Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 gün önce
Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu metin, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimleri ve Türkiye’nin bu süreçteki konumunu sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, Nevruz kutlamalarındaki semboller üzerinden PKK ve Batılı güçlerin iş birliği içinde olduğunu savunarak yerel siyasetçilerin bu duruma yaklaşımını sorgular. Büyük Orta Doğu Projesi çerçevesinde bölgenin parçalanmak istendiğini iddia eden yazı, özellikle ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet eden politikalara karşı bir uyarı niteliği taşır. İran ile yaşanan gerilimlerin Türkiye için bir tuzak olabileceğine dikkat çekilirken, dış müdahalelere karşı milli bir duruş sergilenmesi gerektiği vurgulanır. Metnin genelinde, yabancı güçlerin yönlendirmesiyle çıkabilecek olası bir Üçüncü Dünya Savaşı'nın Anadolu topraklarına verebileceği zararlara dair derin bir endişe hâkimdir. Sonuç olarak yazar, Türkiye’nin komşularıyla olan ilişkilerinde ve savunma stratejilerinde bağımsız ve dikkatli bir yol izlemesi gerektiğini savunur.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugün oldukça ilginç hatta biraz kışkırtıcı bir konuya dalıyoruz.
00:04Türkiye'de siyaseti takip ediyorsanız komplo teorileri size hiç de yabancı gelmiyordur.
00:08İşte bugün o teorilerden birinin Mehmet Özkendirici'nin kaleminden çıkan
00:12şapı kaynatsan olur mu şeker analizinin derinliklerine ineceğiz.
00:16Gelin bakalım bu oldukça karmaşık görünen dünya görüşünün arkasında neler var?
00:20Şifrelerini beraber çözelim.
00:22İşte yazarın ortaya attığı ilk soru bu.
00:24Şapı kaynatsan olur mu şeker?
00:26Basit gibi duruyor değil mi?
00:27Ama aslında değil.
00:28Bu soru yazarın bütün dünya görüşünün anahtarı.
00:32Hani o özü neyse odur ya da soy neyse kader odur dediğimiz inanç var ya
00:36işte tam da bunun üzerine kuruyor her şeyi.
00:39Bütün analiz bu sorunun etrafında dönecek.
00:42Yani meselenin temeli bu atasözü.
00:44Diyor ki bir şeyin hamuru mayası neyse onu ne yaparsan yap değiştiremezsin.
00:49Yazar da tam olarak bu fikri alıp siyasetten tutumda etnik kökenlere
00:52hatta ülkeler arası ilişkilere kadar her şeye uyguluyor.
00:55Bütün argümanlarını, bütün teorisini işte bu temel üzerine inşa ediyor.
01:00Oldukça sağlam bir iddia.
01:01Peki bu epey katmanlı düşünceyi nasıl ele alacağız?
01:05İşte yol haritamız bu şekilde.
01:06Önce atasözünün kendisine sonra içerideki düşmanlara
01:10oradan da büyük Orta Doğu komprosuna bakacağız.
01:13Sonra komşularla olan çatışmalar, bir kuklalar dünyası
01:16ve en sonunda da yazarın son uyarısıyla bitireceğiz.
01:19Hadi başlayalım.
01:20Evet, ilk durağımız iç düşmanlar, dış bayraklar.
01:24Yazar analizine çok yakın bir yerden, nevruz kutlamalarından başlıyor
01:28ama onun için bu kutlamalar sıradan bir etkinlik değil.
01:31Hayır, ona göre bu çok daha derin bir komplonun sahneye konduğu bir vitrin adeta.
01:37Bakın, teorisini nasıl somutlaştırdığına,
01:39hemen bir siyasi figürün, sırrı sakıkın sözlerine alıntılıyor,
01:43babamız Ermeni.
01:44İşte bu cümle, yazarın anlatısında her şeyi başlatan,
01:48o domino taşlarından ilkini deviren cümle.
01:51Buradan yola çıkarak bütün bir komplo ağı kuracak.
01:54Ve hemen ardından kendi sorusunu patlatıyor.
01:56Babanız Ermeni ise, ananız Yahudi İzrail mi?
01:59Neden mi böyle bir soru soruyor?
02:01Çünkü bu sözleri, aynı kutlamalarda,
02:04yazarın PKK'lılar olarak tanımladığı kişilerin açtığı bir İzrail bayrağı ile doğrudan bağlıyor.
02:10İki olayı alıp, tek bir potada eritiyor.
02:12Yani yazarın Nevruz'da gördükleri bunlar.
02:15Bir yanda dalgalanan İsrail bayrakları,
02:18diğer yanda atılan sloganlar,
02:20öldürülen militanların posterleri
02:22ve bütün bunları gören siyasetçilerin barış söylemlerini de saf dillik olarak nitelendiriyor.
02:27Onun gözünde bunların hiçbiri tesadüf değil.
02:31Ayrı ayrı olaylar hiç değil.
02:32Hepsi tek bir merkezden yönetilen,
02:35Türkiye'ye karşı kurulmuş bir cephenin parçaları.
02:37İşte şimdi işler daha da büyüyor.
02:40Yazar bu yerel gibi görünen olayları alıyor
02:43ve bunu devasa bir küresel stratejiye,
02:46o meşhur Büyük Orta Doğu projesine bağlıyor.
02:49Hadi gelin bu bağlantıyı nasıl kurduğuna bir bakalım.
02:52Yazarın iddiası şu,
02:54Amerika'nın Kuzey Irak'taki Kürt gruplara verdiği silahların
02:57görünenin ötesinde bir amacı var.
02:59Ona göre bu silahlar sadece oradaki yerel bir çatışma için falan değil,
03:04hayır, çok daha büyük, çok daha sinsi bir Amerikan planının parçası.
03:08Peki neymiş bu plan?
03:10Yazarın anlattığı Büyük Orta Doğu projesi tam olarak şu şekilde işliyor.
03:151- Amerika, Kuzey Irak'taki Kürt grupları tepeden tırnağa silahlandırıyor.
03:192- Asıl amaç, bölgedeki Türkiye dahil bütün ülkeleri küçük küçük parçalara ayırmak.
03:24Ve üçüncü, yani son adım, bu parçalanmış, güçsüzleştirilmiş devletçikleri İsrail'e küçük lokmalar halinde servis etmek.
03:33Teori bu.
03:33Konu yerel olaylardan küresel komplolara gelince,
03:37yazar bu defada namluyu Türkiye'nin dış politikasına çeviriyor,
03:41özellikle de İran-İsrail geriliminde alınan tutumu masaya yatırıyor ve sert bir şekilde eleştiriyor.
03:47Bakın burada resmi tutumla yazarın bakış açısı arasındaki fark ne kadar net.
03:51Bir tarafta, Dışişleri Bakanlığı İran'ın saldırısını kınıyor,
03:54yazar ise diyor ki,
03:56Durun bir dakika, İran sadece komşularından gelen saldırılara cevap veriyordu.
04:00Yine Türkiye'nin müttefik olduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler var.
04:04Hükümet bunları Müslüman ülkeler olarak görürken,
04:07yazar bunlar Amerika'nın maşasından başka bir şey değil diyor.
04:10Tam bir 180 derece fark var anlayacağınız.
04:12İran'ın tavrını savunmak için de çok basit bir analoji kullanıyor.
04:17Komşularınız size taş, kurşun atarken siz onlara gül mü atarsınız?
04:23Yani diyor ki,
04:24İran'ın yaptığı saldırganlık değil,
04:26tamamen bir meşru müdafaa, zorunlu bir karşılıktı.
04:30İşte bu noktadan sonra yazar teorisini bütün dünyaya yayıyor.
04:34Artık mesele sadece Orta Doğu değil, bir kuklalar dünyası.
04:37Ona göre dünya sahnesinde izlediğimiz hiçbir şey gerçek değil.
04:41Liderlerin aldığı kararlar, attığı adımlar,
04:44bunların hepsi ipleri başkalarının elinde olan bir kukla tiyatrosundan ibaret.
04:48Şimdi burada ilginç bir detay var.
04:50Yazar İran rejiminin ne kadar acımasız olduğunun farkında,
04:53hani saçı göründü diye linç edilen kadınlardan falan bahsediyor.
04:56Ama diyor ki,
04:57evet bu çok kötü bir şey ama şu an daha büyük bir tehdit var.
05:00Cowboy Trump ve Amerika.
05:02Yani önceliği bu daha büyük gördüğü dış tehditle mücadeleye veriyor.
05:06İçerideki sorunlar bu büyük kavganın yanında ikinci planda kalmalı diyor özetle.
05:10Ve bu düşüncesini şu cümleyle özetliyor aslında.
05:13Şantajla tehditle ülke liderlerinin kuklalaştırıldığı günler yaşıyoruz.
05:17Yani ona göre direksiyonda liderler falan yok,
05:19perde arkasında bütün bu büyük çatışmayı organize eden kuklacılar var.
05:23Peki ya İran'dan atılıp Türkiye topraklarına düşen füzeler,
05:27yazar buna ne diyor?
05:28Kaza filan demiyor kesinlikle.
05:30Onun için bu füzeler,
05:32Türkiye'yi büyük bir savaşın içine çekmek için bilinçli olarak kurulmuş bir fare kapanındaki peynir.
05:37Yani kasıtlı, hesaplanmış bir provokasyon.
05:41Ve analizinin sonuna gelirken yazar tonunu daha da sertleştiriyor.
05:46Artık sırada son uyarı var.
05:48Türkiye'ye yönelik varoluşsal bir tehdit.
05:52Uyarı çok net.
05:53Atacağımız her yanlış adım sınır mayınlarından bin beter.
05:57Yani diyor ki dış politikada yapılacak tek bir hata bile felaketle sonuçlanabilir
06:01ve bunun geri dönüşü olmaz.
06:04Neyden korkuyor teki?
06:05İşte bundan.
06:06Üçüncü bir dünya savaşından.
06:08Ve bu savaşın Türkiye topraklarını tam anlamıyla bir kan gölüne çevireceğinden endişe ediyor.
06:14Bu bakış açısına göre artık mesele siyasi çıkarlar falan değil.
06:18Mevzu bahis olan şey ülkenin, milletin bekası.
06:21Tam bir varuluşsal tehdit.
06:23Ve son sözüyle bütün bu komple teorisini tek bir cümleye sığdırıyor.
06:27Diyor ki burada Koniler, Hanslar yerine Ahmetler, Mehmetler ölsün diyenler karşısında net tavrımızı almalıyız.
06:33Yani potansiyel bir savaşı yabancı güçlerin bizim çocuklarımız ölmesin, Türkler ölsün dediği bir plan olarak görüyor
06:39ve buna karşı durulması gerektiğini söylüyor.
06:42İşte Mehmet Özkendirci'nin dünya görüşünü adım adım incelemiş olduk.
06:47Bayağı karmaşık ve bir o kadar da tartışmalı değil mi?
06:50Peki en başa dönelim.
06:51Her şeyin soy ve kaderle açıklandığı, dünyanın biz ve onlar diye ikiye ayrıldığı bu bakış açısı
06:58günümüzün bu kadar belirsiz, bu kadar çalkantılı dünyasında aslında ne tür siyasi korkuları yansıtıyor?
07:05Bu soru sanırım hepimizin üzerine biraz düşünmesi gereken bir soru.
Yorumlar

Önerilen