00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememizde gerçekten çok konuşulan, epey tartışmalı ve bir o kadar da ilginç bir mekni masaya yatırıyoruz.
00:08Yazar Mehmet Özkendirci'nin Türkiye'deki güç yapıları ve kurumlar üzerine yazdığı o meşhur makalesine bakacağız.
00:16Metin o kadar geniş ki televizyon yayıncılığından giriyor, yerel siyasete uzanıyor, oradan da uluslararası dini statü tartışmalarına kadar epey geniş
00:24bir elpazeyi tarıyor.
00:25Amacımız ne peki? Bu iddiaları hiçbir taraf tutmadan tamamen objektif bir şekilde adım adım deşifre etmek.
00:33Hazırsanız hemen dalalım.
00:35Şimdi konunun derinliklerine inmeden önce yazarın şu çarpıcı girişine bir bakalım.
00:40Şöyle diyor, burada halkın vergileriyle iktidar sözcülüğünü yapan TRT acilen özelleştirilmeli.
00:46Çok net değil mi? Yazar, devlet televizyonuna ve en önemlisi bizim vergilerimizin nasıl harcandığına dair gerçekten inanılmaz sert bir duruş
00:55sergiliyor.
00:56Vergi veriyorsak bunun hesabını da sormaya hakkımız var diyor aslında.
00:59Zaten metnin geri kalanında göreceğimiz tüm o keskin eleştirilerin tonunu da tam olarak bu cümle belirliyor.
01:06Bu yoğun metni deşifre etmek için önümüzde dört ala başlık var.
01:09Önce TRT iddialarına odaklanacağız, ardından siyasetteki taraf değiştirmelere yani transferlere bakacağız.
01:16Sonra meşhur böcek vakası iddialarını inceleyip finali de ekümanik ve ruhban okulu tartışmalarıyla yapacağız.
01:23Hemen ilk bölümümüzle yani TRT'nin yayın politikası ve hesap verebilirlik meseleleriyle başlayalım.
01:30Ve bu durum yazarın kurduğu şu muazzam zıtlıkta inanılmaz net bir şekilde ortaya çıkıyor.
01:35Yazar diyor ki bir yanda devletin kanalı TRT var, 3 tane spor kanalı var, adı sanı duyulmamış yabancı takımların maçlarını
01:43veriyor,
01:43sıradan bir penaltı pozisyonunu saatlerce tartışıyor, diğer yandaysa özel bir kanal olan Bean Sports var.
01:50Peki onlar ne yapıyor?
01:51Mustafa Kemal Atatürk adına düzenlenen o tarihi 100. yıl gazi koşusunu canlı olarak yayınlıyor.
01:57Yazar bu keskin tablo üzerinden hepimizin vergileriyle dönen bir kurumun milli değerlere yaklaşımını tabiri caizse topa tutuyor.
02:05İşte tam da bu manzaraya bakıp o can alıcı soruyu yapıştırıyor.
02:09Peki ama TRT bu 100. yıl gazi koşusunu neden canlı yayınlamadı?
02:14Bakın bu yazar için öylesine bir at yarışı değil.
02:17Bu Cumhuriyet'in kurucusu adına yapılan 100. yıla özel, devasal sembolik anlamı olan bir etkinlik.
02:23Üstelik yazar sadece TRT'yi eleştirmekle kalmıyor, devletin zirvesinin Cumhurbaşkanı'nın da neden orada olmadığını sorgulayarak eleştirisinin dozunu iyice artırıyor.
02:33Peki yazarın bu konudaki çözümü ne derseniz çok net 3 talebi var.
02:371. Vergi mükellefleri paralarının nereye gittiğini sormalı diyor.
02:412. TRT acilen özelleştirilsin.
02:433. Vatandaşlar Atatürk'i görmezden gelenleri görmezden gelmeli.
02:47Yani gidin paranızla özel kanallar izleyin diyor.
02:49Aslında yazarın yapmaya çalıştığı şey basit bir televizyon eleştirisini alıp doğrudan sizin, bizim vergi haklarımıza, kurumların halka nasıl hesap vermesi
02:58gerektiğine bağlamak.
02:59Olay sadece bir yayın meselesi değil yani.
03:02Olay cüzdanımızdan çıkan paranın nereye gittiği.
03:04Gelelim 2. ana başlığımıza siyasi transferler ve şu meşhur taraf değiştirme etiği.
03:10Yazar şimdi medyayı bırakıp iç siyasete dönüyor ve durumu anlatmak için futboldan çok tanıdık bir metafor ödünç alıyor.
03:18Transfer ama kendi tanımıyla.
03:20Yani muhalefetten seçilen bir siyasetçinin veya belediye başkanının seçildikten sonra iktidar partisine geçmesini kastediyor.
03:28Yazara göre bu siyasiler oylar sanki kendi tapılı mallarıymış gibi davranıp seçmen iradesini resmen gasp ediyorlar.
03:36Bunu da kulübüne 5 kuruş bonservis kazandırmadan çekip giden futbolculara benzetiyor.
03:42Seçmen haklarını anlatmak için gerçekten akıllıca bir benzetme değil mi?
03:46Şimdi bu kısmın en ilginç yanına geliyoruz.
03:49Yazar peki bu siyasetçiler neden taraf değiştiriyor sorusuna doğrudan Cumhurbaşkanı'nın Hatay depremi sonrasındaki o çok konuşulan sözleriyle yanıt veriyor.
03:59İktidar partisine oy vermezseniz size hizmet gelmez.
