Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Feridun Yıldız’ın kaleminden çıkan bu araştırma, Güneydoğu Anadolu’nun tarihî ve demografik yapısını resmi arşivler ve arkeolojik bulgular ışığında inceleyen bir çalışmadır. Yazar, bölgenin tarih boyunca sadece tek bir etnik gruba ait olduğu yönündeki iddiaları anakronizm olarak nitelendirerek reddetmektedir. Ön Türk izlerinden başlayarak Hunlar, Hazarlar ve özellikle Selçuklu ile Akkoyunlu gibi Türk devletlerinin bölgedeki kurucu rolü vurgulanmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerine dayandırılan verilerle, şehir merkezleri ve geniş ovaların yüzyıllardır Türkmen boylarının asli yerleşim alanı olduğu ifade edilmektedir. Sonuç olarak eser, coğrafyanın kültürel ve sosyal kimliğinin Türk-İslam medeniyeti tarafından şekillendirildiğini savunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün üzerine çokça konuşulan, bazen tartışmaların epey alevlendiği bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:07Feridun Yıldız'ın tarihsel analizini baz aldığımız bu incelemede işin siyasetini bir kenara bırakıp
00:12arşivler, bulgular bize ne söylüyor sorusuna odaklanacağız.
00:16Yani tarihi yeniden yazmıyoruz, sadece elimizdeki verilerin izini sürüyoruz.
00:21Hazırsanız hemen başlayalım.
00:23Şimdi aklımızdaki o büyük, o temel soruyla başlayalım.
00:27Güneydoğu Anadolu tarihsel olarak homojen bir Kürt bölgesi miydi yoksa bir Türk bölgesi mi?
00:33Açıkçası bu soru günümüzdeki ideolojik tartışmaların tam kalbinde yer alıyor.
00:38Biliyorsunuz genelde bu bölgenin tarihin en başından beri tek bir gruba ait olduğu,
00:43tamamen homojen bir yapıya sahip olduğu varsayılır.
00:46Peki ama tarih bilimi ve demografik veriler gerçekten böyle mi söylüyor?
00:51Dediğim gibi biz burada taraf tutmuyoruz.
00:53Sadece yazarın ortaya koyduğu o soğuk, somut verileri inceleyeceğiz.
00:58Yol haritamız da kısaca şöyle.
01:00Önce tartışılan coğrafyayı tanımlayacağız.
01:02Sonra ön Türklerin arkeolojik izlerine bakıp orta çağdaki Türkmen iskanına geçeceğiz.
01:07Ardından o meşhur Osmanlı tahrir defterlerini açacağız.
01:10Son olarak da bölgedeki Kürt varlığını ve sınırları inceleyip genel bir tarihsel sentezde toparlayacağız.
01:16Birinci bölümümüz tartışılan coğrafya yani Güneydoğu Anadolu.
01:20Bugün Güneydoğu Anadolu bölgesi dediğimiz o alan var ya sınırların aksine binlerce yıldır doğa tarafından böyle keskin çizgilerle ayrılmış değişmez
01:29bir bölge falan değil.
01:31Yazarın da üstünde durduğu gibi bu sınırlar aslında çok yakın bir tarihte 1941 yılındaki birinci coğrafya kongresinde masaya yatırılmış ve
01:39tamamen modern idari bir sınıflandırmayla oluşturulmuş.
01:42İşte tam burada çok önemli bir kavram devreye giriyor.
01:46Anakronizm.
01:47Yani bugünün o modern sınırlarını, günümüz politik haritalarını alıp binlerce yıl öncesinin dünyasına yapıştırmak.
01:54Fridun Yendüz'e göre bölgenin en başından deri tek tipli bir etnik bölge olduğunu savunmak bilimsel açıdan doğrudan bu hataya
02:02yani anakronizme düşmek demek.
02:04Gelelim ikinci bölüme Ön Türklerin Arkeolojik İzleri
02:08Sıkı durun çünkü rakam gerçekten inanılmaz.
02:1115 bin.
02:12Araştırmalara göre Hakkari ve Van yöresindeki Kayar isimleri M.Ö. 15 binlere kadar uzanıyor.
02:18Yazar bu kalıntıların Orta Asya bozkır kültürüyle birebir aynı gelenek ve üslubu taşıdığına dikkat çekiyor.
02:24Yani bu bölgedeki o çok erken dönem insan hareketliliğinin aslında ne kadar derinlere indiğini gösteren devasa bir kanıt.
02:32Zaman çizelgesine şöyle bir bakarsak taşlar yerine oturuyor.
02:35M.Ö. 15 binlerdeki o kaya resimleriyle başlıyoruz.
02:39Sonra M.Ö. 8. yüzyılda İskit yani Saka göçlerini görüyoruz.
02:44Bitmedi M.Ö. 4. yüzyılda Kafkaslar üzerinden inen Avrupa Hunları ve 6. yüzyılda Sabar Türkleri tarih sahnesine çıkıyor.
02:52Anlayacağınız yazar Türk boylarının Anadolu'yu keşfetme sürecinin o popüler inanışların aksine çok ama çok daha uzun bir zamana yayıldığını
02:59söylüyor.
03:00Peki elimizdeki somut kanıtlar tam olarak neler derseniz, kaynak metnimiz bu fiziksel izleri tek tek listeliyor.
03:06M.Ö. 15. yüzyıla tarihlenen Hakkari stilleri var mesela.
03:10Kars ve Erzurum çevresinde yayılmış kurgan kipi mezarlar balballar.
03:14Hatta orduda bulunan runik alfabeyle yazılmış kitabeler.
03:17Yazar, tüm bu bulguların göçebe bozkır kültürünün Anadolu'nun adeta taşlarına kazınmış imzası olduğunu belirtiyor.
03:233. bölümümüz Orta Çağ'da Türkmen İskanı
03:26İşte işlerin sadece bir hareketlilik olmaktan çıkıp sistemli bir yerleşime dönüştüğü kırılma noktası burası.
03:3311. yüzyılda Selçuklu akınlarıyla Oğuz toplulukları bölgeye kitleler halinde giriş yapıyor.
03:39Ardından 12. yüzyıl Artuklular sahnede.
03:42Diyarbakır ve Mardin çevresini asırlar süren imar faaliyetleriyle devasa bir kültür merkezine dönüştürüyorlar.
03:48Ve en sonunda o dönem Diyarbakır olarak anılan bu coğrafya Akkoyunlu hakimiyetiyle beraber tamamen Oğuz boylarının yurt edindiği, kök saldığı
03:58ana merkeze evriliyor.
04:004. bölümümüz oldukça veri odaklı Osmanlı tahrir defterleri verileri.
04:05Şimdi biraz resmi kayıtlara o meşhur tahrir defterlerine girelim.
04:101518'den 1564'e kadar tutulan bu kayıtları incelediğimizde inanılmaz detaylı bir tablo çıkıyor karşımıza.
04:17Diyarbakır, Mardin ve Urfa sancaklarında Bayat, Afşar, Begdili ve Çepniği gibi Oğuzların tam 24 boyuna mensup 10 binlerce hane.
04:26Köy köy isim isim listelenmiş.
04:28Yazar bu verilerin bölgedeki o muazzam demografik varlığın resmi devlet nezdindeki en büyük kanıtı olduğunun altını çiziyor.
04:36Burada yazarın özellikle vurguladığı çok can alıcı bir detay var.
04:40Yaygın bir tarihsel yanılgıyı adeta yıkıyor.
04:43Veriler gösteriyor ki, Türkmenler bu bölgeye öyle sadece karelerde bekleyen muhafızlar, askerler veya yönetici elitler olarak gelmemişler.
04:52Tam aksine inip ovalara kalıcı olarak yerleşmişler, yüzlerce köy kurmuşlar ve toprağı bizzat işlemişler.
04:58Yani lafın kısası, yazar diyor ki, bu insanlar o coğrafyanın sosyolojik ve ekonomik omurgasını oluşturdular.
05:06Beşinci bölüme geçiyoruz, Kürt varlığı ve tarihi sınırlar.
05:1016. yüzyılın o karmaşık demografik haritasına baktığımızda, kaynak metin bize çok net bir bölgesel ayrım sunuyor.
05:18Şöyle düşünün, Cizre, Hakkari, Bitlis gibi doğunun o sarp, engebeli ve dağlık kısımlarında Osmanlı ile idari özellik anlaşmaları yapan
05:27yerel Kürt beyliklerini ve aşiretlerini görüyoruz.
05:30Fakat oradan çıkıp, bölgenin geniş tarım ovalarına, Diyarbakır ve Urfa gibi ana ticaret arterlerine indiğinizde manzara tamamen değişiyor.
05:39Orası yoğun bir Türkmen idare ve yerleşim merkezi.
05:42Yazarın burada dikkat çektiği, bence üzerinde çokça düşünülmesi gereken kritik bir nokta daha var.
05:48İsimlendirmelerin zaman içindeki o tuhaf yolculuğu.
05:51Biliyor muydunuz, 12. yüzyıl Selçuklu döneminde kurulan Kürdistan eyaleti, aslında günümüz Türkiye'sinde değil,
05:58bugünkü İran sınırları içinde kalan Zagros ve Kirmanşah bölgesini ifade ediyordu.
06:03Yazarın buradaki tezi son derece net.
06:06Bu tarz eski idari veya coğrafi isimleri alıp, anlamını kaydırarak bugünün modern Güneydoğu Anadolu'su için
06:12siyasi bir mülkiyet tapusuymuş gibi sunmak, bilimsel bir yaklaşım kesinlikle olamaz.
06:17Ve geldik son bölümümüze Tarihsel Sentez ve Genel Sonuç.
06:21Tüm bu analizi toparlamak gerekirse, Fridun Yındız'ın şu çarpıcı sözü aslında her şeyi özetliyor.
06:28Tarihten ideolojik tapu çıkarılamaz, ancak belgelerden tarihsel hakikat çıkar.
06:33Kaynak materyalimizin vardığı sonuç şu.
06:35Evet, bu topraklarda tarih boyunca Araplar, Süryaniler ve Kürtler de yaşadı, bu bir gerçek.
06:40Ancak belgeler gösteriyor ki, bölgenin sosyopolitik üst yapısı, o devlet gelineği ve ana nüfus omurgası,
06:48yüzyıllar boyunca ağırlıklı olarak Türkmen boyları tarafından şekillendirildi.
06:52Böylece dolu dolu bir incelemenin sonuna gelmiş olduk.
06:55Ayrılmadan önce zihninizde biraz yankılanması için size o kışkırtıcı soruyu sormak istiyorum.
07:00Antik geçmişi, o yüzlerce yıllık belgeleri anlamaya çalışırken,
07:03günümüzün siyasi sınırları ve ideolojik tartışmaları algımızı ne ölçüde baştan şekillendiriyor?
07:08Yani biz, tarihi gerçekten belgelerin anlattığı gibi, olduğu haliyle mi okuyoruz,
07:13yoksa kendi inandıklarımızı mı geçmişte arıyoruz?
07:16Umarım bu inceleme, meseleye o alıştığımız dar kalıpların dışında,
07:20veriye dayalı yepyeni bir pencereden bakmanızı sağlamıştır.
07:23Vakit ayırıp eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
07:25Bir sonraki incelemede görüşmek üzere, hoşçakalın.

Önerilen