00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hemen dalalım çünkü bugün gerçekten kelimenin tam anlamıyla sarsıcı bir figürü.
00:0620. yüzyılın en tavizsiz düşünürlerinden birini konuşacağız.
00:10Karşınızda düşünceleriyle, eylemleriyle, yerleşik kalıplara meydan okuyan bir isim Nurettin Topçu ve onun o meşhur, unutulmaz mirası.
00:19Evet, isyan ahlakı. Kulağa ne kadar iddialı geliyor değil mi?
00:22Hadi bu konunun derinliklerine inelim.
00:24Düşünün ki henüz 25 yaşındasınız, gencecik bir düşünürsünüz ve dünyanın en prestijli eğitim kurumlarından birine yani Fransız Sorbonne Üniversitesi'ne
00:33gidip bu başlıkta bir doktora tezi sunuyorsunuz.
00:36İnanılmaz gerçekten.
00:37Daha 20'li yaşların ortasında böylesine sarsıcı, derin ve iddialı bir kavramla entelektüel sahneye çıkmak, bu kesinlikle çok çarpıcı bir
00:45başlangıç hikayesi.
00:46Ve tahmin edersiniz ki bu tez öylece kütüphane raflarında tozlanmadı. İsyan ve ahlakın doğası üzerine yazılmış bu çığır açıcı çalışma,
00:55ona anında o çok ağır ve prestijli ünvanı kazandırdı.
00:58Çağdaş Türk filozofu.
01:00Biliyorsunuz, felsefe yapmak sadece felsefe tarihini okuyup ezberlemek demek değildir.
01:05Yepyeni, sistematik ve tamamen orijinal bir eser ortaya koymanız gerekir.
01:09İşte Topçu tam da bunu yaptı ve hayatının geri kalanı boyunca sürecek olan o devasa ahlak felsefesi sisteminin de temelini
01:16atmış oldu.
01:17Peki, ama neden bugün ondan bahsediyoruz? Yani neden şimdi?
01:21Çünkü onun entelektüel mirası, öyle geçmişte kalmış unutulmuş bir tarih sayfası falan değil.
01:26Aksine, aramızdan ayrılışının 51. yılında bile akademik dünyada inanılmaz derecede canlı ve aktif bir varlığa sahip.
01:34Yarım asır önce kaleme aldığı fikirler, günümüzün o hızla değişen ve giderek karmaşıklaşan dünyasında bile hala çok güçlü bir şekilde
01:41yankılanmaya devam ediyor.
01:43Bunun en net kanatını vefatının 51. yılı için düzenlenen etkinliklerde görüyoruz.
01:48Şöyle bir düşünün, sadece geçtiğimiz aylarda Erzurum'dan tutunda Bursa'ya kadar uzanan, üniversitelerin ve yerel yönetimlerin düzenlediği ulusal sempozyumlar yapıldı.
01:57Hatta Ekim ayında Erzurum ve Kemaliye'de 3 günlük uluslararası etkinlikler planlanıyor.
02:02Yani pek çok kurum onun fikirlerini tartışmak ve yaşatmak için bugün bile bir araya gelmeye devam ediyor.
02:07İşte meselenin daha da ilginçleştiği yere onun o benzersiz iç dünyasına geliyoruz.
02:14Akademik başarıları bir yana dursun, topçuyu asıl farklı kılan şey, kendi tabiriyle ilmek ilmek ördüğü o fikir kozası ve siyasetle
02:22arasındaki o devasa mesafeydi.
02:25Hatta reddedici ilişkisi de diyebiliriz.
02:27Onun düşünce dünyası o kadar net ve kendi içinde tutarlıydı ki, günümüzün o esnek, sürekli şekil değiştiren siyasi kalıplarına asla
02:36ama asla sığmıyordu.
02:38Kaynaklara baktığımızda onun bu dünya görüşünün 3 temel üzerine kurulduğunu görüyoruz.
02:43Bakın şöyle formüle etmiş,
02:44Medeniyette İslamcı, siyasette Anadolucu, dilde ve kültürde ise Türkçü.
02:50Yani etrafındaki dünyayı yorumlama biçimi buydu.
