00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Hemen konuya girelim çünkü bugün elimizde gerçekten çarpıcı bir dosya var.
00:07Gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı oldukça detaylı bir analizi mercek altına alıyoruz.
00:12Yıldız, bu yazısında Türkiye'nin iç siyasette kullandığı o keskin, sert söylemler ile
00:17dış politikadaki gerçek eylemleri arasındaki makası inceliyor.
00:21Biz de burada taraf tutmadan tamamen yazarın ortaya koyduğu verilere ve o mantık sislesine odaklanıp
00:26duruma adım adım çözümleyeceğiz.
00:28Peki, bu incelemede rotamız ne?
00:31Öncelikle dış güçlerin kuklası kriterine bakacağız, ardından ilginç bir Trump paradoksu var, onu konuşacağız.
00:38Sonra, Türk devletleri ve Kıbrıs'taki sessizlik, Karadeniz olayı ve son olarak da devletin tepkisini tanımlamak başlıklarıyla
00:46bugünkü dosyamızı toparlayacağız.
00:48Birinci bölümle başlayalım, dış güçlerin kuklası kriteri, yani siyasetteki o en büyük günahın tanımı.
00:54Yazar argümanını doğrudan iktidar partisinin kendi kelimeleriyle inşa ediyor.
00:59Bakın, eski AKP milletvekili Aydın Ünal'ın şu sözleri analizimizin sıfır noktası.
01:05İpi dışarıda, kuklalar tek tek tasfiye ediliyor.
01:08Almanya'nın, İngiltere'nin, İsrail'in destekleriyle yol yürüyenler CHP'den ayrışmış olacak.
01:13Yıldız bu cimneyi bilerek seçiyor, çünkü iktidarın gözünde milli olmamanın
01:18ya da dış güçlerin kontrolünde olmanın ne demek olduğunu bundan daha net özetleyen bir ifade zor bulunur.
01:24Yani yazar diyor ki, eğer Almanya, İngiltere veya İsrail gibi dış güçlerin etkisi altındaysanız,
01:30bu iç siyasetteki en büyük tasfiye sebebidir.
01:33Kriterimiz tam olarak bu.
01:35İşte tam bu noktada Yıldız o vurucu soruyu masaya koyuyor.
01:40İçeride muhalefeti dış güçlerin kuklası olmakla suçlayan bu tavizsiz söylem,
01:46iş dış politikaya gelince ne kadar geçerli?
01:49Yani devletin dışarıdaki fiili adımları, içerideki bu katı yerli ve milli kriterini geçebiliyor mu?
01:56Gelelim ikinci bölüme, Trump paradoksu.
01:59Övgüler, gurur tabloları ve cevabını arayan bazı retorik sorular.
02:05Şimdi yakın zamanda yaşanan bir olaya dönelim.
02:07Eski ABD Başkanı Donald Trump ile İsrailli bir gazeteci arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında geçen bir diyalog var.
02:14Yıldız, konuya okuyucunun zihnini açacak harika bir soruyla giriyor.
02:18Ya Donald Trump Türk muhalefetini bu kadar övseydi ne olurdu?
02:21Düşünsenize.
02:22Az önce bahsettiğimiz o dış güçlerin kuklası kriterini hatırlayın.
02:26Muhalefet dışarıdan böyle bir övgü alsaydı, içerideki yankısı nasıl kopardı?
02:31Bunu aklımızın bir köşesinde tutalım.
02:33Diyalog tam olarak şöyle.
02:34İsrail'i gazeteci Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma ihtimalini soruyor ve Trump şu yanıtı veriyor.
02:39O bana saygı duyuyor, ben de ona saygı duyuyorum.
02:42Arada iyi bir dostluk var.
02:44Böyle bir şeyin yaşanacağını sanmıyorum.
02:45En azından ben başkenken olmaz.
02:48Yazar buradaki devasa eroninin altını çiziyor.
02:50Yani Erdoğan'ın İsrail'e yönelik o çok sert uyarılarına rağmen Trump inanılmaz bir rahatlıkla ben başkanken Türkiye böyle bir
02:57adım atmaz, bu yaşanmaz diyebiliyor.
