Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 23 saat önce
Prof. Dr. Harun Demirkaya tarafından kaleme alınan bu makale, bölgesel savaşların PKK terör örgütü üzerindeki etkilerini ve Türkiye'deki İmralı sürecinin akıbetini eleştirel bir dille analiz etmektedir. Yazar, örgütün Suriye’deki yeni siyasi yapıda stratejik bir konum elde ettiğini ve küresel güçlerin desteğiyle varlığını sürdürdüğünü savunarak silah bırakma beklentisinin gerçekçi olmadığını vurgulamaktadır. Makalede, sözde çözüm süreçlerinin devletin güvenlik ve adalet mekanizmalarına zarar verdiği ifade edilmekte; terörle pazarlık yerine kararlı bir askerî mücadelenin gerekliliği savunulmaktadır. Dış destekli vekalet savaşlarına karşı sınır güvenliğinin tahkim edilmesi gerektiğini belirten kaynak, terörün kökten bitirilmesi için uluslararası diplomasi ve mali denetim gibi somut adımlar önermektedir. Sonuç olarak metin, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü korumak adına terörle mücadelenin tavizsiz bir şekilde devam etmesi gerektiğini vurgulayan jeopolitik bir perspektif sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Düşünün bir, bir yanda tüm şiddetiyle devam eden bölgesel bir savaş var,
00:04diğer yanda ise pamuk ipliğine bağlı hassas bir iç barış süreci.
00:08Peki bu ikisi birbiriyle kesişince ne oluyor?
00:11İşte bugün tam da bu sorunun Türkiye'nin güvenliği için nasıl beklenmedik sonuçlar doğurduğunu ele alan bir analize yakından bakacağız.
00:18İşte bu incelemede yanıtını arayacağımız kilit soru tam da bu.
00:22Her şey yolunda gidiyor gibiydi değil mi?
00:24Bir terör örgütü zayıflatılmış, bir barış süreci başlamış,
00:28ama sonra bir şeyler fena halde ters gitti.
00:32Peki ama ne?
00:33Bu analize göre işler neden ve nasıl bu kadar beklenmedik bir şekilde tersine döndü.
00:38Gelin bu beklenmedik geri dönüşün hikayesine dalalım.
00:42Tamam, o zaman en başa dönelim.
00:44Her şeyin nerede başladığını anlamak için bu analize göre barış sürecinin ilk günlerindeki duruma,
00:50yani o masadaki birbiriyle çelişen gerçekliklere bir göz atalım.
00:54Şimdi bu analizin tam kalbinde İmralı süreci diye bildiğimiz o girişim var.
00:58Peki neydi bu süreç?
01:00Kısırca bir hatırlayalım.
01:01Temelde Türk Devleti'nin PKK'nın silahsızlandırılmasını hedefleyen bir barış girişimiydi.
01:07İşte bakın, işlerin ilginçleştiği nokta tam da burası.
01:11Analiz iki bambaşka tablo çiziyor önümüze.
01:13Bir tarafta resmi görüş var, PKK'nın Türkiye içinde gücünün tükendiği,
01:1830-40 kişiye kadar düştüğü ve artık eylem yapamaz hale geldiği söyleniyor.
01:23Ama analize göre madalyonun bir de diğer yüzü var.
01:26O da ne?
01:27PKK'nın Suriye, Irak ve İran'daki kollarının aslında silah bırakmaya hiç de niyetli olmadığı,
01:33tam tersine rüzgarın kendi lehlerine dönmesini bekledikleri.
01:37İşte bu iki farklı gerçeklik aslında sürecin ne kadar kırılgan olduğunun da bir kanıtı gibi.
01:42Peki, örgütün beklediği o uygun koşullar neydi ve nereden geldi?
01:48İşte şimdi bu analizde sahadaki bütün oyunu değiştirdiği söylenen o dış faktörlere,
01:54yani bir savaşın yarattığı o büyük dalga etkisine bakacağız.
01:58Analize göre bölgede patlak veren yeni bir çatışma,
02:01yani ABD-İsrail-İran gerilimi PKK için adeta mükemmel bir fırtına yarattı.
02:07Nasıl mı?
02:07E bir kere bu tür savaşlar güç boşlukları yaratıyor, değil mi?
02:11Sınır güvenliği diye bir şey kalmıyor, yerel silahlı gruplar birdenbire çok önemli hale geliyor.
02:16İşte bu kaos ortamı terör gruplarına yeni alanlar açıyor, yeni topraklar kazanmalarını sağlıyor.
02:21Hatta küresel güçlerle bu gruplar arasındaki ilişkiler bile daha yoğun bir hal alıyor.
02:26Yani kaynak diyor ki, bu kaos örgüt için resmen bir can simidi oldu.
02:30Ve işte analizde altı çizilen çok önemli bir gelişme,
02:34Mart 2026'ya gelindiğinde SDG komutanı Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak atanıyor.
02:40Bunun anlamı ne peki?
02:41Analize göre bu, PKK'nın Suriye'deki uzantısının en büyük hedeflerinden birine ulaştığı an demek.
02:47Yani Suriye devletinde resmen bir ortak haline gelmesi.
02:50Bu sürecin gidişatını kökünden değiştiren bir dönüm noktası olarak görülüyor.
02:54Bu durumu desteklemek için analizde çok çarpıcı bir alıntıya yer veriliyor.
