Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 21 saat önce
Bu köşe yazısı, Müyesser Yıldız’ın Türkiye'nin iç ve dış siyasetindeki çelişkileri sert bir dille eleştirdiği değerlendirmelerini içermektedir. Yazı, iktidar kanadının muhalefeti "dış güçlerin kuklası" olmakla suçlamasına karşılık, Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerindeki nüfuzunu ima eden açıklamalarına ve hükümetin bu duruma sessiz kalmasına odaklanıyor. Ayrıca Kazakistan’ın Rum kesimiyle yakınlaşması, Kıbrıs’taki askeri hareketlilikler ve Karadeniz'de bir Türk balıkçının öldürülmesi gibi kritik dış politika meselelerinde Ankara'nın sergilediği pasif tutum sorgulanıyor. Yazar, milli çıkarların korunması noktasında sergilenen zafiyetleri vurgularken, devlet kurumlarının yalnızca Erdoğan’a yönelik eleştiriler söz konusu olduğunda refleks gösterdiğini savunuyor. Sonuç olarak kaynak, iktidarın "yerli ve milli" söylemi ile sahadaki diplomatik gerçeklikler arasındaki tezatları somut örneklerle ortaya koymaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Hemen konuya girelim çünkü bugün elimizde gerçekten çarpıcı bir dosya var.
00:07Gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı oldukça detaylı bir analizi mercek altına alıyoruz.
00:12Yıldız, bu yazısında Türkiye'nin iç siyasette kullandığı o keskin, sert söylemler ile
00:17dış politikadaki gerçek eylemleri arasındaki makası inceliyor.
00:21Biz de burada taraf tutmadan tamamen yazarın ortaya koyduğu verilere ve o mantık sislesine odaklanıp
00:26duruma adım adım çözümleyeceğiz.
00:28Peki, bu incelemede rotamız ne?
00:31Öncelikle dış güçlerin kuklası kriterine bakacağız, ardından ilginç bir Trump paradoksu var, onu konuşacağız.
00:38Sonra, Türk devletleri ve Kıbrıs'taki sessizlik, Karadeniz olayı ve son olarak da devletin tepkisini tanımlamak başlıklarıyla
00:46bugünkü dosyamızı toparlayacağız.
00:48Birinci bölümle başlayalım, dış güçlerin kuklası kriteri, yani siyasetteki o en büyük günahın tanımı.
00:54Yazar argümanını doğrudan iktidar partisinin kendi kelimeleriyle inşa ediyor.
00:59Bakın, eski AKP milletvekili Aydın Ünal'ın şu sözleri analizimizin sıfır noktası.
01:05İpi dışarıda, kuklalar tek tek tasfiye ediliyor.
01:08Almanya'nın, İngiltere'nin, İsrail'in destekleriyle yol yürüyenler CHP'den ayrışmış olacak.
01:13Yıldız bu cimneyi bilerek seçiyor, çünkü iktidarın gözünde milli olmamanın
01:18ya da dış güçlerin kontrolünde olmanın ne demek olduğunu bundan daha net özetleyen bir ifade zor bulunur.
01:24Yani yazar diyor ki, eğer Almanya, İngiltere veya İsrail gibi dış güçlerin etkisi altındaysanız,
01:30bu iç siyasetteki en büyük tasfiye sebebidir.
01:33Kriterimiz tam olarak bu.
01:35İşte tam bu noktada Yıldız o vurucu soruyu masaya koyuyor.
01:40İçeride muhalefeti dış güçlerin kuklası olmakla suçlayan bu tavizsiz söylem,
01:46iş dış politikaya gelince ne kadar geçerli?
01:49Yani devletin dışarıdaki fiili adımları, içerideki bu katı yerli ve milli kriterini geçebiliyor mu?
01:56Gelelim ikinci bölüme, Trump paradoksu.
01:59Övgüler, gurur tabloları ve cevabını arayan bazı retorik sorular.
02:05Şimdi yakın zamanda yaşanan bir olaya dönelim.
02:07Eski ABD Başkanı Donald Trump ile İsrailli bir gazeteci arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında geçen bir diyalog var.
02:14Yıldız, konuya okuyucunun zihnini açacak harika bir soruyla giriyor.
02:18Ya Donald Trump Türk muhalefetini bu kadar övseydi ne olurdu?
02:21Düşünsenize.
02:22Az önce bahsettiğimiz o dış güçlerin kuklası kriterini hatırlayın.
02:26Muhalefet dışarıdan böyle bir övgü alsaydı, içerideki yankısı nasıl kopardı?
02:31Bunu aklımızın bir köşesinde tutalım.
02:33Diyalog tam olarak şöyle.
02:34İsrail'i gazeteci Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma ihtimalini soruyor ve Trump şu yanıtı veriyor.
02:39O bana saygı duyuyor, ben de ona saygı duyuyorum.
02:42Arada iyi bir dostluk var.
02:44Böyle bir şeyin yaşanacağını sanmıyorum.
02:45En azından ben başkenken olmaz.
02:48Yazar buradaki devasa eroninin altını çiziyor.
02:50Yani Erdoğan'ın İsrail'e yönelik o çok sert uyarılarına rağmen Trump inanılmaz bir rahatlıkla ben başkanken Türkiye böyle bir
02:57adım atmaz, bu yaşanmaz diyebiliyor.
02:59Yıldız bu sözlerin altında aslında Trump'ın Türkiye'nin eylemleri üzerinde ciddi bir kontrol gücüne sahip olduğu imasını yattığını belirtiyor.
03:06Peki normalde dışarıdan gelen böyle bir kontrol veya garanti imasına sen kimsin de bizim adımıza konuşuyorsun şeklinde milli bir tepki
03:15verilmesi beklenmez mi?
03:17Yıldız'ın analizine göre durum hiç de öyle olmadı.
03:19Tam aksine hükümet yanlısı medya bunu büyük bir gurur tablosu olarak sundu.
03:23Trump'ın İsrail medyasının oyununa gelmediği vurgulandı, övgüler manşetlere çekildi ama o bağımsızlığa gölge düşüren kontrol iması işte o kısım
03:33tamamen görmezden gelindi.
03:35Üçüncü bölümümüz Türk devletleri ve Kıbrıs'taki sessizlik.
03:39Coğrafyamızdaki hızlı jeopolitik değişimler ve bunlara verilen sessiz tepkiler.
03:44Yazarın analizindeki ikinci büyük stres testi de tam olarak burada başlıyor.
03:48İçerideki o gürleyen söylemler etrafımızdaki diplomatik hamleler karşısında ne durumda?
03:53Bakın bölgede inanılmaz bir diplomasi trafiği var.
03:56Kardeş devletimiz Kazakistan, Kıbrıs Rum kesimini tanıyor.
04:00Rum Dışişleri Bakanı, Orta Asya'da Türkiye'nin en güçlü bağları olan ülkelerde Tacikistan'da, Özbekistan'da mekik dokuyor.
04:07Peki Türkiye'nin hani şu Türk dünyası yüzyılını inşa ettiğini söyleyen Ankara'nın tepkisi ne?
04:12Yıldız'ın aktardığı tabloya göre derin bir sessizlik.
04:15Hatta o günlerde Kazakistan'a giden eğitim bakanının gündeminde sadece yapay zeka çalışmaları ve ders kitaplarındaki Orta Asya isminin Türkistan
04:24yapılması gibi sembolik konular var.
04:26Ama sahadaki somut jeopolitik adımlara karşı hiçbir ses yok.
04:29Kıbrıs meselesinde tablo daha da ilginçleşiyor.
04:33Sadece bir hafta önce Kıbrıs Rum kesimi ve Fransa, uluslararası garantörlük anlaşmalarını açıkça ihlal eden bir askeri işbirliği paktına imza
04:40atıyor.
04:41KKTC Başbakanı çıkıp bu duruma anında ve şiddetli tepki gösteriyor.
04:45Ama Ankara?
04:46Ankara günlerce sessiz kalıyor.
04:48Ta ki Savunma Bakanlığı o bildik, standart, gelişmeleri yakından takip ediyoruz açıklamasını yapana kadar.
04:54Yazar burada açıkça soruyor.
04:56Bu sessizlik sarmalının asıl sebebi ne?
04:59Ve dördüncü bölüm Karadeniz olayı.
05:01Denizde yaşanan bir trajedi ve ardındaki devasa diplomatik boşluk.
05:05Geldik analizdeki belki de en sarsıcı, en düşündürücü kısma.
05:09Çünkü bu kez mesele sadece diplomatik bir hamle değil, ortada bir insan hayatı var.
05:13Olaylar şöyle gelişiyor.
05:15Bir hafta kadar önce Kırım açıklarında bir Türk balıkçı teknesi hedef alınıyor ve vatandaşımız Cüneyt varlık hayatını kaybediyor.
05:22Ardından Rus büyükelçi çıkıp bu saldırıdan açıkça Ukrayna'yı sorumlu tutuyor.
