Bu araştırma, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında imzalanan "Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması" üzerine kapsamlı bir askeri ve siyasi analiz sunmaktadır. Abdullah Ağar tarafından kaleme alınan bu inceleme, sözleşmenin görünürdeki olumlu maddelerini ve Türkiye'nin milli güvenliği açısından barındırdığı stratejik riskleri iki farklı perspektiften değerlendirmektedir. Yazar, anlaşmanın kâğıt üzerinde üniter yapıyı koruyor gibi görünse de aslında PKK/YPG unsurlarını Suriye devlet mekanizmasına entegre ederek kalıcı hale getirdiğini savunmaktadır. Metin, ağır silahların akıbeti, ABD üslerinin varlığı ve terör örgütünün yapısal dönüşümü konularındaki belirsizliklere dikkat çekerek Türkiye'yi teyakkuzda olmaya çağırmaktadır. Sonuç olarak kaynak, bu gelişmeyi kesin bir çözümden ziyade, Türkiye için ertelenmiş bir tehdit olarak nitelendiren uyarıcı bir rapor niteliği taşımaktadır.
00:00Suriye'de biliyorsunuz tam da her şey bitti artık sular duruluyor derken bir anda öyle bir anlaşma ortaya çıktı ki tecrübeli analistlerin bile kafası karıştı.
00:09Peki bu anlaşma gerçekten bir barış müjdesi mi yoksa çok daha büyük çok daha karmaşık bir oyunun sadece ilk perdesi mi?
00:16Hadi gelin Abdullah Ağar'ın detaylı analizine bir bakalım ve bu işin aslını anlamaya çalışalım.
00:21İşte bütün meselenin kilitlendiği soru tam olarak bu.
00:24Düşünsenize düşmanınız artık dizlerinin üzerine çökmüş son darbeyi bekliyor siz neden o anda ona elinizi uzatırsınız?
00:31SDG ve PKK'nın askeri olarak bitme noktasına geldiği bir anda imzalanan bu anlaşma savaşın en temel mantığına bile aykırı.
00:38Bu yüzden herkesin aklında aynı soru var.
00:40Neden? Neden tam da şimdi?
00:42Tamam şimdi bu konuyu şöyle bir masaya yatıralım.
00:44Anlaşmayı iki yüzü olan bir madalyon gibi düşüneceğiz.
00:47Önce bir parlak yüzüne bakacağız.
00:49Yani iyimser senaryoda ne gibi fırsatlar olabilir ona odaklanacağız.
00:53Sonra da madalyonu çevirip diğer daha karanlık yüzüne yani gerçekçi bakış açısıyla getirebileceği tehlikelere bakacağız.
01:00Şöyle bir sahneyi gözünüzün önüne getirin.
01:02Şam ordusu hızla ilerliyor, zaferden emin.
01:05Diğer yanda SDG slash PKK ise sürekli toprak kaybediyor.
01:09Hatta kendi içinde bile dağılmaya başlamış.
01:11Herkes son darbenin gelmesini beklerken pat her şey bir anda duruyor.
01:15İşte bu ani fren, bu beklenmedik duraksama bütün bu analizinde başlangıç noktasını oluşturuyor.
01:20Bu film şeridi gibi ard arda gelen olaylar insanın aklına tek bir soru getiriyor değil mi?
01:26Bütün bunlar önceden planlanmış bir senaryo muydu yoksa tamamen sahadaki kaosun, o anki dinamiklerin bir sonucu olarak mı ortaya çıktı?
01:35İşte bu sorunun cevabı anlaşmanın ardındaki asıl niyeti de bize gösterecek.
01:39Peki ya bu bir tuzak değil de tam tersine bir fırsatsa?
01:43Şimdi gelin bardağın dolu tarafından bakalım.
01:46Bu analiz bize kağıt üzerinde bu anlaşmanın aslında ne gibi stratejik kapılar açabileceğini de gösteriyor.
01:52Yani doğru hamleler yapılırsa bu kriz bir kazanca dönüştürülebilir mi?
01:57Şimdi bu maddelere bakınca kulağa harika geliyor değil mi?
02:00Ama işte işin püf noktası da tam burada.
02:03Bunların hepsi şu an için sadece birer potansiyel.
02:06Evet bireysel entegrasyon fikri örgütün komuta zincirini kırabilir veya yabancıların çıkarılması maddesi Türkiye'ye önemli bir diplomatik koz verebilir.
02:15Fakat analistin de ısrarla altını çizdiği nokta şu, bu kağıt üzerindeki fırsatların gerçeğe dönüşmesi için çok ama çok büyük bir siyasi baskı gerekiyor.
02:25Yani bunlar kendi kendine olacak şeyler değil.
02:27İşte yazarın bu sözü iyimser bakış açısını aslında mükemmel bir şekilde özetliyor.
02:32Yani diyor ki bu anlaşma tek başına terörü bitirmez ama akıllıca kullanılırsa örgütü koruyan bir kalkan olmaktan çıkıp onu kendi kurallarıyla avlayacak uzun vadeli bir tuzağa dönüştürülebilir.