02:58Donald Trump'a atfedilen bu söze göre,
03:01Kürt unsurlar onları silahlandırmamıza rağmen sözlerini tutmadılar.
03:05Yazar için bu ifade,
03:06ABD'nin PKK'nın uzantılarını nasıl kullanışlı bir vekil,
03:11yerel bir müttefik olarak gördüğünün en net kanıtı.
03:13Ve tabii ki bu, küresel güçlerin bu tür gruplarla kurduğu o karmaşık ilişkilerin,
03:18Türkiye'nin güvenlik politikalarını nasıl birebir etkilediğinde gözler önüne seriyor.
03:22Peki, dışarıda tüm bunlar yaşanırken o hassas barış sürecine ne oldu dersiniz?
03:27İşte analize göre tam da bu dış faktörler yüzünden süreci adeta tek taraflı bir çöküş yaşadı.
03:32Yani tamamen dağıldı gitti.
03:34Yani analizin vardığı sonuç aslında çok açık ve net.
03:38İmralı sürecinin dayandığı bütün argümanlar tek taraflı olarak çökmüştür.
03:44Neden?
03:45Çünkü PKK silah bırakmadı.
03:47Dolayısıyla bu bakış açısına göre barış süreci artık fiilen sona ermiştir.
03:52Analiz burada çok önemli bir uyarıda daha bulunuyor.
03:55Diyor ki, tehlikeli olan sadece yapılanlar değil, söylentiler bile çok zararlı.
04:01Düşünsenize, teröristlere af çıkacağı ya da devlet kadrosu verileceği gibi dedikodular.
04:06Bunlar kime hizmet eder?
04:08Elbette sadece terör örgütünün hedeflerine.
04:10Peki ya vatandaşlar, güvenlik güçleri, şehit aileleri, onların güveni sarsılmaz mı?
04:16Bu durum devlet yönetiminde bir zafiyet olduğu izlenimi yaratır ve en kötüsü adaletin pazarlık konusu yapılabileceği gibi korkunç bir ima
04:25taşır.
04:25Yani söylentiler bile ulusal morale ve adalet duygusuna ağır darbe vuruyor.
04:30Tamam tablo biraz karamsar görünüyor olabilir, peki çözüm ne?
04:34İşte analistan bu noktada sadece sorunu anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bir çözüm haritası da sunuyor.
04:40Gelin şimdi bu kaynakta önerilen o net ve çok yönlü yeni stratejiye bakalım.
04:44Kaynağa göre Türkiye'nin yeniden inisiyatifi ele alması için dört adımlık bir plan var.
04:49Birincisi, artık çöktüğü söylenen bu barış sürecini resmen sonlandırmak.
04:54İki, terör gruplarını vekil olarak kullanan dış güçlerle diplomatik ve siyasi olarak yüzleşmek.
05:00Üç, örgütün para musluklarını kesmek.
05:03Yani kaçakçılık gibi yasa dışı gelir kaynaklarını hedef almak.
05:06Ve dört, son terörist etkisiz hale getirilene kadar kararlı askeri operasyonlara devam etmek.
05:12Gördüğünüz gibi bu hem içeride hem de dışarıda çok kararlı bir duruş gerektiren bir plan.
05:17Ama öneriler bu dört adımla da sınırlı değil.
05:19Analiz, başka spesifik araçların da kullanılmasını öneriyor.
05:22Mesela teröristleri barındıran ülkelerle ilişkileri yeniden gözden geçirmek.
05:26Terör destekçilerine mali baskı uygulamak, hatta mal varlıklarına el koymak.
05:31Teröre karışanlar için vatandaşlıktan çıkarma seçeneğini bile masaya yatırmak.
05:34Ve tabii ki en önemlilerinden biri, bölgedeki sivil halkı koruyarak örgütün kendine bir destek tabanı bulmasını engellemek.
05:41Peki, tüm bu stratejinin altında yatan temel ilke ne?
05:44Analize göre ilke çok net ve tavizsiz.
05:47Devlete silah çeken el kırılır.
05:48Bu, silahlı tehditler karşısında gösterilmesi gereken kararlılığı özetleyen en temel prensip olarak sunuluyor.
05:55Analiz sadece bugünün sorunlarına değil, geleceğe de bakıyor.
05:59Hatta çok somut bir öneri de var.
06:00Potansiyel bir askeri yeniden yapılanma ve bu kapsamda 6. Ordu'nun yeniden kurulması fikri.
06:06Bu, Türkiye'nin askeri yapısını yeni bölgesel tehditlere karşı nasıl uyarlaması gerektiğine dair ileriye dönük, stratejik bir düşünce.
06:14Yani sadece mevcut tehditlere değil, geleceğin senaryolarına da bir hazırlık çağrısı gibi.
06:19Ve işte tüm bu analizden sonra akıllarda kalan o büyük kışkırtıcı soruyla bitirelim.
06:25Yeni bölgesel tehditler sürekli ortaya çıkarken,
06:28Türkiye gibi bölge ülkeleri için eski stratejileri bir kenara bırakıp tam bir stratejik revizyona gitmek artık kaçınılmaz mı?
06:35İşte bu soru önümüzdeki dönemin en can alıcı tartışmalarından biri olacak gibi duruyor.
Yorumlar

Önerilen