02:54Son derece keskin, spesifik ve sentezlenmiş bir düşünce sistemi.
02:58Şimdi hak verirsiniz ki arkasında bu kadar net ve güçlü bir ideoloji olan birinin siyaset sahnesine atılmasını, kitleleri arkasına almasını
03:07beklersiniz değil mi?
03:08Ama o siyasi hırsları ve makam arayışını tamamen kökten reddetti.
03:13Siyasetle olan bu mesafesini gösteren harika, biraz da gülümseten bir hikaye var.
03:1827 Mayıs sonrasında kendisi tamamen mecburi şartlar altında kazanmasına ihtimal bile verilmeyen sıradan bir aday olarak Konya'da senatörlük seçimlerine girmek
03:27zorunda bırakılmıştı.
03:29Hiç istemediği bir yarışın ortasındaydı.
03:31Peki seçim bitip de sandıklar açıldığında yani kaybettiği kesinleştiğinde ne yaptı dersiniz?
03:36Büyük bir hayal kırıklığı mı?
03:38Asla.
03:38Tam tersine seçimi kaybettiği için sanki dünyaları kazanmış gibi seviniyordu ve bunu hiç saklamadı.
03:44Çünkü adamın derdi meclis koltukları falan değildi.
03:48Onun asıl derdinin ne olduğunu anlamak için şu sayıya bakmamız yeterli.
03:5225.
03:53Evet sadece 25.
03:5466 yıllık ömrü boyunca bakıp usanmadan felsefe öğretmenliği yaparken ilmek ilmek ördüğü o fikir kozasının devasa sonucu.
04:02Tam 25 ciddik orijinal felsefi eser.
04:05O gelip geçici siyasi ünvanların değil kalıcı düşüncelerin adamıydı ve geride bıraktığı asıl mirası da işte bu muazzam külliye attı.
04:13Tamam şimdi gelelim asıl can alıcı noktaya.
04:16Felsefesinin tam kalbine gerçek isyan ahlakı.
04:20Peki bu isyan neye karşıydı?
04:22Çok net.
04:23Düzene, haksızlığa, ahlaksızlığa ve insanı küçülten her türlü duruma karşı durmaktı.
04:28Sırf ilkelerinden zerre taviz vermediği için meslek hayatı boyunca defalarca sürgün yedi.
04:33Düşünebiliyor musunuz?
04:35Ama o bu meşakatli yolda yürürken hiçbir şahsa veya kuruma boyun eğmeden kendi ahlak felsefesinin gereklerini eyleme dökerek yapayalnız dimdik
04:44yürümeye devam etti.
04:45İşte en kritik noktada tam olarak bu.
04:49Bakın çoğumuz günlük hayatta geleneksel pasif bir ahlak anlayışını benimseriz değil mi?
04:54İnsan olan bunu yapmaz deriz.
04:56Kötülük yapmamayı, kimseye bulaşmamayı iyi bir insan olmak için yeterli sayarız.
05:01Ama topçunun o ahlaki devrimi tek bir harfte gizli.
05:05O bu cümleyi aktif hale getiriyor.
05:08İnsan olan bunu yaptırmaz.
05:10Vay canına gerçekten yani sadece kötülük yapmamak yetmez,
05:14o haksızlığa engel olmak, karşısına bir duvar gibi dikilmek zorundasınız.
05:18Bu, kenarda sessizce bekleyen pasif bir iyi niyetten,
05:22haksızlığı önleme görevine, meydan okuyan aktif bir ahlaki sorumluluğa devasa bir felsefi geçiştir.
05:28Ve bu aktif duruş, bu haksızlığa geçit vermeme hali bizi onun insanlığa bakış açısına götürüyor.
05:34Topçunun vizyonu sadece kendi coğrafyasıyla veya inancıyla sınırlı kalmayacak kadar genişti.
05:40Yani tam anlamıyla evrensel bir ahlak anlayışı vardı.
05:43Karşısındaki insan binlerce yıl önce yaşamış da olsa,
05:46dini, etnik kökeni bambaşka da olsa onun için hiç fark etmiyordu.
05:50Topçu insanları sadece sahip oldukları o saf ahlak üzerinden değerlendirirdi.
