Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu araştırma, Hakas Türkü lider Mihail Grigoryeviç Torosov’un hayatını ve Stalin dönemi baskılarında yaşadığı trajik süreci ele almaktadır. Mütevazı bir aileden yetişen Torosov, bölgenin ekonomik haklarını savunmuş ve Hakasya'nın özerk cumhuriyet statüsüne kavuşması için bürokratik mücadele vermiştir. Ancak bu talepleri "burjuva milliyetçiliği" ve hayali bir Sibirya Türkleri Birliği davasıyla ilişkilendirilerek ağır suçlamalara maruz kalmasına neden olmuştur. 1938 yılında haksız bir yargılama sonucu idam edilen Torosov, ancak ölümünden yıllar sonra iade-i itibar görmüştür. Kaynak, onun şahsında baskıya uğrayan Sibirya aydınlarının kimlik ve varlık mücadelesini tarihi bir perspektifle sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugünkü incelememizde gerçekten çarpıcı ve bir o kadar da trajik bir hikayeyi,
00:06Hakas Önderi Mihail Grigoriyevich Torosov'un hikayesini masaya yatırıyoruz.
00:10Halkını yukarı taşımak, onlara bir kimlik kazandırmak için yola çıkan bir liderin,
00:15dönemin o acımasız siyasi fırtınasında nasıl yok edildiğini adım adım göreceğiz.
00:20Hazırsanız hemen başlayalım.
00:22İncelememize şu şaşırtıcı sayıyla başlamak istiyorum.
00:2510. Evet, sadece 10.
00:27Lütfen bu sayıyı aklınızın bir köşesinde tutun çünkü tüm bu anlattıklarımızın düğümlendiği yer tam olarak burası olacak.
00:341. Bölüm
00:3510 Dakikalık Bir Duruşma
00:37Bir Liderin Hayatının Hızlı ve Acımasız Sonu
00:41Az önce bahsettiğim o 10 var ya, bu bir konuşma ya da toplantı süresi değildi.
00:4713 Temmuz 1938'de Sovyet Askeri Heyetinin bir insanın yaşayıp yaşamayacağına karar vermek için ayırdığı toplam süre tam olarak 10 dakikaydı.
00:56Düşünebiliyor musunuz?
00:58Aynı gün aralarında 16 Hakas Türk'ünün de bulunduğu tam 48 kişi idama mahkum edildi ve apar topar kurşuna dizildi.
01:06Peki, 38 yaşındaki saygın bir lider bir anda nasıl oldu da kendini isimsiz bir toplu mezarda buldu?
01:13Gelin en başa, onun kim olduğuna ve aslında neyi savunduğuna bir bakalım.
01:172. Bölüm
01:18Yoksulluktan Liderliğe
01:20Mihail Grigoryevich Torosov'un Hızlı Yükselişi
01:23Torosov öyle aydıcalıklı bir gücün içine doğmamıştı.
01:271900 yılında inanılmaz bir yoksulluğun tam ortasında dünyaya geldi.
01:32Ailesinin altın madenlerindeki o ağır yaşam mücadelesini bizzat görerek büyüdü.
01:38Sonra ne mi yaptı?
01:391919'dan itibaren doktorsuz bölgelerde bir feldşer yani sağlık memuru olarak çalıştı, tabiri caizse hayat kurtardı.
01:47Ve bu adanmışlık onu adım adım yukarı taşıdı.
01:51Öyle ki 1935'e geldiğimizde Hakas Özerk Bölgesi İcra Komitesi Başkanı olmuştu.
01:57Yani bulunduğu bölgenin bir numaralı yürütme makamına ulaşmıştı.
02:01Ama bakın, o sadece koltuğunda oturup idari kararlar alan sıradan bir bürokrat değildi.
02:07Kesinlikle değildi. Halkının kültürel kimliği için resmen seferber oldu.
02:12Hakas alfabesinin gelişime, Hakasça eğitim, bunlar onun için olmazsa olmazdı.
02:17Özellikle Hızıl Ağal gazetesine verdiği desteği düşünün, halkının sesini duyurması, kendi dilinde yayın yapması gerekiyordu ve o bu temeli sağlamlaştırmak
02:27için var gücüyle çalıştı.
02:29Üçüncü bölüm, Hakasya için gerçek özellik, yerel güçlendirme ve kaynak yönetimi için bir vizyon.
02:37İşte hikayenin koptuğu, o asıl siyasi gerilimin yükseldiği yer tam olarak burası.
02:42Durum şuydu, 1930'larda Hakasya'dan altın, kömür, demir ve orman fışkırıyor.
02:48Bölge inanılmaz zengin.
02:50Ama gelin görün ki tüm ekonomik ve idari kararlar ta uzaklardaki Krasnoyersk'tan alınıyor.
02:56Torosov'un vizyonu çok netti.
02:57Biz Krasnoyersk'tan ayrılalım, Sovyetler sistemi içinde kendi özerk cumhuriyetimiz olalım.
03:03Şunu netleştirelim, Sovyetlerden kopup tamamen bağımsız bir devlet kurmaktan bahsetmiyordu.
03:08Sadece bölgenin kendi devasa kaynaklarının doğrudan Hakas halkının kalkınmasına harcanmasını istiyordu.
03:14Kulağa çok mantıklı geliyor değil mi?
03:16Dördüncü bölüm, Sibirya Türkleri Birliği iddiası.
03:20Stalin'in büyük terörünün ölümcül sonuçları.
03:23Maalesef, o son derece katı ve merkeziyetçi dönemde yerel halk için daha fazla yetki istemek sizi devletin bir numaralı hedefi
03:32haline getirmeye yetiyordu.
03:341937'deki büyük terör rüzgarlara eserken, NKV'de Torosov ve diğer aydınların önüne öyle bir iddianame koydu ki inanamazsınız.
03:42Neymiş? Gizli bir Sibirya Türkleri Birliği kurmuşlar, Sovyet hükümetini devireceklermiş, Japon koruması altında bir Türk devleti kuracaklarmış,
03:52Burjuva milliyetçiliği, ayrılıkçılık, hatta silahlı ayaklanma hazırlığı.
03:57Torosov'un o tamamen yasal özellik talebi bir anda devlete ihanet eden devasa bir komploya dönüştürüldü.
04:04Tabii sonuç gecikmedi, 12 Ekim 1937'de Torosov tutuklandı.
04:09Tüm o gizli örgüt, Japonya bağlantısı ve isyan suçlamalarını kesin bir dille reddetti.
04:15Aylarca süren o inanılmaz ağır baskılara, zorlu sorgulara rağmen pes etmedi ve bu kurgu suçlamaların hiçbirini kabul etmedi.
04:23Bu sürecin insani boyutunu en çarpıcı şekilde nerede görüyoruz biliyor musunuz?
04:28Hapishaneden ailesine gönderdiği son mektubunda.
04:31Gönderdikleri yiyecekler için teşekkür ediyor, ailesine duyduğu derin hasreti anlatıyor ve sonuna da şu kısacık notu düşüyor.
04:38Duruşmadan sonra yazacağım.
04:40Yazamadı tabii.
04:42Bu onun tutmasına asla izin verilmeyecek olan son sözüydü.
04:46Beşinci bölüm, trajik son ve miras.
04:49Sonrası, yok ediliş ve nihai aklanma.
04:53Şimdi, sistemin sadece bir adamı değil, bütün bir aileyi nasıl hafızalardan sildiğine adım adım bakalım.
05:001- Torosov'u o 10 dakikalık duruşmanın ardından kurşuna diziliyor ve bugün bile nerede olduğu tam bilinmeyen meçhul bir
05:08toplu mezara atılıyor.
05:092- Öğretmen eşi Claudia anında işinden kovuluyor ve bütün aile evden zorla kapı dışarı ediliyor.
05:163- Geride kalan o 4 masum çocuk, alınlarında halk düşmanının çocukları damgasıyla büyümek zorunda bırakılıyor.
05:23Ve inanabiliyor musunuz, 4- Aile babalarının gerçekten öldürüldüğünü tam 20 yıl sonra, evet 20 koca yıl sonra öğreniyor.
05:32Onları tam bir karanlığa mahkum ediyorlar.
05:35Fakat bilirsiniz, tarihin er ya da geç, gerçekleri ortaya çıkarmak gibi bir huyu vardır.
05:411956'da Stalin'in ölümünden sonra dosya yeniden açılıyor ve tüm o korkunç suçlamaların aslında asılsız olduğu resmi olarak kabul edilip
05:48itibarı iade ediliyor.
05:50Oğlu Vladislav, yıllar sonra Hakasya'nın çok önemli bir siyasi figürü haline geliyor.
05:55En vurucu olanı ise, Torossov'un hayatına mal olan o asıl hayali, yani Hakasya'nın cumhuriyet statüsü, ölümünden yarım asır
06:03sonra, 1990'ların başında nihayet gerçeğe dönüşüyor.
06:07İşte bugün geldiğimiz nokta.
06:10Şu an Abakan'da yürürseniz, onun adını taşıyan bir cadde göreceksiniz.
06:15O tabela, inanın bana, sadece bir yol ismi değil dostlar.
06:19O, dilini, kültürünü ve yerel kaynaklarını koruma mücadelesinin ta kendisi.
06:24Bugün Mihail Torossov, devletin uydurduğu o tehlikeli düşman olarak değil, halkının varoluşu için kendini feda etmiş, efsanevi bir savunucu olarak
06:33hatırlanıyor.
06:34Bugünkü incelememizi bitirirken, sizlere üzerine düşünmeniz için şu güçlü soruyu bırakmak istiyorum.
06:40Bir halkın kendi dilini ve kaynaklarını koruma mücadelesi, ne zaman bir tehdit olarak algılanmaktan kurtulur?
06:47Merkezi gücün refleksleri, yerel hakların önemi ve o asla pes etmeyen insan ruhu üzerine şöyle bir kafa yormanızı rica ediyorum.
06:56Umarım bu analiz sizlere farklı bir bakış açısı sunmuştur.
06:59Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.
07:03İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Önerilen