00:00Selamlar, hiç vakit kaybetmeden hemen konuya dalalım.
00:03Bugün, araştırmacı yazar Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı,
00:07ABD temsilcisi Tom Barak'ın Türkiye, Suriye ve Irak üçgenindeki kutuplaştırıcı rolünü masaya yatıran,
00:14oldukça çarpıcı bir analizi inceliyoruz.
00:16Kaynak metnimizin sunduğu veriler ışığında,
00:19o meşhur Orta Doğu satrancının perde arkasında güç dengelerinin nasıl şekillendiğine dair
00:24yazarın ortaya koyduğu argümanları keşfedeceğiz.
00:27Hazırsanız bu karmaşık haritayı okumaya başlayalım.
00:31Bugün adım adım şunlara bakacağız.
00:33Tom Barak tartışması, Suriye'deki Amerikan etkisi, Irak'taki güç değişimi,
00:38Türkiye'nin tavrı, Trump'ın bölge stratejisi ve son olarak yazarın çok konuşulacak final eleştirisi.
00:43İlk durağımız Tom Barak tartışması.
00:47Yazarın odaklandığı bu isme yakından bakalım.
00:49Şimdi ortada gerçekten çok ilginç bir tezat var.
00:52Bir tarafa bakıyorsunuz, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio,
00:55Barak için paha biçilmez ve vazgeçilmez ifadelerini kullanıyor.
00:59Tam bir önce Amerika kahramanı ilan edilmiş durumda.
01:02Ama diğer tarafa, yani hükümete yakın Türk medyasına baktığınızda bambaşka bir hikaye var.
01:08Yazarın dikkat çektiği nokta şu.
01:10Bizim medya, Barak'ın Arap milliyetçisi olduğu gerekçesiyle
01:13İsrail tarafından görevden alındığına dair zafer manşetleri atmış,
01:17üstelik bunun tamamen yanlış yorumlanmış erken bir sevinç olduğu ortaya çıkıyor.
01:21İki zıt dünya tek bir figür.
01:23Yazarın ne demek istediğini tam kavramak için makale boyunca sık sık başvurduğu bir ifadeye odaklanmamız şart,
01:30sömürge valisi.
01:31Biliyorsunuz bu terim sıradan bir diplomatik ünvan değil.
01:34Yabancı bir bölgenin iç işlerinde adeta o ülkenin sahibiymiş gibi
01:38orantısız ve denetimsiz bir güç kullanan bir elçiyi tanımlamak için seçilmiş oldukça ağır ve eleştirel bir ifade.
01:45Yazar, Barak'ın bölgedeki gücünü tam olarak bu çerçeveden değerlendiriyor.
01:49Gelelim ikinci bölüme.
01:51Suriye'de ABD etkisi.
01:53Peki bu sömürge valisi mantığı sahada nasıl işliyor?
01:57Yazarın iddialarına göre ABD, Suriye'de taşları adeta yeniden diziyor.
02:02Örneğin, HTH lideri Jolani.
02:04Yazar, Kolani'nin nasıl hızla dönüştürülüp tam da ABD'nin istediği anlaşmalara imza atacak kıvama getirildiğini anlatıyor.
02:11Bitmedi.
02:12Suriye PKK'sının da bölgesel yönetime entegre edildiğini ve böylece bölgenin İran'a karşı kullanılacak sıkı denetimli bir fırlatma rampasına dönüştürüldüğünü
02:21öne sürüyor.
02:22Tam da bu noktada yazar o müthiş tezatlığı yüzümüze çarpıyor.
02:26Hükümete yakın bir gazetecinin şu sözünü hatırlatıyor.
02:28Bizim reis Suriye'ye kayyum atamış liderdir.
02:31Ancak makaleye göre sahadaki gerçeklik bunun tam zıttı.
02:35Yazar diyor ki, hayır, asıl ipleri elinde tutan ve oraya gerçekten kayyum atayan güç ABD.
02:41Yani içeride duyduğumuz o iddialı siyasi retorikle sahada olup bitenler arasında devasa bir uçurum var.
02:47Üçüncü bölümümüz.
02:48Irak'ta değişen güç dengeleri.
02:51Bütün bu olanlar sadece Suriye ile sınırlı değil tabii.
02:54Irak cephesine bir bakalım.
02:55Orada kelimenin tam anlamıyla baş döndürücü bir trafik var.
02:58Düşünün, Ekim ayında diplomatik tecrübesi olmayan Mark Savay'a elçi olarak atanıyor.
03:04Sonra Şubat ayında İran nüfuzu bahanesiyle şak diye görevden alınıyor.
03:08Ardından ABD karşıtı Nuri El Malik'i iktidara yürümeye kalkıyor.
03:13Fakat sıkı durun, 27 Şubat'ta Tom Barack ile yapılan tek bir yüz yüze görüşme her şeyi değiştiriyor.
03:19Sonrasında Ali El Zeydi bir uzlaşma adayı olarak başbakan koltuğuna oturtuluyor.
03:23Yazar burada soruyor, tek bir görüşme koca bir ülkenin kaderini nasıl böyle anında değiştirebilir?
03:30Hikayenin en başında Malik'in tavrı aslında çok netti.
03:34Biliyorsunuz Trump destekleri çekeriz diye tehditler savururken Malik'i çıkıp
03:38Irak'ta kime oy verileceğini dikte etmek dış güçlerin haddi değildir diyerek ABD'ye kafa tutmuştu.
03:45Bunu egemenliğe açık bir saldırı olarak görüyordu.
03:48Yazarın altını çizdiği nokta şu,
03:50Bu kadar güçlü bir meydan okuma, o perde arkasındaki toplantıyla nasıl oldu da bir anda un ufak oldu?
03:57Dördüncü bölüme geçiyoruz.
03:59Türkiye'nin diplomatik tavrı
04:00Sınır komşumuzda bu jeopolitik fırtınalar koparken Ankara ne yaptı derseniz,
04:06Türk medyası zamanında Türkiye'yi düşman ilan eden Malik'in gidişini adeta bayram havasında kutladı.
04:12Ama yazarın dikkat çektiği asıl yer, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın o son derece ölçülü duruşu.
04:18Fidan çıkıp, seçimle gelen hiçbir hükümeti tercih etmeme gibi bir durumumuzu olamaz,
04:23kim gelirse onunla çalışırız diyerek dışarıya karşı kusursuz bir diplomatik tarafsızlık sergiledi.
04:29Ama işte olay o tarafsızlık maskesinin ardında gizli.
04:33Yazar, Fidan'ın kendi sözleriyle durumun aslında ne kadar vahim olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.
04:39Neden mi?
04:39Çünkü ABD'nin Irak üzerindeki o devasa finansal güzüne bir bakın,
04:44BME Güvenlik Konseyi kararları, ABD üzerinden dönen Irak petrol gelirleri ve her ay New York'tan Irak bankalarına akmak zorunda olan
04:52dolarlara tam bağımlılık.
04:54Yani yazarın çizdiği tabloya göre, Irak'ın Amerika'ya kafa tutması yapısal ve finansal olarak neredeyse imkansız.
05:00Beşinci bölüm, Trump'ın stratejisi ve etkisiz hale getirme.
05:05Kamerayı biraz daha geniş açıya alıyoruz.
05:07Makale, bizzat Trump'ın kendi itiraflarından yola çıkarak çok ciddi bir strateji değişiminden bahsediyor.
05:13Eskiden bir Irak hatası vardı hatırlarsınız.
05:16Bir ülkeye girip ordusunu, kurumlarını tamamen yok edip koca ülkeyi 40 yıllık bir kaosu sürüklemek.
05:22Ancak yeni plan yani İran stratejisi bambaşka çalışıyor.
05:26Kurumları yıkmak yok.
05:27Onun yerine sistemdeki sözde ılımlıları yerinde tutup,
05:30işbirliği yapmayan liderleri tek tek ve nokta atışıyla devreden çıkarmak, yani etkisiz hale getirmek.
05:36İşte yazarın analizi tam da burada makalenin zirvesine ulaşıyor ve can alıcı bir soru soruyor.
05:42Muhalifleri böyle cerrahi bir müdahaleyle seçici olarak etkisiz hale getirme stratejisi,
05:47acaba geçmişte balyoz, ergenekon gibi kumpaslarla veya 15 Temmuz gibi karanlık olaylarla
05:53Türk ordusuna ve kurumlarına da uygulanmış olabilir mi?
05:56Yazar bizi Orta Doğu'daki bu satranç hamlelerinin Türkiye'deki olası yansımaları üzerine ciddi ciddi düşünmeye sevk ediyor.
06:04Ve geldik 6. son bölüme.
06:06Yazarın final eleştirisi.
06:08Bunca analiz bizi nereye götürüyor?
06:10Doğrudan müesser yıldızın Türkiye'deki mevcut siyasi atmosfere yönelik çok sert eleştirisine.
06:16Yazar diyor ki, Türk medyası ve siyasileri sabahtan akşama kadar muhalefetin,
06:22işte CHP'nin iç kavgalarıyla meşgul, gözümüzün önünde, adeta arka bahçenizde küresel güçler ülkeleri yeniden dizayn ediyor ama içeride tık
06:30yok.
06:31Yazar bu devasa dış müdahalelere karşı süregelen sessizliğin ve kısır iç siyasete hapsolmanın kesinlikle kabul edilemez olduğunun altını çiziyor.
06:40Yani yazarın tespitlerini şöyle bir toparlarsak ortada akıl almaz bir jeopolitik kopukluk var.
06:45Düşünsenize, bir yanda ABD elçisi komşularımız Suriye ve Irak'ta liderlikleri baştan aşağı yeniden yapılandırıyor.
06:52Diğer yanda ABD'nin bizim kendi kurumlarımız üzerindeki etkisine dair hala havada uçuşan kocaman sorular var.
06:59Ve tüm bu iddialara rağmen Ankara, Amerika'nın bu bölgesel kontrolüne tamamen sessiz kalıyor.
07:04Üstelik bir de Temmuz'daki NATO zirvesinde Trump'ı en sıcak şekilde ağırlamanın kilanlarını yapıyor.
07:09Yazarın perspektifinden bakınca bu durumu mantıklı bir zemine oturtmak cidden çok zor.
07:13Müyesser Yıldız'ın bu çarpıcı analizine dair incelememizin sonuna geldik.
07:18Egemenlik, o görünmez güç dengeleri ve Orta Doğu'nun adeta yeniden yazılan kuralları üzerine epey konuştuk.
07:25Sizi tam da yazarın hissettirmek istediği o can alıcı düşünceyle baş başa bırakmak istiyorum.
07:30Eğer bir ülkenin medyası ve siyaseti sınırındaki böylesi yabancı müdahaleleri tamamen görmezden geliyorsa,
07:37o ulusun geleceği üzerindeki gerçek kontrol aslında kimin elindedir?
07:41Bu soruyu bir düşünün derim.
07:43Sonraki incelememizde görüşmek üzere, merak etmeye ve sorgulamaya devam edin.
Yorumlar