05:55Onun gözünde bir insanın değerini belirleyen tek ama tek bir evrensel ölçü vardı,
05:59ahlaklı eylemin ta kendisi.
06:01Ve bu tablo bize onun bu vizyonunu harika bir şekilde özetliyor.
06:05Tarihin güya büyük diye alkışladığı o Sezarlar, İskenderler, Napolyonlar,
06:12dünyayı titreten topraklar fetheden ama arkalarında kan ve gözyaşı bırakan o isimler,
06:18topçunun umrunda bile değildi.
06:20Güce tapanlara asla iltifat etmedi.
06:22Öte yanda baş tacı ettiği isimlere bir bakın.
06:26Antik Yunan'dan pagan bir bilgi olan Sokrates,
06:29ta Hindistan'dan Hindu bir direnişçi olan Gandhi
06:32ve kendi inancından Müslüman bir entelektüel olan Hüseyin Avni.
06:36Çağlar apayrı, inançlar apayrı
06:38ama hepsini topçunun gözünde aynı çatı altında birleştiren tet bir ortak nokta var,
06:43sarsılmaz bir ahlaki duruş.
06:45Peki bu birbirinden bu kadar farklı üç ismi neden bu kadar önemsiyordu?
06:50Çünkü topçuya göre ahlak öyle laf kalabalığıyla değil,
06:54eylemle, o en zor anlarda verilen kararlarla kanıtlanır.
06:58Sokrates'i düşünün, haksız yere idama mahkum ediliyor,
07:01kendisine zindandan kaçma fırsatı sunuluyor
07:03ama o elinin tersiyle itiyor.
07:05İnancını canıyla ödüyor.
07:07Gandhi'ye bakıyorsunuz, o cılız bir deri bir kemik vücuduyla
07:11zerre şiddete başvurmadan koskoca İngiliz İmperatorluğuna kafa tutuyor.
07:15Ve Hüseyin Avni,
07:17dava arkadaşları zindana atılırken kendisi beraat ettiğinde seviniyor mu sanıyorsunuz?
07:21Hayır, yoldaşları ceza alırken o kurtulduğu için kelimenin tam anlamıyla kahroluyor.
07:27İşte topçunun yeryüzündeki değişmez standardı buydu.
07:30Sadece inanmak değil, o inancın hakkını veren cesur bir eylem sergilemek.
07:35Şu an beni dinliyorsanız, özellikle de genç arkadaşlarım,
07:39size doğrudan seslenmek istiyorum.
07:41Bahsettiğimiz bu miras, sadece tozlu raflarda kalmış nostaljik bir tarih sayfası değil.
07:46Bugün, şu an, sizin ellerinizde yeniden şekillenmeyi bekleyen bir rehber.
07:51Emin olun, bugünün dünyası, içinden geçtiğimiz bu karmaşa,
07:55o adalete, o dürüstlüğe ve boyun eğmeyen ahlaka,
07:59en az geçmişte olduğu kadar, hatta belki de daha fazla muhtaç.
08:02Eğer siz de laf kalabalığından sıkıldıysanız, güce göre eğilip bükülmeyen o gerçek düşünceyi ve hakiki filozof kişiliği tanımak istiyorsanız,
08:10az önce bahsettiğimiz o devasa külliyat, kütüphanelerde sizi bekliyor.
08:14Ve bugünkü incelememizi bitirmeden önce, size o can alıcı soruyu sormak istiyorum.
08:19Hiçbir gücün, hiçbir haksızlığın karşısında başını öne eğmemiş,
08:24yeri geldiğinde insan olan bunu yaptırmaz diyebilen o cesur ahlakı kendi hayatınızda inşa etmeye gerçekten hazır mısınız?
08:32Eğer hazırsanız ve peki nereden başlayacağım diyorsanız,
08:35onun başyapıtı olan var olmak eseri harika bir ilk adam olacaktır.
08:39Kendi isyan ahlakınızın nerede filizleneceğini bir düşünün derim.
08:43Evet, bugünlük bizden bu kadar.
08:45Bir sonraki incelememizde yepyeni ufuklarda buluşmak üzere.
08:48Merakla kalın ve hoşçakalın.
Yorumlar