- 18 saat önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00Günaydın değerli Beyaz TV izleyenleri, uzman doktor Kürşat Gülle Güne Sağlıklı Başlı programımızdan herkese şahane bir hafta sonu diliyorum.
00:09Geçen hafta ben yoktum, hocam beni özlemiş. Bugün masamdayım, stüdyomdayım efendim.
00:14Çaylar, kahveler hazırsa bugün de yine birbirinden değerli konuları, fıtık tedavilerinde nasıl tedavi edilebilir, nükleoplastinin önemini konuşuyor olacağız.
00:25Bugün bir de sürprizimiz var değil mi hocam stüdyomuzda? Değerli eğitimci yazar Tuğba Hanım, hocamızın ablası, değerli ablası bizlerle beraber
00:33olacak. Hoş geldiniz.
00:34Hoş bulduk. Nasılsınız? Teşekkür ederim. Beğendiniz mi masamızı, stüdyomuzu? Her şey olağanüstü.
00:39Çok teşekkür ederiz. Ayrı ayrı zaten konuşuyor olacağız. Ve öncelikle hepinize hayırlı hafta sonları diledikten sonra bugün 4 Nisan Dünya
00:49Sokak Hayvanları Günü.
00:50Lütfen ama lütfen beslemeyeceğiniz hayvanları alıp sahiplenmeye çalışıp sonrasında sokağa bırakmayın.
00:57Çok perişan oluyorlar ve tüm yani elimizden geldiğince destek veriyoruz ve lütfen sokak hayvanlarına destek olalım diyorum.
01:05Ve hocam isterseniz Tuğba Hocamla mı başlayayım, sizinle mi başlayayım? Biraz nükleoplastiden bahsedip Tuğba Hocam'a sonra mı geçelim?
01:10Öyle de yapalım.
01:11Çünkü seyircilerimiz sabırsızlıkla ve heyecanla zaten yine bugün de nasıl tedavi edilir diye bekliyorlardır.
01:17Buyurun hocam başlayalım.
01:18Evet nükleoplasti yeni nesil bir teknoloji. Teknolojinin ilerlemesi, görüntüleme, tekniklerinin ilerlemesi netice itibariyle aslında fıtık tedavisine bakış açımızın değişmesi olabildiğince
01:34daha az vücuda mümkünse de hasar vermeden bu tedavilerin yapılabilmesi hem biz hekimler için hem de hastalar için olağanüstü bir
01:42durum.
01:43Tabii ki.
01:43Bundan dolayı nükleoplasti bize böyle bir avantaj sağlıyor.
01:47Şimdi günümüzde 20-30 dakikalık bir zaman diliminde fıtığı tedavi edebilmek ve oradaki parçayı eksiltmeden, oradaki disklerin yapısını bozmadan efendim
01:59ve kalıcı olabildiğince kalıcı bir tedavi sağlayabilmek bu yönüyle çok çok kıymetli, çok değerli.
02:05Şimdi ameliyat evet son çare olarak düşünebiliriz. Tabii ki de bir tedavi yoludur, yöntemidir. Ama uygun olan hastalarda nükleoplastiyle öncelikle
02:16yola devam etmek çok büyük avantaj oluyor, artı oluyor.
02:19Patlamış fıtıklar, ileri evre fıtıklar, cerrahilik fıtıklar bu anlamda bizim nükleoplastinin ilgi alanı oluyor.
02:28Küçük fıtıklara dokunmak doğru değildir ya da idrarı büyük abdesti tutamayan hastalarda nükleoplasti uygun değildir.
02:36Ama onun haricinde patlamış dediğimiz gibi ileri evre cerrahilik fıtıklar bunlar ameliyattan önce yapılabilecek, neştersiz, bıçaksız, dikişsiz uygulanabilecek en güzel,
02:49en ileri tedavi yöntemlerinden biri olarak çok sayılıyor.
02:53İki şey hatırlatmak istiyorum hocam değerli izleyicilerimize. Zaten WhatsApp hattından artık bize sorularınızı iletiyorsunuz ve çok teşekkür ederiz.
03:00Programın başladığı an itibariyle sorularınız geliyor. Çok teşekkür ederim değerli izleyicilerimiz.
03:04İkincisi biz hep söylüyoruz sezonumuz boyunca da söyledik. Biz bilgi verme niteliği taşıyan bir programız.
03:11Lütfen uzman hekimlerinize danışmadan herhangi bir yöntemi kendi başınıza buyruk denemeyiniz.
03:18Hocamın anlattığı sezon boyunca yine anlattık ameliyat olunması gereken durumlarda mutlaka ameliyat edilmesi gerekiyor.
03:24Ama ameliyat olunmayacak durumlarda nükleoplastinin burada biz faydalarını ve çözüm yöntemlerini konuşuyoruz değerli izleyicilerimiz.
03:32Afedersiniz hocam bunu girmek istedim.
03:35İyi yaptınız teşekkür ederim. Şimdi burada patlamış fıtık dediğimiz olay nedir?
03:40Öncelikle bundan biraz bahsedecek olursak şimdi iki omurga kemiği arasında disk dediğimiz yapılar var.
03:46Hep söylüyoruz bunlar bizim amortisörlerimiz.
03:49Şimdi bu diskin ortasında da nükleos pulpoz dediğimiz jelsi bir madde vardır.
03:54Bu esas basıncı yükü emen yapıdır.
03:57Yani biz fiziksel bir aktivite gösterirken hatta otururken de yük olduğu gibi bu disklere biner.
04:04Ve bu yapının yırtıktan tekrar kanal içerisine akması, omuriliğe doğru,
04:11omurilik ve omurilikten çıkan sinirlere bası yapması sonrasında ağrı acı yanma, düşük ayak dediğimiz durumlar oluşuyor maalesef.
04:19Ve kişi bu saatten sonra ilaç tedavisinden yani medikal tedaviden, fizik tedaviden fayda görmeyebiliyor maalesef.
04:29Doğru.
04:30Efendim geriye kalıyor iki seçenek.
04:33Ya nükleoplasti ya da cerrahi bir tedavi.
04:37Tabi nükleoplastinin avantajı bu patlayan, akan kısmın, balonlaşan kısmın daha doğrusu
04:43tekrar tedavi sonrasında diskin içine doğru geri dönüş hareketini başlatmaktır.
04:49Burada amacımız budur.
04:50Ve burada parça eksiltmeden yani o diskin yüksekliğine...
04:54En konforlu zaten olmasının sebebi parça eksiltmemek değil mi hocam?
04:57Parça eksiltmiyor. Ekstra bir hasar vermiyor.
04:59Vermiyor.
04:59İşlem sırasında omurilik ya da sinirlere herhangi bir zarar gelmesi gibi bir durum söz konusu değil.
05:05Ağrı acısızı çok minimum seviyede belki yok.
05:08Ve kısa sürede bir iyileşme.
05:1020-30 dakikalık bir tedavi.
05:12Akabinde bir saatlik bir istirahat.
05:14Ondan sonra tekrar geri hastalar taburcu olurlar.
05:17Günlük sosyal hayatlarına, iş yaşantılarına dönebiliyorlar.
05:20Bu anlamda cerrahinin taşımış olduğu riskler, komplikasyonlar burada yok.
05:27Tabii ki de hiçbir tedavi içinde garantidir, kesindir, %100 denilemez.
05:31Asla zaten denilemez.
05:32Ama uygun olan hastalarda nükleoplasti çok konforlu, çok kaliteli bir yaşam sunabiliyor.
05:38Çünkü ameliyat olduk tamam olalım ama ameliyattan sonra ben bir daha fıtık olmayacağım, bir daha fıtıkla karşılaşmayacağım diye bir durum
05:47söz konusu değil maalesef.
05:48Öyle olsa zaten bu tür ameliyatsız yöntemler ortaya çıkmaz.
05:52Yani ameliyatın bu sıkıntılı taraflarına binaen bu ameliyatsız, bıçaksız, neşlersiz yöntemler gelişiyor.
06:00O kadar güzel bir şey söylediniz ki hocam.
06:02Yani tekrar yükseltme durumu söz konusu olduğu için aslında ameliyatsız yöntemler çıkıyor.
06:08Yoksa ameliyat oldu bitti ve bir daha olmayacak.
06:10Hani bu bir apanisit ameliyatı değil.
06:12Çok fazla biliyorsunuz soru geliyor.
06:14Tekrar olur muyum, tekrar olur muyum, tekrar olur muyum?
06:16Evet işte sevgili izleyicilerimiz cevabı burada.
06:18Tabii defalarca fıtık oluşabiliyor.
06:21İnsanlar 3-5 defa ameliyat olmak zorunda kalabiliyor maalesef.
06:26Yani şimdi ameliyatı olduk evet doğru ama aynı seviyeden ya da bir alt bir üst seviyeden tekrar fıtıklar ortaya çıkabiliyor.
06:34Bu durumda 2. 3. 4. ameliyatlara gidiş söz konusu oluyor.
06:40Sonrasında vida platin takılmak zorunda kalabiliyor ki o daha sıkıntılı bir durumdur.
06:45Kişinin günlük aktivitelerini en basit aktivitelerini bile yerine getirmesi oldukça zor olabiliyor.
06:52Hani hiç bu yola girmeden önce nükleoplasti tedavisiyle beraber bu süreç bir anda hani kesilebilir.
07:01Çünkü nükleoplasti de kalıcı bir tedavi sunar.
07:03Hani hastalarımız çok soruyorlar.
07:05Öyle sorular da çok geliyor.
07:07Çok geliyor.
07:07Geçici mi kalıcı bir tedavi midir diye nükleoplasti geçici olsun diye yapılmaz.
07:13Yani geçici olarak işte evet kortizon enjeksiyonları yapılabilir ağrıyla mücadele etmek için doğrudur.
07:19Yanlış değildir.
07:20Fakat nükleoplasti de amaç olabildiği kadar fıtığı yok etmektir.
07:25Yani bir 3 aylığına 6 aylığına yapılan bir tedavi değildir nükleoplasti.
07:31Mümkün olduğu kadar kalıcı bir tedavi olsun, gerçek bir tedavi olsun ve bundan sonraki hastanın ne iş ne de sosyal
07:39yaşantısında bir kesinti olsun isteriz.
07:41Bu amaçla hani nükleoplastiği yaparız.
07:44Dolayısıyla cerrahiye göre evet çok büyük avantajları var.
07:48Cerrahiyle mukayese edildiği zaman hem iyileşme süresi anlamında hem de nüksler anlamında.
07:54Şimdi nükleoplastiği olduk sonrasında bir daha aynı yerden fıtık çıkar mı?
07:58Evet ihtimal var ama cerrahiye göre bu ihtimal oran çok çok daha düşüktür.
08:03Çok çok daha azdır.
08:04O nedenle hastalarımız açısından ve hekimler açısından da nükleoplastiği güzel kısa vadede sonuç verebilen etkili bir tedavi olarak söyleyebiliyoruz.
08:17Hocam hemen yağıyor mesajlar.
08:20Bunun için çok mutluyum ve çok da şımarıyorum.
08:22Hiç kimse de kusura bakmasın.
08:24Sorularımı yani tabii ki burada Tuğba hocama geçeceğim.
08:26Onu da vakit ayıracağım hocam hiç merak etmeyin ama bir sorulardan başlayayım.
08:31Birkaç tane sorayım ondan sonrasında hem biraz daha tedavi yöntemleri konuşalım sonra da Tuğba hocama devam edelim.
08:37Patlamış bel fıtığı için fizik tedavi ne kadar iyi gelir ve buna nükleoplastiği işe yarar mı diye sormuş bir tane
08:44izleyicimiz.
08:45Hemen siz patlamış fıtık deyince direkt patlamış fıtık oluyor.
08:48Sorumuz geliyor.
08:50Bundan tabii biraz bahsettik ama hani netice itibariyle biz patlamış fıtıktan korkmuyoruz.
08:56Öncelikle bunu bir hastalarımızın bilmesi lazım.
08:59Yani patlamış fıtık orada aslında daha doğru tabir yırtıklı fıtık demek oluyor.
09:04Yani yoksa orada herhangi bir doku infilak edip de doku parçaları etrafa saçılmıyor.
09:10Yırtıklı bir fıtık demek oluyor ve bizim için de tedavi açısından da nükleoplastiği tekniği açısından da bizi zorlayan bir durum
09:18değildir.
09:19İyileşme açısından da bizi zorlayan bir durum değildir.
09:22O nedenle patlamış fıtıklara biz çok rahatlıkla nükleoplastiği yapılabilir mi?
09:26Yapılabilir.
09:27İyileşme süresi çok daha kısa olabiliyor hatta.
09:30Biz zaten fıtığın artık bizim vücudumuzda bir organizma olduğunu, bir doku olduğunu öğrendik.
09:37Yani hani fıtık sonradan peydah olan bir şey değil.
09:39Biz onunla dünyaya geliyoruz ve onunla yaşıyoruz.
09:42Önce onu öğrendikten sonra artık hani izleyicilerimiz, hasta potansiyelimiz hepimiz fıtık potansiyelli insanlarız.
09:47Dolayısıyla ondan korkmamayı da öğrendik.
09:49Artık sayenizde yani değerli görüşleriniz, anlatımlarınız buradan ulaşabildiğimiz kadar kişilere ulaşmaya çalışıyoruz.
09:56Korkmamayı da öğrendik hocam.
09:57Evet tabii korkulacak bir durum yok.
10:00Patlamış fıtık olsun ya da ameliyat olmuştur, tekrar fıtık çıkmıştır.
10:04Efendim bu durumda tekrar kişi ameliyat olmak istemiyordur ya da ameliyat olamıyordur.
10:10Hani ekstra sistemik başka bir hastalığı vardır, organ yetmezliği vardır, kalp yetmezliği vardır, akciğer yetmezliği vardır.
10:17Anestezi alamıyordur.
10:18Yani genel anesteziye uygun bir hasta değildir.
10:21Bu hastalarda da nükleoplastik imdadımıza yetişiyor.
10:24Yani olması gerekiyor.
10:27Büyük bir fıtık var, ciddi bir rahatsızlık var, ciddi bir ağrı durumu söz konusu.
10:32Burada anesteziye engel bir durum varsa yine nükleoplasti ile bu hastalıklar, bu sıkıntılar çözülebiliyor, giderilebiliyor.
10:41Çoklu seviyelerde fıtıklar olabilir Özlem Hanım.
10:44Yani hem bel seviyesi hem boyun seviyesinde fıtıklar olabilir.
10:48Eş zamanlı nükleoplasti ile bunlara müdahale etmek mümkün.
10:51Diğer türlü cerrahi olarak ya bel yapılır ya boyun yapılır.
10:55Tabii çoğu hastada bir bölge daha sıkıntılıdır.
10:59Ama nadiren de olsa iki bölgede de problem olabiliyor.
11:02Hatta belki üç değil mi? Sırtta da aile olursa.
11:05Biliyor mesela. Bu tür durumlarda yine her seviyeye, her bölgeye eş zamanlı olarak nükleoplasti ile müdahale edilebiliyor.
11:13Peki, İstanbul'dan sanırım bu izleyicimiz Adaşım sormuş hocam.
11:17Peki.
11:17Özlem Çiğdem Hanım efendim. Merhabalar.
11:20Bel kayması ve fıtık aynı anda varsa nükleoplasti yapılabilir mi diye sormuş.
11:24Evet.
11:25Şimdi bel kayması dediğimiz olay genelde bir düşme, darbe, travma sonrası ortaya çıkar.
11:30Durduk yere kayma olmaz.
11:32Ağır kaldırmakla insanlar fıtık olabilir ama kayma olmaz.
11:36Böyle bir öyküsü, klinik olarak MR'ında böyle bir görüntü varsa hastamızın mutlaka bir darbe, travma yaşanmıştır.
11:44Şimdi kaymanın da dereceleri var. Bunu biz dört kategoriye ayırırız.
11:47Eğer grade 1-2 dediğimiz birinci, ikinci dereceden bir kayma ise bu illaki ameliyata gidecek diye bir kayda yok.
11:53Ve kaymanın olduğu seviyeden ya da bir alt bir üst seviyeden fıtık çıkmışsa tabii ki de nükleoplastiyle müdahale edebiliyoruz.
12:02Yani kaymaya da fıtığa da nükleoplastiyle aynı anda müdahale edebiliyoruz.
12:07Edilebilir.
12:08Devam edelim mi?
12:09Evet şimdi sevgili ablam Tuğba Hanım, Tuğba Hocam.
12:37Ve birçok çocuğumuzu ilgilendiren önemli ekran bağımlılıklarını konuşuyor olacağız.
12:42Bunların olumsuz etkilerini konuşuyor olacağız.
12:44Ben hiç bekletmeyeyim.
12:45Hemen bence başlayalım.
12:47Nasılsınız tekrar?
12:48Teşekkür ederim.
12:48Hoş geldiniz değerli.
12:50Hocam anons etsin sizi ya da.
12:52Evet buradan tüm eğitimcilerimizi selamlıyorum.
12:55Benim babam da eğitimciydi.
12:56Ablam aynı şekilde kardeşim.
12:59Biz aile olarak hani eğitim camiasına çok yakın ve bütün eğitimcilerimize buradan selam olsun diyorum.
13:07Hepsini saygıyla tabi selamlamak istiyorum.
13:12Ve ablam aynı zamanda ciddi bir eğitimci, yazar kişilik olarak çok kendisiyle biz güzel günlerimiz, çocukluğumuzdan itibaren zamanlarımız oldu.
13:25Bugün de kısmet oldu.
13:27Sağolsun geldi konuk olarak kurulumuza.
13:29Davetimizi teşekkür ederim.
13:31Hatta 5F size Tuğba Hocam sizi çok seviyoruz.
13:35Kıyamam.
13:35Bundan 5F'ye biz de sizi çok seviyoruz.
13:37Böyle bir 5G, 5F hepinizi öpüyorum.
13:41Hocam hemen başlayalım.
13:43Ekran bağımlılığın hayatımızdaki olumsuz etkileri.
13:46Ekran bağımlılığı neden oluyor ve bunlar bize neler yapıyor çocuklarımıza?
13:50Öncelikle dikkat süremiz kısaldı.
13:52Yapılan araştırmalara göre 2000'li yıllarda dikkat süremiz 12 saniye iken 2015'de 8 saniye olarak ölçülmüş.
13:59Yani 15 yılda 3'te 2 oranında erimişiz.
14:02Sadece dikkat süremiz kısalmadı.
14:05Hareketsiz yaşam, uyku, yemek, düzensiz beslenme ve devamsızlık sorunları başladı.
14:12Göz sağlığımız bozuldu.
14:14Evet.
14:14En önemlisi hayatımız fakirleşti.
14:16Çok fazla görmeye başladım.
14:17Çok küçük yaşta gözlük kullanan artık evlatlarımızı.
14:21Çünkü neden?
14:22Evet.
14:22Ekran bağımlı.
14:23Ben hayatımız fakirleşti kelimesinin altını çizmek istiyorum.
14:26Yani resim çizemedik, enstrüman çalamadık, sporla spor yapamadık, yabancı dilimizi geliştiremedik, kitap okuma alışkanlığını hiç kazanamadık maalesef.
14:38Neden?
14:38Çok haklısınız.
14:39Çünkü yürürken, yemek yerken, uzanırken hep ekrandayız.
14:43Ekran hayatın her alanına sızdı.
14:45Kıpırdamıyoruz ki.
14:45Maalesef.
14:46Kontrolü ele geçirdi.
14:48Beynimiz hacklendi, zihnimiz şartlandı, dengemiz bozuldu.
14:52Sorumlusu ekran değil, ekran süresi.
14:54Bunu nasıl kısaltacağız hocam?
14:58Şimdi öncelikle bir kere nasıl bağımlı olduğumuzu bilmemiz gerekiyor.
15:04Yani belirtiler ve semptomlarla.
15:08Değerli izleyicilerimiz ne olur çok dikkatli dinleyin.
15:11Çünkü hani hem çocuklarımıza yasaklamadan, çok böyle nazikçe anlatarak hocamız şimdi nasıl bağımlı olunurun işaretlerini anlatıyor.
15:21Bağımlı olduğumuzu belirtilerle, semptomlarla anlarız.
15:24İşte kontrol kaybı, kaygı, düşük mod, odaklanamama, yorgunluk, yoksunluk, isteksizlik, zararı bilinse bile devam etme, günün merkezine koyma gibi semptomlar
15:39bize bağımlılıkla ilgili aslında sinyaller gönderiyor.
15:43O kadar görüyorum ki yani şu anda hani bu arada çok mutluyum.
15:47Benim de yeğenim var biliyorsunuz hocam size bahsetmiştim.
15:50O kadar tatlı, yani 3 yaşında şimdi ama annesi de babası da inanılmaz güzeller.
15:55Yani bir süresi var ve şey diyor yani Pera'nın çizgi film saati geldi diyor.
15:58Evet çok güzel.
15:59Sonra çizgi film bitince 40 dakika galiba o çizgi film yanlış söylüyor olabilirim.
16:03Pera'nın çizgi film saati bitti babacım, annecim diyor.
16:06Mükemmel bir şey, o kadar mutluyum ki bunlar.
16:08Keşke herkes böyle olabilse değil mi hocam?
16:10Yani bunu aslında ebeveynler yapabiliyorlar.
16:12Yani alamıyoruz çocuğun elinden vesaire değil.
16:14Aslında yapılıyor yani ailemde var, yaşanıyor böyle bir şey.
16:17Peki bu çocuğun gencin nasıl ekran bağımlısı olduğunu söyledik ama bunlar nasıl kurtarabiliriz?
16:24Nasıl atlatabiliriz bunu?
16:26Önce şöyle söyleyeyim.
16:28Önce nasıl bağımlı oluyoruz onu anlamamız gerekiyor.
16:31Aslında beyin hızlı ödüllere bağımlı oluyor.
16:34Kısa video, yeni bir içerik, bir espri, bir dans şok eden bir bilgi, sosyal medya, yapay uyarıcılar ödül sistemini çok
16:44hızlı bir şekilde yüksek seviyeleri çıkarıyor.
16:47Beyin yüksek seviyelere ulaşır, uyarı kesilince hızlı düşür.
16:51Ödül seviyesi ne demek hocam burada?
16:53Şöyle, şimdi bizde iki çeşit ödül var.
16:56Hızlı ödül, yavaş ödül.
16:57Mesela öğrencinin Eylül ayından başlayıp LGS'ye kadar hazırlanacak, 8 ay sonra bir sonuç alacak.
17:048 aylık bir ödül var.
17:06Ya da işte antrenman yapıp, en az 2 yıl antrenman yapıp madalya almak, bir kitabın içinde kaybolmak, bir proje tamamlamak.
17:16Diyet yapıp en az 6 ay sonra kilo vermek.
17:19Bunlar dengemizi koruyan yavaş ödüller.
17:23Sonuç, huzur, mutluluk.
17:25Evet, huzur ve mutluluk.
17:27Ama kısa süreli ödüller dediğimiz, işte kısa video, yeni bir içerik, bir video, bir dans anında mutluluk hormonlarımız yükseliyor.
17:37Beyin yüksek seviyeye alışıyor, uyarı hemen kesilince hızlı düşüş yaşanıyor, normal seviye yetersiz kalıyor.
17:46Bu sefer ne oluyor?
17:47Yoksunluk hissi başlar, tekrar isteği oluşur, bağımlı döngü tekrara girerse alışkanlık, bağımlılık ve odaklanamama başlar.
17:57Hızlı ödül, hızlı ödül, hızlı ödül bu sefer hemen alışıyoruz.
18:00Seviye yükseliyor, normal seviye yetersiz kalıyor.
18:02Memnun kalmıyor değil mi bu sefer bünye?
18:04Tabii, tabii.
18:05Peki ortalama nasıl kurtarabiliriz bundan hem kendimizi?
18:08Aslında biz de yani çok fazla bakıyoruz.
18:10Yani sadece çocuklar için değil.
18:12Yani siz söylerken empati de yapıyorum.
18:14Evet.
18:14O yüzden de soruyorum öyle değil mi?
18:16Biz de çok alıştık çünkü her şey telefonla.
18:17Özellikle pandemiden sonra.
18:20Öncelikle bağımlı olmamak için ekran süremizi ayarlamalıyız.
18:26Şalteri kapat.
18:27Şimdi onlara geleceğim.
18:28Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akademisi'nin önerilerine göre günlük önerilen maksimum süre 2 saattir.
18:372 saati ama devam edeceğim.
18:39Güzel sürprizlerim de var.
18:42Ben ben bağımlı olduğumu kanıtladım yani.
18:44Şöyle hemen geliyorum.
18:462 saati geçtikten sonra dikkat sorunları, uyku bozukluğu, bağımlılık davranışları, ders motivasyonunda düşüş başlar.
18:54Tabii bu süreye zorunlu işte ders, ödev, proje gibi ekran kullanımları dahil değildir.
19:02Nasıl kurtuluruz?
19:03İşte birinci sebep ekran süremizi ayarlıyoruz.