05:26Peki bizim Dışişleri Bakanlığımız ne yapıyor?
05:28Yıldız'ın analizine göre yine o derin sessizlik.
05:31Sadece mesajların iletildiği söyleniyor, o kadar.
05:34Doğrudan bir Türk vatandaşına yapılan bu saldırıda yüksek sesli kamuoyunu tatmin eden bir devlet tepkisi maalesef göremiyoruz.
05:40Durumun vehametini göstermek için yazar, eski genelkurmay başkanı ve dönemin Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın şu sözlerini hatırlatıyor.
05:49Çalışılıyor.
05:50Şimdi açıklamak pek uygun değil.
05:52Yıldız, bir vatandaşın öldürüldüğü olayda devletin gösterdiği bu aşırı temkinli, şeffaflıktan uzak tavrı şiddetle eleştiriyor.
05:59Uygun olmayan nedir?
06:01Kimden çekiniliyor?
06:02Diye soruyor.
06:03Acaba Batı destekli Ukrayna'yı gücündürmemek için mi bu sessizlik tercih ediliyor?
06:07Ve analizin o en çarpıcı karşılaştırmalarından bir diğeri.
06:11Bir tarafta vatandaşı öldürüldüğünde bile açıklamak uygun değil diyerek sessiz kalan, alttan alan Türkiye var.
06:17Diğer tarafta ise sadece insansız bir deniz aracı kendi sularına girdiği için kelimenin tam anlamıyla kıyameti koparan ve Ukrayna'yı
06:26resmen özür dilemek zorunda bırakan Yunanistan var.
06:28Yıldız bu iki tabloyu yan yana koyuyor ve soruyor.
06:32Gerçek milli duruş hangizdir?
06:34Beşinci ve son bölümümüze geliyoruz.
06:36Devletin tepkisini tanımlamak.
06:39Peki ama devlet gerçekte ne harekete geçirir?
06:42Tüm bu alttan alma, sessiz kalma örneklerinden sonra yazar o can alıcı sorunun cevabını arıyor.
06:48Gerçekte ne oluyor da devletin tüm çarkları bir anda dönmeye başlıyor?
06:53İnanılmaz bir zıtlık var ortada.
06:55İsrail Başbakanı Netanyahu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sözlü bir eleştiri yönelttiğinde,
07:00Dışişleri Bakanlığından tutun da Rütük'e kadar tüm devlet kademeleri anında en yüksek perdeden ayağa kalkıyor.
07:07Ama bir yanda iç siyasette İsrail demek, ABD demek denilip muhalefet Amerikan uzantısı olmakla suçlanırken,
07:15aynı Amerikanın elçisi Tom Barrack, Ankara'da son derece sıcak, dostane bir havada ağırlanıyor.
07:21Hatta görüşmelerin ardından ABD temsilcisi Tom Barrack, kameraların karşısına geçip aynen şöyle diyor.
07:27Pek çok ortak hedefi paylaşan güçlü müttefikler olarak ABD-Türkiye ortaklığı somut sonuçlar üretiyor.
07:33Yazar Müyesser Yıldız, analizini noktalarken işte bu somut sonuçlar ifadesindeki ironiye dikkat çekiyor.
07:40Çünkü bu ortaklığın sonuçlarını dış politikadan ziyade içeride muhalefetin nasıl gayrimilliğe ilan edildiğinde çok daha net görüyoruz.
07:48Dışarıda sıcak ortaklıklar yürütülürken içeride keskin bir anti-emperyalist söylem pompalanıyor.
07:53Ve bu detaylı incelememizin sonuna gelirken,
07:56yazarın hepimizin aklına kazıdığı o nihai, kışkırtıcı soruyla baş başa kalıyoruz.
08:00Bir yanda en ufak bir yabancı temasını muhalefet için anında siyasi tasfiye sebebi sayan bir söylem,
08:07diğer yanda ise vatandaşı öldürüldüğünde susan, etrafındaki diplomatik ihlalleri izlemekle yetinen
08:12ve aynı yabancı elçilerle somut sonuçlar üreten bir devlet aygıtı.
08:16Eğer siyasetteki en büyük günah gerçekten dış güçlerin kuklası olmaksa,
08:21söylem ve eylem arasındaki bu devasa uçurumda,
08:24günümüz Türkiye'sinin jeopolitik gerçekliğinde milliliği aslında ne tanımlar?
08:28Bu soruyu düşünmek hepimize düşüyor.
08:29İncelememize katıldığınız için teşekkürler, bir sonraki dosyada görüşmek üzere.

Önerilen