02:59Yıldız bu sözlerin altında aslında Trump'ın Türkiye'nin eylemleri üzerinde ciddi bir kontrol gücüne sahip olduğu imasını yattığını belirtiyor.
03:06Peki normalde dışarıdan gelen böyle bir kontrol veya garanti imasına sen kimsin de bizim adımıza konuşuyorsun şeklinde milli bir tepki
03:15verilmesi beklenmez mi?
03:17Yıldız'ın analizine göre durum hiç de öyle olmadı.
03:19Tam aksine hükümet yanlısı medya bunu büyük bir gurur tablosu olarak sundu.
03:23Trump'ın İsrail medyasının oyununa gelmediği vurgulandı, övgüler manşetlere çekildi ama o bağımsızlığa gölge düşüren kontrol iması işte o kısım
03:33tamamen görmezden gelindi.
03:35Üçüncü bölümümüz Türk devletleri ve Kıbrıs'taki sessizlik.
03:39Coğrafyamızdaki hızlı jeopolitik değişimler ve bunlara verilen sessiz tepkiler.
03:44Yazarın analizindeki ikinci büyük stres testi de tam olarak burada başlıyor.
03:48İçerideki o gürleyen söylemler etrafımızdaki diplomatik hamleler karşısında ne durumda?
03:53Bakın bölgede inanılmaz bir diplomasi trafiği var.
03:56Kardeş devletimiz Kazakistan, Kıbrıs Rum kesimini tanıyor.
04:00Rum Dışişleri Bakanı, Orta Asya'da Türkiye'nin en güçlü bağları olan ülkelerde Tacikistan'da, Özbekistan'da mekik dokuyor.
04:07Peki Türkiye'nin hani şu Türk dünyası yüzyılını inşa ettiğini söyleyen Ankara'nın tepkisi ne?
04:12Yıldız'ın aktardığı tabloya göre derin bir sessizlik.
04:15Hatta o günlerde Kazakistan'a giden eğitim bakanının gündeminde sadece yapay zeka çalışmaları ve ders kitaplarındaki Orta Asya isminin Türkistan
04:24yapılması gibi sembolik konular var.
04:26Ama sahadaki somut jeopolitik adımlara karşı hiçbir ses yok.
04:29Kıbrıs meselesinde tablo daha da ilginçleşiyor.
04:33Sadece bir hafta önce Kıbrıs Rum kesimi ve Fransa, uluslararası garantörlük anlaşmalarını açıkça ihlal eden bir askeri işbirliği paktına imza
04:40atıyor.
04:41KKTC Başbakanı çıkıp bu duruma anında ve şiddetli tepki gösteriyor.
04:45Ama Ankara?
04:46Ankara günlerce sessiz kalıyor.
04:48Ta ki Savunma Bakanlığı o bildik, standart, gelişmeleri yakından takip ediyoruz açıklamasını yapana kadar.
04:54Yazar burada açıkça soruyor.
04:56Bu sessizlik sarmalının asıl sebebi ne?
04:59Ve dördüncü bölüm Karadeniz olayı.
05:01Denizde yaşanan bir trajedi ve ardındaki devasa diplomatik boşluk.
05:05Geldik analizdeki belki de en sarsıcı, en düşündürücü kısma.
05:09Çünkü bu kez mesele sadece diplomatik bir hamle değil, ortada bir insan hayatı var.
05:13Olaylar şöyle gelişiyor.
05:15Bir hafta kadar önce Kırım açıklarında bir Türk balıkçı teknesi hedef alınıyor ve vatandaşımız Cüneyt varlık hayatını kaybediyor.
05:22Ardından Rus büyükelçi çıkıp bu saldırıdan açıkça Ukrayna'yı sorumlu tutuyor.
05:26Peki bizim Dışişleri Bakanlığımız ne yapıyor?
05:28Yıldız'ın analizine göre yine o derin sessizlik.
05:31Sadece mesajların iletildiği söyleniyor, o kadar.
05:34Doğrudan bir Türk vatandaşına yapılan bu saldırıda yüksek sesli kamuoyunu tatmin eden bir devlet tepkisi maalesef göremiyoruz.
05:40Durumun vehametini göstermek için yazar, eski genelkurmay başkanı ve dönemin Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın şu sözlerini hatırlatıyor.
05:49Çalışılıyor.
05:50Şimdi açıklamak pek uygun değil.
05:52Yıldız, bir vatandaşın öldürüldüğü olayda devletin gösterdiği bu aşırı temkinli, şeffaflıktan uzak tavrı şiddetle eleştiriyor.
05:59Uygun olmayan nedir?
06:01Kimden çekiniliyor?
06:02Diye soruyor.
06:03Acaba Batı destekli Ukrayna'yı gücündürmemek için mi bu sessizlik tercih ediliyor?
06:07Ve analizin o en çarpıcı karşılaştırmalarından bir diğeri.
06:11Bir tarafta vatandaşı öldürüldüğünde bile açıklamak uygun değil diyerek sessiz kalan, alttan alan Türkiye var.
06:17Diğer tarafta ise sadece insansız bir deniz aracı kendi sularına girdiği için kelimenin tam anlamıyla kıyameti koparan ve Ukrayna'yı
06:26resmen özür dilemek zorunda bırakan Yunanistan var.
06:28Yıldız bu iki tabloyu yan yana koyuyor ve soruyor.
06:32Gerçek milli duruş hangizdir?
06:34Beşinci ve son bölümümüze geliyoruz.
06:36Devletin tepkisini tanımlamak.
06:39Peki ama devlet gerçekte ne harekete geçirir?
06:42Tüm bu alttan alma, sessiz kalma örneklerinden sonra yazar o can alıcı sorunun cevabını arıyor.
06:48Gerçekte ne oluyor da devletin tüm çarkları bir anda dönmeye başlıyor?
06:53İnanılmaz bir zıtlık var ortada.
06:55İsrail Başbakanı Netanyahu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sözlü bir eleştiri yönelttiğinde,
07:00Dışişleri Bakanlığından tutun da Rütük'e kadar tüm devlet kademeleri anında en yüksek perdeden ayağa kalkıyor.
07:07Ama bir yanda iç siyasette İsrail demek, ABD demek denilip muhalefet Amerikan uzantısı olmakla suçlanırken,
07:15aynı Amerikanın elçisi Tom Barrack, Ankara'da son derece sıcak, dostane bir havada ağırlanıyor.
07:21Hatta görüşmelerin ardından ABD temsilcisi Tom Barrack, kameraların karşısına geçip aynen şöyle diyor.
07:27Pek çok ortak hedefi paylaşan güçlü müttefikler olarak ABD-Türkiye ortaklığı somut sonuçlar üretiyor.
07:33Yazar Müyesser Yıldız, analizini noktalarken işte bu somut sonuçlar ifadesindeki ironiye dikkat çekiyor.
07:40Çünkü bu ortaklığın sonuçlarını dış politikadan ziyade içeride muhalefetin nasıl gayrimilliğe ilan edildiğinde çok daha net görüyoruz.
07:48Dışarıda sıcak ortaklıklar yürütülürken içeride keskin bir anti-emperyalist söylem pompalanıyor.
07:53Ve bu detaylı incelememizin sonuna gelirken,
07:56yazarın hepimizin aklına kazıdığı o nihai, kışkırtıcı soruyla baş başa kalıyoruz.
08:00Bir yanda en ufak bir yabancı temasını muhalefet için anında siyasi tasfiye sebebi sayan bir söylem,
08:07diğer yanda ise vatandaşı öldürüldüğünde susan, etrafındaki diplomatik ihlalleri izlemekle yetinen
08:12ve aynı yabancı elçilerle somut sonuçlar üreten bir devlet aygıtı.
08:16Eğer siyasetteki en büyük günah gerçekten dış güçlerin kuklası olmaksa,
08:21söylem ve eylem arasındaki bu devasa uçurumda,
08:24günümüz Türkiye'sinin jeopolitik gerçekliğinde milliliği aslında ne tanımlar?
08:28Bu soruyu düşünmek hepimize düşüyor.
08:29İncelememize katıldığınız için teşekkürler, bir sonraki dosyada görüşmek üzere.