Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Bu köşe yazısı, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından ilan edilen ateşkes sürecini ve bu çatışmanın bölgesel etkilerini analiz etmektedir. Yazar, askeri operasyonların İran rejimini yıkamadığını ve aksine İran halkının toplumsal bütünleşmesini artırdığını savunarak mutlak bir kazananın olmadığını vurgulamaktadır. Savaşın küresel enerji hatları üzerindeki baskısı, Türkiye’nin stratejik önemini ve güvenli bir enerji koridoru olma potansiyelini ön plana çıkarmaktadır. Türkiye’nin çatışmanın dışında kalarak doğru bir diplomatik duruş sergilediği belirtilirken, gelecekte Mavi Vatan doktrini ve proaktif politikalarla bu krizin bir fırsata çevrilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Sonuç olarak kaynak, mevcut jeopolitik sarsıntıların ardından Türkiye’nin hava savunma ve deniz gücü kapasitesini artırmasının bir zorunluluk haline geldiğini savunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Orta Doğu'da tansiyon bir anlığına düştü, ateşkes imzalandı.
00:03Peki şimdi ne olacak?
00:05Gelin ABD-İsrail Koalisyonu ve İran arasındaki bu mücadelenin perde arkasına bakalım.
00:10Kimin kazandığını, kimin kaybettiğini ve ufukta nelerin belirdiğini birlikte anlamaya çalışalım.
00:16Şimdi herkesin aklındaki o soru, 40 gün süren bir savaşın ardından taraflar masaya oturdu ve ikisi de biz kazandık diyor.
00:24Peki ama işin aslı ne?
00:25Prof. Harun Demirkaya'nın analizine göre bu sorunun cevabı öyle tek kelimelik basit bir cevap değil.
00:31Durum epey karışık.
00:32Gelin isterseniz bu karmaşık tabloyu daha iyi anlamak için önce savaşın ana aktörlerinin bir karnesini çıkaralım.
00:39Bakalım kim, ne kazanmış, ne kaybetmiş.
00:42Şimdi bu karneye baktığımızda ilk göze çarpan şey şu.
00:46Taktik başarılar ile stratejik sonuçlar arasında dağlar kadar fark var.
00:51Bir yanda ABD ve İsrail hava üstünlüğünü kullanarak gerçekten çok net bir mesaj verdi.
00:57Kilit altyapılarını vurdu ama o beklenen savaşı bitirecek mihai darbeyi bir türlü indiremedi.
01:03Diğer yanda ise İran, evet ağır askeri ve ekonomik darbeler aldı ama hem rejimi hem de toprak bütünlüğünü korumayı başardı.
01:10Ve daha da önemlisi içeride inanılmaz bir birlik havası yakaladı.
01:13Bakın, şu söz aslında her şeyi özetliyor.
01:17Normalde birbirine taban taban azıt olan Komünist Parti bile konu vatan savunması olunca mollalarla birlikte savaşırız dedi.
01:25Bu dış tehditin içeride nasıl bir kenetlenme yarattığının en somut örneği.
01:29Hatta anlatılanlara göre Hamene'nin oğullarının kiralık evlerde yaşaması gibi liderliğin sade hayatına dair hikayeler bu birlik duygusunu daha da
01:38güçlendirmiş.
01:39Ama durun, bu savaşın bir de görünmeyen yüzü var.
01:43Ödenen bedel sadece savaşan taraflarla sınırlı kalmadı.
01:46Asıl ağır fatura ne yazık ki bütün bir bölgeye kesildi.
01:49İşte asıl mesele de bu zaten.
01:52Bu çatışmanın gerçek kaybedenleri ne yazık ki yine Orta Doğu halkları oldu.
01:56Irak, Suriye, Lübnan gibi zaten ayakta durmakta zorlanan devletler bu savaşın artçı şoklarıyla daha da zayıfladı.
02:03Ve tabii ki petrol piyasalarındaki dalgalanma da cabası.
02:06Peki tüm bu bölgesel yangının ortasında bir ülke vardı ki krizi bambaşka bir şekilde yönetti ve bu durumdan farklı bir
02:14sonuçla çıktı.
02:15Türkiye bu süreçte çok net bir strateji izledi.
02:19Tarafsızlık.
02:20Yapılan analize göre Türkiye savaşa girmek için yapılan tüm kışkırtmalara karşı durdu,
02:25geçmişteki hataları tekrarlamadı ve sınırlarında yeni bir mülteci krizinin önüne geçti.
02:30Bu aslında başlı başına bir başarı hikayesi olarak görülüyor.
02:34Peki bu stratejik sabrın karşılığı ne oldu?
02:37Her şeyden önce Türkiye kendini bu kaosun bir parçası yapmadı.
02:42Tam tersine bu istikrarsız bölgede istikrarlı bir aktör olarak konumunu güçlendirdi.
02:48Diplomasi kanallarını açık tuttu, enerji krizini yönetti ve kendi ulusal güvenliğini kurma altına aldı.
02:54Ve işte bu duruş bizi savaşın belki de en kritik, en önemli ve uzun vadeli sonucuna getiriyor.
03:02Krizden doğan yepyeni bir jeopolitik fırsat.
03:06Bu savaş tüm dünyanın gözü önünde küresel sistemin aslında ne kadar kırılgan bir noktası olduğunu ortaya çıkardı.
03:13Hürmüz Boğazı'nın bir allığına bile kapanma ihtimali herkese şunu gösterdi.
03:18Enerji güvenliği demek sadece bol bol petrol ve gaza sahip olmak demek değilmiş.
03:23Asıl mesele o enerjiyi dünyaya ulaştıracak güvenli rotalara sahip olmakmış.
03:29İşte tam da bu noktada yıllardır konuşulan mavi vatan doktrini bir anda teorik bir kavram olmaktan çıkıp masadaki en somut
03:37gerçeklerden birine dönüştü.
03:39Hürmüz riskli, Kızıldeniz riskli.
03:41Peki alternatif?
03:42Analiz Türkiye'nin konumunun potansiyel bir çözüm sunduğunu söylüyor.
03:47Bakın bu grafik yeni durumu çok net özetliyor aslında.
03:50Hürmüz Boğazı artık yüksek risk kategorisinde.
03:53Kızıldeniz orta riskli ve birden Türkiye üzerinden geçecek bir enerji koridoru düşük riskli ve en güvenilir seçenek olarak öne çıkıyor.
04:01Tabi bu durum Türkiye'nin önüne muazzam stratejik fırsatlar seriyor.
04:06Avrupa için birincil enerji koridoru olmak, stratejik bir merkez rolünü perçinlemek,
04:11hatta Ege'deki anlaşmazlıklarda bile elini güçlendirmek, potansiyel kazançlar gerçekten çok büyük.
04:17Sonuç olarak tüm bu analizin sonunda gelip dayandığımız yer tek bir soru.
04:21Ortada tarihi bir fırsat var evet ama hepimiz biliyoruz ki fırsatlar ancak ve ancak kullanıldığında bir kazanca dönüşür.
04:28Peki Türkiye bu anı değerlendirip proaktif adımlar atacak mı?
04:31Yoksa bütün bu potansiyel sadece kağıt üzerinde kalacak bir jeopolitik hayal mi olacak?
04:36İşte asıl merak edilen bu.
04:41İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen