Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 ay önce
Pek çok sektörde başarıyı yakalamış esnaf ve meslek sahipleriyle bir araya gelen ve hayat hikayelerini dinleyen “Ülke’nin Alın Teri”, çeşitli meslek dallarını Ülke TV ekranlarına taşıyor. Ülke’nin Alın Teri”, günümüz mesleklerinin yanında ata mirası meslekleri devam ettiren usta ellerin öyküsünü izleyenleri ile paylaşıyor.

İcra edilen mesleklerin başarı hikayelerini, zorluklarını ve bilinmeyen yönlerini gözler önüne seren “Ülke’nin Alın Teri”, üretim ve tüketim arasındaki yolculuğu ekranlara yansıtıyor. Balıkçılıktan börekçiliğe, demircilikten ahşap işçiliğine, el sanatlarından saat tamirciliğine birçok alanda icra edilen meslekleri ustaların ve girişimcilerinden dilinden izleyenlerine aktaran “Ülke’nin Alın Teri”, her mesleğin inceliklerini, kendine has zorlukları ve güzelliklerini Ülke TV ekranlarına getiriyor.
Döküm
00:00:00MÜZİK
00:00:301981 İstanbul doğumluyum. Esnaf bir babanın, ev hanımı bir annenin çocuğuyum.
00:00:39İstanbul'da ilkokul, ortaokul, lise eğitimlerimi aldım. Ondan sonra yurt dışında Amerika'da üniversite eğitimimi bitirdikten sonra, belli bir dönemde çalıştıktan sonra Türkiye'ye 2005 senesinde geri dönüş yaptım.
00:00:52Türkiye'ye döndükten sonra farklı farklı iş kollarında, faaliyetlerde bulundum. Bazılarında çalıştım.
00:01:00Kamu sektöründe de çalıştım. Bazılarında da kendim girişimci olarak faaliyet gösterdim.
00:01:072013-14 senesinde yüksek lisansımı yaptım ve 2016 tarihinden bu yana da Bubble Tea'yi Türkiye'ye getirip,
00:01:18buradan da dünyaya açılmak için bir projenin üzerinde hayatımı idam ettiriyorum.
00:01:30İktisat mezunuyum. İstanbul Üniversitesi'nde muhasebe yüksek lisansı yaparken, bir de finans yüksek lisansı yapayım, akşamları da boş kalmasın deyip finans yüksek lisansına başladım.
00:01:44O arada da Eyüp Bey'le tanıştım. O zamana kadar global şirketlerde, özellikle mali işler, finans, muhasebe, kredi risk gibi departmanlarda çalışıyordum.
00:01:53Ama asıl uzman olduğum alan iç denetimdi. Bu sürede işte o global şirketlerin neredeyse bütün departmanlarını,
00:02:01satın almasından, muhasebesine, ihracatından, ithalatına, üretimlerine kadar birçok alanda iç denetim hizmeti verdim.
00:02:09O arada tabii en keyif aldığım alan üretim departmanlarının denetimiydi.
00:02:14O makineleri, verimliliklerini izlemek, onlarla alakalı çalışmalar yapmak en keyif aldığım kısımdı.
00:02:20İşte 2014 yılında Eyüp Bey'le finans yüksek lisansında birlikte bir şey yapma kararı alınca,
00:02:27birlikte bir şey yapma isteği ortaya çıkınca daha doğrusu,
00:02:31kader bizi 2016 yılında temellerini atmaya itti.
00:02:34İthalatçı olarak başladığımız bir serüveni, iki fabrikada, 200'e yakın çalışanla,
00:02:40Türkiye'de 5.000'e yakın noktaya ürün göndererek,
00:02:44işte herkesin çok iyi bildiği kafe-restoran zincirlerinden, otel gruplarına, bireysel kafelerden,
00:02:50Van'dan, İstanbul'a kadar birçok ilde ürünlerimizi sunup son tüketiciye ulaştırmayı başardık.
00:02:58Bu süreçte tabii ihracat tarafında da 40'a yakın ülkeye ürün gönderdik.
00:03:02Avrupa'dan tutun Afrika'ya, Amerika'ya, birçok ülkeye de ürün gönderdik.
00:03:07Şu anda distribütörlerimizin de aracılığıyla son noktaya gönderdiğimiz,
00:03:12yani son nokta sayımız 5.000 noktanın üzerinde Türkiye'de.
00:03:16Kovalarımızla, reçete desteği ve hizmet sunarak, bir servis sunarak ürünlerimizi kendilerine gönderiyoruz.
00:03:22Her geçen gün büyüyen, her geçen gün daha fazla ilgi çeken,
00:03:25aynı zamanda da alışkanlığa ve kültüre dönüşen bir ürün oldu.
00:03:28Bubble Tea, 35-40 sene önce uzak doğudan, özellikle de Tayvan'dan çıkıp dünyaya yayılan bir içecek cinsidir.
00:03:47Daha çok dükkan formatında çalışılan, servis edilen, hazırlanan bir içecektir.
00:03:53Çay bazlı ekseriyetle olan ürün, aynı zamanda bubble'ların da içine girmesiyle,
00:04:00özel pipetlerle tüketilen, hem lezzetli hem de eğlenceli bir içecektir.
00:04:05Ana batığını, Tayvan.
00:04:07Türkiye'ye de bu ürünü tekrardan getirip sıfırdan tanıtan biz olduk.
00:04:12Türkiye'ye 2005'te dönüş yaptıktan sonra çeşitli faaliyetler yaptım.
00:04:16Fakat hep, yıllardır, ömrüm boyunca manası olan ülkemize bir değer katacak ve yapılmamış bir şeyin peşinde koştum.
00:04:28Bunu aradım.
00:04:292015 senesinde yüksek lisansta ortağım Şiar Turan'la beraber kafa kafaya verdik ve dedik ki biz ne yapabiliriz beraber?
00:04:38Şöyle oldu, Şiar Bey'in hanımı bu ürünü Discovery Channel'da görmüştü.
00:04:43Ve Şiar Bey koşa koşa bana geldi. Dedi ki bu ürünü biliyor musun?
00:04:47Ben dedim ki evet biliyorum. Güzel mi? Harika.
00:04:50Peki bu işi yapalım mı dedi.
00:04:52Ben dedim ki kendisine biz bu işi yapmayalım.
00:04:54Neden? Çünkü bu bir gıda işi.
00:04:58E gıda işini de herkes yapar zaten.
00:05:00Daha rahat yapılabilir bir iştir.
00:05:03Ben öyle bir proje arıyorum ki bizim topraklarımızda yapılmamış, farklılık arz eden bir şey olsun.
00:05:13Ben öğretmen çocuğuyum. Babam öğretmendi ama standart bir öğretmen değildi.
00:05:30Aynı zamanda girişimciydi. O zaman yatırımlar yapardı, işletmeler kurardı.
00:05:36Ama aileden biz çiftçilikle, üretimle, üretim enstrümanlarının kullanımıyla çocukluktan orada büyüdük.
00:05:44Babamız da öyle büyüdü, dedemiz de öyle büyüdü.
00:05:47Yani o tarlada, o ekinin üretilmesiyle, ekilmesiyle, biçilmesiyle ilgilenmek zaten bize çocukluğumuzdan o üretimin keyfini yaşatmıştı.
00:05:57Babam da aynı şekilde hareket etti.
00:05:59Ben de geçen anlattığı küçük bir anekdodu anlatayım.
00:06:02Ben unutmuşum ama onun aklına gelmiş.
00:06:04Bir yerde otururken oradaki dostlarımızdan birinin kızının üniversite sınavına gireceğini duyduk.
00:06:11O da işte babam sordu, ne olmak istiyorsun diyor.
00:06:13O da eczacı olmak istiyorum ben dedi.
00:06:16Babam da ben şiarın da eczacı olmasını istiyordum ama bana sordu, dedi ki ben eczacı olunca ne olacak?
00:06:21Ben de sonra bir eczane açacağız dedim diyor.
00:06:24Sonra diye sordu.
00:06:25Sonrası yok, eczane açacağız, oturacağım dedi.
00:06:27Ben yapmam demişim.
00:06:28Ben onu işte çok yakın bir tarihte tekrar söyleyince hatırlamamama rağmen bakış açısı da oymuş.
00:06:36Yani sürekli yeni bir şey yapmak, bir şey geliştirmek, ortaya yeni bir şey çıkarmak.
00:06:42Beni heyecanlandıran kısmı oydu.
00:06:45Bu üründe de her gün yaptığımız aslında yeni bir şey daha eklemek.
00:06:48Kimsenin yapmadığı şeyleri yapmak, oraya odaklandık.
00:06:52En büyük keyfi de o veriyor.
00:06:54Yani insanların bireysel mutlulukları için motivasyon kaynakları değişir.
00:06:59Benimki de bunlar.
00:07:01Bir şeyler üretmek, ona birçok insanı dahil etmek, bir hikaye yazmak.
00:07:06Çocuklarıma bırakacağım tek şeyin itibarım olacağını biliyorum.
00:07:10Bunu da bozmadan, keyifle sürdürebileceğim alanın bu olacağına karar verip bu yola girdik.
00:07:18Araştırdık.
00:07:27Hiç deneyen olmuş mu?
00:07:28Çalışan olmuş mu?
00:07:30Bir iki tane deneyenleri bulduk.
00:07:32Dedik ki bize ne yaptığınızı anlatın.
00:07:34Niye yok?
00:07:35Niye devam etmediniz?
00:07:36Birçok problem gördük ama problemlerin hiçbiri ürün değildi.
00:07:40O zaman dedik ki peki biz sıfırdan bir iş modeli geliştirirsek bu harika ürünü toplumuza sunabiliriz.
00:07:48Bu kararı verdikten iki hafta sonra uçakta Tayvan'a gidiyorduk.
00:07:54İlk başta uzak doğudan Tayvan'dan distribütörlük almak suretiyle başladık.
00:07:59Fakat distribütörlük demişken de öyle büyük büyük kelimelerin arkasındaki büyük büyük işler gelmesin.
00:08:05Biz sadece iki palet bubble ithal ederek başladık ürüne.
00:08:09Biz Tayvan'a giderken Şiar Bey uçak biletini bir dostunun kredi kartıyla aldı.
