Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu köşe yazısı, özgün bir Türk düşünürü ve modern bir filozof olarak kabul edilen Nurettin Topçu’nun vefat yıldönümü vesilesiyle onun ilmi mirasını ve karakterini ele almaktadır. Kaynakta, Topçu’nun "İsyan Ahlâkı" teziyle felsefi yetkinliğini kanıtladığı ve hayatı boyunca inançları ile eylemleri arasında mutlak bir uyum sergilediği vurgulanmaktadır. Düşünürün anısını yaşatmak amacıyla Erzurum, Bursa ve Erzincan gibi şehirlerde düzenlenen geniş kapsamlı ulusal ve uluslararası sempozyumlardan bahsedilmektedir. Topçu’nun 25 ciltlik külliyatı, onun İslamcı, Anadolucu ve Türkçü kimliğinin yanı sıra siyasete tenezzül etmeyen dik duruşunu temsil etmektedir. Metin, usta ismin tarihteki Sokrates ve Gandi gibi ahlak abideleriyle olan fikirsel benzerliğine dikkat çekerek gençleri onun eserlerini tanımaya davet etmektedir. Sonuç olarak bu kaynak, Topçu’yu sadece akademik bir figür olarak değil, ödün vermeyen bir ahlak ve düşünce adamı olarak topluma yeniden tanıtmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hemen dalalım çünkü bugün gerçekten kelimenin tam anlamıyla sarsıcı bir figürü.
00:0620. yüzyılın en tavizsiz düşünürlerinden birini konuşacağız.
00:10Karşınızda düşünceleriyle, eylemleriyle, yerleşik kalıplara meydan okuyan bir isim Nurettin Topçu ve onun o meşhur, unutulmaz mirası.
00:19Evet, isyan ahlakı. Kulağa ne kadar iddialı geliyor değil mi?
00:22Hadi bu konunun derinliklerine inelim.
00:24Düşünün ki henüz 25 yaşındasınız, gencecik bir düşünürsünüz ve dünyanın en prestijli eğitim kurumlarından birine yani Fransız Sorbonne Üniversitesi'ne
00:33gidip bu başlıkta bir doktora tezi sunuyorsunuz.
00:36İnanılmaz gerçekten.
00:37Daha 20'li yaşların ortasında böylesine sarsıcı, derin ve iddialı bir kavramla entelektüel sahneye çıkmak, bu kesinlikle çok çarpıcı bir
00:45başlangıç hikayesi.
00:46Ve tahmin edersiniz ki bu tez öylece kütüphane raflarında tozlanmadı. İsyan ve ahlakın doğası üzerine yazılmış bu çığır açıcı çalışma,
00:55ona anında o çok ağır ve prestijli ünvanı kazandırdı.
00:58Çağdaş Türk filozofu.
01:00Biliyorsunuz, felsefe yapmak sadece felsefe tarihini okuyup ezberlemek demek değildir.
01:05Yepyeni, sistematik ve tamamen orijinal bir eser ortaya koymanız gerekir.
01:09İşte Topçu tam da bunu yaptı ve hayatının geri kalanı boyunca sürecek olan o devasa ahlak felsefesi sisteminin de temelini
01:16atmış oldu.
01:17Peki, ama neden bugün ondan bahsediyoruz? Yani neden şimdi?
01:21Çünkü onun entelektüel mirası, öyle geçmişte kalmış unutulmuş bir tarih sayfası falan değil.
01:26Aksine, aramızdan ayrılışının 51. yılında bile akademik dünyada inanılmaz derecede canlı ve aktif bir varlığa sahip.
01:34Yarım asır önce kaleme aldığı fikirler, günümüzün o hızla değişen ve giderek karmaşıklaşan dünyasında bile hala çok güçlü bir şekilde
01:41yankılanmaya devam ediyor.
01:43Bunun en net kanatını vefatının 51. yılı için düzenlenen etkinliklerde görüyoruz.
01:48Şöyle bir düşünün, sadece geçtiğimiz aylarda Erzurum'dan tutunda Bursa'ya kadar uzanan, üniversitelerin ve yerel yönetimlerin düzenlediği ulusal sempozyumlar yapıldı.
01:57Hatta Ekim ayında Erzurum ve Kemaliye'de 3 günlük uluslararası etkinlikler planlanıyor.
02:02Yani pek çok kurum onun fikirlerini tartışmak ve yaşatmak için bugün bile bir araya gelmeye devam ediyor.
02:07İşte meselenin daha da ilginçleştiği yere onun o benzersiz iç dünyasına geliyoruz.
