Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Yazar, küresel güçlerin ve Siyonizm’in Orta Doğu üzerindeki stratejik oyunlarını analiz ederek Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekmektedir. Metne göre, Büyük Kürdistan vaadi bölge halklarını İsrail’in Arz-ı Mevud hedefleri doğrultusunda taşeron olarak kullanmak için kurgulanmış bir aldatmacadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin vekalet savaşları aracılığıyla terör örgütlerini hem İran hem de Türkiye aleyhine silahlandırdığı ve bu yapıların emperyalist emellere hizmet ettiği savunulmaktadır. Ayrıca, uluslararası şantaj dosyalarıyla siyasi liderlerin yönlendirildiği ve Pakistan gibi müttefiklerin de bu karmaşık satranç oyununun bir parçası haline getirilmeye çalışıldığı vurgulanmaktadır. Yazar, iç siyasetteki gaflete karşı uyarıda bulunarak, milli değerlerin korunması ve on beş hamle sonrasını görebilen ferasetli bir stratejinin gerekliliğini ifade etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Bugün oldukça iddialı bir metni mercek altına alıyoruz.
00:03Mehmet Edip Ören'in kaleminden çıkan bu analiz, dünyayı dev bir satranç tahtasına benzetiyor ve her olayın, her hamlenin aslında
00:12gizli bir planın parçası olduğunu öne sürüyor.
00:14Yazar, Büyük Kürdistan dediği şeyin aslında bir aldatmaca olduğunu ve bunun arkasında çok daha büyük bir küresel komploy attığını iddia
00:22ediyor.
00:23Gelin bu teorinin katmanlarına birlikte aralayalım.
00:26İşte yazarın tüm teorisini üzerine inşa ettiği temel felsefe bu.
00:31Yani diyor ki dünya siyaseti hatta hayatın kendisi yüksek riskli bir satranç oyunu gibidir ve bu oyunda birkaç hamle sonrasını
00:39göremeyenler kaybetmeye mahkumdur.
00:42Biz de bu bölümde yazarın bu satranç tahtasında piyonları, kaleleri, şahların nasıl konumlandırdığına, küresel olayları bu gözle nasıl okuduğuna bakacağız.
00:51Peki yazarın bu iddiasını nasıl bir mantık silsilesiyle kurduğuna bakalım.
00:55Önce küresel satranç oyununu, sonra şantaj, Trump ve İran ilişkisini, ardından Suriye'deki vekil ordu meselesini, küresel ittifaklar ağını ve son
01:07olarak da her şeyi bağladığı vaadedilmiş topraklar aldatmacasını inceleyeceğiz.
01:12Evet ilk olarak işin temeline yani yazarın ana tezine inelim.
01:17Metne göre dünya sahnesinde gördüğümüz hiçbir şey ama hiçbir şey tesadüfi değil.
01:22Her şey yazarın dünya siyonizmi olarak isimlendirdiği bir üst aklın yönettiği devasa bir stratejinin parçası.
01:29Yani bir yerde bir olay patlak veriyorsa bunun başka bir yerdeki bir hamleyle mutlaka bir ilgisi var.
01:34Ve işte yazarın iddiasının kilit noktası tam olarak bu.
01:39Diyor ki eğer jeopolitiği gerçekten anlamak istiyorsanız gazete manşetlerinin, televizyon haberlerinin arkasına bakmanız lazım.
01:46Birbiriyle tamamen alakasız gibi duran olaylar arasındaki o görünmez ipleri fark etmeniz gerek.
01:51Peki bu bağlantılardan ilkine yazarın en somut örnek olarak sunduğu konuya bir bakalım.
01:57Peki bu büyük strateji, bu küresel satranç oyunu pratikte nasıl işliyor?
02:02İşte yazar burada çok somut bir iddia ortaya atıyor.
02:05Ve diyor ki bakın Amerika'da patlak veren bir skandalla İran'a yönelik politikanın ne kadar yakından ilişkili olduğunu size göstereceğim.
02:13Cazar'ın iddiasına göre olaylar şöyle gelişiyor.
02:16Önce Epstein dosyası ortaya çıkıyor.
02:18Ama diyor ki bu dosyanın amacı kamuoyunu aydınlatmak falan değil doğrudan doğruya güçlü isimlere hatta bizzat başkan Trump'a yönelik
02:26bir şantajdı.
02:27İkinci adım da bu şantaj karşısında Trump'ın teslim olduğunu ve İsrail'le Netanyahu'nun isteklerini yerine getirmek zorunda kaldığını
02:34savunuyor.
02:35Ve işte üçüncü adım.
02:37Bu teslimiyetin hemen ardından ABD'nin İran'a yönelik o meşhur baskı kampanyası başlıyor.
02:42Gördüğünüz gibi yazar A noktasından C noktasına çok net bir çizgi çekiyor.
02:47Hikaye burada bitmiyor tabii.
02:49Yazar merceğini bu kez hemen yanı başımıza Suriye'ye çeviriyor.
02:53Ve çok temel bir soru soruyor.
02:55Amerika'nın Suriye'de desteklediği on binlerce kişilik gücün gerçek amacı ne olabilir?
03:01İşte burada yazar madalyonun iki yüzünü gösteriyor.
03:05Bir tarafta resmi açıklamalar var.
03:08Neymiş efendim amaç?
03:09IŞİD'le mücadele, bölgeye istikrar getirmek.
03:12Ama yazar diyor ki hayır asıl amaç bambaşka.
03:15Bu 70 ila 100 bin kişilik güç aslında bir vekil ordu.
03:19Amerikan askerleri ölmesin diye İran'la savaşmak üzere eğitiliyorlar ve doğru sinyali bekliyorlar.
03:24Yani metne göre kamuoyuna sunulan vitrinle perde arkasındaki gerçek arasında dağlar kadar fark var.
03:31Yazar iddiasını bir adım daha ileri taşıyor ve bu durumun yani Suriye'de böyle bir yapının ortaya çıkmasının o dönemde zor
03:39durumda olan PKK için bir can simidi olduğunu söylüyor.
03:42Hatta daha da ileri gidip bu vekil ordunun bu kadar rahat büyümesinin nedenini Türkiye içindeki bazı aktörlere bağlıyor ve bu
03:50kişilerin bilinçli olarak Türkiye'nin müdahale etme gücünü zayıflattığını öne sürüyor.
03:54Şimdi yazar satranç tahtasını iyice genişletiyor artık sadece Orta Doğu değil Güney Asya'da oyunun bir parçası haline geliyor.
04:02Ve diyor ki Suriye'de olanlarla Hindistan-Pakistan gerilimi arasında sandığınızdan çok daha derin bir bağlantı var.
04:09Bakın yazar bağlantıyı nasıl kuruyor?
04:12Önce İsrail'in başını çektiği ve Hindistan'ın da içinde olduğu Davut Kalkanı adlı bir ittifak kuruluyor.
04:18Hemen ardından Pakistan'la Hindistan arasında bir çatışma başlıyor.
04:21Ne zamanki Hindistan bu çatışmada zorlanıyor işte o zaman yazarın iddiasına göre Hindistan'ın müttesiki olan Afganistan devreye girip Pakistan
04:30'a karşı bir vekalet savaşı başlatıyor.
04:33Yani yazarın gözünde bunlar ayrı ayrı olaylar değil bir domino etkisi.
04:37Herkes bir başkasının vekili olarak savaşıyor.
04:40Peki tüm bu karmaşık planda Pakistan neden bu kadar merkezde?
04:45Yazar neden Pakistan'ın özellikle hedef alındığını düşünüyor?
04:49Cevap işte bu sayıda gizlediyor yazar.
04:52170
04:53Evet yanlış duymadınız.
04:55Metindeki iddiaya göre Pakistan'ın sahip olduğu 170 nükleer bomba aslında Türkiye'nin damalı.
05:01Yazar bu ortak nükleer gücün bahsettiği o küresel komploya karşı en büyük caydırıcı güç olduğunu ve bu yüzden de Pakistan
05:08'ın sürekli olarak istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığını savunuyor.
05:12Bu gerçekten de teorinin en can alıcı noktalarından biri.
05:15Peki tüm bu olan biten, bu küresel hamleler.
05:20Yazar bütün bu parçaları birleştirince ortaya nasıl bir resim çıkıyor?
05:24İşte geldik teorinin son ve en önemli aşamasına.
05:28Nihai hedef ne?
05:29Yazar bu büyük planın nihai hedefini ortaya koymak için kilit bir delil sunuyor.
05:35Diyor ki bakın ABD'nin bir büyük elcisi ne demişti?
05:39Ağzından çıkan o iki kelime her şeyi açıklıyor.
05:43Vaat edilmiş topraklar.
05:44İşte yazarın büyük Kürdistan aldatmacası dediği şey tam olarak burada devreye giriyor.
05:50Tanımına göre bu bir proje değil, bir tuzak.
05:54Diyor ki ortaya bir büyük Kürdistan haritası konuluyor ama bu harita aslında vaat edilmiş topraklar haritasının birebir kopyası.
06:02Amaç Kürtleri bu hayal uğruna savaştırıp bölgeden toprak koparmak ve en sonunda bu toprakları İzrail'e teslim etmek.
06:09Yani yazara göre birileri piyon olarak kullanılıyor.
06:12Yani özetle yazarın son ve en net uyarısı şu.
06:17Gördüğünüz o iki farklı harita, vaat edilmiş topraklar ve büyük Kürdistan aslında tek ve aynı operasyonun parçaları.
06:25Biri diğerini gizlemek için kullanılan bir paravan.
06:28Ve yazar tüm bu analizini bitirirken son bir gözlemini paylaşıyor ve ortaya kışkırtıcı bir soru atıyor.
06:36Diyor ki son Nevruz kutlamalarında etrafta bir sürü zafer işareti vardı ama tek bir Türk bayrağı yoktu.
06:43Ve soruyor peki bu zafer kime karşı kazanılmış bir zafer?
06:47İşte yazar bu soruyla okuyucuyu satranç tahtasındaki son hamleyi ve asıl hedefin ne olduğunu düşünmeye iterek analizini noktalıyor.
Yorumlar

Önerilen