19:07Dijital detoks, küçük adımlar ilkesiyle.
19:10Yani bir günde telefonu kapatmak, tüm uygulamaları temizlemek, sosyal medyayı bırakmak...
19:15...mahaffeder bizi.
19:17İşe yaramaz.
19:17Çünkü beyin ani radikal kararlıklarda kriz yaşar, sıkılır, pes eder.
19:24Bu bağımlılık da aynı seviyede değil mi?
19:26Yani ne kadar hızlı bağımlı olabiliyorsak düşünce o kadar da hızlı, motivasyon kaybediyoruz.
19:30Tabii ki.
19:31Yani dijital detoks demek, mağarada karanlıkta oturmak demek değildir.
19:35Hayattan keyfi kesmek de değildir.
19:38Önemli olan bağımlılık üreten davranışı kesmektir.
19:42Peki ekran süresini azaltmak için neler yapabiliriz?
19:46Bunun aşamaları nelerdir?
19:48Bunları da bahseder miyiz?
19:49Tabii ki.
19:49Öncelikle gün içerisinde birkaç defa 15'er dakikalık telefonsuz anlar yaratalım.
19:55Bu ne yapacak?
19:56Sadeleşip, odaklanıp, güçleneceğiz.
19:59Birinci adım olarak sorun yaratan uygulamaların tamamını, eğer çok fazla bağımlıysak bir kısmını temizlemeliyiz.
20:06Yerine yeni ve sağlıklı aktiviteler koyup, iyi ve doğru alışkanlıklarla doldurmalıyız.
20:13Hemen birkaç tane...
20:14Ne önerirsiniz?
20:14Evet tabii ki.
20:15Hemen birkaç tane...
20:15Bizde her şey böyle hani bir şey söyledik arkasından hocamı da öyle.
20:19Evet.
20:19Çözüm nedir hocam diyene kadar soruyorum size de hemen ne önerirsiniz?
20:23Örneğin 25 dakika ders, 5 dakika mola Pomodoro tekniğini uygulayabiliriz.
20:29Bu?
20:29Pomodoro.
20:30Pomodoro.
20:31Keşke vaktimiz olsa Pomodoro'ya değinebilsek aslında çok güzel bir teknik.
20:34Ekran bağımlılığından ders bağımlılığı haline bile gelebiliriz.
20:40Tekrar resim, dans, enstrüman gibi farklı alanlarda hobiler edinebiliriz.
20:45Origami, satranç, puzzle, kodlama gibi beceriler öğrenebiliriz.
20:5110 bin adım, 15 dakika esneme, 10 sayfa kitap okumak, 15 tane paragraf sorusu çözmek gibi alışkanlıklar kazanabiliriz.
20:59Ama üçüncü adımımız, sloganla geliyorum.
21:03Son adım olarak davranışını ölç, kaydet, görünür hale getir.
21:07Davranışını ölç, kaydet, görünür hale getir.
21:11Evet, ne demek?
21:13Ne yaptım, ne kadar yaptım, ne sıklıkla yaptım, hangi duyguyla yaptım gibi soruların cevaplarına bir veri oluşturmamız gerekiyor.
21:22Zorla da yapılmaması gerekiyor değil mi?
21:24İçinden de gelmesi gerekiyor yani bireyin, öğrencinin.
21:27En az 7 günlük veri toplarsak, bir tabloya kaydedersek kendimizi görünür hale ne kadar ilerliyoruz, faydası oluyor mu gibi soruların
21:36cevabını alırız.
21:37Peki, ekran süresini azaltırken böyle problemler yaşatıyor, yaşıyor mu çocuklar?
21:42Yani nelerle karşılaşıyoruz?
21:43İlk 14 gün çok zor geçer.
21:45Çünkü evet hani 21 gün vardır ya, onu merak ediyorum bu süre nedir?
21:49Canımız yanar, agresifleşiriz, sıkılırız, hırçınlaşırız.
21:53Çünkü beynimiz yıllardır yüksek dozda uyarana maruz kalmıştır.
21:592 haftanın sonunda kırılma başlar.
22:01En kritik eşik 30 gün, en büyük değişik 60-90 gün.
22:06Uzun vadeli toparlanma ise 6 ayla 18 ay arasındadır.
22:10Peki bu yaş grubu nedir hocam?
22:13Aslında şu an...
22:15Ben 3 yaşındaki bir çocuktan bahsettim ama artık hani 1 yaşındakinin eline de veriyorlar, öğrencilerimize de veriyorlar.
22:21Şöyle...
22:21Bizim de elimizde yani neticede bunun bir herhalde yaşı yok.
22:24Bebeklik dönemine indi diyebilirim.
22:26Çünkü artık çocuklara mamayı bile reklamlarla.
22:28Çünkü reklamlar kısa süreli ödül dedim ya.
22:31Hani reklamlarla yediriyoruz.
22:33Doğru.
22:33Bebeklik süresine indirdik.
22:35Bunu biz yaptık.
22:36E tabi çocuk durmayınca hemen ne yapıyoruz?
22:39Aç oğlum, aç kızım.
22:42Hemen ne yapalım, halledelim.
22:43Hemen yeter ki yesin ama sonrasında işte bir sürü problemle karşı karşıya gelir.
22:47Konuşmada geçlik, bildiğim kadarıyla, duyduğum kadarıyla yani asosyallik dediğiniz gibi.
22:53Yani ne dediniz, ne fakiriyiz dediniz.
22:55Hayatımız fakirleşti.
22:56Hayatımız fakirleşti.
22:57O kadar güzel ve doğru bir söz ki.
23:00Peki, bağımlılık zayıflık mıdır hocam?
23:02Yani bir de bunun hani böyle bir anksiyetesi, bir şey var mıdır?
23:05Yani hani bağımlıyım ben deyip bunu böyle bir depresyon haline getirmeli miyiz?
23:10Kesinlikle hayır.
23:11Bağımlılık zayıflık değildir.
23:13Hepimiz bağımlılığa karşı savunmasızız.
23:15Bağımlı insanlar, iradesiz insanlar da değildir.
23:18Onlar beyin devreleri hacklenmiş insanlardır.
23:22Biz yıllarca işte TikTok, Reels, kısa video, sosyal medya gibi beyin, şey gibi platformlar aslında...
23:32Sosyal medya platformları, evet.
23:34Beynin ödül devresini yakalamak üzerine tasarlanmıştır.
23:39Anlamak ve fark etmek özgürlüğün başlangıcadır.
23:41Bu bizim suçumuz değil değil mi hocam?
23:43Değil. Bağımlılık kader değildir. Yeter ki fark edelim.
23:46Peki.
23:47Biraz da sınavlardan bahsedelim mi?
23:49Yani hazır bu ekran bağımlılığını konuşmuşken ve bunu da birazcık çözüme kavuşturacak yöntemler...
23:54...tabii ki süremiz kısıtlı.
23:55Keşke çok uzun sürelerde hocamızı tekrar ağırlayıp yine uzun uzun konuşabilsek ama...
23:59...bir de benim de çocukluğumdan, sizin de hocam yani bu sınav kaygısı nedir yani?
24:04Bunu nasıl atlatırız?
24:05Bunu nasıl baş ederiz?
24:07Aslında sınav kaygısı sınav önce...
24:09Bu şey okunmuş şekerle, pirinçle oluyor mu bu?
24:12Bu ağlarla pirinçlerle keşke.
24:13Bunlar oluyor mu?
24:14Keşke bir günde mükemmel.
24:16Tabii yapmadık.
24:16Onu yaptık yani ama bunu bilimsel olarak, akademik olarak seyircilerimize anlatmak gerekirse...
24:21Sınav kaygısı sınav öncesinde ya da sınav sırasında hissedilen stres, endişe, panik ve başarısızlık korkusudur.
24:28Evet, yapamayacağım korkusu.
24:30Evet, biliyordum ama yapamadımın tam karşılığıdır.
24:34Tabii ki sınav kaygısı tamamen ortadan kaldırabilir mi, yok edilebilir mi?
24:39Amacımız sınav kaygısını ortadan kaldırmak ya da yok etmek değil.
24:43Amacımız kaygıyı düşük seviyelere çekip yönetebilir düzeye getirebilmek.
24:49Çünkü düşük kaygı, isteksizlik ve motivasyon düşüklüğüne sebep olduğu gibi orta düzeydeki kaygı odaklanmayı, motivasyonu arttırarak çalışmaya, tam gaz çalışmaya
25:01gaz verir.
25:03Kaygının da bir işe yaradığı bir dozu söz konusu.