02:14Akademik başarıları bir yana dursun, topçuyu asıl farklı kılan şey, kendi tabiriyle ilmek ilmek ördüğü o fikir kozası ve siyasetle
02:22arasındaki o devasa mesafeydi.
02:25Hatta reddedici ilişkisi de diyebiliriz.
02:27Onun düşünce dünyası o kadar net ve kendi içinde tutarlıydı ki, günümüzün o esnek, sürekli şekil değiştiren siyasi kalıplarına asla
02:36ama asla sığmıyordu.
02:38Kaynaklara baktığımızda onun bu dünya görüşünün 3 temel üzerine kurulduğunu görüyoruz.
02:43Bakın şöyle formüle etmiş,
02:44Medeniyette İslamcı, siyasette Anadolucu, dilde ve kültürde ise Türkçü.
02:50Yani etrafındaki dünyayı yorumlama biçimi buydu.
02:54Son derece keskin, spesifik ve sentezlenmiş bir düşünce sistemi.
02:58Şimdi hak verirsiniz ki arkasında bu kadar net ve güçlü bir ideoloji olan birinin siyaset sahnesine atılmasını, kitleleri arkasına almasını
03:07beklersiniz değil mi?
03:08Ama o siyasi hırsları ve makam arayışını tamamen kökten reddetti.
03:13Siyasetle olan bu mesafesini gösteren harika, biraz da gülümseten bir hikaye var.
03:1827 Mayıs sonrasında kendisi tamamen mecburi şartlar altında kazanmasına ihtimal bile verilmeyen sıradan bir aday olarak Konya'da senatörlük seçimlerine girmek
03:27zorunda bırakılmıştı.
03:29Hiç istemediği bir yarışın ortasındaydı.
03:31Peki seçim bitip de sandıklar açıldığında yani kaybettiği kesinleştiğinde ne yaptı dersiniz?
03:36Büyük bir hayal kırıklığı mı?
03:38Asla.
03:38Tam tersine seçimi kaybettiği için sanki dünyaları kazanmış gibi seviniyordu ve bunu hiç saklamadı.
03:44Çünkü adamın derdi meclis koltukları falan değildi.
03:48Onun asıl derdinin ne olduğunu anlamak için şu sayıya bakmamız yeterli.
03:5225.
03:53Evet sadece 25.
03:5466 yıllık ömrü boyunca bakıp usanmadan felsefe öğretmenliği yaparken ilmek ilmek ördüğü o fikir kozasının devasa sonucu.
04:02Tam 25 ciddik orijinal felsefi eser.
04:05O gelip geçici siyasi ünvanların değil kalıcı düşüncelerin adamıydı ve geride bıraktığı asıl mirası da işte bu muazzam külliye attı.
04:13Tamam şimdi gelelim asıl can alıcı noktaya.
04:16Felsefesinin tam kalbine gerçek isyan ahlakı.
04:20Peki bu isyan neye karşıydı?
04:22Çok net.
04:23Düzene, haksızlığa, ahlaksızlığa ve insanı küçülten her türlü duruma karşı durmaktı.
04:28Sırf ilkelerinden zerre taviz vermediği için meslek hayatı boyunca defalarca sürgün yedi.
04:33Düşünebiliyor musunuz?
04:35Ama o bu meşakatli yolda yürürken hiçbir şahsa veya kuruma boyun eğmeden kendi ahlak felsefesinin gereklerini eyleme dökerek yapayalnız dimdik
04:44yürümeye devam etti.
04:45İşte en kritik noktada tam olarak bu.
04:49Bakın çoğumuz günlük hayatta geleneksel pasif bir ahlak anlayışını benimseriz değil mi?
04:54İnsan olan bunu yapmaz deriz.
04:56Kötülük yapmamayı, kimseye bulaşmamayı iyi bir insan olmak için yeterli sayarız.
05:01Ama topçunun o ahlaki devrimi tek bir harfte gizli.
05:05O bu cümleyi aktif hale getiriyor.
05:08İnsan olan bunu yaptırmaz.
05:10Vay canına gerçekten yani sadece kötülük yapmamak yetmez,
05:14o haksızlığa engel olmak, karşısına bir duvar gibi dikilmek zorundasınız.
05:18Bu, kenarda sessizce bekleyen pasif bir iyi niyetten,
05:22haksızlığı önleme görevine, meydan okuyan aktif bir ahlaki sorumluluğa devasa bir felsefi geçiştir.
05:28Ve bu aktif duruş, bu haksızlığa geçit vermeme hali bizi onun insanlığa bakış açısına götürüyor.
