00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hemen doğrudan giriş yapıyoruz.
00:04Bugün gerçekten çok çarpıcı, detaylarıyla insanı hayrete düşüren bir hukuki labirenti masaya yatıracağız,
00:10Bora Kaplan Karapara Aklama Davası.
00:12Bu incelemede öyle kulaktan dolma bilgileri değil, doğrudan kaynak materyallerden süzdüğümüz somut verileri konuşacağız.
00:19Bu dava sadece iddiaların büyüklüğüyle değil, asıl inanılmaz usul tıkanıklıklarıyla,
00:23özellikle de o meşru hakim değişiklikleriyle tam bir sistemsel kilitlenme örneği.
00:28Hazırsanız bu karmaşık süreci birlikte çözelim.
00:32Tamam hemen konuya dalalım, bugün sırasıyla şunlara bakacağız.
00:35Önce o inanılmaz istikrarsızlık yaratan 3 yılda 6 hakim meselesi,
00:40ardından gizli tanık M7 çıkmazına, kayyum paradoksuna, mal varlığı çelişkilerine
00:45ve en son da mahkemenin o kilitlenen kararına değineceğiz.
00:48Hızlıca başlayalım.
00:50Birinci bölümümüz 3 yılda 6 hakim ve sistemsel istikrarsızlık.
00:54Ankara 77. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeyiz.
00:57Karşımızda 5'i firari, toplam 38 sanıklı, devasa bir kara para aklama davası var.
01:03Rakam gerçekten inanılmaz. Tam 6.
01:07Düşünebiliyor musunuz?
01:08Sadece 36 ay içinde, yani toplu topu 3 yılda, bu davaya 6 farklı hakim atanmış.
01:14Şimdi biraz empati yapalım.
01:16Binlerce sayfalık belgelere, bilirkişi raporlarına bir hakimin sadece okuyup aşına olması aylar sırar.
01:22Hal böyleyken, bu kadar kısa sürede yaşanan bu sirkülasyon, davanın bütününe devasa bir istikrarsızlık gölgesi düşürüyor.
01:29Tabloya baktığımızda, sürecin başından beri 4 kalıcı, yani müstemir hakim ve 2 de geçici yetkili hakimin dosyadan geçtiğini görüyoruz.
01:38Savunma tarafı doğal olarak bu tabloyu, adil yargılanma hakkının temelden ihlali olarak nitelendiriyor.
01:43Yani haksız da sayılmazlar, bir mahkeme heyetinin dosyayı baştan sona bütüncül bir şekilde analiz edebilmesinin önündeki en büyük fiziki engel
01:51resmen bu.
01:52İkinci bölüm, gizli tanık M7 çıkmazı.
01:55Makro sorunları bir kenara bırakıp biraz da olayın mikro, hatta yer yer absürtleşen detaylarına inelim.
02:02Başrolde yurt dışına kaçan, kimliğini deşifre eden ve yakın zamanda yurda dönen meşhur Serdar Sertçelik var.
02:08Şimdi burada çok minik bir parantez açıp şu öncül suç meselesini netleştirmemiz lazım.
02:14Nedir bu öncül suç?
02:15Çok basit.
02:16Ortada aklanacak bir kara para iddiası varsa, o paranın yasa dışı bir şekilde elde edildiğini kanıtlayan temel bir suç olmalı.
02:24Yani öncül suçu yoksa, kara para aklama suçu teknik olarak var olamaz.
02:29Bütün düğüm tam da burada çözülüyor aslında.
02:32Serçelik'in duruşmadaki savunması gerçekten enteresan.
02:35Masak, yani Mali Suçları Araştırma Kurulu raporlarına bakıyorsunuz,
02:39Serçelik'le ilgili sadece 7-8 sene öncesinden kalma tek bir 10 bin liralık havale görünüyor.
02:45Serçelik de mahkemede isyan ediyor.
02:47Yani 10 bin lira için bu dosyadayım, 10 bin lira için yargılanıyorum diyor.
02:52Devasa suçlamalarla ortadaki somut kanıtlar arasındaki o garip uçurumu görmek açısından epey çarpıcı.
02:58İşin daha da tuhaf yanı ne biliyor musunuz?
03:00Kara paranın asıl kaynağı olarak gösterilen 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ana örgüt davasında sanıklar yağma iddialarından beraat etti.
03:08E peki öncül suç nereye gitti?
03:10Serçelik haliyle diyor ki,
03:12Beraat kararı verildi demek ki öncül suç yok.
03:15Gizli tanıklığını da iptal edildi, o zaman ortada M7 falan da kalmadı.
03:19Kısacası suçlamaların altının tamamen boşaldığını savunuyor.
03:22Ve bu durum raporlardaki sorunları harika bir şekilde gözlerin önüne seriyor.
03:26Rakamlara bakar mısınız? 1.600.000 lira.
03:30Sanıklardan Fethi Koyuncu, engelli kardeşi için özel indirimle 8.000 liraya bir araç alıyor.
03:36Ama iddianamaya bakıyorsunuz, bu aracın hayali değeri tam 1.6 milyon lira olarak yazılmış.
03:42Savunma avukatları bu raporların gerçeklikten tamamen ama tamamen koptuğunu söylemekte epey ısrarcı.
03:48Üçüncü bölümümüz,
03:50Kayyum bitti, tedbirler kaldı.
03:52Sanıkların yaşadığı tam bir bürokratik kilitlenme hikayesi.
03:56Nam-ı diğer, Kayyum paradoksu.
03:58Buradaki ayroni inanılmaz.
04:00Haziran ayında şirketlerin üzerindeki kayyum kararı kaldırılıyor.
04:04Alın şirketlerinizi yönetin deniyor.
04:06Şahane değil mi? Hayır.
04:08Çünkü aynı kişilerin şahsi mal varlıklarındaki tedbirler, blokajlar kaldırılmıyor.
04:13Yani şirketin anahtarı sizde ama şahsi hesaplarınız kilitli olduğu için
04:17ticari olarak tek bir adım bile atamıyorsunuz, şirket resmen felç edilmiş durumda.
04:23Ozan Can Yıldız'ın mahkemedeki şu cimlesi durumu o kadar iyi özetliyor ki,
04:27adam diyor ki bankalara borcum yok, tek kuruş gecikmem yok,
04:31maaşları ödeyebilmek için kayyumu en başta ben istedim ama şu an şirket elinde olmasına rağmen kişisel hesapları kapalı
04:38ve diyor ki bir elektrik faturası dahi yatıramıyorum, bu yapılan ölüyü tutuklamak gibi bir şey.
04:43Gerçekten çarpıcı bir benzetme.
04:45Savunma avukatlarının tespiti çok net.
04:48Şu andaki durum kayyumdan beter.
04:50Haklılar, düşünsenize, kayyumsuz ama tamamen işlemez bir şirket var ortada.
04:55Avukatlar mahkemeye diyor ki,
04:56eğer ortada gözden kaçan bir hata yoksa ya tekrar kayyum atayın
05:00ya da bu absurt kilitlenmeye derhal hukuki bir çözüm bulun.
05:03Dördüncü bölümümüz Mal Varlığı ve Zaman Çizelgesi Çelişkileri
05:07Eski AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Barış Kurt'un dosyasına bakacağız şimdi.
05:12Buradaki en ilginç şey bu zaman çizelgesindeki devasa uçurum.
05:17Barış Kurt, şüpheli denilen o mal varlıklarını 2003 ile 2007 yılları arasında edindiğini
05:22belgeleriyle ortaya koyuyor.
05:23Ama bugün bu malları Bora Kaplan'la aklamakla suçlanıyor.
05:27İşin garibi, Kurt ana davada örgüt üyeliği suçlamasından beraat etmiş birisi.
05:32Kurt mahkemede son derece haklı bir mantık yürütüyor.
05:35Diyor ki, Bora Kaplan o zaman belki çocuktu.
05:38Gerçekten de 20 yıl önce baş şüpheli daha çocukken alınmış mallar nasıl oluyor da
05:43bugünkü bir kara para örgütüyle ilişkilendiriliyor?
05:46Kurt mahkemede rahmetli babam da mı örgüt üyesiydi diye sorarken
05:50aslında bu zaman paradoksunun mantıksızlığını vurguluyor.
05:54Ve geldik son bölümümüze savcının talebi ve mahkeme kararı.
05:58Onca tartışmanın, eleştirinin, çelişkinin ardından mahkemeden ne karar çıktı dersiniz?
06:04Bora Kaptan cephesi kapanışta son derece net bir liste sunuyor.
06:08Diyorlar ki,
06:091. Eldeki raporlerde tek bir usulsüzlük yok.
06:122. Kayyumlar şirketleri batma noktasına getirdi.
06:153. O hatalı ve farazi masak raporlarını bırakın,
06:19somut vergi teknik raporlarına bakın.
06:21Ve 4. Tüm bu nedenlerle mal varlığı tedbirleri derhal kaldırılsın.
06:26Peki sonra ne oluyor?
06:28Her şey nasıl mı kilitleniyor?
06:29Birinci adım, savcı tedbirlerin kaldırılması talebini reddediyor.
06:34İkinci adım, hakim devreye giriyor ve avukatların tüm o taleplerini tek bir kalemde reddediyor.
06:39Gerekçe ne biliyor musunuz?
06:41İkinci bilirkişi heyetinden beklenen rapor henüz gelmemiş.
06:44Sonuç olarak koskoca dava,
06:46esasa dair hiçbir ilerleme kaydedilemeden doğrudan 7 ocağa erteleniyor.
06:51İnanılmaz, eksik bir evrak yüzünden sistem kelimenin tam anlamıyla error veriyor.
06:56Ve tüm bunlar bizi o nihai kritik soruya getiriyor.
06:59Beklenen bir bilirkişi raporu, mahkemeye ulaşmadığı sürece adil ve işleyen bir yargı süreci gerçekten mümkün mü?
07:06Düşünün, 3 yılda sürekli değişen 6 hakim,
07:10donmuş ama iade edilmiş şirketler,
07:1220 yıllık zaman uçurumları ve tek bir evrakın felç ettiği devasa bir dava.
07:17Hukuk sistemindeki bu bürokratik tıkanıklıklar,
07:20adaletin tecellisini sizce nasıl etkiliyor?
07:22Bugünkü incelememizi bu soruyla noktalıyoruz.
07:25Biraz üzerinde düşünmeye değer.
07:27İzlediğiniz ve odaklandığınız için çok teşekkürler.
07:30Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, merakla kalın.