Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 saat önce
Yazar Nazım Peker, küresel çatışmaların temelinde ABD ve İsrail’in Çin’in yükselen ekonomik gücünü dizginleme çabası olduğunu savunmaktadır. Metne göre Batılı güçler, doların rezerv para statüsünü kaybetmesi ve Çin’in stratejik kaynaklara erişimi nedeniyle jeopolitik bir panik içerisindedir. Bu doğrultuda Venezuela ve İran gibi enerji zengini ülkelerin hedef alınması, aslında Doğu’nun artan nüfuzunu kırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Orta Doğu'da yaşanan istikrarsızlığın arkasında emperyalist sistemin liderlik koltuğunu koruma korkusu yattığı ifade edilmektedir. Yazar, bu süreçte Türkiye'nin milli bütünlüğünü koruyarak akılcı bir siyaset izlemesi gerektiğini önemle vurgular. Nihayetinde bu küresel kaosun, ezilen halkların uyanışı ve Türklerin öncülüğünde adil bir düzene evrileceği öngörülmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Hepimizin aklında olan bir soru var. Olası bir ABD, İsrail ve İran savaşının perde arkasında yatan asıl sebep ne olabilir?
00:07İşte bugün Nazım Peker'in bu kışkırtıcı soruyu merkeze alan makalesini inceliyoruz ve alışılmışın çok dışında bir tezi masaya yatırıyoruz.
00:16Yazar diyor ki bize hep söylenen o bilindik sebepler var ya hani nükleer programdı, rejim değişikliğiydi bunlar aslında buzdağının sadece
00:24görünen yüzü.
00:25Peki ya asıl hedef bambaşka bir yerdeyse gelin bu iddiayı biraz daha derinlemesini inceleyelim.
00:31Peker'in analizi bizi bambaşka bir yere götürüyor. Diyor ki gözümüzü Orta Doğu'dan çekip küresel bir ekonomik süper güce çevirmemiz
00:40lazım.
00:40Yani ona göre asıl mesele İran falan değil. Gördüğümüz her şey sadece büyük bir oyunu perdelemek için.
00:47Ve işte makalenin kalbine geldik. Yazara göre asıl hedef İran değil.
00:52Asıl hedef mevcut dünya düzenini kökünden sarsan o durdurulamaz gibi görünen Çin'in ekonomik ve teknolojik yükselişini durdurmak.
01:00Bu gerçekten de çok cesur bir iddia değil mi?
01:03Yazar bütün bu küresel gerilimi, bütün bu jeopolitik denklemi alıyor ve tek bir merkeze oturtuyor.
01:10Çin'in o engellenemeyen zenginliği.
01:12Peki bu tezini neye dayandırıyor? İşte somut bir kanıt sunuyor bize.
01:18Diyor ki bakın dünyanın en büyük, en zengin beş bankası kime ait? Hepsi Çin'in.
01:24Yazarın iddiasına göre Çin bu finansal gücüyle öyle bir hamle yapıyor ki bankalarına ABD dolarını rezerv para olmaktan çıkarın talimatını
01:33veriyor.
01:33İşte bu yazarın siyonist emperyal sistem olarak adlandırdığı ABD merkezli küresel finans düzenine doğrudan bir savaş ilanı gibi.
01:41Ve bu durum artık bir yüzleşmeyi kaşınılmaz hale getiriyor.
01:45İşte bu noktadan sonra makaleye göre olaylar adeta küresel bir satranç oyununa dönüşüyor.
01:52Bir tarafta ABD'nin başını çektiği batı bloku, diğer tarafta ise yükselen güç Çin.
01:57Peki bu oyunun taşları nasıl oynanıyor, hamleler neler?
02:01Yazarın anlattığı o karşılıklı misilleme zinciri tam da burada başlıyor.
02:06Bakın nasıl bir dişe düş mücadelesi var.
02:08Önce Amerika, Çin'in en önemli petrol kaynaklarından biri olan Venüzya'yı hedef oluyor.
02:14Çin buna karşılık hamleler yapıyor.
02:16Hatta gidip Amerika'nın komşusu Kanada ile dev bir anlaşma imzalıyor.
02:20Sonuç ne mi oluyor?
02:22Amerika bu sefer rotayı Çin'in bir diğer can damarı olan İran'a çeviriyor.
02:26İşte bu yüzden buradaki kilit nokta şu.
02:29Peker'e göre ne Venezuela ne de İran bu kavganın asıl nedeni.
02:34Onlar sadece bu devler arenasının üzerinde oynandığı birer savaş alanı, birer piyon.
02:40Bunu somutlaştırmak için Venezuela'ya bakalım.
02:42Yazar, ülkenin devasa petrol rezervlerinin neredeyse yarısının doğrudan Çin'e aktığını söylüyor.
02:48Bu da Venezuela'nın ne kadar stratejik bir hedef olduğunu gözler önüne seriyor.
02:53Aynı durum İran için de geçerli.
02:55Bakın İran petrolünün de üçte birinden fazlası yine Çin'e gidiyor.
02:59Bu yüzden İran bu küresel oyunda kritik bir hedef haline geliyor.
03:04Yazar, iki tarafın kullandığı yöntemler arasındaki o keskin farka da dikkat çekiyor.
03:09Bir yanda batı blokunu askeri güçle zorla ülkeleri kontrol etmeye çalışırken resmediyor.
03:15Diğer yanda ise Çin'in buna ekonomik kozlarını kullanarak mesela petrol alımlarını kesmek gibi hamlelerle karşılık verdiğini anlatıyor.
03:23Analiz bu noktadan sonra bu küresel satranç oyununun Türkiye için ne anlama geldiğini, ülkemiz için taşıdığı stratejik risklere odaklanıyor.
03:31Peker, bu büyük oyunda Kürtlerin bir piyon olarak kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
03:36Amacın, tarlanın taşıyla tarlanın kuşunu vurmak olduğunu, yani bölge halkını kullanarak Musul-Kerkük petrollerini ele geçirmek olduğunu iddia ediyor.
03:46Ve bu durumun Türkiye için doğrudan bir tehdit olduğunu, çünkü bu sahaların yüzde 25'inin tarihsel olarak Türkiye'ye ait
03:53olduğunu savunuyor.
03:54İşte tam da bu yüzden yazar Türkiye'ye çok net bir uyarıda bulunuyor.
03:58Akıllı bir siyaset izlenmeli ve ülkenin üniter yapısını yani bütünlüğünü bozacak iç düzenlemelerden kesinlikle kaçınılmalı.
04:06Ona göre dış tehditler kadar, içerideki zayıflıklar da bir o kadar tehlikeli.
04:11Makale sadece bir analizle kalmıyor, adeta bir kehanet gibi geleceğe dair çok cesur bir vizyon çizerek bitiyor.
04:18Peker'e göre gelecekte bizi ne bekliyor?
04:20Eski Siyonist emperyal düzenin yıkılacağını, ezilen halkların özgürleşeceğini ve dünyaya yepyeni bir barış ve kardeşlik çağının hakim olacağını öngörüyor.
04:30Ve bu büyük dönüşümde Türk halkına merkezi bir rol biçiyor.
04:34Ve analiz, yazarın bu son ve çok güçlü iddiasıyla noktalanıyor.
04:38Bu dönüşümün ateşini biz Türkler yakacağız ve bu bize nasip olacak diyor.
04:43Peki, bu kehanet gibi vizyon hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Yorumlar

Önerilen