05:34Topçunun vizyonu sadece kendi coğrafyasıyla veya inancıyla sınırlı kalmayacak kadar genişti.
05:40Yani tam anlamıyla evrensel bir ahlak anlayışı vardı.
05:43Karşısındaki insan binlerce yıl önce yaşamış da olsa,
05:46dini, etnik kökeni bambaşka da olsa onun için hiç fark etmiyordu.
05:50Topçu insanları sadece sahip oldukları o saf ahlak üzerinden değerlendirirdi.
05:55Onun gözünde bir insanın değerini belirleyen tek ama tek bir evrensel ölçü vardı,
05:59ahlaklı eylemin ta kendisi.
06:01Ve bu tablo bize onun bu vizyonunu harika bir şekilde özetliyor.
06:05Tarihin güya büyük diye alkışladığı o Sezarlar, İskenderler, Napolyonlar,
06:12dünyayı titreten topraklar fetheden ama arkalarında kan ve gözyaşı bırakan o isimler,
06:18topçunun umrunda bile değildi.
06:20Güce tapanlara asla iltifat etmedi.
06:22Öte yanda baş tacı ettiği isimlere bir bakın.
06:26Antik Yunan'dan pagan bir bilgi olan Sokrates,
06:29ta Hindistan'dan Hindu bir direnişçi olan Gandhi
06:32ve kendi inancından Müslüman bir entelektüel olan Hüseyin Avni.
06:36Çağlar apayrı, inançlar apayrı
06:38ama hepsini topçunun gözünde aynı çatı altında birleştiren tet bir ortak nokta var,
06:43sarsılmaz bir ahlaki duruş.
06:45Peki bu birbirinden bu kadar farklı üç ismi neden bu kadar önemsiyordu?
06:50Çünkü topçuya göre ahlak öyle laf kalabalığıyla değil,
06:54eylemle, o en zor anlarda verilen kararlarla kanıtlanır.
06:58Sokrates'i düşünün, haksız yere idama mahkum ediliyor,
07:01kendisine zindandan kaçma fırsatı sunuluyor
07:03ama o elinin tersiyle itiyor.
07:05İnancını canıyla ödüyor.
07:07Gandhi'ye bakıyorsunuz, o cılız bir deri bir kemik vücuduyla
07:11zerre şiddete başvurmadan koskoca İngiliz İmperatorluğuna kafa tutuyor.
07:15Ve Hüseyin Avni,
07:17dava arkadaşları zindana atılırken kendisi beraat ettiğinde seviniyor mu sanıyorsunuz?
07:21Hayır, yoldaşları ceza alırken o kurtulduğu için kelimenin tam anlamıyla kahroluyor.
07:27İşte topçunun yeryüzündeki değişmez standardı buydu.
07:30Sadece inanmak değil, o inancın hakkını veren cesur bir eylem sergilemek.
07:35Şu an beni dinliyorsanız, özellikle de genç arkadaşlarım,
07:39size doğrudan seslenmek istiyorum.
07:41Bahsettiğimiz bu miras, sadece tozlu raflarda kalmış nostaljik bir tarih sayfası değil.
07:46Bugün, şu an, sizin ellerinizde yeniden şekillenmeyi bekleyen bir rehber.
07:51Emin olun, bugünün dünyası, içinden geçtiğimiz bu karmaşa,
07:55o adalete, o dürüstlüğe ve boyun eğmeyen ahlaka,
07:59en az geçmişte olduğu kadar, hatta belki de daha fazla muhtaç.
08:02Eğer siz de laf kalabalığından sıkıldıysanız, güce göre eğilip bükülmeyen o gerçek düşünceyi ve hakiki filozof kişiliği tanımak istiyorsanız,
08:10az önce bahsettiğimiz o devasa külliyat, kütüphanelerde sizi bekliyor.
08:14Ve bugünkü incelememizi bitirmeden önce, size o can alıcı soruyu sormak istiyorum.
08:19Hiçbir gücün, hiçbir haksızlığın karşısında başını öne eğmemiş,
08:24yeri geldiğinde insan olan bunu yaptırmaz diyebilen o cesur ahlakı kendi hayatınızda inşa etmeye gerçekten hazır mısınız?
08:32Eğer hazırsanız ve peki nereden başlayacağım diyorsanız,
08:35onun başyapıtı olan var olmak eseri harika bir ilk adam olacaktır.
08:39Kendi isyan ahlakınızın nerede filizleneceğini bir düşünün derim.
08:43Evet, bugünlük bizden bu kadar.
08:45Bir sonraki incelememizde yepyeni ufuklarda buluşmak üzere.
08:48Merakla kalın ve hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen