Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 gün önce
Köşe yazısı, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün onuncu yıl dönümü vesilesiyle Türkiye'nin geçmişten günümüze uzanan siyasi ve stratejik dönüşümünü eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas davalarının Batı merkezli küresel bir iradenin Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki milli unsurları tasfiye etme çabası olduğunu savunmaktadır. Darbe girişiminin başarısız olmasına rağmen, mevcut hükümetin izlediği NATO ve ABD odaklı dış politikaların başlangıçta hedeflenen emperyalist projelere hizmet ettiği öne sürülmektedir. Metin boyunca, Türkiye'nin jeopolitik rotasının Avrasya'dan uzaklaşarak Batı eksenine yeniden eklemlenmesi ve bu süreçteki stratejik tutarsızlıklar sorgulanmaktadır. Sonuç olarak, darbenin engellenmesine karşın kurumsal ve siyasi yapının emperyalist beklentilerle uyumlu hale getirildiği iddia edilmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugün resmi devlet söylemleriyle fiili dış politika adımları arasındaki o keskin zıttığı inceleyen oldukça çarpıcı bir analizi masaya yatırıyoruz.
00:09Amacımız kimseyi yargılamak değil, sadece verilerin bize ne anlattığına, retorik ile gerçeklik arasındaki o büyük paradoksa odaklanıyoruz.
00:17Hadi, hiç vakit kaybetmeden başlayalım.
00:20Öncelikle 15 Temmuz'un resmi anlatısına kısaca bir göz atalım.
00:24Kaynağımız, devletin en üst kademesinden gelen oldukça net ifadelerle başlıyor.
00:29Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerine göre, 15 Temmuz sadece bir darbe girişimi değil,
00:35aksine Türkiye'yi sömürgeleştirmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist proje ve bir nevi sevrin yeniden diriltilmesi olarak tanımlanıyor.
00:45Yani olay, dış güçlere ve onların maşalarına karşı kazanılmış mutlak bir zafer olarak çerçeveleniyor.
00:51Bu güçlü anti-emperyalist söylem, dönemin İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu'nun açıklamalarıyla da örtüşüyor,
00:57Soylu'ya göre bu, Türkiye'yi bağımsızlığından koparıp yeni bir Orta Doğu düzenine boyun eğdirme planıydı.
01:04Anlayacağınız o gün yaşananlar tamamen Batı, NATO ve İsrail'in bölgedeki etkisine vurulmuş devasa bir darbe olarak resmediliyor.
01:12Tam da bu noktada yazarımız çok kritik bir soru soruyor.
01:15Ve inanın analizdeki temel paradoks tam olarak burada başlıyor.
01:19Eğer 15 Temnus, Batı emperyalizmine karşı kazanılmış bu kadar büyük bir zaferse,
01:24darbenin 10. yıl dönümünden sadece bir hafta önce NATO liderlerini hatta Donald Trump'ı Ankara'da büyük bir coşkuyla ağırlamak nasıl
01:33açıklanabilir?
01:34Üstelik bu zirve için 10 yıl önce bombalanan meclisin tatil edilmesi epey düşündürücü değil mi?
01:39Söylem ve eylem arasındaki bu uçurumu anlamlandırmak biraz zor.
01:43Bu jeopolitik çelişkinin kökenlerine inmek için tarihsel arka plana yani 2002 ile 2009 yılları arasına uzanmamız gerekiyor.
01:52Askeri tasfiyelerin zaman çizelgesi aslında çok şey anlatıyor.
01:55Analize göre her şey 2002'de Türkiye'nin Rusya ve İran'la hizalanmasını savunan bir sempozyumla başlıyor.
02:02Sonra 2007'deki Bush-Erdoğan görüşmesi ve hemen ardından Avrasyacı ekseni savunan subayları hedef alan Ergenekon tasfiyelerinin başlaması.
02:11Tabii 2009'da Obama'nın Türkiye ziyareti de bu zincirin çok önemli bir halkası.
02:16İşin çarpıcı yanı bu davaların en üst düzey mağdurları bile sürecin doğrudan dış kaynaklı olduğunu iddia ediyor.
02:23Mesela eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un çok net bir ifadesi var.
02:27Bush yönetimi Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı oynanan oyunu desteklemiştir diyor.
02:32Yani Amerika'nın Türkiye'nin eksen kaymasını engellemek için orduyu yeniden yapılandırmada aktif rol oynadığı öne sürülüyor.
02:39Bakın, burası gerçekten çok ilginç.
02:42O denemin dinamiklerini çok iyi okuyan Prof. İhsan Dağı'nın 2009'daki tespiti aslında meseleyi özetliyor.
02:49Dağı, Ergenekon sürecinin sadece hukuki bir mesele olmadığını,
02:53NATO ve Amerika'nın batı karşıtı, Avrasyacı ve Rusya'ya yakın yapıları tasfiye etmek için ortaya koyduğu stratejik bir tercih,
03:01küresel bir irade olduğunu açıkça itiraf ediyor.
03:04Peki, bu tasfiyelerin faturası ne oldu?
03:08Yazar, bunun sahada çok somut ve ağır sonuçları olduğunun altını çiziyor.
03:13Deniz kuvvetlerinin sistematik olarak zayıflatılması,
03:16devletin kalbi sayılan kozmik odaya girilmesi ve sonrasında olanlar,
03:20Yunanistan'ın Ege Adalarını rahatça silahlandırması,
03:23sınırımızda yeni oluşumların zımnen tanınması ve batının Suriye ile Libya'yı bölmesine adeta alan açılması.
03:30Analize göre, tüm bunlar Türkiye'nin stratejik savunmasını çok ciddi şekilde zayıflattı.
03:35Şimdi gelelim işin bugünkü boyutuna.
03:37Dış politikadaki güncel çelişkilere bir bakalım.
03:40Burada yazar oldukça net, hatta çarpıcı bir tablo çiziyor.
03:45Bir tarafta, iç siyasette sürekli duyduğumuz o tanıdık söylem var,
03:49Amerika'dan uzaklaşan, NATO'ya kafa tutan, tam bağımsız hareket eden, anti-emperyalist duruş.
03:55Ama diğer tarafta, yani gerçek politikalara baktığımızda bambaşka bir manzara var.
04:00S-400'lerden vazgeçme çabaları, Ukrayna konusunda tamamen NATO ile aynı çizgide durma ve Amerika ile kurulan o derin senkronizasyon.
04:10Size somut bir örnek vereyim, bu rakam her şeyi anlatıyor zaten.
04:13Donald Trump'ın Türkiye'den Rus gazı alımını durdurmasını istemesinin hemen ardından,
04:17Amerika Birleşik Devletleri ile tam 45 milyar dolarlık, üstelik 20 yıl sürecek devasa bir sıvılaştırılmış doğal gaz sözleşmesi imzalandı.
04:26Düşünsenize, bir yandan tam bağımsızlık söylemleri, diğer yandan böylesine devasa bir ekonomik ve enerjik bağımlılık anlaşması.
04:33İkisini yan yana koymak gerçekten zor değil mi?
04:36İşin özü aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO zirvesindeki şu sözlerinde gizli.
04:41Erdoğan, Avrupa'nın en büyük kara ordusuna sahip ülkesi olarak, Türkiye'nin tüm yeteneklerini ihtiyaç duyulduğunda ittifakın hizmetine sunmak için
04:50gayret gösterdiğini belirtiyor.
04:52Yani emperyalisme karşı savaşıldığı söylenirken, devletin zirvesi en büyük askeri gücünü gururla NATO'nun hizmetine sunuyor.
04:59Bu çelişkiler silsilesi sadece zirvelerle de sınırlı kalmıyor.
05:03Düşişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamaları da bu durumu pekiştiriyor.
05:07Fidan, Türkiye'nin Amerika gibi dominant bir aktör olduğunu ve iki liderin Lübnan, Filistin, Suriye, İran ve Ukrayna gibi konularda
05:15stratejik bir senkronizasyon içinde olmasının son derece önemli olduğunu vurguluyor.
05:19Kısacası o bağımsızlık anlatısının ardında Washington ile bölgeyi adeta ortaklaşa yönetme vizyonu yatıyor.
05:26Üstelik kaynak, Türkiye'nin İran konusunda Amerika'nın söylemlerini birebir sahiplenmesinin bölgede nasıl gerilim yarattığını da dikkat çekiyor.
05:34Hakan Fidan'ın Hamas ve Hizbullah'ı açıkça İran'ın vekilleri olarak nitelendirmesi bekleneceği üzere İran tarafında büyük bir tepkiyle
05:42karşılandı.
05:43Uzmanlar ise uyarıyor, Türkiye'nin NATO bildirilerine bu denli entegre olup Rusya ve İran'ı karşısına alması günün sonunda kimin
05:51işine yarıyor dersiniz,
05:52analize göre bu durum bölgesel dengelerde doğrudan İsrail'in menfaatlerine hizmet ediyor.
05:56Ve nihayet tüm bu 10 yıllık jeopolitik manevraların Türkiye için asıl sistemsel sonucuna geliyoruz.
06:0315 Temmuz direnişine atfedilen o ağır anti-emperyalist anlama rağmen yazar çok somut bir gerçeğin altını çiziyor.
06:11Dış güçlere karşı verildiği söylenen bu mücadelenin kurumsal anlamda en büyük kazancı,
06:16tüm yetkilerin tek bir merkezde toplandığı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş oldu.
06:21Yani o büyük jeopolitik kriz içeride inanılmaz radikal bir sistem değişikliğiyle soluşlandı.
06:27Ve bu sonucun ne kadar ironik olduğunu göstermek için kaynak bizi ta 1993 yılına mevcut Cumhurbaşkanı'nın o dönemki sözlerine
06:35götürüyor.
06:35O zamanlar Erdoğan başkanlık sistemini tam olarak şu sözlerle eleştiriyordu.
06:39Bu, Amerikan emperyalizminin bize bir önerisidir.
06:43Bugün emperyalizme karşı zaferin bir meyvesi olarak kutlanan sistemin,
06:46bizzat kurucusu tarafından geçmişte emperyalist bir dayatma olarak görülmesi,
06:50yazarın bahsettiği o büyük paradoksun zirve noktası da bu zaten.
06:53Analiz boyunca adım adım incelediğimiz bu devasa çelişkilerin ışığında,
06:57sizi şu kışkırtıcı soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:0015 Temmuz olayları gerçekten de emperyalist bir projeye yerle bir mi etti?
07:04Yoksa, belki de hiç farkında olmadan,
07:07tam da o projenin başından beri talep ettiği sistemsel değişikliklerin hayata geçmesini mi sağladı?
07:12Üzerine düşünmeye değer değil mi?
07:14Bu detaylı incelememizde bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.
07:17Bir sonrakinde görüşmek üzere.

Önerilen