Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 gün önce
Bu köşe yazısı, Ankara’daki NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin dış politikadaki konumunu ve özellikle Kıbrıs meselesi üzerindeki bölgesel baskıları eleştirel bir perspektifle değerlendirmektedir. Yazar, iktidarın zirveyi büyük bir diplomatik zafer olarak sunmasına rağmen, Avrupa Birliği ve ABD'nin Doğu Akdeniz’deki Türk çıkarlarını zayıflatmaya yönelik adımlar attığını savunmaktadır. Özellikle AB’nin yeni bir Kıbrıs temsilcisi ataması ve Türkiye’ye yönelik "işgalci" suçlamaları, metnin merkezindeki egemenlik hakları tartışmasını şekillendirmektedir. Belge, Yunanistan Başbakanı’nın törenlerle karşılanması gibi sembolik jestlerin, sahada Türkiye aleyhine gelişen stratejik gerçekleri örtbas edemeyeceğini öne sürmektedir. Sonuç olarak kaynak, Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde milli menfaatlerini koruma noktasında ciddi bir diplomatik kuşatma altında olduğu uyarısını yapmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Gelin bugün siyaset sahnesinin en çok konuşulan ama belki de en az anlaşılan olaylarından birinin perde arkasına birlikte
00:07bakalım.
00:08Ankara'daki NATO zirvesi.
00:10Gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı o çarpıcı analizi masaya yatırıyoruz ve zirvenin etrafındaki göz kamaştırıcı diplomatik şolların altını kazıyoruz.
00:19Acaba sahnede söylenenler ile o kapalı kapılar ardında, özellikle de Doğu Akdeniz ve Kıbrıs bağlamında gerçekleşenler birbiriyle uyuşuyor mu?
00:27Kaynağımız üzerinden bu devasa uçurumu adım adım inceleyeceğiz.
00:31Hazırsanız küresel satranç tahtasındaki bu büyük oyuna hemen dalalım.
00:35Neler konuşacağız bu incelemede?
00:37Önce Ankara'daki zirveye, ardından Akdeniz'deki manevralara, zirve öncesi kurulan baskılara, Avrupa Parlamentosu'nun raporuna ve AB'nin Kıbrıs hamlesine bakıp
00:47en sonunda da büyük resmi toparlayacağız.
00:50Hemen şu çok iddialı sözle başlayalım.
00:52Biliyorsunuz iktidar kanadı zirvenin Ankara'da yapılmasını yeni bir dönemin bir şahlınışın başlangıcı olarak sundu.
01:00MHP lideri Devlet Bahçeli'nin o sözlerini hatırlayalım.
01:03Türkiye'nin yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri olduğunu vurguladı ve
01:07Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır dedi.
01:12İç siyaset için müthiş güçlü, insanda zafer hissi uyandıran bir mesaj değil mi?
01:16Bize masayı kuran ve şartları belirleyen tarafın Türkiye olduğu hissini veriyor.
01:21Peki ama uluslararası arenadaki o soğuk gerçeklik bu söylemle gerçekten örtüşüyor muydu?
01:27Birinci bölümümüze geçiyoruz.
01:29Akdeniz'deki manevralar.
01:30Şimdi yazarın analizinde altını ısrarla çizdiği o devasa çelişkiye bir bakalım.
01:36İçeride Avrupa'nın güvenli halatıyız diyoruz.
01:39Harika bir diplomatik zafer tablosu var.
01:41Ama uluslararası gerçekliğe döndüğümüzde kapı duvar.
01:44Neden mi? Çünkü Avrupa Birliği'nin Türkiye ile müzakereleri tamamen Kıbrıs meselesine kilitlenmiş, dondurulmuş durumda.
01:52Batı dünyası resmen Kıbrıs'ta taviz vermeden ağabeyle tek bir adım bile ilerleyemezsin diyor.
01:57Yani içerideki o bayram havası dışarıda yerini Türkiye'yi Kıbrıs üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalışan buz gibi bir gerçekliğe bırakıyor.
02:06Peki bu sırada sahada o uluslararası satranç tahtasında neler oluyor?
