Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 saat önce
Mehmet Edip Ören’in bu yazısı, Türkiye’nin güncel siyasi atmosferini sert bir muhalif dille eleştirerek ülkenin bir mutlakiyet rejimine sürüklendiğini savunmaktadır. Yazar, iktidarın Orta Doğu veya Orta Asya tipi bir otoriter model arasında kaldığını iddia ederken, ana muhalefet partisinin mevcut yönetim anlayışıyla aslında iktidarın devamlılığına hizmet ettiğini ileri sürmektedir. Metinde, eski genel başkana yönelik ağır eleştiriler getirilmekte ve bu ismin yok sayılarak etkisizleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Dış politikada ise İsrail ile olan gerilimin göstermelik bir tiyatro olduğunu savunan yazar, gerçekte ticari ve diplomatik bağların korunduğunu ifade etmektedir. Son olarak, toplumsal kimlikler üzerinden yürütülen tartışmalara değinilerek, Alevi toplumuna kendi içlerindeki zararlı figürleri ayıklama çağrısı yapılmaktadır. Tüm bu unsurlar, Türkiye’nin geleceğine dair karamsar ama mücadeleci bir perspektifle harmanlanarak sunulmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugünkü analizimizde siyasetin epey hararetli olduğu şu günlerde yazar Mehmet Edip Ören'in oldukça ses getiren çarpıcı iddialarla
00:09dolu o son makalesini masaya yatırıyoruz.
00:11Amacımız günümüzdeki siyasi tartışmaları şekillendiren bu karmaşık bakış açılarını net, anlaşılır ve hiç taraf tutmadan parçalara ayırmak,
00:19yazarın aslında ne demek istediğini, satır aralarında yatan o mesajları adım adım tamamen tarafsız bir gözle birlikte inceleyeceğiz.
00:26Hazırsanız hemen başlayalım.
00:28Açıkçası Metin epey yoğun ve kendi içinde çok fazla argüman barındırıyor.
00:33Bu yüzden yazarın o çok konuşulan itirazlarını daha rahat sindirebilmemiz için beş ana başlığa ayırdık.
00:38Mutlakiyet ve rejim tartışmalarıyla başlayacağız, ardından iktidarın model arayışına bakacağız,
00:44daha sonra yazarın muhalefete yönelttiği o sert eleştirilere geçip, oradan kimlik siyasetine ve son olarak da dış politikadaki söylem harkılıklarına
00:52değineceğiz.
00:52Gelin bu harita üzerinden yazarın iddialarına yakından bakalım.
00:55Yazıya şöyle bir bakıyorsunuz, giriş gayet masum.
00:59Aşina olduğumuz o meşhur türkü sözleriyle başlıyor.
01:02Ama inanın bana, bu öylesine yapılmış bir nostalji falan değil.
01:06Yazar burada son derece kinayeli bir alegori yapıyor.
01:09Türküde geçen o masum saç örme işini alıp, memleketin başına çorap örülmesi meselesiyle işleştiriyor.
01:14Yazarın burada aslında bize söylemek istediği ana fikir şu, halkın gözü fena halde boyanıyor,
01:20üstelik bu öyle kapalı kapılar ardında gizli saklı da değil, adeta gündüz vakti hepimizin gözü önünde yapılıyor.
01:26Peki bu çarpıcı alegori bizi nereye götürüyor?
01:30Gelin yazarın rejimin gidişatına dair o çok tartışılan ilk ana eleştirisine, yani mutlakiyet meselesine bir uzanalım.
01:36Şimdi bakın, yazar burada inanılmaz zekice bir kelime oyunu yapmış, hukukla ilgilenenler kesin bilecektir, mutlak butlan diye çok standart bir
01:45terim vardır.
01:46Hani bir işlemin ya da sözleşmenin baştan itibaren tamamen geçersiz, tamamen yok hükmünde olduğunu anlatır.
01:53Peki yazarımız ne yapıyor?
01:55Küçücük bir harf oyunuyla bunu mutlakiyet butlan yapıveriyor.
01:59Neden mi?
01:59Çünkü mevcut siyasi aktörlerin ülkeyi adım adım tek elden yönetilen mutlakiyetçi bir rejime sürüklediğini öne sürüyor.
02:06Yani o kuru hukuki terimi alıyor ve karşımıza kocaman bir siyasi uyarı tabelası olarak dikiyor.
02:13Tabii bu mutlakiyet çıkışı bizi doğrudan iktidar partisinin o kapalı, kapılar ardında yaşadığı kendi iç hesaplaşmalarına, yani gelecek model arayışlarına
02:22götürüyor.
02:22Makaledeki belki de en vurucu tespitlerden biri işte tam da buradaki o büyük ikilem.
02:28Ören'in iddiasına göre iktidarın kendi içindeki o gizli çekişme var ya, o çekişme aslında demokrasiyi nasıl daha ileri taşırız
02:36kavgası falan değil.
02:37Tam aksine mesele tamamen hangi otokratik modelin benimseneceğiyle ilgili.
02:42Bir kanat Suudi Arabistan veya Birleşik Arap Emirlikleri gibi Orta Doğu modellerine sıcak bakarken, diğer kanat Azerbaycan ya da Özbekistan
02:51gibi Orta Asya modellerini savunuyor.
02:53Yazar aslında ülkenin asıl rotasını bu iki grup arasındaki mücadelenin belirlediğini iddia ediyor.
02:59Peki dışarısı, yani uluslararası güçler bu duruma ne diyor diye düşünebilirsiniz?