00:08:15Ve biz karar verdikten sonra iki palet ithal ettiğimiz ürünün bir paletinin parasını öğretmen olan hanımının üzerine kredi çekerek parasını ödedik.
00:08:26Ve getirdiğimiz ürünleri de Beşiktaşlık ofisimizin garajına koyduk.
00:08:30Tanıtımını oradan yapmaya başladık.
00:08:32Biz Tayvan'a gittiğimizde beş tane fabrikayı ve beş tane farklı firmayı gezdik.
00:08:36Esasında bizim çalışmak istediğimiz bir firma vardı.
00:08:39Çok daha samimilerdi.
00:08:40Ama onlarla çalışamadık.
00:08:42Çünkü kendilerinin ellerinde bulunan kalite belgeleri Türkiye'ye o ürünü getirmemiz için yeterli değildi.
00:08:50Bu belgelerle Batı'ya, Amerika'ya, Avrupa'ya ürün ihraç edebiliyorlardı.
00:08:55Fakat Türkiye'ye o ürünü gönderemiyorlardı.
00:08:57Ondan dolayı da biz en iyi firmayla çalışmak zorunda kaldık.
00:09:01Yani bu niye bu şekilde söylüyorum?
00:09:03Çünkü biraz da havalı insanlardı doğrusu.
00:09:06Yani bize karşı mesafelilerdi.
00:09:08Çünkü çok büyük büyük umutlarla gittik ama büyük iddialarla gitmedik karşılarına.
00:09:13Tabii ki bu da onların bize karşı biraz daha mesafeli, kale almaz bir duruşu sergilemelerine sebep verdi.
00:09:20Bir distribütörlük anlaşması orada şifahen yaptık.
00:09:24Ve iki palet ürünümüzü Türkiye'ye ithal ettik.
00:09:27Adım Merve.
00:09:382018 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünden mezun oldum.
00:09:44İki sene boyunca toz gıda ürünleri üreten bir firmada kalite mühendisliği olarak görev yaptım.
00:09:512020 yılından itibaren de Bubble Tea üreten bir firmada kalite müdürü olarak görev alıyorum.
00:09:57Kalite departmanı olarak bizim görevimiz fabrikamıza gelen ham maddeden başlayarak
00:10:02ürünlerimizin müşteriye gittiği ana kadar süreci ilerletmek, süreci yönetmek.
00:10:09Ama tabii bizim burada işimiz ürünü ürettik, müşteriye sattık değil.
00:10:14Biz burada daha eğlenceli bir ürün ürettiğimiz için kaliteli bir ürün üretmeye hedefliyoruz.
00:10:19Fakat bizim bir Bubble Tea dükkanı açacak paramız yoktu.
00:10:38Şunu yaptık, dedik ki biz bu ürünümüzü öyle bir hale getirelim ki
00:10:42hali hazırda kafesi ve restoranı olan işletmeler bu ürünü alsınlar ve ekstra gelir elde etsinler.
00:10:50Bunu yaparlarken de tüketicimiz çok memnun ve mutlu olsun.
00:10:54Bu yöntem çerçevesinde işletmelere gidip, ürünü anlatıp, tanıtıp onları eğitmeye çalışmaya başladık.
00:11:01Bakın eğitmeye başladık demiyorum, eğitmeye çalışmaya başladık.
00:11:04Çünkü biz ürünü getirip sunduğumuz zaman Türkiye'de bir tane, adet ile bir tane müşterisi bile yoktu.
00:11:13Müşterisini geçtim, talep eden bir kişi bile yoktu.
00:11:16Fakat oradan hem dijital mecrada ürünü tanıtmaya başladık,
00:11:21hem de sokak sokak, kapı kapı giderek işletmeleri, kafeleri, restoranları bu ürünüle tanıtıp onları eğitmeye başladık.
00:11:29Tabii önce ikna etmemiz gerekti.
00:11:31O bir süreçti.
00:11:31Bir taraftan çünkü başka işlerimiz devam ederken,
00:11:35işte Şia Bey bir yerde çalışıyor, ben bir yerde çalışıyorum.
00:11:38Akşamları mesai saatinden sonra bir kafeye gidiyoruz.
00:11:42Bir kahve içerken diyoruz ki buradaki yetkilikim, biraz sohbet etmek istiyoruz.
00:11:45Böyle başladı.
00:11:46Hatta Beşiktaş'ın kafeleri bizi iyi bilirler.
00:11:49Oralarda çok vakit geçirdik.
00:11:51Oradan adım adım adım iki kişi, bir ofis ve bir garajda başladığımız serüvenimiz,
00:11:58şu anda 200'e yakın ekip arkadaşımız, iki tane fabrika ve 5000 üzerinde beraber çalıştığımız iş ortağımız dediğimiz işletmelerimizle beraber devam ediyor.
00:12:10Şu anda bubble tea kültürü Türkiye'de hızlı bir şekilde yayılıyor.
00:12:13Ürünü ilk eşim yabancı bir televizyon kanalında bir fabrika, sürekli fabrika tanıtımı yapan bir kanalda gördüğünde bu ne diye sordu bana.
00:12:31Ben de ürünü görünce çok ilginç geldi.
00:12:34Eyüp Bey'i aradım dedim ki böyle bir ürün var biliyor musun?
00:12:36Bu da Amerika'da okuduğu için, o bölgede yaşadığı için ürünü biliyordu.
00:12:39Şey dedi, bu çok güzel bir ürün ama zaten yapan vardır.
00:12:43Birinin yapmaması mümkün değil.
00:12:45Biz Türkiye olarak ambalajın, gıdanın cennetiyiz.
00:12:49Ben de tamam vardır ama bir bakalım dedik.
00:12:52Oturduk, bilgisayarımızı açtık.
00:12:54Biraz incelediğimizde bunu hiç kimsenin yapmadığını gördük.
00:12:57Hemen iki hafta sonra da biz atladık yurt dışına, Tayvan'a, ana vatanına 40-45 yıldır bu ürünü üreten ülkeye gittik.
00:13:05Dedik ki ya biz bu ürünü Türkiye'de ne bilen var, ne tadan var.
00:13:09Biz bu ürünü Türkiye'ye tanıtmak istiyoruz.
00:13:11Atlayıp gittik, oradaki fabrikalarla görüştük.
00:13:13En büyüğüne, biz Türkiye olarak gıda ithalatı konusunda çok katı kuralları olan,
00:13:20haklı sebeplerle katı kuralları olan dünyadaki en sıkı ülkelerden biriyiz.
00:13:24Ürünleri ithal edip biz Türkiye'ye getirdik.
00:13:27Getirdikten sonra tabii kimsenin ürünü bilmiyor oluşu en büyük sorunumuzdu.
00:13:33Yani Eyüp Bey'le beraber bir kafeye gidip oturduğumuzda ürünü anlatmak, kendimize anlatmak,
00:13:38bu ürünü gerçekten menünün bir parçası haline getirmek bazen 6-7 saatimizi alıyordu.
00:13:43Yani sabah toplantıya gidip akşam yemeğini birlikte yediğimiz müşterilerimiz oldu.
00:13:48Sohbet bu kadar zaman, emek ayırarak ortaya çıkardığımız bir modele dönüştü.
00:13:54Tabii zaman geçtikçe Türkiye'de ürüne teveccüh artınca, talep artmaya başlayınca bunu ithal ederek getirmek,
00:14:01özellikle Türkiye'nin kaynaklarını yurt dışına göndermek yerine biz dedik ki ya biz bunu yaparız.
00:14:07Böyle bir geçmişimiz yok.
00:14:09Ben mali müşavirim, Eyüp Bey, marketing, finans alanında uzman,
00:14:13ikimiz de defter kağıt işlerinden anlayan, hesap kitap işlerinden anlayan adamlarız ama böyle bir tecrübemiz yok.
00:14:19Ama dedik ki neden yapmayalım ki?
00:14:22Bu doğru insanların bir araya geldiğinde ortaya çıkarabileceği bir sonuç diyerek biz bu maceraya atıldık.
00:14:29Tabii her basiretli iş adamı gibi ya bu makineyi kim yapıyor diye araştırdık.
00:14:33İşte bir firma bulduk zaten, çok yapan da yok, bir iki firma.
00:14:37Onları aradık, gittik.
00:14:39İşte Çin'e gideceğiz ama ikimiz birden gitmeyelim.
00:14:42Önden de parayı gönderip almak yerine bir gidip görelim deyip yazı tutura attık.
00:14:46Eyüp Bey'e çıktı, Eyüp Bey Çin'e gitti.
00:14:48İşte makine üreticisiyle görüştü.
00:14:51Biz makineyle beraber reçeteleri de satın aldık, o geri döndü.
00:14:53Üretim makinelerine uygun bir tesis aramaya başladık.
00:14:57O arada bizim ilk fabrikamızı, şu an içinde bulunduğumuzu değil ama ilk fabrikamızı bulduk.
00:15:01Her şeyi hazırladık.
00:15:02Makineler geldi, reçeteler geldi.
00:15:04Hadi tamam bir deneme yapalım dedik.
00:15:06Ürün çıkmadı.
00:15:07Tabii makine firması da biz makineciyiz biz.
00:15:09Üretim çok bizim işimiz değil.
00:15:10O artık sizin geliştirmeniz gereken bir alan deyip gittiler.
00:15:13Tabii biz Eyüp Bey'le böyle karşılıklı, biz şimdi ne yapacağız diye düşünmeye başladık.
00:15:17Dedik ki tamam iş başa düştü.
00:15:18Reçeteyi biz geliştireceğiz, ne yapalım?
00:15:20Bir ARGE mühendisi, gıda mühendisi arkadaşlarımızla mülakatlar yapıp bir ARGE mühendisi aradık.
00:15:25O arada çok sayıda görüşme yaptık ama ARGE yapacak kişiyi bir türlü bulamadık.
00:15:31Yani ARGE'ye yoğunlaşacak, bu alanda gerçekten daha önce kimsenin yapmadığı, kimsenin bilmediği bir şeyi hevesle araştıracak kimseyi bulamadık.
00:15:39Sonra Kader bizi Bilge Hanım'la, bizim ARGE direktörümüzle tanıştırdı.
00:15:43Bilge Hanım işte bizim laboratuvarımızda küçük küçük denemeler yapmaya başladı.
00:15:47Ama Bilge Hanım da başlarken şunu söyledi.
00:15:49Ben İstanbul'dan hayatımı yavaşlatmak için taşınmayı planlıyorum.
00:15:54Kırklar eline gideceğim ben altı ay sonra.
00:15:57Tabii biz de herkes İstanbul'dan hayatını yavaşlatmak için gitmek ister ama kimsenin gittiğini de görmedik.
00:16:02Tamam dedik, siz başlayın.
00:16:03Gideceğiniz zaman da yolunuz açık olsun.
00:16:05Teşekkür ederiz, gidersiniz.
00:16:08Tabii gerçekten beşinci ayın sonunda bir çay tabağında ilk yaptığı denemelerle geldi.
00:16:13Bizim o zaman referans olarak aldığımız ürüne benziyor.
00:16:16Çok mutlu olduk, inanılmaz mutlu olduk.
00:16:18Yani hani bir de biz geliştirdik artık bunu, bize özel bir formül oldu.
00:16:22Sonra Bilge Hanım ben gidiyorum dedi.
00:16:25Ben gidiyorum deyince biz bir kaldık.
00:16:29Edirne'de Trakya Üniversitesi'nin içerisindeki Teknopark'ta biz bir firma kurduk.
00:16:32Dedi ki biz üniversite desteğiyle, üniversitedeki hocaların desteğiyle biz orada bir firmamızı kuralım,
00:16:38ARGE merkezi yapalım orayı.
00:16:39Bilge Hanım da kırklar elinden birkaç tane de gıda mühendisi arkadaşımız her gün çalışmalar yapsın.
00:16:45Bilge Hanım da haftada birkaç kez gidip kontrollerini gerçekleştirsin.
00:16:49Aradık, Bilge Hanım olur mu böyle bir şey dedik.
00:16:51Olur tabii dedi.
00:16:52Sürecimizi başlattık, firmamızı kurduk, her şeyimizi organize ettik.
00:16:56Bir gün işte Edirne'den kırklar eline dönerken, Bilge Hanım'ı da evine bırakırken,
00:17:00evinin önünde boş dükkanlar gördük.
00:17:03Ama böyle bir şimşek çaktı.
00:17:05Dedik ki ya Bilge Hanım, tamam gidin gelin ama biz burayı size ARGE merkezine çevirsek,
00:17:10camdan baktığınızda da çocukları görürsünüz bahçede oynarken,
00:17:14ARGE'leri burada yapmak ister misiniz?
00:17:17Bilge Hanım da olur dedi.
00:17:18Yani 5 yıldır Bilge Hanım kırklar elindeki ARGE merkezinde,
00:17:22yanında yeni arkadaşlarımızla beraber ürün geliştiriyor.
00:17:25Tabii ürünlerimizin reçete kısmını geliştirdik ama hadi üretelim deyip makineye koyduğumuzda
00:17:30baktık ki yok, makine o reçeteye uygun değil.
00:17:33İkine bu ürünün üretimine de çok uygun değil.
00:17:35Ama öğrendiğimiz, yani Tayvan'daki, Çin'deki üreticilerin de
00:17:39herkesin kendi yöntemini ve teknolojisini geliştirdiği yönündeydi.
00:17:44Kendi makinemizi geliştirmeye karar verdik.
00:17:46Onun için de Konya'da muhteşem bir firma bize müthiş destek oldu.
00:17:52Yani bunu şöyle söyleyebilirim, birine gider bir şey istersiniz,
00:17:56onun bir parasal karşılığı vardır, karşı tarafında müsaitliği vardır.
00:17:59İki taraf anlaşmıştır ve makine yaparsınız.
00:18:01Bizim için serüven böyle değil.
00:18:03Yani devasa, 150 bin metrekarelik bir fabrikada,
00:18:06Allah'tar teslimiz fabrika yapan bir fabrikada,
00:18:10siz küçük bir makine geliştirmeye çalışıyorsunuz.
00:18:13Bu hem zaman açısından çok maliyetli, emek açısından çok maliyetli.
00:18:19Onlar için feasible değil.
00:18:21Ama sağ olsunlar, o gün bizim yapmaya çalıştığımızı,
00:18:24ulaşmaya çalıştığımız noktayı görüp,
00:18:27bu hikayenin bir parçası olmaya karar verdiler.
00:18:29Ve muhteşem bir destekle,
00:18:32dünyada kimsenin uygulamadığı bir yöntemle,
00:18:35yeni makineler geliştirdik birlikte.
00:18:37Bu bizim ilk makinemizdi.
00:18:38Şu an işte iki tesisimizde,
00:18:40beş tane makinemizde,
00:18:42dünyanın en büyük beş üreticisinden biriyiz.
00:18:54Apartmanın altında kullandığımız,
00:18:56garajın içinde de ufak bir depo bölümü vardı.
00:18:59İlk başta ürünü de getirdik.
00:19:00Nereye koyacağız biz bunları?
00:19:02Oraya indirelim dedik.
00:19:02Sağ olsun komşularımız da bize destek verdiler bu konuda.
00:19:06Yani müsaade ettiler diyeyim destekli olarak.
00:19:08Ve ilk ürünleri biz istiflerken,
00:19:11eşlerimiz yanımızda,
00:19:12onların desteğiyle biz istifi yaptık.
00:19:15Onların desteğiyle,
00:19:16onların yönlendirmesiyle mesela,
00:19:17bazı tasarımları gerçekleştirdik.
00:19:19Benim eşim iç mimar.
00:19:20Bir taraftan böyle olmasından dolayı,
00:19:23biraz daha sanatsal bakış açısı var.
00:19:25Web sitemizi tasarlarken,
00:19:27onlarla beraber tasarladık.
00:19:28Beşiktaş'ın ortasında,
00:19:29bir apartmanın alt katındaki garaja ürünlerimizi getirdik.
00:19:34Ve oradan kendi arabalarımızla ufak ufak sevkiyatlara başladık.
00:19:38Çünkü niye ufak ufak diyorum,
00:19:39niye kendi arabalarımızla diyorum?
00:19:41Kapı kapı gezerek,
00:19:42işletme işletme,
00:19:43restoran restoran,
00:19:44kafe kafe tanıtarak ve ikna ederek başladığımız için,
00:19:47zaten gittiğimiz yerde bagajımızdan indirip,
00:19:49ürünleri verebiliyorduk onlara.
00:19:51Bizim en önemli yaptığımız şeylerden biri de şu,
00:19:54bizim toplumumuzun gözüne hitap edebilecek,
00:19:58zevkine hitap edebilecek,
00:20:00tasarımlar yapıp bunu işletmelerimizle paylaştık.
00:20:02Bu çok önemliydi.
00:20:03Çünkü bir işletme menüsüne bu ürünü koyacaksak,
00:20:07görselini koyması şart.
00:20:09E, tek bir ürün içinde bir görsel yatırımı yapması,
00:20:13bu firma için bir yük,
00:20:15o zaman dedik ki,
00:20:16o yükü de biz katlanırız.
00:20:18Ve görsele yatırım yaptık.
00:20:20Sosyal medya platformlarında görsellerimizi öne çıkarttık.
00:20:25Aynı görselleri biz işletmelerimizle,
00:20:27restoran kafelerimizle paylaştık.
00:20:29O restoran kafelerimiz,
00:20:31sosyal medyada beğeni toplamış görselleri menülerine koydular.
00:20:35Bu yöntemle de,
00:20:37müşterileri ürünlere ilgi duydu ve,
00:20:40onların nezdinde de,
00:20:42güzel satan, teveccüh gören,
00:20:43beğenilen bir ürün haline geldi.
00:20:50Merhabalar, hoş geldiniz.
00:21:01Adım Alpto, soyadım Turgut.
00:21:03Ben markanın,
00:21:05marka elçisiyim.
00:21:06Genel olarak reçeteler,
00:21:07iş geliştirme gibi,
00:21:08işte ürünleri geliştiriyoruz,
00:21:10neler yapabiliriz.
00:21:11Zincir markalarla,
00:21:12beraber bunları oturuyoruz.
00:21:14Onların reçetelerini geliştiriyoruz.
00:21:15Reklam desteği veriyoruz.
00:21:16Bu şekilde planlamaları,
00:21:18marka elçisi tarafından yönetiyoruz.
00:21:20Daha öncesinde aslında,
00:21:2213-14 tane mekan işlettim şimdiye kadar.
00:21:24Sonrasında da,
00:21:25zaten Şiar Bey ile beraber de,
00:21:27bir mekan işletirken aslında tanıştık.
00:21:30Orada farklı bir hikaye var.
00:21:32Bu şekilde aslında,
00:21:33oralarda daha çok gene reçetelendirme kısımlarıyla,
00:21:35işte yanımıza çalışan elemanlarla ilgileniyorduk.
00:21:39Mekan işletiyorduk aslında.
00:21:41Oralardan, global markalardan buralara geldik.
00:21:46Şu andan geriye baktığımız zaman,
00:22:04sadece iş deneyimleri değil,
00:22:06arkadaşlıklarımız, dostluklarımız,
00:22:09başımıza gelen iyi ve kötü şeyler,
00:22:12sıkıntılar, eğitimlerimiz,
00:22:14büyüklerimizden dinlediğimiz hikayeler bile,
00:22:18bütün bu yaptığımız şeyleri,
00:22:21bir araya koymamızda destek oldu.
00:22:23Ve bunu tane tane neredeyse anlatabiliriz.
00:22:26Yani şu kitaptan,
00:22:28şu örneği aldım.
00:22:29Babamın şu arkadaşının,
00:22:31şu hikayesinden,
00:22:32şu örneği aldım.
00:22:33Yurt dışındaki,
00:22:34üniversitedeki profesörümün anlattığı,
00:22:37şu tecrübesinden,
00:22:38şu hikayeyi aldım.
00:22:38Ben, kitapçıda çalışırken,
00:22:41yaşadığım tecrübem,
00:22:44bana işimizi organize ederken,
00:22:47şu şekilde,
00:22:48şu anki durumda,
00:22:49bir organizasyon yapmama sebep oldu.
00:22:52Aynı şekilde Şiar Bey de öyle.
00:22:54Şiar Bey'in de çalıştığı,
00:22:56bir sürü farklı nokta var.
00:22:572016'dan beri,
00:22:58hala Şiar Bey'le aşağı yukarı,
00:22:59günde 14-15 saatimiz beraber geçiyor.
00:23:01Ya beraberiz,
00:23:02ya telefonda beraberiz.
00:23:03Neden?
00:23:05Hiçbir zaman olmuş olduğumuzu düşünmüyoruz.
00:23:07Hala bugünkü bile tecrübelerimiz,
00:23:10ekip arkadaşlarımızın bize anlattığı şeyleri,
00:23:13tekrar düşünüyor,
00:23:14tekrar sıfırdan masaya yatırıp,
00:23:17tekrar öğreniyoruz.
00:23:18Çünkü öğrenmek bir süreçtir,
00:23:21bitmeyecek bir süreçtir.
00:23:22Beşik'ten mezara kadar olan bir süreçtir.
00:23:25Özellikle kendimize bunun telkinini çok yaparız.
00:23:27Şirketimizde en çok değer verdiğimiz şey şu,
00:23:30elimizden geldiğince bunu yapmaya çalışıyoruz.
00:23:32Ekibimiz huzurlu olsun, mutlu olsun.
00:23:34İyi bir ortam olabilir,
00:23:35kötü bir ortam olabilir.
00:23:37keyifli olabilir, keyifsiz olabilir.
00:23:39Bunlardan bağımsız,
00:23:41mutlu ve huzurlu olsun.
00:23:42Kötü günlerimiz geçer ama huzurluysak,
00:23:45sorun değildir, geçiririz.
00:23:46İyi günlerimiz geçer,
00:23:48mutluysak,
00:23:49iyi günün tadını adam akıllı alabiliriz.
00:23:52Niye?
00:23:52Çünkü çalıştığımız yerlerde, bazı yerler huzursuz yerlerde.
00:23:56Bazı insanların aile ilişkilerini huzursuz gördük.
00:24:01Tecrübe diyorsunuz ya, başkasının ailesini,
00:24:04yani ince diyoruz küçükken,
00:24:06komşunun evinde, örnek veriyorum,
00:24:08huzursuz bir ortam vardı.
00:24:09aynı huzursuz ortamın insanların iş hayatına yansıttığını da gördük.
00:24:13O zaman ne demek oldu bizim için?
00:24:16Kötü zaman, iyi zamandan ziyade,
00:24:18huzurlu bir ortam çok önemli.
00:24:20İşte bunların hepsi hayattan öğrendiğimiz dersler.
00:24:23Öğrenmeye de devam ediyoruz.
00:24:24Daha hiçbir şey bilmiyoruz.
00:24:26Mümkün mertebette her şeyi öğrenmek için
00:24:28elimizden geleni yapıyoruz.
00:24:29Tabii ki insan olduğumuzun da farkındayız.
00:24:41İyi sonuçlanan maceralarımız,
00:24:43kötü sonuçlanan maceralarımız,
00:24:45her biri kendi içinde çok detaylı,
00:24:47çok enteresan hikayelere dönüştü zaman içerisinde,
00:24:50yıllar içerisinde.
00:24:52Biz de bunları biriktiriyoruz,
00:24:53bunlardan keyif alıyoruz.
00:24:55Her birinden yeni bir şey öğrenip,
00:24:56birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızla
00:24:58hayata geçiriyoruz bunu.
00:25:00Ama şunu söyleyebilirim,
00:25:02çalışan herkes ama herkes
00:25:05bu hikayenin parçası olmak için dahil oldular.
00:25:08Bizim ilk başladığımız dönemde
00:25:10o maaşları ödeyecek gücümüz yokken bile
00:25:12dediler ki biz bu hikayenin parçası olmak istiyoruz.
00:25:15O yüzden sizinle birlikteyiz diyerek
00:25:17bu işe dahil oldular.
00:25:18Danışmanlarımız öyle oldu,
00:25:20makinemizi yapan öyle oldu,
00:25:22ARGE mühendisimiz öyle oldu,
00:25:23kalite kontrol mühendisimiz öyle oldu,
00:25:25fabrika direktörümüz öyle oldu.
00:25:27Sabah işte yine misafirlerimiz vardı.
00:25:31Tatile gitmiyor musunuz?
00:25:32Hani yaz da geldiği için bu soru herkesin birbirine sorduğu bir soru.
00:25:35Tatil ne zaman?
00:25:36Benim tatilim evden çıkıp fabrikada ofise girdiğim an başlıyor.
00:25:41Bu yıllardır böyle.
00:25:43Müthiş bir keyifle geliyorum,
00:25:44müthiş bir keyifle tekrar eve dönüp,
00:25:46o gün ne yaşanırsa yaşansın,
00:25:48ne kadar zorlu olursa olsun,
00:25:50kafamı yastığa keyifle koyup,
00:25:51bir sonraki gün tekrar işe gelmeyi özleyen,
00:25:54burada oturup arkadaşlarımızla çay, kahve içip,
00:25:58sohbet etmek bile çok keyifli.
00:25:59Defteri bilgisayarın karşısına geçip,
00:26:01günü doldurmaktan bahsetmiyorum.
00:26:03Ama burada aldığım her nefesten müthiş keyif alıyor.
00:26:07Sevdiğin işi yaptığında çalışmıyor olursun derler ya,
00:26:11doğru.
00:26:12Başka ne yapacağız ki?
00:26:13Yani geriye bir şey kalmıyor.
00:26:15Yani bazen tamam deniz kenarında oturup,
00:26:18oltayı denize atmanın keyfi başka,
00:26:20bazen sadece oturup sessizce,
00:26:23çınar ağaçlarının, yapraklarının sesini dinlemek başka.
00:26:26Ama buradaki bu emeğin, çabanın,
00:26:28o kadar çok insanın hayatına dokunduğuna şahit oluyor ve görüyoruz ki,
00:26:32bunu daha da büyütmek,
00:26:34daha çok insana katkı sunmak,
00:26:36toplumun bir parçası olduğumuzu hissettirmek ve hissetmek,
00:26:41en büyük motivasyon ve keyif kaynağımız bizim.
00:26:44Biz bunu kendi aramızda da çok konuşuyoruz.
00:26:46Hatta ortaklığımızın başladığı dönemlerde,
00:26:49kötü ortaklık tecrübeleri yaşayan herkesin fikirleri vardı.
00:26:53Ve bunların hepsi çok kıymetli.
00:26:54Gerçekten hiçbiri göz ardı edilebilecek konular değil.
00:26:57Ama biz Eyüp Bey'le birlikte iş yapma,
00:27:01ya da ortaklık sözleşmesi imzalamadık.
00:27:04Biz Eyüp Bey'le kardeşlik, dostluk sözleşmesi imzaladık.
00:27:07İşten bağımsız bir anlaşma yaptık kendisiyle.
00:27:10Biz birbirimizi anlattık dedik.
00:27:11Neyi sevdiğimizi, neyi sevmediğimizi.
00:27:14Yani onun sevip benim sevmediğim şeyleri.
00:27:16En baştan oturup konuştuk.
00:27:18Dedik ki, tamam ben bu haliyle varım.
00:27:20O da tamam ben de bu haliyle varım deyip,
00:27:22bir sözleşme imzaladık.
00:27:2510 yıl oldu.
00:27:26Daha hiç bakmadık ona.
00:27:28Teyit etmek isteyeceğimiz bir konu geçmedi aramızda.
00:27:32Dünyada eşine benzerine çok az rastlanır bir ortaklık, dostluk ve kardeşlik hikayesi bizimki.
00:27:38Onu söyleyebilirim.
00:27:39Verdiğimiz örnek şu, bazen biz bunu yaşıyoruz.
00:27:42Birlikte buradan iki ayrı araçla istikamete gideceğimiz zaman, ayrı zamanlarda çıktığımızda,
00:27:50aynı yolları, aynı hataları yaparak, girilmez denilen yere bile bir şekilde dalgınlıkla birbirimizden habersiz giriyoruz.
00:27:58Ve bu ortaklığın en güzel tarafı şu, bahsederken ortaklıktan şunu söylüyoruz.
00:28:03Ben bugün Allah korusun rahatsızlansam ya da özel bir durum sebebiyle bir yıl fabrikaya hiç gelmesem
00:28:09ve bu bir yıl boyunca Eyüp Bey bin tane karar alsa,
00:28:14bunun 999 tanesinde aynı kararı benim de vereceğimi biliyor.
00:28:19Ondan bağımsız.
00:28:21O bir tanede de 3 dakika sürecek muhtemelen birbirimizi anlayıp ilerlemek.
00:28:26Hatta sözleşmemizde şöyle bir madde var.
00:28:29Olur da biz bir konuda anlaşamazsak.
00:28:32Ben kırmızı o sarı dediğinde hangisinin seçileceğine karar veremezsek.
00:28:36Biz eğer bir anlaşmazlık yaşarsak yazı tura atacağız.
00:28:39Kiminki gelirse diğeri kendi kararıymış gibi onu savunacak.
00:28:46Ve biz 10 yılda hiç yazı tura atmadık.
00:28:49Böyle bir ortaklığımız var.
00:28:50Çünkü motivasyonumuz ve baktığımız yer aynı.
00:28:54Gitmek istediğimiz yer aynı.
00:28:56Yapmak istediğimiz şeyler aynı.
00:28:59Bu da muhteşem bir sinerji yaratıyor.
00:29:00Gözünüz, gönlünüz rahat, içiniz rahat.
00:29:03Sizin için her şeyi yapacak bir ortağınız, abiniz, kardeşiniz, dostunuz var.
00:29:09Bu çok kıymetli.
00:29:10Yani diyorum ya bütün arkadaşlarımızla geldiğimiz ilişki seviyesi bu.
00:29:17Burada pozisyondan bağımsız.
00:29:19Herkesin kendi sorumluluğu, yükümlülüğü var.
00:29:22Kimsenin işine karışmayız.
00:29:23Bu şey değil.
00:29:24Yani onları attık hadi gidin üstesinden gelin.
00:29:27Aslansınız, koçsunuz değil.
00:29:29Şunu söylüyoruz ya kalite kontrol müdürüysen, kalite kontrolün bütün sorumluluğu sende.
00:29:35Ben neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söylemem.
00:29:38Seninkinin altına imza atarım.
00:29:40Ama ne zaman elini uzatıp ya bana destek olun derseniz biz destek oluruz.
00:29:44Onun dışında işinize karışmayız.
00:29:45Bu bütün departmanlar için böyle.
00:29:46Bu da onlara müthiş bir özgürlük alanı sunuyor.
00:29:48Onların daha inovatif olmasını sağlıyor.
00:29:52Daha girişimci olmasını sağlıyor.
00:29:54Düşünün, bir şirket düşünün.
00:29:55İşte iki patronu var, iki ortak.
00:29:58Ama aşağıdakilerin herkes, diğer bütün pozisyonlar bu şirketin ortağı gibi davranıyor.
00:30:03Yani hiç kimse çalışan gibi davranmıyor.
00:30:07Hiç kimse 9-6 mesaisine gelip gidiyormuş gibi hissetmiyoruz biz.
00:30:11En azından bizim hissettiğimiz o.
00:30:13İçeri girdiğimizde insanların yüzünün gülüyor oluşu.
00:30:16O nezaket, o saygı.
00:30:17Günün sonunda başarıyı getiriyor size.
00:30:34Biz Şihar Bey'le yüksek lisansla tanıştık.
00:30:37İstanbul Üniversitesi'nde finans yüksek lisansı yaparken tanıştık.
00:30:40Fakat ne o orada olması gerekiyordu veya kendi planları çerçevesinde orada olmalıydı,
00:30:47ne de ben orada olmak istiyordum veya kendi planlarının çerçevesinde orada olmalıydım.
00:30:53Şöyle oldu.
00:30:54Benim çok yakın bir dostum bana dedi ki, Eyüp dedi sen ilim yapmayı seviyorsun.
00:30:58Her gün kitap okuyorsun, bir şeyler dinliyorsun.
00:31:00Aynı zamanda da finans üzerine eğitimini aldın.
00:31:02Gel beraber yüksek lisansa gidelim.
00:31:04Çünkü benim finans yönüm biraz eksik.
00:31:07Ben de kendisine dedim ki, canım kardeşim her türlü seninle yola çıkarım.
00:31:11Ama ben artık yeterince diplomam var, sertifikam var, duvar kağıdı yaparım.
00:31:17Bir diplomaya daha ihtiyacım yok.
00:31:19Doğru söylüyorsun, ilim seviyorum.
00:31:21Çünkü bunun farz olduğunu biliyorum ve hiçbir zaman yeterli olmadığını biliyorum.
00:31:26Ama sınav sevmiyorum artık çünkü ihtiyacım yok.
00:31:29Dedi ki beni yalnız bırakma.
00:31:31Eşimiz dostumuz da beni yalnız bırakma dediği zaman zaten hayat felsefesi olarak biz gideriz.
00:31:37Tamam dedim o zaman beraber girelim.
00:31:39Ben arkadaşımla beraber olmak istedim.
00:31:42Onun yolculuğuna destek olmak istedim ama yüksek lisans yapmak istemedim.
00:31:46Benim için çünkü ihtiyaç değildi.
00:31:48Mülakatta ben hiç kendim gibi değil, birazcık ukalaca konuştum.
00:31:52Beni oradan göndersinler diye.
00:31:55Hani ben sonra döneyim diyeyim ki ben evimden geleni yaptım ama başarılı olamadım, giremedim.
00:32:01Beni kabul ettiler.
00:32:04Utandım, gitmek zorunda kaldım.
00:32:06Bu silsile içinde yüksek lisansa kayda olmak zorunda kaldım.
00:32:11Evim Beşiktaş'ta, okul avcılarda.
00:32:14Benim işim gücüm var.
00:32:16Akşamları kalkıyorum, tın tın tın okula gidiyorum.
00:32:19Bu benim hikayem.
00:32:20Orada olmamın sebebi bu.
00:32:21Şimdi gelelim Şiar Bey'in sebebine.
00:32:24Şimdi Şiar Bey aynı dönemde bir yerlerde çalışıyor ve aynı okulda muhasebe üzerine gündüz vakti yüksek lisans yapıyor.
00:32:33Şiar Bey'in hanımı öğretmen.
00:32:34O sırada da zorunlu görevi çerçevesinde Vanda öğretmenlik yapıyor.
00:32:40Akşamları o da müsait.
00:32:41Gidip kendi hocalarından rica etmiş.
00:32:44Demiş ki benim akşamları müsait, faydalı vakit geçireyim.
00:32:47Böyle de muhteşem bir program var.
00:32:48Ben de zaten kabul gördüm.
00:32:50O zaman ben de buraya katılabilir miyim?
00:32:53Onlar da müsaade ediyorlar.
00:32:54Aşağı yukarı ortaklık hocalar olduğu için.
00:32:56Ve o da bir şekilde orada olma planı da çerçevesinde, orada olma planı yok.
00:33:01Muhasebe üzerine.
00:33:02Çünkü o kendi eğitimi onun yoğunluğu.
00:33:04Muhasebe üzerine eğitimini alıyor.
00:33:06Sırf akşamlarını faydalı değerlendirip, bilgi dağarcığını arttırabilmek için o programa kaydolmuş.
00:33:13Bizim tanışmamız bu.
00:33:14Ben 2020 yılında buraya başladığımda yeni bir mühendistim.
00:33:27Aslında ben bu firmayla büyüdüm diyebilirim.
00:33:29Bakış açılarımız, kaliteye yönelimimiz beraber oldu.
00:33:33Bu süreci beraber ilerlettik.
00:33:35Bizim patronlarımız çok fazla ürün üretelim, ürün çıksın bakış açısıyla değil.
00:33:40Her zaman en kalitelisini üretelim, kalite bizim için en önemlisi bakış açısıyla bakıyorlar.
00:33:47Bu da bize sorumluluklarımızı arttırırken bize bir güven veriyor.
00:33:52Biz burada bir ürün eğer kaliteli değilse, kalite standartlarına uymuyorsa o anda üretimi durdurabilme etkisine sahibiz.
00:34:00Bizim işimiz çok eğlenceli bir iş.
00:34:02Burada kime, eşimize, dostumuza, tanıdıklarımıza biz bu ürünü götürdüğümüzde
00:34:08herkesin yüzünde önce bir gülümseme oluyor.
00:34:10Biz de eğlenerek bu işi yapıyoruz.
00:34:13Benim en çok sevdiğim aloe vera ve mango çeşidi.
00:34:16Çok severek işimizi yapıyoruz, çok severek ürün üretiyoruz ve severek içiyoruz.
00:34:21Bunu da tanıdıklarımıza, müşterilerimize verirken çok mutlu oluyoruz.
00:34:25Çünkü herkesin yüzünde bir gülümseme oluşuyor.
00:34:27Vegan bir ürün üretiyoruz, alerjen içermiyor ve renklendirici içermiyor.
00:34:32Sentetik boyalar kullanmıyoruz.
00:34:34Doğal boyalar, bitkisel ekstraklardan ürettiğimiz boyalar kullanıyoruz.
00:34:38Yeni bir ürün olduğu için aileler çocuklarını içirmekte başta çekinebilirler.
00:34:43Ama böyle bir korkular olmasın.
00:34:45Öncelikle ilk yaptığımız ürünleri biz çocuklarımıza içiriyoruz, biz içiyoruz, evimize götürüyoruz.
00:34:51Gönül sağlığıyla tüketebilirler.
00:34:52En büyük sloganımız neşeli bir ürün üretiyoruz.
00:34:55Neşeyle üretiyoruz.
00:34:56Geçmişe baktığımız zaman benim babamın kendi büyükleriyle yaptığı sohbetlerin bile bugün yansımasını görebiliyoruz biz biliyor musunuz?
00:35:15Aynı şey şey abi için de geçerli.
00:35:17Steve Jobs'ın da dediği gibi birçok noktanın birleşmesinden oluşuyor.
00:35:22İşi alırken de dikkat ettiğimiz şeylerden bir tanesi şu.
00:35:25Ekip arkadaşlarımızın canları sıkılsa bile zaman zaman gülümsemesi.
00:35:31Yalandan da olsa gülümseyin arkadaş.
00:35:33Çünkü ben de geliyorum bazen yalandan da olsa gülümseyorum.
00:35:36Çünkü o şekilde bulaşıcıdır.
00:35:39Asık surat da bulaşıcıdır.
00:35:40Gülümseme de bulaşıcıdır.
00:35:42Bazen bana şey yaparlar burada hatta Eyüp Bey geldi kızdı bana niye gülmüyorsun diye.
00:35:46Ama gülelim ki yalandan da olsa bu arada.
00:35:50Gülelim ki o yayılsın.
00:35:52Ve aile şirketine en yakın hale dönüşmeye çalışıyor.
00:35:55Kan bağımız yok.
00:35:56Bunun da farkındayız.
00:35:58Ama velakin mümkün mertebe oraya ulaşalım.
00:36:00Aile huzuru olsun.
00:36:01Arkadaş neşesi olsun.
00:36:06Bubble Tea'ı aslında ben çok uzun zaman olmadı.
00:36:21Daha öncesinde çok fazlasıyla tanımıyordum.
00:36:24Mekanist getirken çok fazlasıyla geliyorlardı evet.
00:36:27Ama çok fazla bilinmediğinden dolayı kendi yerlerime koymayı çok fazlasıyla tercih etmemiştim.
00:36:31Ama sonrasında fazlasıyla rehabet gören bir aslında bir içecek oldu.
00:36:37Sonrasında mekanlarımda fazlasıyla değerlendirdim.
00:36:39Bubble Tea dediğimiz zaman akla çok farklı şeyler geliyor.
00:36:44Ama Bubble Tea gerçekten çok rahatlı içilebilecek.
00:36:47Güzel bir içecek.
00:36:49Dışarısında sodium arjinattan oluşan deniz yosunundan oluşuyor.
00:36:52Ve aslında herkes buna poşet, plastik gibi gibi şeyleri adlandırırken biz burada tamamıyla bitkisel ürün, anti alerjen, glutensiz bir ürün sunuyoruz burada müşterilerimize.
00:37:05Ürün çeşitliliği aslında size şöyle çok rahatlıkla söyleyebilirim.
00:37:09Aklınıza bugün bizim firmamızda vişnede üretimi var.
00:37:12Peşin üretimi de var.
00:37:13Mango da var.
00:37:1426 çeşit farklı şekilde ürünümüz var.
00:37:17Aynı zamanda bir de bizim bazlarımız var.
00:37:18Orada da 16 çeşit farklı bazımız var.
00:37:20Orada mavi kelebek çayıyla portakal kabuğu birleşiminden oluşan reçetelerimiz var.
00:37:25Ejder meyvesinden oluşan reçetelerimiz var.
00:37:28Bu şekilde 16 farklı Bubble Tea bazlarımız var.
00:37:39Benim babam 1941 doğumlu olmasına rağmen üniversite mezunu birisi.
00:37:44Benim dedem Urfa'da bilinen bir tüccardı.
00:37:47Şiar Bey'in babası öğretmen, dedesi tüccar, büyük dedesi paşa öyle gidiyor.
00:37:55Şimdi bu silsilenin ürünleriyiz biz.
00:37:59Ve kendimize atfettiğimiz şey şuna dönüşüyor.
00:38:02Doğrudur, yanlıştır ama kendimize atfettiğimiz şey şu.
00:38:06Madem ki böyle bir ortamda dünyaya geldik ve bu kadar güzel bir ortamda büyütüldük.
00:38:13Demek ki bizim üzerimizde hayatla alakalı olarak yapmamız gereken bazı görevler var.
00:38:20He bunların hepsi sonsuzluğa yansısın diye yapılıyor.
00:38:24İnancımız bu şekilde.
00:38:26Ama bu hayatta yapmamız gereken bir şeyler var demek ki.
00:38:29Ondan dolayı da bu yaptıklarımız hepsi birer esasında yük.
00:38:33Hatta büyük bir yük.
00:38:35Ama felsefesi şu.
00:38:38Madem ki ben bazı nimetlere layık görüldüm veya denk geldim.
00:38:43Bunların karşılığında bir şeyler yapmam lazım.
00:38:46Şiar Bey de de aynı şekilde.
00:38:48Madem sağlığım var.
00:38:49Madem iyi bir eğitimim var.
00:38:50Madem aklım yerinde.
00:38:52Aynı şeyler onun için de geçerli.
00:38:53O zaman biz önce kendimize bununla beraber de çevremize fayda sağlayabileceğimiz bir hayatın peşinden gitmeliyiz.
00:39:02Daha önce de abilerimize söylediğim gibi kendimize atfettiğimiz roller ve görevler var.
00:39:09Gıda sektöründe kalite çok önemlidir.
00:39:27Gıda firmaları bilirler ki BRC kalite yönetim sistemi çok zorlu bir sistemdir.
00:39:32Bizim de burada görevimiz bir yıl boyunca bununla çalıştık.
00:39:36BRC sistemini burada kurduk.
00:39:39Şu anda da görevimiz bu BRC sistemini sürdürülebilir bir şekilde yürütmüyor.
00:39:53Klişe vardır.
00:39:55Derdi ki her arayan bulamaz ama bulanlar hep arayanlar arasından çıkmıştır.
00:40:01Bütün hikaye buydu.
00:40:02Sürekli bir yerlere yolculuk yaparız biz.
00:40:04Yani bir çoğunda yolculuğun sırf bereketi için yaparız.
00:40:07Bir tane olay anlatayım.
00:40:09İşlerimizin başındayken yani yolculuğun bereketi kısmı var ya onu özellikle bunu paylaşmak için anlatıyorum.
00:40:17Bir sürü müşterimiz var ufak tefek.
00:40:19Yani bir sürü dediğim küçük küçük küçük küçük işletmelere ürün veriyoruz.
00:40:24Ve Nevşehir'den birileri bize ulaşmış ve bizden ürünü aldılar.
00:40:29Onlara reçete gönderdik.
00:40:30Uzaktan eğitimlerini verdik.
00:40:31Şu anda biraz daha bunu az yapabilmekle beraber ben önceden arabaya atlar.
00:40:36Anadolu'da tane tane tane bizimle iş yapan, iş yapmış insanları ziyarete giderdim.
00:40:42Hala da yapıyorum bunu.
00:40:44Bakın ziyarete gidiyorum.
00:40:45İş görüşmesi değil.
00:40:46Çünkü satışı yapan ekibim var.
00:40:49Finansal tarafını takip eden ekibim var.
00:40:51Müşterim ihtiyacı olduğu zaman onların ihtiyaçlarını karşılayan eğitim, reçete, görsel destek bu ekip var.
00:41:01Zaten bütün ekiplerimiz var.
00:41:03Benim tek gitme sebebim merhaba demek.
00:41:06Onun bereketine çok inanıyoruz.
00:41:07Anadolu'yu gezerken Nevşehir'de bir tanecik müşterimiz var.
00:41:11Onların yanına gideceğiz ve çıkacağız.
00:41:13Oraya girip çıkmanın masrafı bütün cirosundan daha fazla, senelik cirosundan daha fazla o firmanın.
00:41:21Bir AVM'de ufak bir kiosk, dükkanı çıkmışlar.
00:41:25Bir çiftçi, amcamız ve teyzemiz.
00:41:27Orada aynı zamanda işte nöbet değişimi gibi dükkanın başına duruyorlar.
00:41:33O teyze bizi görünce öyle bir tepki verdi ki.
00:41:35Dedi ki siz yöneticisi misiniz?
00:41:38Beni mi ziyarete geldiniz dedi.
00:41:39Aman yarabbim.
00:41:41Yani bu tepkinin bereketi zaten ölçülemez.
00:41:46Bilimsel olarak bile biz bu işlere esasında bakarız, takip ederiz ama
00:41:49gerçekten de bizim işimize, huzurumuza o kadar bu tür yaşadığımız şeylerin faydası oldu ki.
00:41:57Hikayelerimiz bitmez bunun gibi.
00:41:59Yolculuk çok önemli.
00:42:00Hem fiziksel yolculuk çok önemli, hem hayatın içindeki yolculuğumuz çok önemli.
00:42:09Dünyada yapılmayanı yapmak motivasyonuyla yola çıkmış muhteşem bir ekip olduğumuzu düşünüyorum.
00:42:20Türkiye'den bütün dünyaya bir global bir marka çıkarmak bizim en büyük motivasyonumuz.
00:42:25Biri 10 yaşında, biri 8 yaşında iki çocuğum var.
00:42:27Eyüp Bey'in de öyle.
00:42:28Tek motivasyonumuz şuydu.
00:42:29Kendi çocuğumuza yedirmeyeceğimiz hiçbir şeyi başkasının çocuğuna yedirmeyeceğiz.
00:42:34Bu ürünler ithal olarak geldiklerinde ürün içerisinde kullanılan gıda boyaları marketlerde gördüğümüz birçok renkli üründe arkasına bir uyarı yazarlar.
00:42:45Çocuklarda dikkat dağınıklığına sebep olabilir diye.
00:42:48Bunlar kimyasal gıda boyalarından gelir.
00:42:51Biz dedik ki biz onları çıkaracağız.
00:42:53Bunu doğallaştırabildiğimiz kadar doğallaştıralım.
00:42:55Bu arada çok zor bir süreç.
00:42:57Yani insanların doğal boyayı tercih etmemesinin sebebi çoğunlukla maliyet farklarından değil.
00:43:02Evet hani bir maliyet farkı var ama buradaki asıl sebep o renkte istenilen cazibeyi, istenilen gelgeli yaratamamak.
00:43:11Biz yıllarca sayısız ham madde tedarikçisinin ürünlerini çalışarak, test ederek doğal renklere döndük.
00:43:17O riski ortadan kaldırdık.
00:43:18Sonra yapay tatlandırıcılar kullanıldığını gördük ithal ürünlerde özellikle.
00:43:22Dedik ki biz bu ülkede şeker pancarı yetişiyor.
00:43:25Çok da güzel bir beyaz şekerimiz var.
00:43:27Biz bunu şekerle yapacağız.
00:43:28Yani maliyetinden bağımsız olabildiğince içeriklerini doğal hale getireceğiz.
00:43:36Uzun süre rafta kalması için bu tür hızlı tüketim mallarının koruyucu koymanız gerekiyor.
00:43:41Biz dedik ki koruyucu kullanmayacağız.
00:43:43Bunlar hep bizim hedeflerimizdi ve neredeyse hepsine de ulaştık.
00:43:47Hatta ulaşmaya çalıştığımız birkaç noktadan biri de şimdi bu doğal koruyucu dediğimiz konu.
00:43:52Gerçekten zararlı olduğu ispatlanmış, gıda kodekslerinde bile miktarı belirlenmiş, bunun üstünde kullanma denilen ürünler.
00:44:01Doğal koruyucuyu araştırdığımızda şunu gördük.
00:44:04Bizim endemik bitkilerden yani Türkiye coğrafyasında doğada kendiliğinden yetişen bitkilerden bu tür içerikler oluşturulabiliyor.
00:44:12Ama İspanya'da, Çin'de birkaç yerde bu doğal koruyucular var.
00:44:17Biz orada ithalat yaparak ürünlerimize entegre ettik ama aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi'nin TÜBİTAK projesi yapıp,
00:44:25Türkiye'deki kendi endemik bitkilerimizden doğal koruyucu yapmaya da çalışıyoruz şu an.
00:44:30Bunu da ithal etmeden, bunu da içeride üreterek, ürünümüzün raf ömrünü doğal içeriklerle hazırlayarak orada da çok ciddi bir çalışma yaptık.
00:44:39Her gün üstüne biraz daha doğala yaklaştırmak için yeni bir şey koyuyoruz.
00:44:44Bunu da yapmaya devam edeceğiz.
00:44:46Rafta gördüğünüzde hiç düşünmeden tüketebileceğiniz içerikler olduğuna emin olabilirsiniz.
00:44:52Onu en azından bizim markamız için onun teminatını verebiliriz.
00:44:56Uluslararası gıda standartlarında sertifikalı bir üretim tesisi var.
00:45:01Yani bizim sesimizi ziyaret eden global gıda üreticileri hayranlıkla geri dönüyorlar.
00:45:07Yani o kadar çok şeyi düşündük ki gıda güvenliği açısından hep takdir edip gidiyorlar.
00:45:13Yani zaten bizi övün diye size tesisi gezdireceğiz diye misafirlerimizi davet ediyoruz.
00:45:19Kimsenin yapmadığı bir şey, kimsenin yapmadığı bir yöntemle bir makinenin dişlilerinin müthiş uyumuyla ortaya çıkardık.
00:45:26Türkiye'de bu ürünü üretmek istiyoruz.
00:45:43Gördüğüm kadarıyla da sizinle çalışmak durumundayız.
00:45:46Fakat dedim referanslarınızı paylaşın benimle.
00:45:48Dediler ki biz referans paylaşmıyoruz.
00:45:50Müşterilerimiz bunu istemiyor.
00:45:51Allah Allah.
00:45:52Olabilir saygı duyuyorum.
00:45:53İnternete gittim ve bazı ülkelerdeki firmaları buldum.
00:45:57Yani Almanya'daki firmayı buldum.
00:45:59İngiltere'deki firmayı buldum.
00:46:01İspanya'daki firmayı buldum.
00:46:03Ve onları telefonla aradım.
00:46:04Telefonlara hiç kimse bakmadı.
00:46:06Ben de şu şekilde düşündüm kendi kendime.
00:46:08Herhalde dedim.
00:46:09Bunlar Avrupalı olduğu için biraz rahat çalışıyorlar.
00:46:12Kimse telefona bakmıyor.
00:46:13Bir de yaz dönemiydi.
00:46:14Topluca tatile çıktılar herhalde.
00:46:17O zaman dedik kendi aramızda şeyha böyle.
00:46:19Ne yapalım?
00:46:20O piti piti yapalım.
00:46:22Kura çekelim.
00:46:22Birimiz atlasın.
00:46:24Çin'e gitsin.
00:46:24En azından firma yerinde mi?
00:46:26Görelim onu.
00:46:26Bakalım.
00:46:28Kandırıyorlar mı?
00:46:28Gerçekler mi?
00:46:29Üreticiler mi?
00:46:30Tüccarlar mı?
00:46:31Ben çıktım.
00:46:32Atladım.
00:46:32Çin'e gittim.
00:46:34Adamları bulduk.
00:46:35Ve fabrikayı gezdim.
00:46:37Devasa bir fabrika.
00:46:39Makine öğreticileri.
00:46:41Envai çeşit makine öğretiyorlar.
00:46:42Neler neler var.
00:46:44Ooo dedik tamam.
00:46:45Bir tane ufak makine var.
00:46:47Paramız ona yetiyor.
00:46:48Daha üstünü alamayacağız.
00:46:50Ama makine dediğim tek bir makine değil.
00:46:51Bir hat bu.
00:46:52Bir sistem.
00:46:53Dedim o zaman biz bunu alalım.
00:46:55Kendileriyle konuştuk.
00:46:56Tamam dediler.
00:46:57Sizin için yaparız.
00:46:57Sonra da gelip beraber kurarız.
00:46:59Bir taraftan da sadece reçeteleri için ayrı bir para ödedik.
00:47:03Know-how dediğimiz kısmı.
00:47:04Çünkü bileni yok ki.
00:47:06Yani ülkede, Türkiye'de yapan olsa diyeceğiz ki birisine
00:47:08ya ustam bu nasıl oluyor?
00:47:11Böyle birisi yok.
00:47:12Bütün bölgede yok.
00:47:13Tamam dedik.
00:47:15Fakat bana dedi ki bak dedi şu tabii büyük bir makine var.
00:47:18Evet.
00:47:18Ben bunu Gürcistan için yaptım.
00:47:20Ön ödemesini de aldım.
00:47:22Ama adamlar 3 senede sırra kadem bastılar.
00:47:24İstersen bunu vereyim.
00:47:26Aradaki fiyat farkı bu kadar.
00:47:28Güzel.
00:47:29Yani çok ciddi pahalı bir makineyi yarı fiyatına veriyor.
00:47:33Ama bizim aldığımızın da iki katı.
00:47:35Aradım şey abi dedim.
00:47:36Böyle böyle diyorlar.
00:47:37Ne yapalım sence?
00:47:39Ya dedi Allah büyüktür.
00:47:40He de geç git.
00:47:42Tamam dedim.
00:47:43Biz dedim buna niyetliyiz.
00:47:44Bunu alıyoruz.
00:47:45Patrona da işte benim yaşlarımda o zaman.
00:47:48Bu söylediğim bu arada 2019.
00:47:49Benim yaşlarımda birisi.
00:47:52Arkadaş gibi de olduk.
00:47:54Tamam dedi ben de dedi.
00:47:55Bak dedi sana şöyle güzellik yapacağım.
00:47:57Şu maki parçaları, şu markaları göndereceğim.
00:47:59Bunlar böyle daha iyi markalar falan.
00:48:01Makine parçaları.
00:48:02Oh.
00:48:03Mutlu mutlu döndüm.
00:48:04Bir yer gittik tuttuk beylikdüzünde.
00:48:07Dedik ki biz buraya ufak bir fabrikamızı kuralım.
00:48:10Peki.
00:48:10Bir altyapı hazırladık oraya.
00:48:12Altyapıyı hazırlamamız 6 ay sürdü.
00:48:13Niye bize yanlış bilgi vermişler?
00:48:15Sonradan hiç gereği olmadığını, anında yapabileceğimizi sonradan öğrendik.
00:48:18Geldiğimiz nokta şu.
00:48:19Dünyaya yayılan bu ürünün bütün formülü bu topraklara ait.
00:48:23Bu ürünün üretim sistemi iyisi kötüsüyle bu topraklara ait oldu.
00:48:27Tamamen formüllerimiz, üretim sistemlerimiz firmamızda gizli bilgi olarak saklanıyor.
00:48:34Süreç içinde 30-35 ülke civarında ülkeye ihracat yaptık.
00:48:39Yapmaya devam ediyoruz.
00:48:40Şu anda ikinci fabrikanın içindeyiz.
00:48:42Ekip arkadaşlarımız neredeyse 200 kişiye ulaşıyoruz.
00:48:452 kişiydik.
00:48:46Aslında yaptığımız işin en büyük zorluğu şu şekilde söyleyebilirim.
00:48:59Evet şu anda bizim için çok kolay geliyor.
00:49:02Ama aslında en büyük zorluk her bölgeye farklı şekilde hitap etmek gerekiyor.
00:49:07Ve ister istemez bazen bu zorluklar bize fazlasıyla nasıl halledebileceğiz diye oturup düşünüyoruz.
00:49:13Çünkü Van'a verdiğimiz bir reçeteyle, ister istemez İzmir'e verdiğimiz reçete aynı olmayabiliyor.
00:49:19Ve en büyük aslında zorluk burada başlıyor.
00:49:22Çünkü herkese farklı farklı emelleri olsun, içine girecek gramajda her şey değişiyor.
00:49:28Ve asıl işin zorluğu bu oluyor.
00:49:30Çalıştığım yerde fazlasıyla ben memnunum.
00:49:32Şiar Beyler, Eyüp Beyler sağ olsunlar.
00:49:34Bizimle aslında bir patrondan daha çok normal beraber çalıştığımız insanlar gibi gerçekten hiçbir zaman patronculuk oynayan kısımda olmadılar.
00:49:45Daha çok bizimle beraber, yeri geldiğimde beraber reçete yaptığımız, yeri geldiğimde bir mekana gidip ürün sattığımız, normal bir ekip arkadaşları gibiler gerçekten.
00:49:54Bu firmanın çok daha iyi yerlere geleceğinin farkındayım.
00:49:57Hep beraber bir şekilde büyüyoruz.
00:50:01Zorluklarla beraber de olsa büyüyoruz.
00:50:03Bubble Tea dediğimiz ürün, Avrupa'dan Amerika'ya, Dubai'den Brezilya'ya, dünyanın her yerinde içilen, tüketilen, sevilen bir ürün.
00:50:22Bizim de bu ürünlerimiz tamamen vegan, helal ve içinde hayvansal bir şey barındırmayan ürünler.
00:50:31Biz mesela tatlandırıcı olarak şeker kullanırız.
00:50:34Beyaz, toz şeker ciddi miktarda kullanırız.
00:50:38Lezzet versin ve mümkün mertebe en doğalını kullanabilmek adına pancar şekeri kullanırız biz.
00:50:46Ve bu şekilde ürünlerimizi oluştururuz.
00:50:48Ürünün dış zarı bitkisel tabanlıdır.
00:50:51Yani deniz yosunuyla kalsiyumun birleşmesi sonucunda oluşur.
00:50:56Buna paketleme sistemi denir.
00:50:58Dünyanın her yerindeki standartların üzerinde bir standartla da yapmaya çalışırız.
00:51:03Çünkü en önemlisi biz ürünü kendi üzerimizde, vicdan süzgecimizden geçeriz.
00:51:10Kendi çocuklarımıza tükettiririz.
00:51:11Kendi çocuğumuza tükettirmeyeceğimiz, yedirmeyeceğimiz, içirmeyeceğimiz bir şeyi hiç kimseye sunmayız.
00:51:18Bizim çocuklarımız da baya cani cahit tüketiyorlar ürünleri.
00:51:22Zaten sadece lezzet değil, ürünler hem eğlenceli, hem keyifli, hem lezzetli.
00:51:30Yeni yaklaşım öyle.
00:51:31Yani çağlar değişiyor, jenerasyonlar değişiyor.
00:51:35Her şey çok ve insanların karşılaştıkları, tüketebilecekleri şeylerin sayısı artıyor.
00:51:42Bazı şeyler sadece form değiştiriyor.
00:51:43Bubble Tea'nin olayı şu, evet lezzetli, evet nispeten daha tercih edilebilir diğer içeceklere göre bir içecek, evet.
00:51:53Ama bir taraftan da eğlenceli gerçekten de.
00:51:55Aynı içecekte iki tane farklı içeceği birden içiyorsunuz gibi.
00:51:59Çünkü ağzınızda bubble'lar patladığı zaman meyve suyunu bırakıyor ve hop farklı bir şey dönüşüyor.
00:52:07Hem bir sürpriz etkisi var ama hem de işte belli bir yerden sonra bir yudumda iki içecek hiçbir şey oluyorsunuz.
00:52:15Bizim burada üretim standart ve kalitemiz en üst seviyede.
00:52:19Bu seviyeyi de kimse bizden istemedi biliyor musunuz?
00:52:22Hiçbir firma demedi ki şu belgeler var mı sizde diye.
00:52:25Biz sırf kendi hayata bakış açımızdan, varsa dışarıdan bir bilgi ve bu bilgi bizim ürünlerimizi ve üretim sistemimizi daha güvenli ve kalitelerle getirecek mi?
00:52:36Evet dediler ki şu şu belgeler var.
00:52:38Gidelim dedik o zaman o belgeleri alalım.
00:52:40Çok zordu bu belgeleri almak bu arada bazıları.
00:52:42Çünkü yurt dışından geliyorlar denetime.
00:52:45Sonuç itibariyle bizim ürünlerimiz dışı deniz yosunundan elde edilir.
00:52:49İçlerinde de aromalı meyve suları vardır.
00:52:52En cümle bu kadar da basit.
00:53:01Sıfırdan yeni bir malzeme kullanmıyoruz.
00:53:03Zaten gıda sektöründe kullanılan malzemeleri farklı işliyoruz biz.
00:53:07Öyle düşünün.
00:53:08Yeni bir şey değil yaptığımız.
00:53:09Yeni bir içerik yok içinde.
00:53:11Tamamen uluslararası gıda kodeksine uygun.
00:53:14Dünyanın her yerinde tüketilen bir ürün.
00:53:16Popüler olduğu için ilgi çekmeye çalışanlar bir şekilde bunu kullanarak ilgi çekiyorlar.
00:53:21Bu da bizim için ekstra bir yük demek.
00:53:24Yani bize etkisi pek yok.
00:53:26Ama küçük daha böyle yerel esnafa etkisi oluyor.
00:53:30Biraz önce Nevşehirli teyzemiz gibi bir tane dükkan açmış, ekmek parasını kazanmaya çalışıyor.
00:53:36Oradan sırf kendisine prim yapmak, popülerlik kazanmak isteyen birisi ürüne tukaka yaptığı için işleri düşüyor.
00:53:45Ve bu teyze arıyor bizi.
00:53:46Diyor ki imdat, yardım edin bana, kurtarın beni.
00:53:50Yani başlıyorsunuz bu sefer.
00:53:52Bununla da mücadele etmiyor.
00:53:54Ama bütün hayat böyle ya, zaten bütün yolculuklar kendi içinde zorluklarını barındırıyor.
00:54:09Biz daha yolumuzun başındayız.
00:54:11Çünkü Türkiye'den açılıp dünyada ses getiremedik daha.
00:54:17Daha hala bebeğiz.
00:54:18Evet, yeni geliştirdiğimiz bir ürünümüz var.
00:54:21Bubble Tea bütün dünyada yayılan, moda olan bir akım, bir trend.
00:54:26Ve bu ürün gelip geçici bir ürün değil.
00:54:29Çünkü herkesin sadece keyif aldığı değil, lezzet aldığı da bir ürün olduğu için dünyada çok hızlı bir şekilde büyüyor.
00:54:36Dünyada çok hızlı bir şekilde büyüdüğü için, Türkiye'den bağımsız, ürün raflara uygun halinde getirildi.
00:54:42Zor bir süreç esasında bu.
00:54:43Biz yeni ürünümüzle raflara uygun, taptaze tüketicinin kendisinin hazırlayabileceği bir ürün geliştirdik.
00:54:53Ve bu ürün dünya çapında ses getirecek bir ürün.
00:54:56Patentli bir ürün.
00:54:58Hani hep sürekli bir R&D ve inovasyon sürecimizden bahsediyorum ya,
00:55:02bu ürünümüzü oluşturabilmek için, çok basit görünen şu bardağı oluşturabilmek için,
00:55:08beş farklı ülkeden R&D çalışmaları yürütüldü.
00:55:11İngiltere, İsviçre, Hollanda, Almanya ve Türkiye.
00:55:16Çok basit ama hiç yapılmamış bir şey.
00:55:18Biz yaptığımız için de patentine de çok şükür başvurup,
00:55:21uluslararası patentine de esasında o da yeni geldi.
00:55:23Çünkü onlarda bir süreç, bir sene önce başvurduk ama,
00:55:26uluslararası patent onayı da evvelki hafta ulaştı elimize.
00:55:30Tescilli bir şekilde ürünümüzü bütün dünyada rahatlıkla tanıtıp yayabileceğimiz bir geleceğe bakıyoruz şu anda.
00:55:38Bizim çeşitlerimiz çok.
00:55:55Aşağı yukarı 22-25 arasında dönemsel olarak ürettiğimiz bubble çeşidimiz var.
00:56:01Ama diğer taraftan bubble tea bazı dediğimiz, işletmelere verdiğimiz bubble tea'ye uygun şuruplarımız var.
00:56:10Onların da çeşitleri, işte 17 tane çalışılmış çeşit var ama bazılarını dönemsel olarak sunuyoruz, sunmuyoruz.
00:56:18Bubble'ın çeşidi aşağı yukarı 25.
00:56:20Fakat çalışılmış ve kenara kovmuş en az bu kadar daha çeşit var.
00:56:25Çünkü mesela bize İngiltere'den ulaşıyorlar.
00:56:28Diyorlar ki biz şu şekilde istiyoruz.
00:56:30Hop onların standartlarında bir şey yapıyorsunuz.
00:56:32Su diğer bir standartlarına ulaşıyorlar.
00:56:34Diyorlar ki bizim ülkemizin damak tadı böyle böyle.
00:56:38O zaman onlara uygun bir şey yapıyorsunuz.
00:56:40Ama onlara yaptığınızı tutup Türkiye'de satmıyoruz.
00:56:43Niye?
00:56:44Çünkü bizim toplumumuz o tadı çok sevmeyebilir.
00:56:46Biz ondan dolayı da kenarda tutuyoruz.
00:56:49Bizim 25 civarında ürünümüz var piyasada olan.
00:56:5225-30 civarında da çalışılmış, kenara kovmuş veya başka ülkelere üretilmiş ürünlerimiz hazır.
00:56:58Pazarlamada bir tabi vardır.
00:57:00Global düşün, yerel hareket etler.
00:57:03Bu çok önemli.
00:57:04Yani bizim en iyi bildiğimiz içecek markalarından örnek vereyim.
00:57:10Onlar bile, gazlı en ünlü içecek markası bile İtalya'daki tadıyla, Türkiye'deki tadı, Türkiye'deki tadıyla, Dubai'deki tadı, Amerika'daki tadı farklıdır.
00:57:21Çünkü her toplumun kendine has bir keyif alma seviyesi, bir damak tadı var.
00:57:27Biz bunu bildiğimiz için, işte bu da bizim tecrübelerimiz sonucunda ulaştığımız bilgi olduğu için en yerelleştirebileceğimiz seviyeye indirmeye çalışıyoruz.
00:57:37Hatta şunu söyleyeyim, bizim iş modelimizde işletmeleri eğitmek var dedim ya, şehirden şehire arkadaşlarının sundukları reçeteler bile değişir.
00:57:47Bazı şehirler daha şekerli sever, bazı şehirler daha ekşi sever.
00:57:53Hatta İstanbul'un içinde Nişantaşı bölgesi daha ekşi, şekeri daha az severken, bu taraflara, Esenyurt tarafına geldiğimiz zaman, Bahçeşehir tarafına geldiğimiz zaman daha şekerli sevmeye başlar o yörenin halkı.
00:58:07Buraya kadar da ileriz.
00:58:09Önümde çilek aroması var, yaban mersini, yeşil elma, karamel, orada frank üzümü var, vişne, mango ve limon aromalı ürünlerimiz var.
00:58:22Bunlar şimdilik sadece işte masamızı süslesin diye getirdiğimiz ürünler.
00:58:25Bunlarla hariç daha birçok ürünlerimiz var.
00:58:27Ve bu bardaklarımızla üst taraflarında işte mango aromalı babullarımız var.
00:58:35Bu bardağımızla da üst tarafında yaban mersini aromalı babullarımız var.
00:58:40Önümde tabaklarda durdurduğumuz ürünlerimizle şu gördüğünüz bardaklar hazırlanıyor, işte işletmelerde.
00:58:48Bu bardaklı ürünlerimiz de yakında raflarda, marketlerde satışa başlayacak.
00:58:53Bubble Tea, 35-40 sene önce uzak doğudan, özellikle de Tayvan'dan çıkıp dünyaya yayılan bir içecek cinsidir.
00:59:20Daha çok dükkan formatında çalışılan, servis edilen, hazırlanan bir içecektir.
00:59:36Ürünü ilk eşim yabancı bir televizyon kanalında sürekli fabrika tanıtımı yapan bir kanalda gördüğünde bu ne diye sordu bana.
00:59:44Ben de ürünü görünce çok ilginç geldi.
00:59:47Devip Bey'i aradım dedim ki ya böyle bir ürün var biliyor musun?
00:59:49O da Amerika'da okuduğu için, o bölgede yaşadığı için ürünü biliyordu.
00:59:52Şey dedi ya bu çok güzel bir ürün ama zaten yapan vardır.
00:59:56Yani birinin yapmaması mümkün değil ya.
00:59:58Biz Türkiye olarak ambalajın, gıdanın cennetiyiz.
01:00:03Ben de ya tamam vardır ama bir bakalım dedik.
01:00:05Oturduk, bilgisayarımızı açtık.
01:00:07Biraz incelediğimizde bunu hiç kimsenin yapmadığını gördük.
01:00:10Hemen iki hafta sonra da biz atladık yurt dışına, Tayvan'a, ana vatanına 40-45 yıldır bu ürünü üreten ülkeye gittik.
01:00:18Dedik ki ya biz bu ürünü Türkiye'de ne bilen var, ne tadan var.
01:00:22Biz bu ürünü Türkiye'ye tanıtmak istiyoruz.

Önerilen