00:00Herkese merhaba. Bugün üzerine çokça konuşulan, bazen tartışmaların epey alevlendiği bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:07Feridun Yıldız'ın tarihsel analizini baz aldığımız bu incelemede işin siyasetini bir kenara bırakıp
00:12arşivler, bulgular bize ne söylüyor sorusuna odaklanacağız.
00:16Yani tarihi yeniden yazmıyoruz, sadece elimizdeki verilerin izini sürüyoruz.
00:21Hazırsanız hemen başlayalım.
00:23Şimdi aklımızdaki o büyük, o temel soruyla başlayalım.
00:27Güneydoğu Anadolu tarihsel olarak homojen bir Kürt bölgesi miydi yoksa bir Türk bölgesi mi?
00:33Açıkçası bu soru günümüzdeki ideolojik tartışmaların tam kalbinde yer alıyor.
00:38Biliyorsunuz genelde bu bölgenin tarihin en başından beri tek bir gruba ait olduğu,
00:43tamamen homojen bir yapıya sahip olduğu varsayılır.
00:46Peki ama tarih bilimi ve demografik veriler gerçekten böyle mi söylüyor?
00:51Dediğim gibi biz burada taraf tutmuyoruz.
00:53Sadece yazarın ortaya koyduğu o soğuk, somut verileri inceleyeceğiz.
00:58Yol haritamız da kısaca şöyle.
01:00Önce tartışılan coğrafyayı tanımlayacağız.
01:02Sonra ön Türklerin arkeolojik izlerine bakıp orta çağdaki Türkmen iskanına geçeceğiz.
01:07Ardından o meşhur Osmanlı tahrir defterlerini açacağız.
01:10Son olarak da bölgedeki Kürt varlığını ve sınırları inceleyip genel bir tarihsel sentezde toparlayacağız.
01:16Birinci bölümümüz tartışılan coğrafya yani Güneydoğu Anadolu.
01:20Bugün Güneydoğu Anadolu bölgesi dediğimiz o alan var ya sınırların aksine binlerce yıldır doğa tarafından böyle keskin çizgilerle ayrılmış değişmez
01:29bir bölge falan değil.
01:31Yazarın da üstünde durduğu gibi bu sınırlar aslında çok yakın bir tarihte 1941 yılındaki birinci coğrafya kongresinde masaya yatırılmış ve
01:39tamamen modern idari bir sınıflandırmayla oluşturulmuş.
01:42İşte tam burada çok önemli bir kavram devreye giriyor.
01:46Anakronizm.
01:47Yani bugünün o modern sınırlarını, günümüz politik haritalarını alıp binlerce yıl öncesinin dünyasına yapıştırmak.
01:54Fridun Yendüz'e göre bölgenin en başından deri tek tipli bir etnik bölge olduğunu savunmak bilimsel açıdan doğrudan bu hataya
02:02yani anakronizme düşmek demek.
02:04Gelelim ikinci bölüme Ön Türklerin Arkeolojik İzleri
02:08Sıkı durun çünkü rakam gerçekten inanılmaz.
02:1115 bin.
02:12Araştırmalara göre Hakkari ve Van yöresindeki Kayar isimleri M.Ö. 15 binlere kadar uzanıyor.
02:18Yazar bu kalıntıların Orta Asya bozkır kültürüyle birebir aynı gelenek ve üslubu taşıdığına dikkat çekiyor.
02:24Yani bu bölgedeki o çok erken dönem insan hareketliliğinin aslında ne kadar derinlere indiğini gösteren devasa bir kanıt.
02:32Zaman çizelgesine şöyle bir bakarsak taşlar yerine oturuyor.
02:35M.Ö. 15 binlerdeki o kaya resimleriyle başlıyoruz.
02:39Sonra M.Ö. 8. yüzyılda İskit yani Saka göçlerini görüyoruz.
02:44Bitmedi M.Ö. 4. yüzyılda Kafkaslar üzerinden inen Avrupa Hunları ve 6. yüzyılda Sabar Türkleri tarih sahnesine çıkıyor.
02:52Anlayacağınız yazar Türk boylarının Anadolu'yu keşfetme sürecinin o popüler inanışların aksine çok ama çok daha uzun bir zamana yayıldığını
02:59söylüyor.
03:00Peki elimizdeki somut kanıtlar tam olarak neler derseniz, kaynak metnimiz bu fiziksel izleri tek tek listeliyor.
03:06M.Ö. 15. yüzyıla tarihlenen Hakkari stilleri var mesela.
03:10Kars ve Erzurum çevresinde yayılmış kurgan kipi mezarlar balballar.
03:14Hatta orduda bulunan runik alfabeyle yazılmış kitabeler.
03:17Yazar, tüm bu bulguların göçebe bozkır kültürünün Anadolu'nun adeta taşlarına kazınmış imzası olduğunu belirtiyor.
03:233. bölümümüz Orta Çağ'da Türkmen İskanı
03:26İşte işlerin sadece bir hareketlilik olmaktan çıkıp sistemli bir yerleşime dönüştüğü kırılma noktası burası.
03:3311. yüzyılda Selçuklu akınlarıyla Oğuz toplulukları bölgeye kitleler halinde giriş yapıyor.
03:39Ardından 12. yüzyıl Artuklular sahnede.
03:42Diyarbakır ve Mardin çevresini asırlar süren imar faaliyetleriyle devasa bir kültür merkezine dönüştürüyorlar.
03:48Ve en sonunda o dönem Diyarbakır olarak anılan bu coğrafya Akkoyunlu hakimiyetiyle beraber tamamen Oğuz boylarının yurt edindiği, kök saldığı
03:58ana merkeze evriliyor.
04:004. bölümümüz oldukça veri odaklı Osmanlı tahrir defterleri verileri.
04:05Şimdi biraz resmi kayıtlara o meşhur tahrir defterlerine girelim.
04:101518'den 1564'e kadar tutulan bu kayıtları incelediğimizde inanılmaz detaylı bir tablo çıkıyor karşımıza.
04:17Diyarbakır, Mardin ve Urfa sancaklarında Bayat, Afşar, Begdili ve Çepniği gibi Oğuzların tam 24 boyuna mensup 10 binlerce hane.
04:26Köy köy isim isim listelenmiş.
04:28Yazar bu verilerin bölgedeki o muazzam demografik varlığın resmi devlet nezdindeki en büyük kanıtı olduğunun altını çiziyor.
04:36Burada yazarın özellikle vurguladığı çok can alıcı bir detay var.
04:40Yaygın bir tarihsel yanılgıyı adeta yıkıyor.
04:43Veriler gösteriyor ki, Türkmenler bu bölgeye öyle sadece karelerde bekleyen muhafızlar, askerler veya yönetici elitler olarak gelmemişler.
04:52Tam aksine inip ovalara kalıcı olarak yerleşmişler, yüzlerce köy kurmuşlar ve toprağı bizzat işlemişler.
04:58Yani lafın kısası, yazar diyor ki, bu insanlar o coğrafyanın sosyolojik ve ekonomik omurgasını oluşturdular.
05:06Beşinci bölüme geçiyoruz, Kürt varlığı ve tarihi sınırlar.
05:1016. yüzyılın o karmaşık demografik haritasına baktığımızda, kaynak metin bize çok net bir bölgesel ayrım sunuyor.
05:18Şöyle düşünün, Cizre, Hakkari, Bitlis gibi doğunun o sarp, engebeli ve dağlık kısımlarında Osmanlı ile idari özellik anlaşmaları yapan
05:27yerel Kürt beyliklerini ve aşiretlerini görüyoruz.
05:30Fakat oradan çıkıp, bölgenin geniş tarım ovalarına, Diyarbakır ve Urfa gibi ana ticaret arterlerine indiğinizde manzara tamamen değişiyor.
05:39Orası yoğun bir Türkmen idare ve yerleşim merkezi.
05:42Yazarın burada dikkat çektiği, bence üzerinde çokça düşünülmesi gereken kritik bir nokta daha var.
05:48İsimlendirmelerin zaman içindeki o tuhaf yolculuğu.
05:51Biliyor muydunuz, 12. yüzyıl Selçuklu döneminde kurulan Kürdistan eyaleti, aslında günümüz Türkiye'sinde değil,
05:58bugünkü İran sınırları içinde kalan Zagros ve Kirmanşah bölgesini ifade ediyordu.
06:03Yazarın buradaki tezi son derece net.
06:06Bu tarz eski idari veya coğrafi isimleri alıp, anlamını kaydırarak bugünün modern Güneydoğu Anadolu'su için
06:12siyasi bir mülkiyet tapusuymuş gibi sunmak, bilimsel bir yaklaşım kesinlikle olamaz.
06:17Ve geldik son bölümümüze Tarihsel Sentez ve Genel Sonuç.
06:21Tüm bu analizi toparlamak gerekirse, Fridun Yındız'ın şu çarpıcı sözü aslında her şeyi özetliyor.
06:28Tarihten ideolojik tapu çıkarılamaz, ancak belgelerden tarihsel hakikat çıkar.
06:33Kaynak materyalimizin vardığı sonuç şu.
06:35Evet, bu topraklarda tarih boyunca Araplar, Süryaniler ve Kürtler de yaşadı, bu bir gerçek.
06:40Ancak belgeler gösteriyor ki, bölgenin sosyopolitik üst yapısı, o devlet gelineği ve ana nüfus omurgası,
06:48yüzyıllar boyunca ağırlıklı olarak Türkmen boyları tarafından şekillendirildi.
06:52Böylece dolu dolu bir incelemenin sonuna gelmiş olduk.
06:55Ayrılmadan önce zihninizde biraz yankılanması için size o kışkırtıcı soruyu sormak istiyorum.
07:00Antik geçmişi, o yüzlerce yıllık belgeleri anlamaya çalışırken,
07:03günümüzün siyasi sınırları ve ideolojik tartışmaları algımızı ne ölçüde baştan şekillendiriyor?
07:08Yani biz, tarihi gerçekten belgelerin anlattığı gibi, olduğu haliyle mi okuyoruz,
07:13yoksa kendi inandıklarımızı mı geçmişte arıyoruz?
07:16Umarım bu inceleme, meseleye o alıştığımız dar kalıpların dışında,
07:20veriye dayalı yepyeni bir pencereden bakmanızı sağlamıştır.
07:23Vakit ayırıp eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
07:25Bir sonraki incelemede görüşmek üzere, hoşçakalın.