Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 17 saat önce
Müyesser Yıldız’ın bu yazısı, ABD’li diplomat Tom Barrack’ın Türkiye, Suriye ve Irak üzerindeki stratejik etkisini ve Donald Trump yönetimi altındaki faaliyetlerini ele almaktadır. Yazar, Barrack’ın bölge ülkelerinde hükümetleri şekillendiren bir "sömürge valisi" gibi hareket ettiğini ve yerel siyaseti Amerikan çıkarları doğrultusunda dizayn ettiğini ileri sürmektedir. Metin, ABD’nin komşu ülkelerdeki siyasi müdahalelerini detaylandırırken, Türk hükümetinin ve medyasının bu gelişmelere karşı takındığı tutumu sert bir dille eleştirmektedir. Özellikle Trump’ın Barrack’ın Türkiye’deki çalışmalarını "harika işler" olarak nitelendirmesi, Türk devlet kurumlarının geçmişten bugüne yaşadığı dönüşümle ilişkilendirilerek sorgulanmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Türkiye'nin egemenlik hakları ve bölgedeki jeopolitik konumu üzerinden Washington ile olan karmaşık ve asimetrik ilişkiyi analiz etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Selamlar, hiç vakit kaybetmeden hemen konuya dalalım.
00:03Bugün, araştırmacı yazar Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı,
00:07ABD temsilcisi Tom Barak'ın Türkiye, Suriye ve Irak üçgenindeki kutuplaştırıcı rolünü masaya yatıran,
00:14oldukça çarpıcı bir analizi inceliyoruz.
00:16Kaynak metnimizin sunduğu veriler ışığında,
00:19o meşhur Orta Doğu satrancının perde arkasında güç dengelerinin nasıl şekillendiğine dair
00:24yazarın ortaya koyduğu argümanları keşfedeceğiz.
00:27Hazırsanız bu karmaşık haritayı okumaya başlayalım.
00:31Bugün adım adım şunlara bakacağız.
00:33Tom Barak tartışması, Suriye'deki Amerikan etkisi, Irak'taki güç değişimi,
00:38Türkiye'nin tavrı, Trump'ın bölge stratejisi ve son olarak yazarın çok konuşulacak final eleştirisi.
00:43İlk durağımız Tom Barak tartışması.
00:47Yazarın odaklandığı bu isme yakından bakalım.
00:49Şimdi ortada gerçekten çok ilginç bir tezat var.
00:52Bir tarafa bakıyorsunuz, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio,
00:55Barak için paha biçilmez ve vazgeçilmez ifadelerini kullanıyor.
00:59Tam bir önce Amerika kahramanı ilan edilmiş durumda.
01:02Ama diğer tarafa, yani hükümete yakın Türk medyasına baktığınızda bambaşka bir hikaye var.
01:08Yazarın dikkat çektiği nokta şu.
01:10Bizim medya, Barak'ın Arap milliyetçisi olduğu gerekçesiyle
01:13İsrail tarafından görevden alındığına dair zafer manşetleri atmış,
01:17üstelik bunun tamamen yanlış yorumlanmış erken bir sevinç olduğu ortaya çıkıyor.
01:21İki zıt dünya tek bir figür.
01:23Yazarın ne demek istediğini tam kavramak için makale boyunca sık sık başvurduğu bir ifadeye odaklanmamız şart,
01:30sömürge valisi.
01:31Biliyorsunuz bu terim sıradan bir diplomatik ünvan değil.
01:34Yabancı bir bölgenin iç işlerinde adeta o ülkenin sahibiymiş gibi
01:38orantısız ve denetimsiz bir güç kullanan bir elçiyi tanımlamak için seçilmiş oldukça ağır ve eleştirel bir ifade.
01:45Yazar, Barak'ın bölgedeki gücünü tam olarak bu çerçeveden değerlendiriyor.
01:49Gelelim ikinci bölüme.
01:51Suriye'de ABD etkisi.
01:53Peki bu sömürge valisi mantığı sahada nasıl işliyor?
01:57Yazarın iddialarına göre ABD, Suriye'de taşları adeta yeniden diziyor.
02:02Örneğin, HTH lideri Jolani.
02:04Yazar, Kolani'nin nasıl hızla dönüştürülüp tam da ABD'nin istediği anlaşmalara imza atacak kıvama getirildiğini anlatıyor.
02:11Bitmedi.
02:12Suriye PKK'sının da bölgesel yönetime entegre edildiğini ve böylece bölgenin İran'a karşı kullanılacak sıkı denetimli bir fırlatma rampasına dönüştürüldüğünü
02:21öne sürüyor.
02:22Tam da bu noktada yazar o müthiş tezatlığı yüzümüze çarpıyor.
02:26Hükümete yakın bir gazetecinin şu sözünü hatırlatıyor.
02:28Bizim reis Suriye'ye kayyum atamış liderdir.
02:31Ancak makaleye göre sahadaki gerçeklik bunun tam zıttı.
02:35Yazar diyor ki, hayır, asıl ipleri elinde tutan ve oraya gerçekten kayyum atayan güç ABD.
02:41Yani içeride duyduğumuz o iddialı siyasi retorikle sahada olup bitenler arasında devasa bir uçurum var.
02:47Üçüncü bölümümüz.
02:48Irak'ta değişen güç dengeleri.
02:51Bütün bu olanlar sadece Suriye ile sınırlı değil tabii.
02:54Irak cephesine bir bakalım.
02:55Orada kelimenin tam anlamıyla baş döndürücü bir trafik var.
02:58Düşünün, Ekim ayında diplomatik tecrübesi olmayan Mark Savay'a elçi olarak atanıyor.
03:04Sonra Şubat ayında İran nüfuzu bahanesiyle şak diye görevden alınıyor.
03:08Ardından ABD karşıtı Nuri El Malik'i iktidara yürümeye kalkıyor.
03:13Fakat sıkı durun, 27 Şubat'ta Tom Barack ile yapılan tek bir yüz yüze görüşme her şeyi değiştiriyor.
03:19Sonrasında Ali El Zeydi bir uzlaşma adayı olarak başbakan koltuğuna oturtuluyor.
03:23Yazar burada soruyor, tek bir görüşme koca bir ülkenin kaderini nasıl böyle anında değiştirebilir?
03:30Hikayenin en başında Malik'in tavrı aslında çok netti.
03:34Biliyorsunuz Trump destekleri çekeriz diye tehditler savururken Malik'i çıkıp
03:38Irak'ta kime oy verileceğini dikte etmek dış güçlerin haddi değildir diyerek ABD'ye kafa tutmuştu.
03:45Bunu egemenliğe açık bir saldırı olarak görüyordu.
03:48Yazarın altını çizdiği nokta şu,
03:50Bu kadar güçlü bir meydan okuma, o perde arkasındaki toplantıyla nasıl oldu da bir anda un ufak oldu?
03:57Dördüncü bölüme geçiyoruz.
03:59Türkiye'nin diplomatik tavrı
04:00Sınır komşumuzda bu jeopolitik fırtınalar koparken Ankara ne yaptı derseniz,
04:06Türk medyası zamanında Türkiye'yi düşman ilan eden Malik'in gidişini adeta bayram havasında kutladı.
04:12Ama yazarın dikkat çektiği asıl yer, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın o son derece ölçülü duruşu.
04:18Fidan çıkıp, seçimle gelen hiçbir hükümeti tercih etmeme gibi bir durumumuzu olamaz,
04:23kim gelirse onunla çalışırız diyerek dışarıya karşı kusursuz bir diplomatik tarafsızlık sergiledi.
04:29Ama işte olay o tarafsızlık maskesinin ardında gizli.
04:33Yazar, Fidan'ın kendi sözleriyle durumun aslında ne kadar vahim olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.
04:39Neden mi?
04:39Çünkü ABD'nin Irak üzerindeki o devasa finansal güzüne bir bakın,
04:44BME Güvenlik Konseyi kararları, ABD üzerinden dönen Irak petrol gelirleri ve her ay New York'tan Irak bankalarına akmak zorunda olan
04:52dolarlara tam bağımlılık.
04:54Yani yazarın çizdiği tabloya göre, Irak'ın Amerika'ya kafa tutması yapısal ve finansal olarak neredeyse imkansız.
05:00Beşinci bölüm, Trump'ın stratejisi ve etkisiz hale getirme.
05:05Kamerayı biraz daha geniş açıya alıyoruz.
05:07Makale, bizzat Trump'ın kendi itiraflarından yola çıkarak çok ciddi bir strateji değişiminden bahsediyor.
05:13Eskiden bir Irak hatası vardı hatırlarsınız.
05:16Bir ülkeye girip ordusunu, kurumlarını tamamen yok edip koca ülkeyi 40 yıllık bir kaosu sürüklemek.
05:22Ancak yeni plan yani İran stratejisi bambaşka çalışıyor.
05:26Kurumları yıkmak yok.
05:27Onun yerine sistemdeki sözde ılımlıları yerinde tutup,
05:30işbirliği yapmayan liderleri tek tek ve nokta atışıyla devreden çıkarmak, yani etkisiz hale getirmek.
05:36İşte yazarın analizi tam da burada makalenin zirvesine ulaşıyor ve can alıcı bir soru soruyor.
05:42Muhalifleri böyle cerrahi bir müdahaleyle seçici olarak etkisiz hale getirme stratejisi,
05:47acaba geçmişte balyoz, ergenekon gibi kumpaslarla veya 15 Temmuz gibi karanlık olaylarla
05:53Türk ordusuna ve kurumlarına da uygulanmış olabilir mi?
05:56Yazar bizi Orta Doğu'daki bu satranç hamlelerinin Türkiye'deki olası yansımaları üzerine ciddi ciddi düşünmeye sevk ediyor.
06:04Ve geldik 6. son bölüme.
06:06Yazarın final eleştirisi.
06:08Bunca analiz bizi nereye götürüyor?
06:10Doğrudan müesser yıldızın Türkiye'deki mevcut siyasi atmosfere yönelik çok sert eleştirisine.
06:16Yazar diyor ki, Türk medyası ve siyasileri sabahtan akşama kadar muhalefetin,
06:22işte CHP'nin iç kavgalarıyla meşgul, gözümüzün önünde, adeta arka bahçenizde küresel güçler ülkeleri yeniden dizayn ediyor ama içeride tık
06:30yok.
06:31Yazar bu devasa dış müdahalelere karşı süregelen sessizliğin ve kısır iç siyasete hapsolmanın kesinlikle kabul edilemez olduğunun altını çiziyor.
06:40Yani yazarın tespitlerini şöyle bir toparlarsak ortada akıl almaz bir jeopolitik kopukluk var.
06:45Düşünsenize, bir yanda ABD elçisi komşularımız Suriye ve Irak'ta liderlikleri baştan aşağı yeniden yapılandırıyor.
06:52Diğer yanda ABD'nin bizim kendi kurumlarımız üzerindeki etkisine dair hala havada uçuşan kocaman sorular var.
06:59Ve tüm bu iddialara rağmen Ankara, Amerika'nın bu bölgesel kontrolüne tamamen sessiz kalıyor.
07:04Üstelik bir de Temmuz'daki NATO zirvesinde Trump'ı en sıcak şekilde ağırlamanın kilanlarını yapıyor.
07:09Yazarın perspektifinden bakınca bu durumu mantıklı bir zemine oturtmak cidden çok zor.
07:13Müyesser Yıldız'ın bu çarpıcı analizine dair incelememizin sonuna geldik.
07:18Egemenlik, o görünmez güç dengeleri ve Orta Doğu'nun adeta yeniden yazılan kuralları üzerine epey konuştuk.
07:25Sizi tam da yazarın hissettirmek istediği o can alıcı düşünceyle baş başa bırakmak istiyorum.
07:30Eğer bir ülkenin medyası ve siyaseti sınırındaki böylesi yabancı müdahaleleri tamamen görmezden geliyorsa,
07:37o ulusun geleceği üzerindeki gerçek kontrol aslında kimin elindedir?
07:41Bu soruyu bir düşünün derim.
07:43Sonraki incelememizde görüşmek üzere, merak etmeye ve sorgulamaya devam edin.
Yorumlar

Önerilen