anne baba da yüklenmek zorunda değil.
40:33Bireysel olarak düşünmemiz lazım.
40:35Güçlü olmak zorunda olduğumuz konuya bakmalıyız.
40:39yüklenen sorumluluklar olabilir ama yapabileceğimiz şeylerin çerçevesinde bunları düşünmeliyiz.
40:45Ben daha gerçekçi hedefler konulması taraftarıyım.
40:49Ne bileyim işte ben şunu kaldı.
40:51Çok pardon telefon bağlanmış yeniden ondan sonra tekrar konuşalım.
40:54Evet Nur Hanım buyurun.
40:56Alo.
40:56Alo.
40:57İyi yayınlar efendim.
40:58Çok teşekkür ederiz.
40:59Buyurun Nur Hanım.
41:00Benim Melis Hanım'a bir sorum olacaktı.
41:03Buyurun.
41:03Ben İstanbul'da yaşıyorum, çalışıyorum.
41:07İş yerinde mobbing'e uğruyorum ve aksiyete yaşıyorum.
41:10Acaba bu durumu nasıl aşabilirim?
41:12Nasıl bir mobbing oluyor?
41:14Yani baskılara uğruyorum.
41:17Anlat.
41:18Sürekli evet.
41:19Ve güçlü durmak zorunda kalıyorsunuz.
41:20Evet, evet, evet.
41:22Çok teşekkür ederiz.
41:23Buyurun.
41:25Şöyle mobbing de maalesef çağımızın hastalıklarından biri.
41:28İş yeri sahiplerinden gördüğümüz o ciddi sorumluluk ve beklentinin karşılığında ezilmeyle devam eden bir süreç.
41:38Mobbing aslında kaderimiz olarak görülmemeli.
41:42Şimdi çoğumuzun tabii ki para ihtiyacı var.
41:44Evet.
41:44İşimizi yapmak zorundayız.
41:46Ama iş yerinde uğradığımız o psikolojik şiddet bizim zorunluluğumuz olmak zorunda değil.
41:52O noktada şuna bakabiliriz.
41:53Biz bu işte devam etmek zorunda mıyız?
41:56Alternatifleri var mı?
41:57Aslında bu bir kaçış değil.
41:59Çünkü kendimizi korumamız için yaptığımız bir mekanizm aslında.
42:03Bir şekilde kendimizi korumamız lazım.
42:05Bunun hukuki süreçleri de çok ağır bu arada.
42:08Bunu da söyleyeyim.
42:09Şu arada ama şunu da soracağım.
42:10Tabii ki.
42:10O zaman bunu bir de işverenin açısından düşüneceksiniz.
42:13Yani herhangi bir şekilde ona o an için bağırdı.
42:18Ama o işin çok iyi olması için bunu yapıyor.
42:21Ya kişisel olarak buradaki mobbingden kastımız ne?
42:24Mobbingden kastımız şu fiziksel olarak, fiziksel diyorum zihinsel olarak aslında bir baskı.
42:31Psikolojik bir şiddetten bahsediyoruz ki psikolojik şiddet çoğu zaman fiziksel şiddetten çok daha yaralayıcı olabiliyor.
42:38Ki bununla alakalı yani özellikle çalışanlarda gördüğüm bir süreç bu.
42:44Kendilerini kapatıyorlar, depresyona giriyorlar.
42:47Ölümü düşünme bile durumları söz konusu olabiliyor.
42:50O yüzden bence ilk başta o durumu tam olarak bir idrak etmeli.
42:54Gerçekten şiddete mi uğradığını düşünüyor psikolojik olarak yoksa daha böyle anlık kızmalar etmeler mi?
43:00Onların da olmasını istemiyoruz.
43:02İşverenlerin bunları yapmaması gerekiyor.
43:04Kişi de işini iyi yaptın o zaman.
43:05Ama şöyle bir şey.
43:06Ya da kişi burada işini iyi yaptığını düşünüyor.
43:10O zaman karşılıklı konuşmak.
43:12Yani siz bunu da böyle böyle yapıyorsunuz.
43:14Ben bunu da üzülüyorum demek en doğrusu mu acaba?
43:16Karşılıklı bir şekilde konuşup ben kendimi bu olaylarda kötü hissediyorum demek mi daha doğru?
43:21Ya tabii ki duyguları anlatmak lazım ama bazı işverenler var ki denk geldiğim de çok oldu.
43:27Maalesef çok bencilce düşüncelerde hani tabiri caizse dünyaları ben yarattım tavırlarında oluyorlar ve çalışanlarına karşı gerçekten ciddi bir psikolojik şiddet
43:37uyguluyorlar.
43:38Dediğim gibi bence ilk başta yapması gereken o olayı bir tanımlamak ve kendi açısından...
43:44Bunun cevabını biraz daha sonra yeniden açmak istiyorum.
43:49Kısa bir reklam arası sevgili izleyiciler.
43:51Ardından tekrar buradayız.
43:53Evet Meclis'ciğim şimdi de şu soruyu sormak istiyorum.
43:56Kaygı bozukluğu yaşayan birinin bedeni nasıl sinyaller veriyor?
44:00Kaygı bozukluğu yani daha çok toplumda duyduğumuz anksiyete bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlığımız.
44:07Öncelikle bunun kaygı bozukluğu mu yoksa genel geçerli normal bir kaygı olduğunu belirlememiz gerekiyor.
44:15Kaygı her insanın aslında hayatta var olabilmesi için gerekli olan bir dürtü.
44:21Nedir kaygı?
44:22Geleceği olan belirsizlikle alakalı durumlar.
44:25Evet.
44:26Şimdi kaygılı olduğumuz zaman nasıl hissediyoruz?
44:28Biz genelde belirsizlik hissi beyinde amigdala da tehlike hissi yarattığı için çarpıntılarımız olabiliyor.
44:36Kendimizi bir anda kötü hissedebiliyoruz.
44:38Ateşimiz çıkabiliyor, inebiliyor.
44:40Tansiyonumuz düşebiliyor.
44:42Kendimizi hasta gibi hissedebiliyoruz.
44:44Bunlar aslında kaygı temasında görüyoruz.
44:48Ama bunun bozukluk olduğunu düşünebilmemiz için ilk başta bir klinikte tanı sisteminden geçmesi lazım.
44:55Gerçekten kaygı bozukluğu mu?
44:57Ama kendi açımızdan şu an mesela kaygı bozukluğu var mı diye kendimize baktığımız zaman
45:03daha böyle dediğim gibi yine klinik ortamında kesinlikle tanısının yapılması lazım.
45:08Ama geleceğe olan sürekli olarak düşünce, kendimizi kötü hissetme, ne olacak gelecekte, iş, aşk, her şey olabilir.
45:17Geleceğe karşı belirsizlik ve beynin sürekli tehlike sinyalleri vermesi.
45:21Artık yaşamınızı yaşayamayacak hale gelmeniz.
45:24Sosyal hayatınızdan kendinizi kısıtlamanız kaygıyla beraber işte nefesinizin kesilmesi olabilir.
45:31Boğulmaları hissedebilirsiniz.
45:33Bunlarla beraber zaten sosyal hayatınızda var olmanız maalesef pek mümkün olmuyor.
45:37Bu artık tamamen yaşamın bir şekilde sosyal yaşamına sürerse, devam ederse.
45:43Anlık olarak normal bir şey tabii ki bunlar.
45:46Son olarak şunu sormak istiyorum.
45:47Bir insan bedenini hasta etmeden önce kendine nasıl yardım edebilir?
45:51Kısaca cevabını alabilir miyim?
45:53Tabii ki.
45:53Bedenimizi nasıl hasta ediyoruz?
45:55Bedenimizi nasıl rahatsız ediyoruz?
45:57Bedenimizi stresle rahatsız ediyoruz öncelikle.
45:59Biz ilk başta stresimizi azaltacağız.
46:02Bize stres yaratan her şeyi, herkesi hayatımızdan kademeli olarak çıkarmalıyız.
46:08Hayır diyemiyorum işte ya da yapmam gereken çok şey var, zorunluluklarım varın dışında.
46:15Kendinize önem vermenizi rica ediyorum.
46:17Hayır, demeyi öğrenmemiz gerekiyor.
46:19Muhtemelen evet demekten daha değerli diyoruz.
46:22Sevgili izleyiciler bugün de süremizin sonuna geldik.
46:26O kadar hızlı akıyor ki bir sonraki haftada aynı saatte aynı kanalda görüşmek üzere.
46:33Hoşçakalın, sevgiyle kalın.
Yorumlar

Önerilen