00:00Hepimizin aklında olan bir soru var. Olası bir ABD, İsrail ve İran savaşının perde arkasında yatan asıl sebep ne olabilir?
00:07İşte bugün Nazım Peker'in bu kışkırtıcı soruyu merkeze alan makalesini inceliyoruz ve alışılmışın çok dışında bir tezi masaya yatırıyoruz.
00:16Yazar diyor ki bize hep söylenen o bilindik sebepler var ya hani nükleer programdı, rejim değişikliğiydi bunlar aslında buzdağının sadece
00:24görünen yüzü.
00:25Peki ya asıl hedef bambaşka bir yerdeyse gelin bu iddiayı biraz daha derinlemesini inceleyelim.
00:31Peker'in analizi bizi bambaşka bir yere götürüyor. Diyor ki gözümüzü Orta Doğu'dan çekip küresel bir ekonomik süper güce çevirmemiz
00:40lazım.
00:40Yani ona göre asıl mesele İran falan değil. Gördüğümüz her şey sadece büyük bir oyunu perdelemek için.
00:47Ve işte makalenin kalbine geldik. Yazara göre asıl hedef İran değil.
00:52Asıl hedef mevcut dünya düzenini kökünden sarsan o durdurulamaz gibi görünen Çin'in ekonomik ve teknolojik yükselişini durdurmak.
01:00Bu gerçekten de çok cesur bir iddia değil mi?
01:03Yazar bütün bu küresel gerilimi, bütün bu jeopolitik denklemi alıyor ve tek bir merkeze oturtuyor.
01:10Çin'in o engellenemeyen zenginliği.
01:12Peki bu tezini neye dayandırıyor? İşte somut bir kanıt sunuyor bize.
01:18Diyor ki bakın dünyanın en büyük, en zengin beş bankası kime ait? Hepsi Çin'in.
01:24Yazarın iddiasına göre Çin bu finansal gücüyle öyle bir hamle yapıyor ki bankalarına ABD dolarını rezerv para olmaktan çıkarın talimatını
01:33veriyor.
01:33İşte bu yazarın siyonist emperyal sistem olarak adlandırdığı ABD merkezli küresel finans düzenine doğrudan bir savaş ilanı gibi.
01:41Ve bu durum artık bir yüzleşmeyi kaşınılmaz hale getiriyor.
01:45İşte bu noktadan sonra makaleye göre olaylar adeta küresel bir satranç oyununa dönüşüyor.
01:52Bir tarafta ABD'nin başını çektiği batı bloku, diğer tarafta ise yükselen güç Çin.
01:57Peki bu oyunun taşları nasıl oynanıyor, hamleler neler?
02:01Yazarın anlattığı o karşılıklı misilleme zinciri tam da burada başlıyor.
02:06Bakın nasıl bir dişe düş mücadelesi var.
02:08Önce Amerika, Çin'in en önemli petrol kaynaklarından biri olan Venüzya'yı hedef oluyor.
02:14Çin buna karşılık hamleler yapıyor.
02:16Hatta gidip Amerika'nın komşusu Kanada ile dev bir anlaşma imzalıyor.
02:20Sonuç ne mi oluyor?
02:22Amerika bu sefer rotayı Çin'in bir diğer can damarı olan İran'a çeviriyor.
02:26İşte bu yüzden buradaki kilit nokta şu.
02:29Peker'e göre ne Venezuela ne de İran bu kavganın asıl nedeni.
02:34Onlar sadece bu devler arenasının üzerinde oynandığı birer savaş alanı, birer piyon.
02:40Bunu somutlaştırmak için Venezuela'ya bakalım.
02:42Yazar, ülkenin devasa petrol rezervlerinin neredeyse yarısının doğrudan Çin'e aktığını söylüyor.
02:48Bu da Venezuela'nın ne kadar stratejik bir hedef olduğunu gözler önüne seriyor.
02:53Aynı durum İran için de geçerli.
02:55Bakın İran petrolünün de üçte birinden fazlası yine Çin'e gidiyor.
02:59Bu yüzden İran bu küresel oyunda kritik bir hedef haline geliyor.
03:04Yazar, iki tarafın kullandığı yöntemler arasındaki o keskin farka da dikkat çekiyor.
03:09Bir yanda batı blokunu askeri güçle zorla ülkeleri kontrol etmeye çalışırken resmediyor.
03:15Diğer yanda ise Çin'in buna ekonomik kozlarını kullanarak mesela petrol alımlarını kesmek gibi hamlelerle karşılık verdiğini anlatıyor.
03:23Analiz bu noktadan sonra bu küresel satranç oyununun Türkiye için ne anlama geldiğini, ülkemiz için taşıdığı stratejik risklere odaklanıyor.
03:31Peker, bu büyük oyunda Kürtlerin bir piyon olarak kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
03:36Amacın, tarlanın taşıyla tarlanın kuşunu vurmak olduğunu, yani bölge halkını kullanarak Musul-Kerkük petrollerini ele geçirmek olduğunu iddia ediyor.
03:46Ve bu durumun Türkiye için doğrudan bir tehdit olduğunu, çünkü bu sahaların yüzde 25'inin tarihsel olarak Türkiye'ye ait
03:53olduğunu savunuyor.
03:54İşte tam da bu yüzden yazar Türkiye'ye çok net bir uyarıda bulunuyor.
03:58Akıllı bir siyaset izlenmeli ve ülkenin üniter yapısını yani bütünlüğünü bozacak iç düzenlemelerden kesinlikle kaçınılmalı.
04:06Ona göre dış tehditler kadar, içerideki zayıflıklar da bir o kadar tehlikeli.
04:11Makale sadece bir analizle kalmıyor, adeta bir kehanet gibi geleceğe dair çok cesur bir vizyon çizerek bitiyor.
04:18Peker'e göre gelecekte bizi ne bekliyor?
04:20Eski Siyonist emperyal düzenin yıkılacağını, ezilen halkların özgürleşeceğini ve dünyaya yepyeni bir barış ve kardeşlik çağının hakim olacağını öngörüyor.
04:30Ve bu büyük dönüşümde Türk halkına merkezi bir rol biçiyor.
04:34Ve analiz, yazarın bu son ve çok güçlü iddiasıyla noktalanıyor.
04:38Bu dönüşümün ateşini biz Türkler yakacağız ve bu bize nasip olacak diyor.
04:43Peki, bu kehanet gibi vizyon hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Yorumlar