25:06Yani kaygının dozu da işe yarıyor.
25:08Bizim amacımız yüksek düzeydeki.
25:09Peki belirtileri nelerdir hocam?
25:11Sınav kaygısının en büyük belirtileri sosyal, daha doğrusu önce neden oluşur diyelim.
25:17Tabii tabii tabii. Ben hani aklıma gelenleri soruyorum. Siz lütfen daha detaylı, açıklayıcı bilgi verelim.
25:24Öncelikle sınav kaygısı sosyal baskı, aşırı beklenti, yetersiz hazırlık, mükemmellik.
25:30Kesinlikle öyle değil mi hocam? Hani başaramazsam ne diyecekler? Yapamazsam ne olacak? Anne babam ne diyecek? Bunu başarmak zorundayım. Bu
25:36zaten stresi aldı, tavana çıkardı.
25:39Olumsuz düşünceler, bu şekildeki olumsuz düşünceler sınav kaygısına yol açar.
25:47Sınav kaygısının nedenleri.
25:50Şimdi sınav kaygısı hissettiğimiz zaman beynimiz, vücudumuz, zihnimiz, duygularımız bize bazı sinyaller gönderir.
25:59Fiziksel ve bedensel belirtiler çarpıntı, terleme, mide bulantısı uyku sorunları şeklinde kendisini gösterir.
26:06Zihinsel belirtilerde aniden gelen bir unutkanlık, odaklanamama ve dikkat dağınıklığı yaşanır.
26:13Duygusal belirtiler ise huzursuzluk, gerginlik, işte biraz önce girişinde bahsettiğimiz gibi stres, endişe, panik ve korku halleri görülür.
26:23Peki bunun nasıl yani ortadan kaldırılabilir mi? Bu psikolojik midir yoksa bilimsel olarak yine hani eğitimle çözülebilecek bir durum mudur?
26:31Çözülebilecek şeyler. Öncelikle bizim aile desteğini arkamıza almamız gerekiyor.
26:37Yani çocuklarımızı koşulsuz sevgi gösterip, güven verip empati kurmalıyız.
26:43Sınav sonucu ne olursa olsun bizim için değerlisin mesajını gönderip sınavı...
26:50Çok kritik.
26:51Evet.
26:51Yani gerçekten benim için evladım değerlisin.
26:54Yani sen ne yaparsan yap, değer hissettirmek.
26:57Öğrencinin değerinin sınav sonucuna bağlı olmadığını ona hissettirmeliyiz.
27:02Yine kıyaslamalardan kaçınıp gerçekçi olmalıyız.
27:06Bunun ailelere de değil mi hocam söylemek gerekiyor?
27:09En büyük aslında parantezi ailelere açmamız gerekiyor.
27:13Çünkü psikolojik baskının yüzde ellisinden fazlası maalesef ailelerimizden geliyor.
27:19Tabii ki. Yapamazsın edemezsin baskısı zaten insanı yiyip bitiren bir baskı.
27:23Çocukta kaygı, sınavda başarısızlık, hop döngü neye döndü?
27:27Başarısız ve değersiz bir kişiliğe dönüşüyor bu seferde.
27:31Evet. Gerçekçi olmalıyız.
27:33Yani çocuğumuzun sınırlarını ve yeteneklerini doğru analiz edip ona gerçekçi hedefler koymalıyız.
27:39Her öğrenci günde 200 soru çözemez.
27:41Her öğrenci deneme sınavlarında matematikte 20'de 20 net yapamaz.
27:45Her aile bunu ister ama her öğrenci bunu yapamaz.
27:49İster. Her öğrenci konuyu bir anlatımda öğrenemez.
27:53Aynı soruyu aynı hızda çözemez.
27:55Bunun yanında çocuklarımıza dengeli beslenme, düzenli uyku noktasında destek olup
28:01onlara uygun ve güzel çalışma alanları da sağlamalıyız.
28:04Nasıl daha örneklendirebiliriz hocam?
28:07Ailelerin çabaları, neler yapması gerektiğini?
28:10Yani değersizlik, dengeli beslenme, uyku düzeni bunları söyledik ama
28:13böyle daha hani duygusal motivasyon cümleleriniz var mıdır bununla alakalı çocuklara söyleyebileceğimiz?
28:20Dediğim gibi yani şöyle sınav bir felaket değil.
28:24Evet.
28:24Bu bir felaket değil.
28:26Bu bir son da değil.
28:27Onlara özellikle ailelerimize şunu söylemek istiyorum.
28:31Sınav bir basamak, bir kişilik ölçümü değil sınav.
28:35Ne kadar önemli değil mi hocam?
28:36Eksik bilgilerini telafi edebilirler yani neticede.
28:42Telafisi olan bir şey.
28:43Evet, felaket değil.
28:45O kadar güzel söylüyor ki sınav bir felaket değil.
28:47Biz gerçekten çocukluğumuzdan beri bunun bir felaket olduğunu,
28:51yani sizin de evlatlarınız var, sizin de vardır evlatlarınız.
28:55Yani siz tabii ki yaşamıyorsunuzdur eminim ama
28:57yani gerçekten çok fazla sosyal medyada görebileceğimiz.
28:59Sürünerek sınava gitmeye çalışan evlatlarımız.
29:02Yani yazık günah yani.
29:03Yani üzülüyorum, çok üzülüyorum ama yaşadık mı?
29:07Yaşadık tabii ki.
29:08Hepimiz yaşadık bunları.
29:09Peki, aşırı kaygı yaşayan, yani hani huzursuzluk,
29:13işte kalp çarpışı, mide bulansı dediğiniz zaman
29:15başka belirtileri var mıdır?
29:16Kaygıların nelerdir?
29:17Şöyle diyelim, öncelikle...
29:19En azından buradan velilerimiz,
29:21hani bu belirtileri çocuklarında gördükleri zaman
29:23a, bunun nedeni kaygı deyip uygun hekime
29:26ya da uygun danışana çocuklarını göndersinler.
29:29Tabii ki.
29:30Öncelikle kaygıyı azaltmak için
29:33öğrencilerimizin de bazı görevleri ve sorumluluklarını üstlenmeleri gerekiyor.
29:38Öğrencilerimiz ders çalışmayı öğrendikleri kadar
29:41süre, sınav sırasında süre yönetebilmeyi de öğrenebilmeliler.
29:47Yani önceden deneme sınavlarına girip eksiklerini belirtip
29:51sınav ortamını yaşamalılar.
29:53Tabii daha da önemlisi deneme analizleri yaparak
29:56yanlışlarının üstüne gitmeliler.
29:59Çünkü kaygı yetersiz hazırlıktan da kaynaklanıyor.
30:02Bizim yetersiz hazırlığın önüne geçmemiz gerekiyor.
30:05Yapılan yanlışlar acaba neden kaynaklanıyor?
30:08Dikkat eksikliği mi, bilgi eksikliği mi, süre baskısı mı?
30:11Bunların nedenlerini öğrenmeliler.
30:14Çünkü deneme analizi hataların nedenini gösterip
30:17netlerin artmasına ve onların kaygıyı azaltmalarına neden olacaktır.
30:22Kaygıda böyle bir virgül verip sorularım çok fazla gelmeye başladı.
30:25Biraz hani fıtık hastalarındaki kaygıları da konuşalım mı hocam?
30:28Birkaç tane yine böyle tedavi yöntemlerinden biraz bahsedelim.
30:32Çünkü aşırı bir bel, boyun, sırt fıtığı.
30:35Artık çünkü hocamızla beraber biliyorsunuz sırt fıtıklarının da
30:38tedavi yöntemlerini öğrenmiş olduk.
30:40Ve biraz daha hocam nükleoplasti ile alakalı,
30:44nükleoplastinin geliştirilmiş bir ameliyatsız fıtık tedavisiyle
30:48olmasıyla alakalı biraz konuşmak istiyorum sizinle de.
30:51Tabii şöyle sırt fıtıklarından bahsedebiliriz birazcık.
30:54Sırt fıtığı dediğimiz durum yine bel ya da boyun fıtığı gibi
30:58karşımıza çıkan günlük hayatını insanlara zehredebilen bir durum olarak
31:04görebiliyoruz maalesef.
31:05Sırt fıtığının en güzel taraflarından bir tanesi
31:10nükleoplasti ile artık bir çözüme kavuşabiliyor olması yani.
31:14Kesinlikle.
31:15Yani sıkıntılı bir durum, süreç doğru.
31:17Bel boyun fıtığı kadar karşımıza çıkmıyor ama en azından
31:20ameliyatsız olarak nükleoplasti ile çözebiliyoruz.
31:24Yine görüntü eşliğinde özel kanüllerle görerek diskin içine girmek suretiyle
31:29efendim bu çünkü önemli merak edilen bir durum esasında hastalar çözüm de bulamıyorlar
31:36sırt fıtığına yani ameliyat olamıyorlar.
31:39Sırt fıtığını ameliyat edecek bir merkez bulmak çok çok zor.
31:42Evet hocam bu da çok önemli aslında yani tamam sırt fıtığını anlattık artık
31:46hastalar ve potansiyeller bunun bilincinde ama bir de bunun yapılması gereken merkezler var.
31:52Tabi yani bu merkezlere erişmek ulaşmak hani çünkü her yerde yapılan bir şey değil bu.
31:57Evet bel boyun fıtığı her devlet hastanesinde üniversite hastanesinde yapılabiliyor ama
32:02sırt fıtığı aynı şekilde değil.
32:04İlaveten sırt fıtığının ameliyatı da çok tehlikeli ve çok riskli.
32:08Şimdi böyle bir sıkıntılar tablosu varken karşımızda mümkün olduğu kadar
32:1320-30 dakikalık bir işlemle yine görüntü eşliğinde diskin içine girmek suretiyle
32:18hani sırt fıtıkları tedavi edilebiliyor.
32:20Ameliyatsız bıçaksız neştersiz olarak bu tedaviler de mümkündür.
32:25Hani hastalarımız şundan endişe etmesinler.
32:28Sırt fıtığım var tedavisini olamıyorum.
32:31Hani fizik tedavi olduk medikal tedavi gördük fakat fayda olmadı.
32:35Çok kötüyüm ağrım sıkıntım çok fazla ama ameliyat da olamıyorum.
32:41Ameliyat olacak bir yer de bulamıyorum diye üzülmesinler.
32:44Nükleoplasti ile sırt fıtıklarına çok rahat müdahale edilebilir diyorum.
32:49Ve bu önemli bir konu.
32:50Sırt fıtığı hani bel boyun fıtığına çare çözüm bulunabiliyor ama
32:53şimdi sorular gelince bunu bir kere daha bir netleştirmek anlatmak gereği duydum.
32:59Ondan sonra tekrar Tuba Hocam'la devam edebiliriz.
33:01Biz gelen sorular sonrasında her halde yanıtlarız.
33:04Tamam peki.
33:05Hocamı dedim bir nefeslendireyim.
33:07Bu arada da soruları sormaya devam edeyim.
33:09Biz sınav anını konuşuyorduk.
33:11Sınavdaki kaygıyı konuşuyoruz.
33:12Sınavda çocukların panik olma hallerini konuşuyoruz belki de.
33:16Bunların nasıl üstesinden gelebiliriz?
33:18Bunlar nasıl meydana gelir ve nasıl üstesinden gelebiliriz hocam?
33:22Öncelikle en önemli...
33:23Ya şöyle söyleyeyim yani hem öğrencilerimiz hem velilerimizin aslında çok dinli olması gerekiyor dikkatle.
33:30Çünkü hani %50 ailede ise belki %70 ailede ise %70 de öğrencilerimiz de değil mi hocam?
33:35Tabii ki.
33:35Şimdi sınav anında panik olunca ne yapmalıyız?
33:39Öncelikle kalemi bırakıyoruz.
33:41Derin bir nefes alıyoruz.
33:4215-20 saniye boyunca kendimizi olumlu içsel konuşmalar gerçekleştiriyoruz.
33:48Yapamıyorum değil.
33:50Elimden geleni yapacağım.
33:51Her şeyi unuttum değil.
33:53Şu an heyecanlıyım.
33:54Sakinleşince tekrar hatırlayacağım.
33:56Bu sınav bir son, bir felaket değil.
33:59Bu bir basamak diye kendimize olumlu geliş, telkinler, içsel konuşmalar verip zaman yönetimi stratejisiyle ilgili kesinlikle turlama tekniğini kullanmalıyız.
34:11Turlama?
34:12Evet.
34:12Turlama tekniği nedir?
34:13Hemen ondan bahsedelim.
34:15Oradan çekeyim.
34:17Hemen.
34:17Ücretsiz danışmanlık hattımız efendim.
34:20Güne sağlıkla başla programımız.
34:22Şimdi turlama tekniğinde birinci turda kolayları toplayıp bildiğimiz soruları çözmeliyiz.
34:28Çözemediğimiz soruları işaret koyup ikinci tura bırakmalıyız.
34:31Takıldığımız sorularla savaşıp, inatlaşıp, ısrar edersek...
34:35Arkaya bakmadan...
34:37Evet.
34:37Hala öyle mi bilmiyorum.
34:39Bizde böyle arkada cevaplar var.
34:41Hemen bir doğru mu yapmışım falan diye arkadan üç soruya bakardım yani.
34:45Eğer takıldığımız sorularda, sınav sırasında takıldığımız sorularda savaşıp, inatlaşıp, ısrar edersek süreyi tüketiriz.
34:55Diğer soruları göremeyiz ve sınavı yetiştiremeyiz.
34:59Doğru.
35:00Evet.
35:00Yani bir soruda öğrenci hani ben bunu yapmalıyım yapmalıyım ama onun bir çözümü var mı ondanız sabit kalmama?
35:07Çünkü o da bir takıntı haline gelmiş.
35:09Ben bunu yapmalıyım.
35:10Çünkü görmüştüm.
35:10Eee matematik sen mi büyüksün ben mi büyüyüm demeyeceğiz.
35:13Demeyeceğiz değil mi?
35:14Matematik büyükem gösteriyor.
35:16Yani matematik büyük derken şöyle.
35:18Çünkü o anda bocaladığımız takdirde her sorunun yaklaşık bir, bir buçuk dakika süresi var.
35:24Biz bu soruya beş dakika ayırırsak...
35:26Geçmiş olsun.
35:27...bu sefer ellerimiz titriyecek, yüzümüz yanacak, terleyeceğiz, sıkılacağız.
35:31Şu an anlatırken ben onu yaşadım.
35:33Son işte atıyorum altmış dakika var ve hani daha sen çok başındasın olayların.
35:37Ama ona da takıldın ve bu sadece matematik için de değil.
35:40Paragraf sorularında da öyle, bence kimya-fizik sorularında da öyle.
35:43Yani hepsinde öyle.
35:44Buyurun hocam.
35:47Bu nedenle savaşmak, inatlaşmak yerini bildiğimiz soruları çözüp bilmediklerimizi ikinci tur.
35:56Mesela hangi sorularda takılabiliriz?
35:58İki şık arasında kaldıklarımız, çok uzun sorular, çok zor sorular, bir kere de anlayamadıklarımız gibi...
36:05...bu tarz soruları ikinci tura bırakalım.
36:07Çünkü beyin zaten arka planda çalışıyor.
36:10Onu bir kere okuduktan sonra ikinci turda çok daha rahat çözecektir.
36:13En azından süre kaygısı olmayacaktır.
36:16Peki, şimdi bir şey, kaç soru oluyor hocam sınavlarda?
36:21Şöyle, LGS öğrencileri için söyleyeyim.
36:23Toplam 90 sorumuz var.
36:2590 sorunun, yani birinci turu dediğim 90'ını birden...
36:29Yok, sayısal bölümde özellikle öğrencilerimiz sayısal bölüm dediğimiz fen ve matematik sorularından...
36:35...yani 20 artı 20, 40 soruyu yetiştirmekte zorlanıyorlar.
36:40O zaman 40 soruyu önce bildiklerimizi yapacağız.
36:43Sakin sakin, derin nefes alarak kaygıya girdiğimizde ne yapıyoruz?
36:47Kalemi bırakıyoruz, nefes alıyoruz.
36:48Nefes alıyoruz.
36:49Bedava veriyoruz hocam, artık altını çizerek söyleyelim.
36:53Çünkü bizim izleyicimiz çok değerli.
36:54Ondan sonra ikinci tur, yani turlama tekniğinin ikinci turunda geri döndüğümüzde...
36:59...daha kolay anlıyoruz ve daha hızlı cevap veriyoruz değil mi?
37:02Kesinlikle.
37:03Yani o heyecanımızı, stresimizi yendikten sonra ikinci turda gayet başarılı olabiliyoruz.
37:09Peki, yani bu kaygıyı azaltmanın sınavda da değil sadece.
37:13Yani hani okurken de, derste de bu öğrencilerin kaygısını azaltmanın yöntemleri nelerdir?
37:18Yani evde problem yaşayan, sıkıntılı çocuklar, başarı baskısı yaşayan aileler için de söylüyorum bunu.
37:24Hani çünkü öğrencinin, öğretmeniyle olan durumuyla, evdeki olan durumu çok farklı.
37:30Siz bunu tabii ki bir şekilde dengelemeye eminim çalışıyorsunuzdur.
37:34Bütün eğitimcilerimiz buna çalışıyordur ama bunun yöntemi nasıl olabilir?
37:38Özellikle öğren...
37:39Parmak kaldırmamak, konuşamamak, hani o özgüven sağlamak aslında kişinin kendine.
37:45Kesinlikle öğrencilerimiz bu kaygıyı ya da süre sıkıntısını yenebilmeleri için çok fazla antrenman yapmaları gerekiyor.
37:53Yani artık yarış çok büyük, sınava giren öğrenci sayısı çok fazla ve maalesef ilk yüzde dörtlük dilim nitelikle okul dediğimiz
38:03okullara girebiliyor.
38:04Yani yüzde dört maalesef.
38:07Savaş var aslında.
38:09Bu nedenle antrenmanlı olmalıyız.
38:12Çünkü sınavlardaki sorular ön bilgi gerektiren ezbere dayalı sorular değil.
38:17Bilgiyi transfer etmemiz gereken sorular.
38:19Günlük hayat problemleri, metin yorumlama, görsel yorumlama ile ilgili sorular.
38:24Bunların da üstesinden gelebilmemiz için bol bol soru çözüp antrenman yapmalıyız.
38:29Evet, o zaman biraz önce söylediğiniz gibi kendi kendimizi deneme.
38:33Değil mi?
38:34Hani öğrenci evde, ailesiyle birlikte ya da bunu eğlenceli bir aktivite haline de getirebilir.
38:38Peki bir şey söyleyeceğim.
38:40Çok güzel bir noktaya değindiniz.
38:41Bizler aslında ders çalışırken arada hep küçük kutlamalar yapabiliriz.
38:47Bir yıldız atalım çözdüğümüz soruya.
38:51Ya da ders çalışırken sayısal derslerde sözsüz müzikler dinleyebiliriz.
38:59Yanımızda sağlıklı atıştırmalar alabiliriz.
39:01Kahve içebiliriz.
39:02Yani ders çalışmayı bu şekilde keyifli hale getirebiliriz aslında.
39:06Ödül eğlence deyince bunu söylemek istedim.
39:08Peki ödül olarak yani imkanı olan tabii herkesin vardır tabii ki.
39:12Evet.
39:12Minik minik hani şeyleri, ödülleri insanların ekonomik durumuna göre.
39:16Tabii ki.
39:16İşte bugün şunu yaparsan ya da bir hafta boyunca ya da işte hazırlık sürecinde,
39:21üç ay boyunca bunu yaparsan günde işte ortalama bu kadar hani deneme yaparsan kendine
39:26sonunda da sana bir bisiklet gibi.
39:29Hani böyle şeyler doğru mudur?
39:31Tabii ki.
39:32Yani şöyle...
39:34Motivasyonlar, hani çocuğun böyle yükseltirme o çalışma isteğini, şey yine...
39:41Programın başında da dediğimiz gibi hedefleri çok uzağa koymadan,
39:45kısa süreli, kısa zamanda ulaşabileceği hedefler ve ödüllerle çocuğumuzun motivasyonunu büyük oranda arttırırız.
39:52Çünkü şey konuştuk ya hocam, hani başarısızlık sıkıntısı.
39:55Ama mesela bunu bu tarafa çevirdiğimizde, öğrenci okula gittiğinde ben işte şu kadar bin tane soru çözdüm ve bunun karşılığında
40:03da bisiklet aldı ailem dediğinde...
40:05...bu sefer ben de motive oluyorum.
40:07Ben de eve gidiyorum ve diyorum ki hani ben de çalışayım, benim de işte atıyorum tablet, bir şey, bir şey
40:12adı neyse yani o ödülün...
40:14Başarım ulaşıcıdır.
40:15Evet, başarı...
40:16Yani her şey...
40:17Bir de çok hızlı o da bağımlılık yaratan bir şey.
40:19Yani ödül aldı işte bugün bana da bir şey yap deseler ve karşına ödül vereceğim deseler...
40:23...yani hani eğitimle alakalı ya da herhangi bir şeyle alakalı ben de yaparım.
40:26İddiaya girebilirim yani.
40:28Kesinlikle.
40:29Yani bunun yaşı da yok, yaşanmışlığı da yok bence.
40:31Doğru.
40:32Peki başka öğrencilerimize tavsiyeleriniz nelerdir?
40:35Şöyle ben Aziz Sancar'ın bir sözüyle devam etmek istiyorum.
40:41Aziz Sancar başarının kısa yolu yoktur der.
40:44Yani çalış, dünyanın en zeki insanı olun.
40:47Çalışmazsanız ailenize, ülkenize ve dünyaya katkı sağlayamazsınız.
40:51Ben ortalama zekaya sahip bir insanım der Aziz Sancar.
40:54Aziz Sancar.
40:55Zekaya inanmıyorum, emeğe, çabaya, gayrete inanıyorum.
40:59Yine Aziz Sancar, ben bunu hep öğrencilerime söylüyorum.
41:03Öğrenciyken haftada 7 gün, günde 18 saat, 71 yaşındayken haftada 6,5 gün, günde 12 saat çalışıyormuş.
41:10Bu nedenle başarının kolay olmadığını biliyorum der.
41:13Başarı kolay değil.
41:15Başarının kısa yolu var mıdır?
41:17Yok.
41:17Yoktur değil mi?
41:19Kısa yoldan başarı elde etmek söz konusu bile değildir.
41:21Evet.
41:23Öğrencilerime şöyle bir mesaj vermek isterim.
41:25Hayatta hepimizin 24 saati var.
41:27Zamanı yaşlanmak için değil, gelişmek için kullanalım.
41:32Hayallerimiz yorgunluklarımızdan daha büyük.
41:34Mükemmel, mükemmel.
41:34Yaşlanmak için değil, gelişmek için kullanalım.
41:38Peki ben bir soru sorsam.
41:40Kürşat Hocam'a okul hayatında destek verdiniz mi?
41:46Nasıl bir öğrenciydi?
41:47Çocukluğunuz nasıl geçti?
41:49Test çözebiliyor muydu?
41:51Sinir stres nasıldı?
41:53Bunları konuşsak birazcık.
41:54İzninizle.
41:55Tabii ki de.
41:56Biz Kürşat'la çocukluğumuz, yaşlarımız aramızda bir yaş var zaten.
42:01Babam öğretmen olduğu için sınıf atladı.
42:04O yüzden tabii gülerek değil mi?
42:05Biz hep aynı sınıflarda okuduk.
42:07Tamam.
42:08Çok fazla yaşanmışlığımız var.
42:10Evet.
42:11Çok fazla anımız var.
42:13Evet.
42:13Kavga dövüşlerimiz doldu ama onlar çok güzel şeylermiş.
42:16Onlar bizi diri tutmuş, güzelleştirmiş.
42:20Biraz sonra anlatır mısınız?
42:21Çok fazla gönül.
42:22Hocamızla alakalı.
42:24Biz zorlu süreçleri genelde beraber atlattık.
42:27Zeki öğrenciler olduğunuzda yüzde yüz eminim zaten.
42:30Biz çalışıyorduk.
42:31Çalışıyorduk.
42:31Çalışıyorduk.
42:33Zeki değil, pardon başarılı.
42:35Gayret gösterdik, çaba sarf ederdik.
42:38Tabii babamızın da eğitimci olması dolayısıyla biz elimizden geldiği kadar kendimizi bu hayat mücadelesine hazırlamaya çalıştık.
42:46Sınavlara beraber hazırlandık kendisiyle.
42:49Hem iyi bir arkadaş, hem iyi bir çalışma yoldu.
42:54Kardeş böyle bir şeyimiz oldu, geçmişimiz oldu.
42:58Bunlar güzel şeyler.
43:00Yani aile içerisinde destek bulmak.
43:03Biz çok şanslıydık o anlamda.
43:06Çok şükür ablam olsun, ben olayım, diğer kardeşimiz olsun.
43:11Emeğimizin karşılığında görüyoruz çok şükür.
43:13Bu her insan için böyle.
43:14İki farklı yola gidilmiş aslında.
43:15Diğer kardeşinizin mesleği nedir hocam?
43:19O da yine bir eğitimci.
43:21Siz mi aileden sadece hekimlik?
43:23Biz sağlık alanına yöneldik.
43:28Onlar o şekilde devam ediyorlar.
43:31Çok çok güzel.
43:32Şimdi tabi ablamın yazar kimliği de var.
43:36Çok ciddi güzel kitapları, serileri var.
43:40O anlamda sadece bir eğitimci olarak değil, aynı zamanda bir yazar kimliğiyle de karşımızda duruyor.
43:46Bizim tabi çocuklarımıza yol gösteriyor.
43:50Kendi öğrencilerine aynı şekilde.
43:52Hani bizler bilemediğimiz, işin içinden çıkamadığımız eğitim konularında da sağ olsun kendisinden çok büyük destekler alıyoruz.
43:59Şimdi onu söyleyecektim yani kitaplar elden ele, evden eve geziyor değil mi?
44:03Yani hani satın.
44:06Ben ama şimdi şey diyeceğim.
44:08Keşke getirseydiniz bunu imzalatın hemen kendimi alayım diyecektim aslında ama.
44:13Peki çocukken böyle hiç anlaşamadığınız yani.
44:16Mutlaka.
44:17O çocukluğun olması olması.
44:19Öyle sevgi büyüyor.
44:20Değil mi doğru yani böyle hani biz de öyle kardeşimle yani hani ikimiz de biz de farklı sektörlere gittik ama
44:26yani hiç kavga etmediğimizi söylüyorum aslında.
44:31Yani biz öyle hani vurdu kırdı yapmadık.
44:32Biz de aramızda iki yaş var beraber büyüdük aslında.
44:35Ama hani siz de böyle hani siz eğitim tarafına, siz sağlık tarafına geçerken bu konuların beraber çalışıyoruz.
44:41Neden aynı yere geçmedik gibi bir şey söz konusu oldu mu?
44:44Ya da hani siz onu zorladınız mı?
44:46O sizi zorladı mı?
44:47Yani olmadı.
44:50Ben öğrencilere şunu söylüyorum.
44:52Hani Türkiye'deki sınav sisteminden dolayı artık sıralamamız ölçüsünde mesleklere.
44:59Ben öğretmenlik kazandığım zaman ilk önce sağlık bende tıp istiyordum.
45:03Çok az bir puanla kaybettim.
45:05Çok üzüldüm ama şu an o kadar mutluyum ki.
45:08Tam bana göre bir şeymiş.
45:09Biz de bu arada ben çok mutluyum siz tanıdığım için.
45:12Öğrencilerimi çok seviyorum.
45:13Mesleğimi çok seviyorum.
45:15Mesleğimde donanımlı olabilmek için elimden gelen her şeyi yapıyorum.
45:21Mesleklerle karakterlerin uyuşması gerektiğini düşünüyorum.
45:24Kesinlikle.
45:25Kesinlikle ama siz çok sakinsiniz hocam.
45:27Öyle değil mi?
45:28Evet.
45:28Çok böyle mülayim.
45:30Yani ben sizden saatlerce ders dinlerim yani.
45:32Gerçekten dinlerim.
45:33Hiç de şey demem yani.
45:35Anlatın hocam ben dinlemeye hazırım.
45:38Peki evlatlara var mı hani böyle bir şey yönlendirme, böyle bir çalıştırma?
45:43Onlar da bir zorluk var.
45:45Ben bir şey yakalayacağım ya.
45:46Bakalım nereden yakalayacağım?
45:48Şöyle ben hani...
45:51Halayız çünkü.
45:52Halayız değil mi?
45:53Evet.
45:54Ben özellikle kendi çocuklarımla ilgili olan süreçte onların, onlarla ders çalışma noktasında kaliteli zamanlar geçirdik.
46:06Biraz bazen kızmış olabilirim onlara.
46:09Biraz kızmış olabiliriz dedi.
46:11Merak ettireceğim.
46:12Merak ettireceğim.
46:13Çünkü neden?
46:13Çünkü kısacık bir reklam arasına gidiyoruz.
46:16Reklam arasından sonra neden kızmış olabilir konuşuyor olacağız.
46:19Bizden ayrılmayın değerli izleyicilerimiz.
46:21Söz verdiğim gibi nerede kalmıştık?
46:24Biraz kızmış olabilirim de kalmıştık değil mi?
46:26Evet ama şu an aslında o kızmalar da çok değerliymiş.
46:31Öğrencilerimiz lütfen aileleri onları ekrandan, telefondan uzak tutmak için kızdığı zaman ileride onlara minnet duyacaklar.
46:38Bu da son spotumuz olsun mu?
46:40Son olarak şunu söylemek istiyorum.
46:42Sonuç ne olursa olsun gösterdikleri çaba, emek ve gayretten dolayı bütün öğrencilerimizi kutluyorum.
46:48Sınavda başarılar diliyorum.
46:50Bu hassas konuların konuşulmasına fırsat verildiği için Kürşat Gül ve tüm Beyaz TV ekibine teşekkür ediyorum.
46:56Biz teşekkür ederiz.
46:57Sizi burada ağırlamaktan büyük onur duyduk.
46:59Teşekkür ederim.
46:59Çok güzel spotlar verdiniz, çok güzel bilgiler verdiniz ve onları gerçekten öğrendik.
47:04Burada tekrar tekrar zaten izleyicilerimiz seyrediyor olacaklar.
47:07Bizim izleyicimiz çok kıymetlidir.
47:09Hocam sizin son olarak söylemek istediğiniz...
47:12Evet, son olarak şunu söyleyebiliriz.
47:15Eğitim alanında olabilir, sizin alanınızda olabilir, nükleoplasti ile alakalı olabilir.
47:19Şunu söyleyelim, nükleoplasti açısından, bel boyun fıtığı açısından endişe edecek, korkacak bir durum yok.
47:26Ciddi ileri evre fıtıklar olabilir.
47:28Düşük ayak oluşmuş olabilir.
47:31Bir haftadır, bir aydır ayağım düştü, hareket edemiyorum, ayağımı kaldırmakta zorlanıyorum diyen hastalar olabilir.
47:37Düşük ayak geri dönebilir mi? Dönebilir.
47:39Bir de bundan, bunun da üzerinden geçmek gerekiyor.
47:42Yani yakın dönemde olduysa, tabii ki 5 yıl, 10 yıl öncesinden olmuş bir düşük ayak kolay kolay geri döndürülemez.
47:50Ama bir haftadır, bir aydır olan bu tür durumlar nükleoplasti sonrası ya da cerrahi sonrası döndürülebilir.
47:57Çok geç kalmasınlar hastalar.
48:00İlere evre bir fıtık var ise, fizik tedavi yapılmış, medikal tedavi yapılmış, bir sonuç alınamamışsa artık bir çaresine bakmak gerekiyor.
48:10Evet, korkmadan.
48:11Bıçaksız olarak evet nükleoplasti yapılabilir.
48:14Bıçaksız, dikişsiz, neştersiz, kısa sürede sonuç alınabilen ve kalıcı amaçla yapılan böyle bir tedavi var.
48:20Bundan haberdar olsunlar, hekimleriyle görüşsünler.
48:23Böyle bir tedavi yapılabilir.
48:25Ama nükleoplasti uygun değilse o durumda da cerrahiye gitmek gerekir.
48:30Geç kalmasınlar.
48:31Sinir hasarının ilerlemesi geri dönüşsüz bir yola yol açabiliyor.
48:35Neden olabiliyor?
48:37Sonrasında toparlamak çok daha zor olabiliyor.
48:39Kesinlikle hocam çok haklısınız.
48:41Yine su zaman su gibi aktı geçti ve süremiz bugün de bitti.
48:45Önümüzdeki hafta saatleriniz 12'yi gösterdiğinde biz yine hocamla sizlerin karşısında olacağız.
48:53Biraz heyecanlıyım bugün.
48:54Çünkü ya neler günü yaklaşıyor.
48:56Ben de böyle kocaman 500 kişilik bir sunum yapacağım hocam.
48:59Size bahsetmiştim zaten böyle bir bir ay öncesinin hazırlık falan var.
49:02Çok azıcık da heyecanlıyım bununla alakalı.
49:04Haftaya görüşmek dileğiyle kendinize çok iyi bakın.
49:06Sağlıkla ve eğitimle kalın.
49:08Hoşçakalın.
49:09Hoşçakalın.
Yorumlar