02:44Yani bu bir çözüm değil belki bir başlangıç noktası.
02:48Tamam madalyonun parlak yüzü böyle.
02:50Şimdi çevirelim ve diğer yüzüne yani yazarın kasten boş bırakılmış alanlar dediği o tehlikeli boşluklara, o eksiklere odaklanalım.
02:59Çünkü analize göre asıl niyet metinde yazanlardan çok yazmayanların arasında gizli.
03:06Bakın bu tablo aslında her şeyi anlatıyor.
03:08Yazar diyor ki asıl mesele anlaşmada yazılanlar değil, bilinçli olarak yazılmayanlar.
03:14Mesela ABD'nin verdiği o binlerce tır dolusu silah onlara ne olacak?
03:19Hiçbir bilgi yok.
03:20Peki ya bölgedeki Amerikan üsleri?
03:23Onların durumu ne olacak?
03:24Yine derin bir sessizlik.
03:25Ve analize göre bu sessizlik kesinlikle tesadüf değil.
03:29Aksine çok tehlikeli bir planın parçası.
03:32Ve şimdi geliyoruz belki de işin en can alıcı, en tehlikeli noktasına.
03:37Devlet içinde ikinci bir yani paralel bir ordu yaratma riski.
03:42Evet, kağıt üzerinde çok masum bir entegrasyon maddesi gibi duruyor.
03:46Ama yazar bunun aslında bir truva hattı olabileceğini söylüyor.
03:49Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz?
03:52Şu anlama geliyor, binlerce STJ militanı artık resmi üniforma giyen, Suriye devletinden maaş alan, rütbeli, meşru askerler haline gelecek.
04:02Hatta öyle bir sayıya ulaşabilirler ki kısa sürede Suriye ordusunun kendi subay kadrosuna bile kafa tutabilecek bir güce dönüşebilirler.
04:09Yani yazarın koyduğu teşhis işte bu kadar net ve çarpıcı.
04:13Bu devlet içinde devlet demektir.
04:16Yani bu operasyon, SDG'yi dağıtmak bir yana, tam tersine onu Suriye devletinin içine yerleştirerek resmileştirmek ve hatta daha da güçlendirmek anlamına geliyor.
04:25Ve işin daha da ilginç tarafı ne biliyor musunuz?
04:28Anlaşmayı imzalayan iki taraf da kendi tabanlarına taban tabana zıt şeyler söylüyor.
04:33Biri çıkıp Suriye'nin üniter yapısını yeniden kuruyoruz diyor, diğeri bölgemizin özel statüsünü ve kazanımlarımızı koruyacağız diyor.
04:40E şimdi insan soruyor hangisine inanacağız?
04:43İşte yazarın yaptığı gerçekçi analizin vardığı sonuç bu kadar net ve aslında biraz da ürkütücü.
04:49Bu bir entegrasyon anlaşması değil.
04:52Bu YPG slash SDG'in devletin içine yerleştirilerek dokunulmaz kılınması belgesidir diyor.
04:58Yani tehlike ortadan kalkmıyor, sadece üzerine devlet zırhı giyiyor.
05:03Peki bu kadar karmaşık bir tablo karşısında ne yapmak lazım?
05:07Yazar bütün bu analizi süzgeçten geçirip Türkiye için pazarlığa asla açık olmayan 7 maddelik bir kırmızı çizgi listesi hazırlamış.
05:15Bunları bölgedeki istikrarın olmazsa olmazları olarak görüyor.
05:19Yazarın mesajı özette çok net.
05:21Diyor ki bu 7 kırmızı çizgi sağlanmadan atılacak her adım sorunu çözmek değil sadece ertelemektir.
05:28O silahlar tamamen teslim edilmeden, örgütün Irak'taki can damarları kesilmeden ve o stratejik merkezleri dağıtılmadan bölgeye kalıcı bir barış gelmesi mümkün değil.
05:39Ve böylece sonuca geliyoruz.
05:40Bu analize göre bu anlaşma aslında bir hikayenin sonu değil.
05:44Tam tersine yepyeni ve belki de daha karmaşık bir hikayenin sadece başlangıcı.
05:49Yazarın nihai çıkarımı tam olarak bu.
05:52Tehdit ortadan kaldırılmadı.
05:54Sadece ertelendi ve kılık değiştirdi.
05:56Yani anlaşma sorunu çözmüyor, sadece çatışmanın bundan sonra devam edeceği sahneyi değiştiriyor.
06:02Artık tehdit gayrimeşru bir yapı olarak değil, devletin içine sızmış meşru bir aktör olarak karşımıza çıkma potansiyeli taşıyor.
06:08Biz de bu derinlemesine incelemeyi yazarın sorduğu o can alıcı soruyla noktalayalım.
06:14Bu anlaşma Suriye'ye barış getirecek bir anahtar mı, yoksa aslında sadece zamana ayarlanmış bir bomba mı?
06:22Bu karmaşık satranç oyununda bir sonraki hamlenin ne olacağını ve sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.
İlk yorumu siz yapın