00:00Her an her şey tepetaklak olabilirmiş gibi bir his.
00:03Size de tanıdık geliyor mu bu?
00:04İşte bugün Erol Sunat'ın bir denemesinden yola çıkarak
00:08hepimizin hayatına sızan bu derin belirsizlik hissinin köklerine ineceğiz
00:13ve bizi nasıl etkilediğine şöyle bir yakından bakacağız.
00:16Her şey aslında çok kişisel bir endişeyle başlıyor değil mi?
00:20Şöyle bir durup düşününce belirsizlik ilk darbeyi en somut yerden vuruyor.
00:24Direkt cebimizden.
00:25Ve o his var ya tıpkı bir kar tanesi gibi başlayıp
00:28sonra çığ gibi büyüyerek bütün cüzdanımıza yani bütün mali geleceğimize yayılıyor.
00:34İnsan kendini resmen pamuk ipliğine bağlı bir zeminde duruyor gibi hissediyor.
00:39E tabi bu kaygı sadece parayla da kalmıyor.
00:41İşimiz, yarın ne olacağı belli olmayan kariyerimiz,
00:45belirsizlik adeta bir örümcüt ağı gibi hayatımızın her köşesini sarmaya başlıyor.
00:51Ve en sonunda bütün o küçük can sıkıcı belirsizlikler birleşip
00:56karşımıza o en büyük soruyu çıkarıyor.
00:59Peki ya gelecek? Yarın ne olacak?
01:01İşte bugün hissettiğimiz şeyin özeti tam olarak bu.
01:05Yazarın tespiti de çok net.
01:06Düşmüşüz bir belirsizliğin içine.
01:08Herkes günü kurtarma derdinde.
01:10Hepimiz bu hissi çok iyi tanıyoruz.
01:12Ama asıl soru şu, bu his sadece bizim kişisel kaygılarımızdan mı kaynaklanıyor
01:17yoksa arkasında çok daha büyük küresel bir neden mi var?
01:20İşte yazar bu kişisel kaygıların kökenine indiğinde karşımıza tek bir şey çıkarıyor.
01:25Savaş alanı.
01:26Ona göre derin belirsizliğin asıl doğduğu, asıl beslendiği yer tam da burası.
01:32Nerede savaş varsa belirsizlik oraya postu seriyor.
01:35Ortalık toz duman, kızılca bir kıyamet.
01:38Yani olay sadece binaların yıkılması, fiziksel bir yıkım değil.
01:41Savaş aynı zamanda bütün o bildiğimiz netliğin, öngörülebilirliğin,
01:45yani anlamın yok olduğu bir kaos ortamı yaratıyor.
01:47Ve bakın bu öyle soyut bir lafta değil.
01:50Yazar günümüzden çok somut örnekler veriyor.
01:53Doğu Türkistan, Ukrayna, Gazze, Lübnan, İran.
01:57Şöyle bir haritaya baktığınızda o belirsizlik ağının aslında dünyanın dört bir yanını nasıl sardığını görüyorsunuz.
02:03Ama şimdi işin ilginç bir yanı var.
02:06Tüm bu kaosun içinde yazar bir paradoks yakalıyor.
02:09Diyor ki özellikle Orta Doğu'daki savaşlar bize aslında gerçekleri gösteren kırık bir ayna gibidir.
02:14Şöyle düşünelim, normal zamanlarda kimin gerçekten dost, kimin aslında düşman olduğunu anlamak zordur.
02:21Ama savaşın o yakıcı ateşi var ya, işte o her şeyi değiştirir.
02:26Bütün maskeler bir anda düşer, niyetler ortaya dökülür.
02:30Yani o korkunç kaos, ironik bir şekilde kimin ne olduğunu anlamanız için size acımasız bir netlik sunar.
02:37Yazarın kendi ifadesiyle, savaş ayna oldu, art niyetliler, icı dışı bir olmayanlar iot gibi açığa çıktı.
02:45İşte o kırık aynanın karşısında daha önce acaba kim kimdir diye kafamızı kurcalayan bütün belirsizlikler paramparca olur.
02:52İyi de dünyanın öbür ucundaki bir savaşın benim cebimdeki parayla, mutfağımdaki tencereyle ne alakası olabilir ki?
02:59İşte şimdi o büyük resimdeki olayların nasıl olup da en başta konuştuğumuz o kişisel kaygılara dönüştüğüne bakacağız.
03:06Bakın olay şöyle işliyor, önce o savaş rüzgarları esmeye başlıyor, hemen ardından küresel ekonomi etkileniyor değil mi?
03:13Hop akaryakıt doğalgaz fiyatları tavana vuruyor.
03:16E sonuç bizim o beklediğimiz zor zor aldığımız maaş zamları daha elimize değmeden eriyip gidiyor.
03:22İşte o çok uzaklardaki savaş tam olarak böyle bir dalga etkisiyle gelip bizim hayatımızın ortasına oturuyor.
03:27Ve bu anlattığım şey bir teori falan değil, tam da şu an yaşadığımız şeyin özeti.
03:32Zaten kendi içinde sallanan bir ekonomimiz vardı, üstüne bir de bu küresel fırtınalar eklendi.
03:38Her şey darma duman oldu, bunu zaten hepimiz iliklerimize kadar hissediyoruz.
03:42Tamam, ekonomiyi anladık, peki ya psikolojimiz?
03:45Yani bütün bu belirsizliğin içinde yaşamanın ruhumuza bindirdiği o ağır yük ne olacak?
03:50Sürekli endişe duymak nasıl bir iz?
03:52Yazar bu durumu tarif etmek için çok çarpıcı bir ifade kullanıyor.
03:55Çıkmaz sokak, ileri gidemiyorsun, geri dönemiyorsun, ne yapacağını bilmiyorsun, sadece duruyorsun.
04:01İşte belirsizliğin insanı felceden o kapana kısılmışlık hissi tam olarak bu.
04:06Ve bu hissi anlatmak için bir benzetme daha kullanıyor ki bu daha da ürpertici.
04:11Belirsizlik odanın ortasına çöleklenmiş bir yılan gibidir.
04:14Soğuk, korkutucu ve itici.
04:16Yani bu soyut bir kaygı değil, her an üstünüze atlayabilecek somut bir tehdit gibi hissediliyor.
04:21Ve işin belki de en zor kısmı ne biliyor musunuz?
04:24Bu mücadeleyi tek başına, gizli gizli vermek.
04:27Dışarıya karşı her şey yolunda imajı çiziyorsun.
04:31Hani kan kussam bile kızılcık şerbeti içtim dersin ya, o hesap.
04:35Kimseyle konuşmuyorsun, konuyu açmaktan kaçınıyorsun.
04:38Bu da insanı kendi kaygılarıyla yapayalnız bırakıyor.
04:41İşte tüm bunların ortasında yazar, hepimizin aklından geçen o can alıcı soruyu soruyor.
04:46Bu belirsizliğin içinde insanlar nasıl mutlu olabilir ki?
04:50Nasıl gülümseyebilir, bir sonraki adıma nasıl umutla bakabilir?
04:54Gerçekten nasıl?
04:55Ve şunu söylemek lazım, bu analiz bize bir reçete, bir çözüm sunmuyor.
05:00Belki de sunamaz.
05:01Bunun yerine, sorduğu bu sorunun ne kadar derin, ne kadar köklü olduğunu anlamamız için bizi son bir düşünceyle baş başa
05:07bırakıyor.
05:08Çünkü bir çözüm yolu görünmediğinde o belirsizlik her yanınıza çöküyor.
05:13Çaldığınız kapılar açılmıyor.
05:15Aradığınız telefonlara kimse cevap vermiyor.
05:18Tam bir çaresizlik ve yalnızlık hissi.
05:21Ve yazar son sözü söylüyor.
05:23Bizi hem çok basit hem de çok ağır bir cümleyle bırakıyor.
05:27Bu böyle gitmez.
05:28Gitmez ama belirsizlik derin.
05:31Belki de hepimizin içinden geçen ama bir türlü cevabını bulamadığımız o soru tam da bu.
Yorumlar