00:00Herkese merhaba. Bugün hepimizin peşimde olduğu bazen bulduğumuzu sandığımız, bazen de galiba tamamen kaybettik dediğimiz o his var ya,
00:07işte bugün konumuz huzur. Gelin bakalım neymiş bu huzur meselesi.
00:12Bu sözler hepimize bir yerlerden tanıdık geliyor değil mi?
00:15Ferdi Tayfur'un bu şarkısı sanki hepimiz adına yazılmış ortak bir sitem gibi.
00:19Hani bazıları der ya bu fani dünyada huzur ne gezer diye ama biz yine de içten içe onu aramaktan hiç
00:25vazgeçmiyoruz.
00:27Evet, milyon dolarlık soru bu işte.
00:30Nerede bu huzur? Her yere bakıyoruz, soruyoruz, soruşturuyoruz ama nafile. Sanki bir sır olmuş, kaybolmuş.
00:37Peki neden? Belki de arayışımızda bir şeyleri en başından beri yanlış yapıyoruzdur ne dersiniz?
00:43İlk durağımız huzurun neden aramızda olmadığı, belki de sorun huzurun bizden kaçması falan değil, belki de sorun bizim onu kovmuş
00:51olmamızdır.
00:52Şöyle düşünelim, huzur bir kavram değil de kalbini fena halde kırdığımız eski bir dost.
00:57Aynen öyle, maalesef durum bu. O dostun yani huzurun kalbini kırmışız, istenmediğim yerde ne işim var diye düşünmüş belli ki.
01:06E haklı değil mi? Kendi olduğu yerde huzursuz ettiğimiz bir dost bize nasıl huzur versin ki?
01:11İşin en acayip tarafı da bu zaten. Resmen hadi canım yolun açık olsun demişiz ona. Hatta gidişini kutlayanlar, zil takıp
01:20oynayanlar bile olmuş.
01:22Huzursuzluğu adeta bir zafer gibi karşılamışız. Ve kutlamalar biter bitmez, o gitsin diye tempo tutanlar da dahil herkes sokaklara dökülüp,
01:31Huzur nereye gitti yahu diye bağırmaya başlamış. Kendi ellerimizle ittiğimiz bir şeyi şimdi deli gibi arıyoruz. Bu nasıl bir çelişki
01:39ama?
01:40Peki bu sonuçsuz arayışın arkasında ne yatıyor?
01:43Kaynağımıza göre mesele dönüp dolaşıp tek bir yerde kilitleniyor. Aynalarda. Daha doğrusu aynadaki yansımamızda.
01:50İşte arayışımızın neden sonuç vermediğinin ilk adımı. Gerçekle yani kendimizle yüzleşmemek için bize bizi gösteren o aynanın üstünü kalın tozlu
02:01bir bezle kapatmışız.
02:03Kendimizi görmekten köşe bucak kaçıyoruz. Tabi sadece örtmekle kalmamışız, o aynayı almışız, en karanlık, en ücra köşeye, kimsenin girmediği bir
02:13izbeye fırlatıp atmışız.
02:15Hakikatle aramızdaki o son bağı da koparmak için.
02:19Ve son dokunuş. O izbenin kapısına tam kırk tane kilit vurmuşuz. Kırk. Yanlışlıkla bile olsa kendimizle yüzleşme ihtimalini tamamen ortadan
02:28kaldırmak için.
02:29Demek ki asıl mesele şu. Kendimize bakmaktan fena halde korkuyoruz.
02:34Kendini bir mahzene kilitleyip sonra da huzuru sokaklarda dışarılarda aramak. Bu arayışın bir sonuca varması sizce mümkün mü?
02:42Peki aynayı kilitleyip huzuru kapı dışarı ettiğimizde nasıl bir dünyayla karşılaşıyoruz?
02:47Üzgünüm ama cevap pek de iç açıcı değil. Huzurun boşalttığı yeri çok daha kötü şeyler dolduruyor.
02:54Bakın huzurun yokluğu nelere mal oluyor?
02:56Uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürülen kadınlar, okullarda birbirine eziyet eden çocuklar, can güvenliği tartışılan öğretmenler,
03:04aile kavgaları evlerden taşıp sokaklara dökülüyor.
03:07Huzursuzluk hayatın her zerresine sızıyor.
03:10Yani özetle biz huzuru dışarı attığımızda onun yerine kaos yerleşiyor.
03:16Huzurun olmadığı bir denklemde sonuç hep aynı.
03:19Tehdit, yaralama ve ne yazık ki ölüm.
03:21İşte bu arayış tam da bu yüzden bu kadar hayati.
03:24Bu kadar karanlık bir tablodan sonra şimdi gözlerimizi bir anlığına kapatalım ve hayal edelim.
03:30Peki ya huzur geri dönerse?
03:31O kapıyı açıp içeri adım attığında dünya nasıl bir yere dönüşür?
03:36Düşünsenize huzur geldiğinde o dinmeyen fırtınalar birden kesiliyor, yerini tatlı bir melteme bırakıyor.
03:43Yıkıcı seller değil, toprağı canlandıran ılık bir bahar yağmuru yağıyor.
03:48Sanki her yere cemre düşmüş gibi evlerdeki mutluluk sokaklara taşıyor.
03:53Peki ne bu sihirli kelime huzur?
03:56Kaynağımız onu o kadar güzel tanımlıyor ki huzur bir gülümseme aslında.
04:00Derin bir oh be çekme hali.
04:03Kaybettiğimiz nezaket, hoşgörü, anlayış gibi ne kadar güzelerden varsa hepsinin bir anda geri gelmesi demek.
04:10İyi de bu kadar değerli bir şeyi nerede bulacağız?
04:13Yüksek dağların tepesine mi tırmanmamız lazım?
04:16Aylarca süren yolculuklara mı çıkacağız?
04:18Son bölümde cevapların aslında ne kadar ama ne kadar yakınımızda olduğuna çok şaşıracaksınız.
04:25Öncelikle şunu bir netleştirelim.
04:26Huzur öyle ulaşılması imkansız, efsanevi bir yerde saklanmıyor.
04:31Onu bulmak için dünyayı gezmemize ya da bir uzay mekiğine atlayıp gitmemize falan hiç gerek yok.
04:36İşte cevap, huzur tam burada, yanı başımızda.
04:40Önce dilimizde başlıyor, öfkeyle konuşmayı bırakıp güzel kelimeler kurduğumuz o anda,
04:45sonra kalbimize iniyor, kalp kırmayı bırakıp gönül almaya başladığımızda,
04:50ellerimize uzanıyor, bir dost eli omzumuza dokunup nasılsın diye sorduğunda
04:55ve en sonunda içimizi o tarifsiz, derin rahatlama hissi kapladığında.
05:00İşte huzur tam da o andır.
05:02Sonuç olarak, belki de aradığımız o büyük, destansı, filmlerdeki gibi bir huzur değil.
05:08Belki de tek istediğimiz az biraz huzurdur.
05:11Belki de dev adımlar atmak yerine, işe sadece dilimize, kalbimize ve ellerimize sahip çıkarak başlamalıyız.
05:19Ne dersiniz?
05:19O kilitli mahzendeki aynanın üzerindeki örtüyü kaldırmaya artık hazır mıyız?
Yorumlar