04:02Yazara göre siyasiler halka daha iyi hizmet götürmek kılıfı altında bu transferleri yapıyor.
04:07Yani onun deyimiyle tam bir ne kadar ekmek o kadar köfte durumu.
04:11Yazarın gözünde siyaset ne yazık ki acımasız bir hayatta kalma oyununa dönüşmüş durumda.
04:16Buradan hemen üçüncü bölümümüze biraz karmaşık ama bir o kadar da çarpıcı olan Böcek Vakası iddialarına geçiyoruz.
04:23Yazar burada dünya siyaset tarihine geçeceğini iddia ettiği ana muhalefet partisi içindeki inanılmaz karışık bir iddialar zincirini önümüze döküyor.
04:31Bakın süreç yazarın anlatımıyla şöyle ilerliyor.
04:35Önce Muhittin Böcek adaylık için Özgür Özel'e tek kuruş vermediğini söylüyor.
04:39Sonra bir bakıyoruz kendi oğlu çıkıp ben CHP'deki bir yetkiliye çantalar dolusu dolar verdim diyor.
04:46İşin en tuhaf yanı sonrasında bu paranın kime verildiği iddia ediliyor biliyor musunuz hayatını kaybetmiş olan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı
04:53'na.
04:54Yazar vefat etmiş bir ismin ortaya atılmasını tüm bu olayların üstünü örtmek için yapılan bir sahtekarlık hamlesi olarak yorumluyor.
05:01Tabii biz burada iddialar doğru mu yanlış mı ona bakmıyoruz.
05:04Sadece yazarın kurduğu bu olay örgüsünü inceliyoruz.
05:06Peki ama neden?
05:08Yazarın vardığı asıl kritik nokta şu.
05:10Tüm bu yerel kaos, tutuklamalar, bitmek bilmeyen siyasi transferler bunlar öylesine olmuyor.
05:17Yazar çok daha büyük bir stratejinin işlediğini savunuyor.
05:20Ona göre nihai amaç muhalefetin başına yazarın kendi taktığı isimle söylüyorum bir kayyum kemal atayarak muhalefeti içeriden dizayn etmek.
05:29Plan ne peki? Baskın bir seçimle iktidarı korumak ve mecliste anayasayı değiştirecek çoğunluğu bir şekilde elde etmek.
05:36Anlayacağınız yazar burada tam anlamıyla devasa bir siyaset mühendisliği okuması yapıyor.
05:42Geldik dördüncü ve son bölümümüze.
05:44Ekümenik, ruhban okulu ve devlet egemenliği tartışmaları.
05:47Şimdi, iç siyasetin o hararetli gündeminden bir anda kopup bambaşka sulara yelken açıyoruz.
05:54Yazar konuyu bir anda din, tarih ve en çok da egemenlik meselelerine getiriyor ve ekümenik kavramını tartışmaya açıyor.
06:02Yazarın bu kavramı yüklediği anlam çok net, Hristiyan medeniyetinin hakim olduğu topraklar.
06:07Mesela, Fatih Kaymakamlığına bağlı olan Başpiskopos Bartlomeus'un, Yunan parlamentosunda Yeni Roma ve Konstantinopolis Başpiskoposu ve ekümenik ünvanıyla anılması yazarı
06:19inanılmaz rahatsız ediyor.
06:21Bir başpiskoposun gittiği her yerde bir devlet başkanı protokolüyle karşılanmasını, Türkiye'nin kendi topraklarındaki egemenlik haklarına yönelik doğrudan bir tehdit
06:30olarak görüyor.
06:31Bu egemenlik endişesi, makalenin finalinde çok somut bir yere, hepimizin bildiği ama yıllardır kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu'nun geleceğine
06:40bağlanıyor.
06:41Yazar bizi şu iki ihtimalle baş başa bırakıyor.
06:44Bu okul yarın öbür gün açılırsa, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı'na mı bağlı olacak, yoksa giderek daha çok dillendirilen o
06:51ekümenik himayesi altına mı girecek?
06:53Yunanistan'daki müftüleri bile Yunan devletinin atadığı bir dünyada, Türkiye'nin kendi topraklarındaki bir eğitim kurumunda egemenliğinden taviz verip vermeyeceğini sorguluyor
07:02yazar.
07:03Yani devlete, kendi kurumlarına ve sırlarına sahip çık mesajını veriyor.
07:07İşte tüm bu analizden sonra masadaki o en büyük soruyu sorma vakti geldi.
07:12Baktığınızda bir yanda yayınlanmayan bir at yarışı var, diğer yanda saf değiştiren belediye başkanları, çantalar dolusu dolarlar ve uluslararası ruhban
07:21okulu tartışmaları birbirinden tamamen kopuk gibi duruyor değil mi?
07:25Ama aslında yazar Özkendirci'nin metnini tek bir ana damar birbirine bağlıyor.
07:30Kurumlarımızın kime hizmet ettiği ve nasıl hesap verdiği sorunu.
07:33Peki, vergilerimizi ödeyen bizlerin hakları, sandığa yansıyan seçmen iradesi ve devletin egemenliği arasındaki o hassas denge nasıl korunmalı?
07:43Ya da şöyle soralım, sizce bugün bu denge ne durumda?
07:46Bu soruyu biraz düşünmeniz için buraya bırakıyorum.
07:49Umarım bugünkü analizimiz böylesine karmaşık iddialara biraz olsun farklı bir pencereden bakmanızı sağlamıştır.
07:55Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
07:58Merak etmeye ve sorgulamaya hep devam edin.
Yorumlar