02:11Kaynağımızdaki şu tabloya bir bakın.
02:13Oyuncular tamamen stratejik hamleler yapıyor.
02:16ABD gidiyor, Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi ve İsrail'i yanına alıp 3 artı 1 formatında bir Doğu Akdeniz Enerji Merkezi
02:24kuruyor.
02:24Bitmedi.
02:25Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in çabalarıyla Orta Asya ülkelerine tam 12 milyar euro'luk devasa bir
02:33yardım sağlanıyor.
02:34Neden biliyor musunuz?
02:35Analizde belirtildiğine göre sırf bu ülkeler Kıbrıs Rum kesimini tanısın ve Türkiye'yi bölgede işgalci ilan etsin diye.
02:42Üstüne bir de İsrail, ABD ve Fransa'nın Rum yönetimini aktif olarak silahlandırması var.
02:48Açıkçası Ankara'daki şenlikli havanın tam aksine Akdeniz'de resmen Türkiye'ye karşı kalın bir duvar örülmüş.
02:55Gelelim ikinci bölümümüze.
02:57Zirve Öncesi Baskılar
02:59Bütün bu manevralar elbette kendi kendine gelişmiyor.
03:03Bakın bu rakam gerçekten inanılmaz.
03:05Tam 150 milyar euro.
03:07Bu Avrupa Birliği'nin yeni savunma kredisi, kısa adıyla safe bütçesi.
03:12Peki bu devasa pastadan Türkiye'ye ne düşüyor?
03:15Koca bir sıfır.
03:16Yazarın analizine göre Türkiye bu muazzam savunma fondan tamamen ama tamamen dışlanıyor.
03:22Sebebi de çok tanıdık.
03:23Rum ve Yunan vetosu.
03:25Düşünsenize bir yandan bizi NATO'nun kurucu aktörü olarak övüyorlar,
03:29diğer yandan arka kapıdan Kıbrıs kartını kullanarak Avrupa'nın güvenlik mimarisinin dışına itiyorlar.
03:35Bir de hemen ardından gelen şu bütçe kalemine bakın.
03:391.2 milyar euro.
03:40Biz o 150 milyar euroluk fondan veto yerken Kıbrıs Rum kesimine şak diye doğrudan ayrılan kaynak bu.
03:47Kaynak metin bunun 177.2 milyon euroluk ilk diliminin zirveden hemen önce Rum yönetimine
03:53tıkır tıkır ödendiğini belirtiyor.
03:55Finansal jeopolitiği nasıl işlediğini görüyorsunuz değil mi?
03:58Kaynaklar dostluğa veya müttefikliğe göre değil, doğrudan Doğu Akdeniz'deki Kıbrıs stratejisine göre dağıtılıyor.
04:04Şu zaman çizergesine bir göz atalım, kuşatmanın nasıl ilmek ilmek örüldüğünü çok daha net göreceğiz.
04:10Zirveden bir ay önce o bahsettiğimiz enerji merkezi kurularak dışlanma başlıyor.
04:1518 gün önce milyonlarca euro doğrudan Rumlara aktarılıyor.
04:18Tam zirve gününde herkes müttefiklik pozu verirken Avrupa Parlamentosu'ndan zehir zemberek bir rapor çıkıyor.
04:25Zirveden sadece 4 gün sonra da AB, Kıbrıs için özel temsilci atıyor.
04:29Yazarın da dikkat çektiği gibi bu kronoloji, batılı güçlerin Ankara zirvesine adım adım tamamen Kıbrıs odaklı bir diplomatik ablukaya aldığını
04:38ispatlıyor.
04:393. Bölümümüz Avrupa Parlamentosu raporu
04:42Az önce zaman çizelgesinde gördüğümüz tam da zirve günü 575 oyla kabul edilen o rapora yakından bakmamız lazım.
04:51Kaynağımıza göre rapor o kadar sert ve dayatmacı ki Türkiye'ye resmen iki devletli çözümden derhal ve kesinlikle vazgeç diyor.
04:59Tüm askerlerini adadan çek, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni resmen tanı, Rumların NATO'ya girmesine de sakın ola engel olma diye emrediyor.
05:08Hatta analize göre rapor Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ayrılıkçı bir oluşum olarak damgalıyor ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ağır
05:16suçlamalar yöneltiyor.
05:17Ve tekrar ediyorum tüm bunlar Ankara'da o güçlü dostluk mesajlarının verildiği gün yaşanıyor.
05:234. Bölüm AB'nin Kıbrıs Hamlesi
05:27Zirve bitiyor, AB liderleri kameralar önünde BME öncülüğünde çözüm falan deyip gülümsüyor ama zirvenin üzerinden sadece 4 gün geçmişken Ursula
05:37von der Leyen gaza basıyor.
05:38Yardımcısı Raphael Lefitto'yu hızla yeni Kıbrıs özel temsilcisi yapıveriyor.
05:43Kaynak metne göre ertesi günde Paris'te Rum liderle buluşup AB sürece tam anlamıyla dahil olmuş durumdadır müjdesini veriyor.
05:51Yazar bize bunun AB'nin aslında ikinci denemesi olduğunu hatırlatıyor.
05:55İlki istifa etmişti hatırlarsanız.
05:57Belli ki Avrupa Birliği Kıbrıs masasında doğrudan taraf olma hırsından ve takıntısından zerre kadar vazgeçmemiş.
06:04İşte işin en çarpıcı yanlarından biri de bu atamaya verilen tepkiler arasındaki uçurum.
06:09Bir yanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti var masaya yumruğunu vuruyor atamayı provokatif bularak net bir dille reddedip bu Türk tarafına
06:18yönelik bir AB baskısıdır suni bir süreçtir diyor.
06:22Peki ya Ankara?
06:23Türk dışişlerinin tepkisine bakıyoruz inanılmaz sakin Ankara sadece bu AB'nin kendi iç meselesidir deyip omuz silkiyor.
06:31İşte yazar tam da burada çok kritik bir soru soruyor.
06:34Hani biz masayı kuran kurucu aktördük neden bu hamleyi uluslararası garantörlük anlaşmalarının açık bir ihlali olarak görüp anında reddetmedik de
06:43iç meseleleri deyip geçiştirdik.
06:45Ve geldik 5. son bölümümüze son çıkarım.
06:50Bütün bu veriler, kronoloji bizi yazarın o vurucu nihai sonucuna getiriyor.
06:55Zirve boyunca bizim iç kamuoyumuz tamamen bu törensel optiklere, gösterişli detaylara odaklandı.
07:02Yok efendim Yunanistan Başbakanı Miçotakis'i Osmanlı Ceddin Dede Marşı ile nasıl karşıladık, Yunan medyası buna nasıl bozuldu, günlerce kendi
07:10içimizde bu görsel şovlarla bir zafer havası yaşadık.
07:14Ancak yazarın altını çizdiği acı gerçek şu.
07:16Biz bu detaylarla övünürken Batı dünyası kendi ajandasını tıkır tıkır işletti.
07:22Batı, Kıbrıs'ı bir Türk-Yunan meselesi olmaktan çıkarıp doğrudan bir Türkiye-Avrupa Birliği şartına dönüştürme yolunda o gün devasa
07:29bir mesafe kat etti.
07:30Hem de Ankara'nın tam göbeğinde.
07:32Ve yazar incelemesini insanın aklından çıkmayacak harika bir soruyla noktalıyor.
07:38Yabancı liderleri hangi coşkulu marşla karşıladığımız mı daha önemli, yoksa onların ceplerine hangi diplomatik kazanımları koyup aslında onları hangi marşla
07:48uğurladığımız mı?
07:49Görünen o ki, sahnede alkışları toplayan bizmişiz gibi görünsek de, analize göre arka planda senaryoyu yazanlar ve masadan istediklerini alıp
07:58kalkanlar bambaşkaymış.
07:59Bu incelememizde Müyesser Yıldız'ın analizi rehberliğinde zirvenin perde arkasına bakmaya çalıştık.
08:05Siyasetin o şatafatlı vitrinine aldanmayıp gerçekleri sorgulamaya devam edin.
08:10Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.

Önerilen