00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten çarpıcı bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:04Gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı,
00:06Türkiye'de şu sıralar perde arkasında sessiz sedasız ilerleyen o çok katmanlı siyasi değişimleri
00:12ve derin çelişkileri haritalandıran oldukça eleştirel bir makaleyi inceleyeceğiz.
00:17Aslında dışarıdan bakıldığında birbirinden tamamen bağımsızmış gibi duran olayların
00:21nasıl tek ve karmaşık bir anlatıda birleştiğine birlikte bakacağız.
00:25Amacımız bu iddiaların ve tespitlerin hepimizin hayatını ve ülkenin yönünü nasıl etkileyebileceğini
00:31yazarın gözünden adım adım çözmek. Hazırsanız hemen başlayalım.
00:35Gündemimizde beş ana başlık var.
00:37Yeni yasa iddiaları, güvenlik uygulamalarındaki zıtlıklar, meydanlardaki siyasi çelişkiler,
00:43bayrak ve marş tartışmaları ve son olarak tarihi iddialar ve kriz.
00:48Hepsine sırasıyla değineceğiz.
00:50İlk başlığımız olan yeni yasa ve süreç iddialarıyla hızlıca başlayalım.
00:54Yazar, makalesine Ankara kulislerinde konuşulan bomba gibi bir iddiayla başlıyor.
01:00PKK için çıkarılması planlandığı öne sürülen ve yazarın tabiriyle bir kök hücre yasası yolda.
01:06İddiaya göre Cumhurbaşkanı kısa süre önce düzenlenen bir siyasi kampta bu yasanın doğrudan çıkarılması yönünde bir talimat vermiş.
01:13Peki bu süreç nasıl işleyecek derseniz, yazarın aktardığı söylentilere dayalı bir yumuşak geçiş formülü var
01:19ve bu formül üç adımdan oluşuyor.
01:21Birinci adımda devlet tarafı çerçeve denilen bir yasa taslağını meclise sunuyor.
01:26İkinci adımda taslak meclisteyken PKK belirlenen bölgelerden çekilmeye başlıyor.
01:31Ve üçüncü adımda çekilme tamamlandıktan sonra yasa genel kurul gündemine alınıyor.
01:35Yazar, iktidarın daha önceki önce silahlar bırakılacak şeklindeki katı duruşundan esneyip bu çok aşamalı yasamaya geçişini doğrudan bir pazarlık süreci
01:44olarak yorumluyor ve bunu oldukça sert bir dille eleştiriyor.
01:47Tabii eğer bu tasarı yasalaşırsa meclis bu konuda ilk kez mesa yapmış olmayacak, yazar bizi tam 10 yıl öncesine 10
01:54Temmuz 2014'te kabul edilen ilk açılım süreci yasasına götürüyor.
01:58O dönemde Sır-ı Süreyya Önder'in bugüne kadar kimsenin başaramadığını siz başardınız, müzakereyle devlete yasa çıkarttırdınız şeklindeki övgülerini hatırlatan
02:07yazar bu yeni formülün de benzer bir siyasi tavizin parçası olduğunu iddia ediyor.
02:12Hatta sürecin bir diğer aktörü Pervin Bulda'nın bütüncül bir yasa olmazsa Öcalan ve PKK buna karşı çıkacak minvalindeki sözlerini
02:20de ekleyerek masadaki baskının tarihsel olarak ne kadar eskiye dayandığının altını çiziyor.
02:25Buradan ikinci bölümümüze geçiyoruz güvenlik uygulamalarındaki zıttıklar.
02:29Yazar tam da bu noktada tüm bu siyasi pazarlık iddialarının sahaya yani ülkenin dört bir yanındaki güvenlik uygulamalarına nasıl sarsıcı
02:37çelişkilerle yansıdığını gösteriyor.
02:39Düşünün bir yanda İçişleri Bakanlığı terörsüz Türkiye hedefiyle ülke genelindeki tam 2763 kontrol ve arama noktasını kaldırıyor.
02:48Harika değil mi? Ama diğer yanda Elazığ Valiliği bir NATO zirvesi nedeniyle şehre giriş çıkışları bile yasaklayan adeta olağanüstü hal
02:57benzeri katı kısıtlamalar uyguluyor.
02:59Yazar binlerce güvenlik noktasının terör örgütüne yönelik sözde bir yumuşama kapsamında kaldırılmasını NATO karşıtı gösterilere uygulanan bu acımasız yasaklarla yan
03:08yana koyuyor ve haklı olarak soruyor.
03:10Devletteki güvenlik öncelikleri nasıl bu kadar çelişebiliyor? Yani aslında vatandaşın günlük hayatta hangisinin gerçeklik olduğu konusunda kafasını karıştıran bir tablo
03:19var ortada.
03:20Üçüncü başlığımıza geldik. Meydanlardaki siyasi çelişkiler.
03:23İşin biraz da sokak ve meydan boyutuna bakalım.
03:27Yazar, siyasi aktörler ve ideolojiler arasında yaşanan o derin çatışmaların artık alenen, ulu orta sergilendiğine dikkat çekiyor.
03:35Ve bunu çok spesifik bir örnekle yapıyor. 1991 yılında 12 kişinin hayatını kaybettiği bir eylem nedeniyle tam 33 yıl hapis
03:45yatan Çetin Arkaş, tahliyesinin ardından Mersin'deki bir mitingde çıkıp aynen şu ifadeleri kullanıyor.
03:52Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz dönüp bize bakın. Bizde pişman olmuş bir hal var mı?
03:58Yazar, bu ve buna benzer konuşmaları önümüze koyarak, arka planda çıkarılması planlanan yasalara muhatap olan bu grupların aslında hiçbir pişmanlık
04:06duymadıklarını ve devlete açıkça meydan okumaya devam ettiklerini savunuyor.
04:11Yani siyasi sahnede verilen o yumuşama mesajlarıyla sahadaki gerçeklik taban tabana zıt diyor.
04:17İşte burada akıllara o can alıcı soru geliyor.
04:20Normalde kamusal alandaki konuşmalara en ufak bir eleştiriye karşı bile en sert hukuki yaptırıları talep eden siyasi figürler bu aleni
04:29düşmanlık karşısında neden sessiz kalıyor?
04:31Yazar, bu soruyu sorarak açık bir siyasi ikiyüzlülük iddiasını ortaya atıyor.
04:36Hatırlayın, ittifak ortaklarından Mustafa Destici bir komedyenin şakaları üzerine onun dilini koparmaktan bahsedecek kadar sert tepki göstermişti.
04:45Yazar, tescilli bir ismin sahnede alenen sergilediği bu meydan okuma karşısında aynı isimlerin tamamen sessiz kalmasını devasa bir çelişki olarak
04:54nitelendiriyor.
04:55Buradan dördüncü bölüme geçiyoruz. Bayrak ve marş tartışmaları.
04:58Siyasetteki bu derin fay hatları kendini en net şekilde ulusal semboller üzerinden belli ediyor.
05:05Yani Türk bayrağı ve İstiklal Marşı gibi.
05:08İçişleri Bakan Yardımcısı Bürent Turan aslında tansiyonu düşürmeye ve milli birliğe vurgu yapmaya çalışıyor.
05:14Diyor ki, bir partimizin ben daha çok bayrak seviyorum demesinin hiçbir anlamı yok.
05:19Biz 86 milyonun bayrağı sevdiğine inanmak istiyoruz.
05:23Gayet birleştirici bir çağrı öyle değil mi?
05:25Ancak yazar, iktidarın söylemdeki bu birleştirici temennilerini bizzat kendi siyasi orcaklarının sahada gözlemlediği o sert gerçeklerle çarpıştırıyor.
05:35İşte yazar tam da bu noktada o birleştirici temennilerin bizzat iktidar bloğunun içinden gelen çıkışlarla nasıl sarsıldığını gösteriyor bize.
05:42İttifak ortağı Mustafa Destici çıkıp, eline Türk bayrağı almayan bunu reddeden benim hasmımdır.
05:47O malum takımın kutlamalarında bir tane alanda Türk bayrağı gördük mü diyerek bölgesel mitinglerde Türk bayrağının yok sayılmasına büyük bir
05:54öfke kusuyor.
05:55Yazar, birlik ve beraberlik anlatısının içinin sahadaki bu kopuşlarla nasıl boşaltıldığını savunarak tabloyu bizim için daha da netleştiriyor.
06:02Yazar, bu gerilimin sadece lafta kalmadığını, soyut şikayetlerden ibaret olmadığını kanıtlamak için son dönemdeki spesifik etkinlikleri sıralıyor ard ardına.
06:12Aralık ayında Batman'da düzenlenen seminer, Mart'ta Diyarbakır'daki toplantı ve son olarak 16 Haziran'da Adana'da Milletleşmek başlığıyla düzenlenen konferanslar,
06:22Yazar, bu etkinliklerde İstiklal Marşı yerine sözde Kürt Ulusal Marşı olan Ey Rakip'in okunduğunu özenle çiziyor.
06:29Hatta Dem Parti lideri Tuncer Bakırhan'ın ortak ad Türkiye'liliktir şeklindeki çıkışını da hatırlatarak,
06:35bütün bunların Türk milleti kavramını alenen reddetmek için yapılmış sistematik bir politika olduğunu öne sürüyor.
06:42Açıkçası bu durumun toplumun o ortak zeminini nasıl da aşındırdığını sorguluyor.
06:47Ve geldik 5. aynı zamanda son bölümümüze Tarihi İddialar ve Kriz.
06:52Makalenin sonuna doğru yazar, bu çelişkilerin sadece güncel güvenlikle veya sembollerle sınırlı kalmadığını,
06:59doğrudan ülkenin geçmişine, tarihine de uzandığını anlatıyor.
07:02Bir tarafa bakıyorsunuz, Türkiye'nin binlerce yıllık tarihinde sadece adalet ve merhamet olduğunu söyleyerek,
07:09ülkenin tarihini uluslararası arenada savunan ve İsrail kabinesinin iddialarını kesin bir dille reddeden bir cumhurbaşkanı var.
07:16Ama diğer tarafa bakıyorsunuz, tam da içerideki yol arkadaşı olarak nitelendirilen Dem Parti içinden,
07:22bir yönetici 1915 olayları için açıkça kitlesel kıyım tanınması talep ediyor.
07:27Yazar, devletin dışarıda tarihini savunurken, içerideki bir siyasi fraksiyonun alenen soykırım tanınması talep etmesini,
07:35adeta yönetilemez boyutta bir kriz ve devasa bir tutarsızlık olarak önümüze koyuyor.
07:40Bugünkü incelememizi, yazarın okuyucuya bıraktığı o çok provokatif ve gerçekten düşündürücü soruyla getiriyoruz.
07:47Acaba iktidarın terersiz Türkiye projesi, meydanlarda bangır bangır yankılanan,
07:52terörü bırak, bölücülüğe devam et gerçeğinin yarattığı bu muazzam çelişkiyle hayatta kalabilir mi?
07:58Arka planda dönen tüm bu siyasi pazarlık iddiaları, güvenlikteki zıtlıklar ve tarihsel sürtüşmeler,
08:04Türkiye'nin geleceği için hepimizi o malum soruyla baş başa bırakıyor.
08:08Peki, şimdi ne olacak?
08:10Bu incelememizde bize katıldığınız için çok teşekkürler, merakla ve bilgiyle kalın, hoşça kalın.
Yorumlar