00:00Merhabalar, Mehmet Özkenderci'nin o çarpıcı kalbe dokunan eseri Aşkın Rengi Kırmızı'nın yepyeni bir incelemesiyle karşınızdayım.
00:08Bugün sadece kağıt üzerindeki bir hikayeyi okuyup geçmeyeceğiz.
00:11Hayır, insan psikolojisinin en karanlık köşelerine, o ağır suçluluk duygusuna ve insanların dışarıdan gördüğü tuhaf maskelerin ardındaki görünmez savaşlara dalacağız.
00:22Hazırsanız hiç vakit kaybetmeden başlayalım.
00:25Hikayenin tam kalbine, o inanılmaz görsel gizeme direkt şu vurucu detayla giriyoruz.
00:31Başörtüsü, saçları, elbisesi, çantası, ayakkabısı, her şeyi ama her şeyi kırmızı.
00:38Şimdi bir anlığına gözünüzde canlandırın.
00:40Sokakta yürüyorsunuz ve karşınıza tepeden tırnağa, abartılı bir kırmızılık içine hapsolmuş biri çıkıyor.
00:46Bu sadece rastgele bir tercih mi, yoksa sessiz bir çığlık mı?
00:50İşin neden kısmına gelmeden önce bu şok edici manzarayı zihnimize iyice bir kazımamız lazım.
00:55Birinci bölüm, kentin sembolü kırmızılı kadın.
00:59Bu kadın yaşadığı kentin adeta ayaklı bir sembolü olmuş durumda.
01:03Ama onu görenlerin verdiği sadece iki net tepki var.
01:06Ya gülüp geçiyorlar ya da acıyarak bakıyorlar.
01:09İnsanlar o abartılı kırmızıya bakıp ya acımasızca alay ediyor ya da yazık, zavallı bir meczup deyip geçiyorlar.
01:16Toplumun o yüzeysel önyargıları işte tam olarak böyle çalışıyor.
01:20Ama inanın bana birazdan o yargıların hepsini tek tek yıkacağız.
01:23Çünkü o tuhaf yüzeyin altında gerçekten aklınızın ucundan bile geçmeyecek bir trajedi yatıyor.
01:28İkinci bölüm, yağmur, çay ve bir tablo.
01:32Biliyorsunuz her hikayenin her şeyi değiştiren bir kırılma noktası vardır.
01:37Anlatıcımız yani ressam aniden bastıran bir yaz yağmurundan kaçarken kendini bir otobüs durağında buluyor.
01:44Ve olaylar inanılmaz bir doğallıkla gelişiyor.
01:47Önce durakta yağmurdan kaçış, ardından ressamın kadından bir fotoğraf çekmek için izin istemesi.
01:53Kadının verdiği o pragmatik ve bir o kadar da sarsıcı cevap, 20 lira verirsen olur.
01:59Sonrasında yağmur iyice bastırınca kendilerini sırılsıklam halde bir pastaneye atmaları.
02:04Düşünün, kadının yüzündeki o abartılı kırmızı makyaj yağmur suyuyla akıp birbirine karışmış, yüzü resmen dağılmış bir sulu boya paletine dönmüş.
02:13Ressam gülmemek için kendini zor tutuyor.
02:16İşte tam o an, hikayenin yüzeysellikten derinliğe doğru kaymaya başladığı an.
02:20Şimdi buradaki asıl vurucu noktaya gelelim.
02:23Kadın, kendisi gibi güzel olmayan birinin neden çizmek istediğini sorduğunda ressam efsanevi bir cevap veriyor.
02:29Güzel kadın değil, güzel bakan kadın çizmek istiyorum.
02:32Bu gerçekten muazzam bir an.
02:34Çünkü ressam, kadının o tuhaf dış görünüşünü, akan makyajını bir kenara bırakıp doğrudan onun içindeki derinliğe, o yaşanmışlık dolu bakışlarına
02:42odaklanıyor.
02:43Bu sözleri duyan kadının başını masaya eğip, o kıpkırmızı yüzündeki mahcubiyeti gizlemeye çalışması var ya,
02:49işte o sert kabuğun ilk kez çatladığını hissettiğimiz yer tam da burası.
02:53Ve kafamızda yankılanan o büyük soru, neden hep kırmızı?
02:57Her portrenin bir ruhu vardır ve o ruhu yakalamak için hikayeyi bilmeniz gerekir.
03:01Bu basit soru, bizi o sıcak pastane masasından alıp, kadının herkesten köşe bucak sakladığı, etrafına aşılmaz duvarlar ördüğü o gizemli
03:10geçmişine ışınlıyor.
03:113. Bölüm Süleyman ile Başlayan Hikaye
03:14O abartılı makyajın gerisinde, aslında Hacce adında, Süleyman isimle bir memurla görücü usulü evlendirilmiş gencecik bir kadın var.
03:23Olayların ne kadar baş döndürücü bir hızla geliştiğine bir bakın.
03:261. hafta söz kesiliyor, 2. hafta nişan, 3. hafta nikah ve 4. hafta haritada yerini bile bilmediği bambaşka bir şehre
03:34gelin gidiyor.
03:35Gencecik bir kadının, sırf karşısındaki memur olduğu için ailesi tarafından onaylanan ve hiç tanımadığı bir hayata doğru nasıl savrulduğunu görüyoruz.
03:44Peki, evlilikleri nasıldı derseniz, Süleyman öyle John gibi yakışıklı biri falan değildi ama memur maaşıyla ona resmen bir kraliçe gibi
03:52baktı.
03:53Sağlığına inanılmaz düşkündü, en ufak bir öksürükte onu hemen doktora götürürdü.
03:56Fakat burada çok ama çok kritik bir detay var.
04:00Süleyman hastalık derecesinde kıskançtı.
04:03Öyle ki, kadının dudaklarına küçücük, belli belirsiz bir ruj sırmesini bile kesinlikle yasaklamıştı.
04:08Düşünebiliyor musunuz ironiyi?
04:10Bugün tepeden tırnağı kırmızıya boyanmış bu kadının geçmişinde bir damla kırmızı ruja bile tahammül edemeyen katı bir sevgi kafesi var.
04:17Gerçekten inanılmaz.
04:184. bölüm
04:19Eksik kalan şey çocuk
04:21Kurdukları o küçük, güvenli sevgi sarayında tek bir şey eksikti aslında.
04:26Evin içinde yankılanacak bir çocuk sesi.
04:29Evliliklerinin üzerinden tam 3 yıl geçiyor.
04:32Kadının bitmek bilmeyen ısrarları sonucunda nihayet doktora gidiyorlar.
04:36Fakat o test sonuçlarını bekleme süreci kadının hayatındaki en uzun, en kahredici bekleyişe dönüşüyor.
04:42Süleyman sonuçların bir türlü çıkmadığını bahane ederek onu haftalarca oyalıyor.
04:47Ama ortada gizlenen bir gerçek var.
04:49Süleyman'ın o derin sessizliği ve bahçede sigara içerek geçirdiği zamanın giderek artması.
04:54Gözünüzün önüne getirin lütfen.
04:56Süleyman elinde o yıkıcı tıbbi sonuçlarla bahçeye çıkıyor.
05:00Karısına gerçeği söylemeye cesaret edemediği için üst üste sigara yakıyor.
05:05O bahçedeki sigara dumanı aslında Süleyman'ın çaresizliğinin ta kendisi.
05:09En sonunda kadın dayanamayıp gerçeği bizzat doktordan öğreniyor.
05:13Kusurlu olan kendisi.
05:15Asla çocuğu olmayacak.
05:17İşte hikayenin koptuğu yer tam olarak burası.
05:19O ezici duygu sahneye çıkıyor.
05:22Suçluluk.
05:22İçini bir kurt gibi kemiren, nefes aldırmayan, dayanılmaz bir ağırlık bu.
05:27Ve işin kötüsü, Süleyman'ın sevgisi azalmak bir yana dursun daha da artıyor.
05:32Üzülme, tedavisi bulunur, para biriktirip seni Ankara'ya götüreceğim diyor sürekli.
05:36İşte trajedinin en karanlık noktası da bu.
05:39Süleyman'ın bu sarsılmaz desteği, bu saf iyiliği, kadının suçluluk duygusunu hafifletmek yerine katlanılmaz bir boyuta taşıyor.
05:46Bu ezici yük, onu bir şafak vakti, elinde küçücük bir valizle, nereye gideceğini bile bilmediği bir otobüse binip kaçmaya zorluyor.
05:54Beşinci ve son bölüm.
05:55İçsel cehennemin rengi kırmızı.
05:58Hikayenin en başından beri kafamızı kurcalayan o görsel şokun ardındaki gerçeğe nihayet ulaşıyoruz.
06:04Bütün bu dönüşüm nasıl başladı biliyor musunuz?
06:07Geçmişine ve o boğucu suçluluk duygusuna edilen doğrudan bir isyanla,
06:12o kesinlikle yasaklanmış kırmızı rujun dudağa sürülen tek bir darbesiyle.
06:17Birinci adım buydu ama sonra o içindeki bitmek bilmeyen vicdan azabı,
06:21tıpkı önüne geçilemez bir yangın gibi büyüyüp taştı.
06:25Ve son adımda sadece dudaklar değil, elbiseler, ayakkabılar, çantalar,
06:29tüm varlığı bu isyanın, kendi iç cehenneminin rengi tarafından tamamen yutuldu.
06:35O abartılı kırmızı, aslında onun atamadığı çığlıkların fiziksel bir beden bulmuş haliydi.
06:41Yani uzun lafın kısası, asıl mesele şu.
06:44İnsanların sokakta görüp güldüğü, acıdığı, alay ettiği o absürt dış görünüş var ya,
06:49o sadece dışarıdaki kırmızı.
06:50İşin aslıysa o makyajın altında yatan, onu her Allah'ın günü yakıp kavuran gerçek, içindeki cehennem.
06:56Kadın aslında o haliyle adeta şunu haykırıyor.
06:59Dışımda gördüğünüz bu kırmızı, içimde yanan cehennemin yanında, inanın hiç kalır.
07:03İnsanların o kadar yüzeysel yargıladığı tuhaflık,
07:06bir insanın kendi içinde yaşadığı o affedilemez azabın,
07:09o acımasız ateşin sadece minicik bir yansıması aslında.
07:12Bu sarsıcı ve derin incelemeyi,
07:15ressamın aklına kazınan şu muazzam dizelerle bitirmek istiyorum.
07:18Kim bilir kimin neler çektiğini, kül bahçelerine güller çektiğini.
07:22Bu dizeler sadece kırmızılı kadını anlatmıyor aslında.
07:25Sokağa çıktığımızda yanından şöyle bir bakıp geçtiğimiz,
07:28belki tuhaf bulup yargıladığımız herkesi tek bir cümlede özetliyor.
07:32Dışarıdan gördüğümüz o sahte maskelerin,
07:35tuhaf kıyafetlerin ardında kimin ne yangınlarla,
07:38ne kül bahçeleriyle boğuştuğunu asla bilemeyiz.
07:40Peki ya siz?
07:41Bugün sokakta yanından geçip gittiğiniz o yabancıların,
07:44dış görünüşlerinin ardında nasıl devasa hikayeler taşıdığını hiç düşündünüz mü?
07:49Umarım bu incelememiz,
07:50dünyaya ve insanlara çok daha farklı,
07:52çok daha delin bir gözle bakmanızı sağlamıştır.
07:54Bir sonraki incelememizde yepyeni bir hikayeyle buluşmak üzere,
07:58kendinize çok iyi bakın ve merakla kalın.
Yorumlar