00:00Herkese merhaba. Bugün sizlerle Erol Sunat'ın kaleminden dökülen, adeta hepimizin ruhuna dokunan bir konuyu, uzlaşamamanın bize neler kaybettirdiğini konuşacağız.
00:10Bu metin sanki hepimizin içinden geçen ama dile dökemediği o sızının, o iç çekişin bir yansıması gibi.
00:17Hadi gelin bu meselenin köklerine doğru bir yolculuğa çıkalım.
00:21Yazar metni öyle bir soruyla başlıyor ki, bam diye tam 12'den vuruyor.
00:27Kavga ettik de ne kazandık? İşte bu soru aslında hepimizin kendine sorması gereken o ilk ve en zor soru değil
00:35mi?
00:36Cevapları mı? E tahmin edersiniz ki hiç de öyle kolayca verilecek gibi değil.
00:41Aslında bütün hikaye, bütün o acı şu tek cümlede özetleniyor.
00:45Uzlaşamamak. Yani bu öyle basit bir fikir ayrılığı, bir anlaşmazlık falan değil, resmen bir yıkım.
00:51Bizi içten içe tüketen, enerjimizi emip bitiren ve geriye sadece enkaz bırakan bir şey.
00:57Peki, peki bu uzlaşmazlığın faturası ne oldu bize?
01:01Gelin şimdi bu kavganın hem görünen hem de görünmeyen bedellerine bir bakalım.
01:06Bu süreçte neleri yitirdik de sırtımızdaki heybeye neleri yükledik?
01:10Yolda döktüklerimize bir baksanıza.
01:12Saygı gitmiş, sevgi gitmiş, hoşgörü, anlayış ve tabii ki en önemlisi barış.
01:18Yani düşünsenize, bunlar bir toplumu ayakta tutan harç, o çimento gibi bir şey.
01:23E siz o çimentoyu söküp atarsanız ne olur?
01:26Geriye sadece sallanan, çatlak duvarlar kalır.
01:29İşte bu sözler gerçekten insanın içine işliyor.
01:33Kavganın o görünmeyen yüzünü, o manevi yükünü o kadar güzel anlatıyor ki.
01:38Bir düşünün, kırılan o kalpler, sırtımızda biriken onca kul hakkı,
01:43bunların ağırlığı, kazandığımızı sandığımız o göstermelik zaferlerden çok ama çok daha ağır değil mi sizce de?
01:50Peki iyi de neden?
01:52Neden bu hale geldik?
01:54Yani ne oldu da biz barışmaktan bu kadar uzaklaştık?
01:59O uzlaşma yollarını önümüze tıkayan şey neydi?
02:02Hadi gelin, şimdi biraz da bu çıkmaz sokağa nasıl girdiğimizi anlayalım.
02:07Belki de en büyük yanılgımız tam da burada başlıyor.
02:10Bir yanda içimizden bir ses, vicdanımız, hadi git gönül al diyor.
02:14Ama diğer yanda o meşhur ses var.
02:17Peki el alem ne der?
02:19Ya aciz görünürsem, ya beni yargılarlarsa?
02:22İşte bu korku, bu korku yüzünden o ilk adımı atmaktan o kadar çekindik ki,
02:27gönül almanın ne büyük bir erdem olduğunu unuttuk gittik.
02:31Peki bu el alem ne der korkusunu ne besliyor?
02:34E biraz inat var işin içinde, biraz dışarıdan gaz verenler, kışkırtanlar, dolduruşa geliyoruz hemen.
02:41Hele bir de o sakın ha barışma sen haklısın diyen dostlar var ya, onlar en fenası.
02:47Bütün bunların üstüne bir de o içimizdeki gururu, kibre ekleyince,
02:51tamam işte barışa giden ne kadar kapı varsa hepsi bir bir yüzümüze kapanıyor.
02:56Ve yazlar burada o kadar kritik bir şeye parmak basıyor ki, kargaşadan beslenenlere.
03:01Sanki böyle bir görünmez eller var, aramıza giriyor, nifak tohumları ekiyorlar.
03:07Normalde küsmeyecek insanı küstürüyorlar, dövüşmeyecek olanı dövüştürüyorlar.
03:11Neden mi?
03:12Çünkü bu kavgadan, bu gerilimden bir çıkarları var, oradan besleniyorlar.
03:16Ve sonuçta ne oldu?
03:18Sadece huzurumuzu kaybetmedik ki, o pırıl pırıl, o güzelim değerlerimizi de harcadık bu uğurda.
03:25İşin en acı tarafı da ne biliyor musunuz?
03:27Barışı sağlaması, ortalığı yatıştırması gerekenler, ne yazık ki onlar da sorunun bir parçası olduk çıktı.
03:35Ve işte şimdi o can alıcı soru geliyor.
03:39Doğrudan bize, hepimize, o öfkeyle, o hırsla köprülere atarken hiçbir an durup şöyle bir nefes aldık mı?
03:46Hiç kendimize yahu ben ne yapıyorum böyle diye sorabildik mi?
03:50Yazara göre hayır, bu hiç muhasebeyi yapamadık.
03:52E, bu muhasebeyi yapmayınca ne oldu?
03:55Tabii bunun acı bir sonucu oldu.
03:58Barış diyenlerin, aman yapmayın etmeyin diyenlerin sesi kısıldı.
04:03Onlar sessizliğe gömüldü.
04:05Ama kavgayı körükleyenler, ortalığı yangın yerine çevirenler, onlar nedense daha çok sivriydi, daha çok prim yaptı.
04:13Çok görüp, çok ironik bir durum değil mi?
04:15Peki, durum bu kadar kötü mü?
04:18Her şey bitti mi yani?
04:20Umutsuzluğa kapılıp gitmekten başka çaremiz yok mu?
04:23İşte yazar, tam da bu karamsar tabloya, bu her şey bitti havasına bir dur diyor.
04:28Bilirsiniz o meşhur şarkı sözünü.
04:31Hani hepimizin dilindedir.
04:32Genellikle böyle umutsuz anlarda, artık geri dönüşü olmayan yollara girildiğinde söylenir.
04:37Hani artık her şey için çok geç demenin bir yoludur bu.
04:41Ama yazar, tam bu noktada, o bütün karamsarlığı yıkan, o basit ama bir o kadar da güçlü soruyu soruyor.
04:47Neden vakit geç olsun ki?
04:49Bu soru var ya, bu aslında o ezberlediğimiz bütün çaresizliklere karşı bir isyan, bir başkaldırı.
04:56Ve cevabı da o kadar net, o kadar yalın ki, eğer yaşıyorsanız, şu an nefes alıp veriyorsanız, geçmiş diye bir
05:03şey olamaz, yoktur.
05:05Her yeni gün, hatta her yeni an, yepyeni bir başlangıç için bir şanstır, bir fırsattır.
05:11O yüzden umutsuzluğa teslim olmak için aslında hiçbir geçerli sebebimiz yok.
05:15Peki, madem vakit geç değil, o zaman bu kördüğümü nasıl çözeceğiz?
05:21Bu çıkmazdan nasıl çıkacağız?
05:23İşte yazar, burada topu yine bize atıyor.
05:27Sorumluluğu hepimizin omuzlarına, her birimize bırakıyor.
05:30Çıkış yolu için de aslında ta büyüklerimizden, o kadim bilgeliğimizden gelen muhteşem bir formül sunuyor.
05:38Hani demişler ya, her geceyi kadir bilmek.
05:40Yani her anın kıymetini bilmek, her anı bir fırsat, bir arınma, bir barışma imkanı olarak görmek.
05:46Eğer dünyaya, ilişkilere bu gözle bakabilirsek, o zaman anlarız ki barışmak için her an doğru andır aslında.
05:53Belki de çözüm sandığımızdan çok daha basit, kim bilir.
05:56Yine büyüklerimizin o basit ama ne kadar da derin bir sözü var.
06:00Bir seferde sen alttan al be evladım.
06:03Ama işte o gurur, o inat, bir türlü izin vermiyor ki buna.
06:07Oysa barışa giden o incecik patika, çoğu zaman bu küçücük fedakarlıktan geçiyor.
06:11Ve Metin, hepimizi şöyle bir durup düşünmeye, derin bir muhasebeye iten o son ve en büyük soruyla bitiyor.
06:18Yarın, o büyük gün gelip çattığında, bütün bu kırgınlıkların, bu kul haklarının, bu inatlaşmaların hesabı sorulduğunda biz ne diyeceğiz?
06:29Mazeretimiz ne olacak?
06:30Bu sorunun cevabı belki de bugün, tam da şu an atacağımız ya da atmayacağımız o adımlar da saklı.
06:36Üzerine gerçekten düşünmeye değer.
Yorumlar