03:04Makaleye göre cevap koca bir hiç.
03:06Evet, yanlış duymadınız.
03:08Yazar, ABD yönetiminin içeride Türkiye'nin hangi modeli seçeceğiyle zerre kadar ilgilenmediğini savunuyor.
03:15Dış güçlerin tek derdi kendi stratejik çıkarları, gerisi onlar için tamamen teferruat.
03:21İktidara yönelik bu zehir zemberek analizden sonra işi muhalefet boyutuna geçiyoruz ve emin olun yazarın oklarını çevirdiği muhalefete karşı kullandığı
03:30dil bir milim bile daha yumuşak değil.
03:33Hazırsanız o en çok ses getiren, en tartışmalı bölüme geldik.
03:37Ören, açık açık ana muhalefete verilen oyların dönüp dolaşıp iktidar partisine yaradığını öne sürüyor.
03:43Hatta hızını alamayıp çok daha ciddi bir iddiada bulunuyor.
03:47Ana muhalefetin, iktidarın gücünü korumasını sağlayan bir nevi garanti mekanizması olduğunu söylüyor.
03:53Düşünebiliyor musunuz?
03:54Yazara göre bu durum artık toplum tarafından da kanıksanmış acı bir gerçeğe dönüşmüş.
03:59Tabii yazar bu eleştirilerini havada bırakmıyor.
04:02Kart kripto diye şifreli bir kod adıyla isimlendirdiği spesifik bir muhalefet figürünü doğrudan hedefe koyuyor.
04:09Ve muhalif kesime adeta askeri bir strateji verir gibi çok net bir medya taktiği öneriyor.
04:15Tam saha karartma.
04:17Gidin o evin önündeki kameraları çekin, o kişiye tamamen yok muamelesi yapın ve tek bir lafını bile haberleştirmeyin diyor.
04:24Çünkü Ören'e göre bu tür yapılara gösterilen en ufak bir ilgi bile onların değirmenine su taşıyor.
04:30Bu sert medya stratejisinin hemen ardından makale çok keskin bir viraj alıyor ve doğrudan kimlik siyasetine bilhassa da Alevi toplumunun
04:39buradaki o kritik rolüne odaklanıyor.
04:41Şimdi burada yazarın gerçekten çok net ve hakkını teslim eden pozitif bir duruşu var.
04:47Ören, Alevileri kelimenin tam anlamıyla bu toplumun en katışıksız Türkleri olarak nitelendiriyor.
04:53Makalede üstüne basa basa söylenen bir şey var.
04:56Onların sözlerine sonuna kadar güvenebilirsiniz ve Alevi ile ihanet kelimeleri asla ama asla aynı cümlede bile yan yana gelemez.
05:04Peki bu güçlü kimlik vurgusunun sebebi ne derseniz?
05:08Aslında her şey biraz önce bahsettiğimiz o muhalif figürle bağlantılı.
05:12O siyasetçi Alevi kimliğini öne çıkardığı için yazar bu durumun koskoca tertemiz bir topluluğa haksız bir leke sürmesinden fena halde
05:21endişeli.
05:21İşte tam da bu yüzden o ağır sorumluluğu doğrudan kanaat önderlerine yani kendi deyişiyle erenlere bırakıyor.
05:28Yazar diyor ki toplumun o geniş imajını kurmak için siyasi arenadaki bu kirliliğin bizzat kanaat önderleri tarafından acilen temizlenmesi şart.
05:37İç siyasetteki bu fırtınalı kimlik ve muhalefet tartışmalarından başımızı kaldırıp yazarın dış politikaya özellikle de o devasa çelişkilere dair yaptığı
05:47alaycı analize son bir bakış atalım.
05:49Öğren burada hükümetin vitrine koyduğu kamuoyu söylemiyle arka planda tıkır tıkır işleyen gerçeklik arasında devasa bir uçurum olduğunu iddia ediyor.
05:59Ve inanın bunu İsrail örneği üzerinden adeta bir tablo gibi önümüze koyuyor.
06:04Bakın yazar ne diyor?
06:06Ortada tamamen sahte bir meydan okuma tiyatrosu var.
06:09Bize ticaret durdu deniyor ama arka kapıdan ticaret son sürat devam ediyor.
06:14Vaktiyle alınan o üstün cesaret madalyası falan hala iade edilmiş değil.
06:18Diğer batılı ülkelerde birbiri ardına tutuklama kararları çıkarken bizde böyle bir adımın esamesi okunmuyor.
06:25Yazar tüm bunları halkı oyalamak için sahnelenen bir göstermelik kayıkçı kavgası olarak yorumluyor.
06:31Ve işte bütün bu iddiaları bu yapılandırılmış analizimizi toparlarken aslında ta en baştaki o saç örme metaforuna geri dönmüş oluyoruz.
06:39Yazarın tüm bu satır aralarından süzülen hepimizin aklına kazınması gereken o can alıcı soruyu soralım.
06:45Bütün bu iç çekişmelerin dış politika tiyatrolarının ortasında halk gözünün içine baka baka kendisi için örülen bu senaryonun bu kurgunun
06:53gerçekten farkında mı?
06:55Yoksa her şey o karanlık ayın altında bir sır olarak mı kalacak?
06:59Bugünkü analizimizin sonuna geldik.
07:01Umarım bu tartışmalı siyasi metini tarafsızca sizin için biraz daha berraklaştırabilmişizdir.
07:06Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
07:08Şimdilik hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen