00:00Herkese merhaba. Bugün uluslararası diplomasi koridorlarında fısıltıyla konuşulan ama aslında yeri göğü inletme potansiyeli taşıyan bir gelişmeyi mercek altına alıyoruz.
00:09Kazakistan ve Güney Kıbrıs Rum yönetimi arasında bir anda filizlenen o beklenmedik yakınlaşma.
00:14Peki haritaya baktığınızda aralarında kilometrelerce mesafe olan bu iki aktörün attığı adım bölgenin o hassas jeopolitik fay hatlarını nasıl tetikleyecek?
00:23Gelin hiçbir taraf tutmadan tamamen objektif bir mercekle bu büyük resmi hep birlikte inceleyelim.
00:28Şimdi Kıbrıs Rum kesiminden çıkan şu manşete bir bakar mısınız?
00:32Türk planlarına kama Kıbrıs'ın diplomatik izi genişliyor. İddialı değil mi?
00:36Bu sadece dikkat çekmek için atılmış sıradan bir başlık falan değil.
00:40Aslında Doğu Akdeniz'den ta Orta Asya'ya uzanan eksende yaşanabilecek devasa bir jeopolitik depremin çok net bir habercisi.
00:47Peki bu tarihi ve bir o kadar da sürpriz diplomatik yakınlaşma tam olarak nasıl başladı?
00:53Gelin olayların akışına bir bakalım.
00:54Her şey Kazakistan'ın Güney Kıbrıs'a bir büyük elçi atamasıyla başlıyor.
00:59İlk bakışta ne var bunda her ülke birbirine büyük elçi atar diyebilirsiniz ama olay burada kalmıyor.
01:06Hemen ardından Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulidis Astana'ya o tarihi ilk ziyareti gerçekleştiriyor.
01:13Üstelik bu temaslar sırasında sadece karşılıklı doğrudan uçuşlar başlamakla kalmıyor.
01:18Aynı zamanda Hristodulidis'e Kazakistan'ın devlet nişanı olan dostluk nişanı veriliyor.
01:24Gelecek hedeflerine baktığımızda ise Güney Kıbrıs'ın Astana'da bir büyük elçilik açma planı var.
01:30Yani işler bir anda ciddileşiyor.
01:32Sıradan bir el sıkışmanın çok ötesine geçiyoruz.
01:35Şimdi bu noktada Astana'nın yani Kazakistan'ın bu hamlesinin altında yatan devlet aklını anlamamız lazım.
01:42Neden böyle bir adım atıyorlar?
01:44Uluslararası ilişkilerde çok yönlü dış politika dediğimiz son derece kritik bir strateji var.
01:49Kazakistan'ı sahnede birden fazla tabağı aynı anda düşürmeden çevirmeye çalışan bir sirk ustası gibi düşünün.
01:55Kendi ulusal çıkarlarını maksimize etmek için Rusya, Çin, Avrupa Birliği, Amerika ve elbette Türkiye gibi devler alasındaki dengeyi inanılmaz bir
02:04hassasiyetle korumak zorundalar.
02:05Yani olaya tamamen rasyonel ve analitik bir mercekten bakarsak, Güney Kıbrıs ile kurulan bu temaslar Kazakistan için Avrupa Birliği'ne
02:14ve o devasa Avrupa pazarlarına giden yolda ustaca inşa edilmiş bir köprüden ibaret.
02:19Amaç diplomatik manevralarla Avrupa'ya açılan kapıyı kendi adlarına biraz daha aralayabilmek.
02:24Ama asıl sormamız gereken can alıcı soru şu.
02:27Gerçekten sadece ekonomik bir hamleyle mi karşı karşıyayız yoksa işin içinde siyasi bir satranç da var mı?
02:34Ortadaki şu tabloya bir bakın.
02:36Uçuşlar başlıyor, yeni büyükelcilikler planlanıyor, dev iş forumları organize ediliyor.
02:42Bir de üzerine devlet başkanına verilecek olan o meşhur dostluk nişanı eklenince bütün bunları alt alta topladığınızda olayın sadece biz
02:50biraz ticaret yapalım seviyesinde olmadığını,
02:52son derece sembolik ve yüksek profilli siyasi bir yakınlaşma olduğunu çok net bir şekilde görebiliyorsunuz.
02:58Ve işte bu derinleşen yakınlaşma bizi Doğu Akdeniz'deki o aşılamaz kırmızı çizgilere ve tam bir jeopolitik kilitlenmeye götürüyor.
03:06Buradaki zıtlık gerçekten inanılmaz.
03:09Bir tarafta Avrupa Birliği ve Güney Kıbrıs'ın o esnemez duruşu var.
03:12Rum yönetimini adanın tek yasal hakimi olarak kabul ediyorlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kesinlikle tanımıyorlar ve Türkiye'nin adadaki
03:21askeri varlığını açıkça bir işgal olarak tanımlıyorlar.
03:24Tablonun tam karşısında ise Türkiye var ve Türkiye için Kıbrıs asla basit bir dış politika detayı değil,
03:30mavi vatan doktrininin tam kalbi, mutlak bir beka ve ulusal güvenlik meselesi.
03:34Ortada uzlaşması neredeyse imkansız, birbirine taban tabana zıt iki devasa kutup var.
03:39Hal böyle olunca dışarıdan bakan tarafsız bir gözlemci için Türkiye'deki endişeyi anlamak hiç de zor değil.
03:47Türk kamuoyu haklı olarak şunu soruyor.
03:49Acaba bu karlı ticari adımlar zamanla Kazakistan'ın siyasi duruşunu bizim aleyhimize değiştirir mi?
03:56Zira tarih bize defalarca göstermiştir ki bazen yeni ve karlı ortaklıklar eski dostlukların ve siyasi dayanışmaların önceliklerini yavaş yavaş aşındırabiliyor.
04:08Peki işin aslı ne?
04:09Bu durum kültürel birliğin mi yoksa stratejik çıkarların mı galip geldiğini gösteriyor?
04:15Aslında burada çok klasik ama bir o kadar da çarpıcı bir halkların ideali ve devletlerin real politiği çatışması duruyor karşımızda.
04:23Sokaktaki insan için ortak tarih ve dilden gelen o duygu seliyle Kuzey Kıbrıs Türk dünyasının ayrılmaz doğal bir parçası.
04:30Ama işin devlet kademesine o soğuk real politiğe indiğinizde dinamikler tamamen değişiyor.
04:36Bağımsız devletler kararlarını duygulara veya kardeşlik türkülerine göre değil,
04:41uluslararası hukuka, kasalarına girecek paraya ve Avrupa Birliği ile aralarındaki o kritik köprüleri korumaya bakarak veriyorlar.
04:47Ama durun hemen eyvah Türk dünyası parçalanıyor diyerek karalar bağlamaya da gerek yok.
04:52Türkiye ile Kazakistan arasında öyle bir günde silinip atılamayacak kökleri çok ama çok derin bir işbirliği ağı var.
04:59İkili ekonomik bağlar her geçen gün daha da güçleniyor, savunma sanayisinde devasa ortaklıklar yapılıyor,
05:05milyarlarca dolarlık enerji projeleri dönüyor,
05:08dahası her iki ülkede Türk Devletleri Teşkilatı'nın büyümesi için masada omuz omuza çalışmaya devam ediyor.
05:14İşte bütün bu parçaları birleştirdiğimizde şu gerçek adeta yüzümüze çarpıyor.
05:20Evet, Türk dünyası harika bir kültürel ve tarihi mirası paylaşıyor.
05:24Ama söz konusu jeopolitik bir kriz veya dış politika hamlesi olduğunda,
05:28mesela bir Avrupa Birliği gibi tek vücut olup aynı anda reaksiyon gösteremiyorlar.
05:33Bu ortak refleks eksikliği de maalesef yaşanan bu son gelişmeyi,
05:38diplomatik arenada Avrupa Birliği hanesine bir artı, Türkiye hanesine ise bir gerileme olarak yazıyor.
05:43Bu incelememizin sonuna gelirken, aklınızı kurcalayacak o kritik soruyu sormak istiyorum.
05:48Sizce Türk Devletleri Teşkilatı, gelecekte sadece ortak bayramlarda bir araya gelen kültürel bir kulüp olarak mı kalacak,
05:56yoksa jeopolitik kriz anlarında masaya yumruğunu tek ses olarak vurabilen gerçek bir stratejik güce mi dönüşecek?
06:02Bu sorunun cevabı, inanın bana, önümüzdeki 10 yılların küresel tarihini şekillendirecek.
06:08Bu analizde bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler, bir sonrakinde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar