Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 18 saat önce
Bu köşe yazısı, Fener Rum Patrikhanesi’nin uluslararası alanda artan nüfuzunu ve Ekümeniklik unvanının kullanımını Türkiye'nin egemenlik hakları çerçevesinde eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, Patrik Bartholomeos’un Batılı liderler ve UNESCO gibi kurumlar tarafından devlet başkanı protokolüyle ağırlanmasının Lozan Antlaşması’nı ihlal ettiğini savunmaktadır. Özellikle ABD ve Fransa'nın Patrikhane'ye verdiği desteğin Türkiye'nin diplomatik duruşuyla çeliştiği ve iç hukuk nezdinde tepkisiz kalındığı vurgulanmaktadır. Metinde, Türk hükümetinin Batı Trakya'daki Türk azınlık hakları konusunda tavizler verirken Patrikhane’nin siyasi bir aktör gibi hareket etmesine göz yumduğu öne sürülmektedir. Son olarak, devlet kurumlarının bu unvan kullanımlarına karşı sessiz kalması ve resmi makamların denetim görevini yerine getirmemesi sert bir şekilde eleştirilmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün sizinle öyle bir konuya dalacağız ki, işin içinde hem tarih var, hem diplomasi, hem de tek bir
00:07ünvanın yarattığı inanılmaz bir gerilim.
00:10Hazırsanız başlayalım.
00:12Düşünün bir, tam 100 yıllık bir anlaşma nasıl oluyor da bugünün diplomatik gündemini bu kadar meşgul edebiliyor, hatta bir krize
00:21sebep oluyor?
00:21İşte bu sorunun cevabını gelin hep birlikte arayalım.
00:25Peki, bu karmaşık meseleyi nasıl ele alacağız?
00:28Önce şu meşhur tartışmalı ünvan meselesine bakacağız.
00:32Sonra patriğin dünya sahnesindeki yerine, ardından da bölgedeki gerilimlere ve ilginç jestlere göz atacağız.
00:40En sonda da Ankara bu işe ne diyor sorusuna odaklanacağız.
00:44Hadi başlayalım o zaman.
00:46İlk durağımız, bütün bu hikayenin kilit taşı, her şeyin başladığı yer, 1923 Lozan Antlaşması.
00:53İşte her şeyin düğümlendiği nokta tam da burası.
00:571923'te imzalanan Lozan Antlaşması diyor ki,
01:00Fener Rum Patrikhanesi'nin görevi, yerel Rum kökenli nüfusun dini ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlıdır.
01:07Yani kaynaklara göre olay bu kadar net.
01:10Ve işte size inanılmaz bir tezat.
01:13Türkiye'de resmi statüsüne baktığınızda, Patrikhane İstanbul'da Fatih Kaymakamlığına bağlı bir kurum.
01:18Yani yerel bir statüsü var ama madalyonun diğer yüzüne bir bakın.
01:23Uluslararası arenada bir devlet başkanı gibi karşılanıyor.
01:26Dünya liderleri ona Ekümenik Patrik diyor.
01:29Bütün furtunada zaten bu ikilemden kopuyor.
01:32Peki dünya bu duruma nasıl bakıyor?
01:34Gelin şimdi küresel güçlerin Patrik Bartolomeos'u nasıl gördüğüne, bu ikiliyi nasıl yönettiklerine bakalım.
01:41Mesela Amerika Birleşik Devletleri.
01:44Bakın Başbiskopos Elpidoforos Beyaz Saray'da Başkan Trump'a ne diyor?
01:49Ekümenik Patrikhanemize ve Kutsal Ekümenik Patrik Bartolomeos Hazretlerine verdiğiniz sarsılmaz destek için size teşekkür ederiz.
01:56Dikkat edin, ekümenik kelimesi özellikle vurgulanıyor.
02:01Fransa'ya geçelim, orada durum daha da net.
02:04Fransız Başbakanı Sebastian Le Corneau, Patrik'e resmi olarak Konstantinopolis Patri diye hitap ediyor.
02:10Bu Lozan'da belirlenen statünün uluslararası alanda nasıl aşıldığının çok bariz bir örneği.
02:16Ama bekleyin, herkes aynı fikirde değil hem de hiç değil.
02:20Rusya'ya bakın, Rus Dış İstihbarat Servisinin kullandığı ifadelere bakar mısınız?
02:25Konstantinopolis Deccali, Cübbeli Deccal.
02:28Yani bu inanılmaz sert ve düşmanca tavır, aslında Patrik'in jeopolitik satranç tahtasında ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu gösteriyor.
02:36Fransa'daki ağırlamaya tekrar dönelim çünkü gerçekten dikkat çekici.
02:40Cumhurbaşkanı Macron'la Elize Sarayı'nda resmi bir görüşme yapıyor.
02:44Bilimler Akademisi'nde Konstantinopolis Ekümenik Patri olarak ağırlanıyor.
02:49UNESCO'da yine aynı ünvanla onurlandırılıyor.
02:51Kısacası tam bir devlet başkanı protokolü uygulanıyor.
02:55İşte bu, Türkiye'deki resmi statüsüyle arasındaki o devasa farkı gözler önüne seriyor.
03:01Şimdi de hikayeyi biraz daha eve yaklaştıralım.
03:04Yani Türkiye ve Yunanistan eksenine.
03:06Burada işler daha da karmaşıklaşıyor.
03:08Çünkü devreye kişisel ilişkiler, jestler ve tabii ki bölgesel gerilimler giriyor.
03:13Peki, Patrik Bartolomeus'un kendisi bu ilişkiye nasıl bakıyor?
03:18Kendi sözleri şöyle, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın kuruma karşı saygılı davrandığını gözlemliyorum.
03:24Beni Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki tüm yıllık resepsiyonlara davet ediyor.
03:28Bu sözler en azından kişisel düzeyde bir saygı ve diyalog ortamının olduğunu düşündürüyor.
03:33Hatta size çok ilginç, çok insani bir anekdota anlatayım.
03:38Ankara'da bir akşam yemeği, Yunanistan Başbakanı Miçotarkis, kehribar tesbihini Patrik'e gösteriyor.
03:44Patrik de bak bu da benimki der gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hediye ettiği haltın işlemeli tesbihini çıkarıyor.
03:50Bunu duyan Cumhurbaşkanı Erdoğan da hemen araya girip Miçotarkis'e de bir tane hediye etme sözü veriyor.
03:55Yani o büyük diplomatik satrancın ortasında böyle sıcak anlar da yaşanıyor.
04:00Ancak Ankara'daki bu sıcak rüzgarlar eserken, kaynaklar bir de madalyonun öbü yüzünü gösteriyor.
04:07Yunanistan'da yaşayan Türklerin durumu, devletin atadığı müftüler yerine kendi seçtikleri müftülerle ibadet etmek istedikleri için haklarında dava açıldığı belirtiliyor.
04:17İşte bu durum, iki ülke arasındaki ilişkilerin ne kadar hassas bir dengede durduğunu gösteren bir tezat aslında.
04:23Ve şimdi geldik en can alıcı bölüme.
04:26Peki, tüm bunlar olurken Ankara ne yapıyor?
04:28İşte bu noktada kaynaklar Türkiye'nin tavrını, daha doğrusu sessizliğini mercek altına alıyor ve ciddi sorular soruyor.
04:36Bakın, mesele meclise kadar taşınmış bir milletvekili hükümete çok net sorular yöneltiyor.
04:42Patrik'e hediye edilen ve Türkiye topraklarını Yunanistan'da gösteren o Helen haritası için bir açıklama istendi mi?
04:49Lozan'ı açıkça ihlal eden ekümenik ünvanının kullanılmasına karşı bir şey yapıldı mı?
04:54Hatta, dezenformasyon merkezi bu konuda hiç düzeltme yayımladı mı?
04:59Bunlar gerçekten de çok ciddi sorular.
05:02Peki, bu kadar kritik sorulara bir cevap gelmiş mi?
05:05Cevap, işte bu ekrandaki sayıda.
05:0877.
05:09Evet, yanlış duymadınız.
05:10Tam 77 gün.
05:12Kaynaklara göre, milletvekilinin Cumhurbaşkanı yardımcılığına sorduğu bu sorular,
05:16tam 77 gün boyunca yanıtsız kalmış.
05:19Daha önce sorulan benzer sorulara İçişleri Bakanlığı'ndan gelen yanıta bir bakalım.
05:24Bu sorular bizim bakanlığımızın görev ve sorumluluk alanında değil.
05:29Kaynaklar bu tür cevapları sorumluluğu bir nevi üzerinden atmak olarak görüyor.
05:33Yani topu tacı atmak gibi bir durum.
05:36Bakın bu konudaki eleştiriler sadece muhalefet milletvekillerinden gelmiyor.
05:40Eski Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel'in tepkisi çok daha sert.
05:44Diyor ki, Yunanistan Başbakanı ve Feler Kilisesi papazı.
05:47Ama Fatih Kaymakamı orada yok.
05:49Bartolome olsun Yunan Başbakanı'nın heyetinde olduğunu bilmiyorduk biz.
05:53Bu sözler, meselenin siyasi arenada ne kadar büyük bir rahatsızlık yarattığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
06:00Sonuç olarak bu analizimizi bir cevapla değil, hepimizin düşünmesi gereken bir soruyla bitirelim.
06:05Peki, tarihi anlaşmalar günümüzün jeopolitik gerçekleriyle çarpıştığında ne olur?
06:10İşte bu soru, sanırım daha uzun yıllar gündemdeki yerini koruyacak.
Yorumlar

Önerilen