00:00Merhaba, bugün öyle bir konumuz var ki vefa, hepimizin bildiği ama sanki artık elimizi uzatsak bile tutamayacağımız kadar uzağımızda kalmış
00:09o güçlü his.
00:11Peki sadakatin, o sıkı sıkıya bağlılığın anlamı neden bize bu kadar uzak geliyor artık?
00:16Gelin bu kaynak Metin bize ne anlatıyor, hep beraber bakalım.
00:20İşte bu söz, bütün olayı özetliyor aslında değil mi?
00:23Vefa, uzaklarda kalan bir his.
00:25Sanki böyle nostaljik, eski bir film karesi gibi.
00:28Peki ne oldu da bu his bu kadar uzağımıza düştü?
00:32Kaynağımızın bu soruya cevabı arama şekli oldukça çarpıcı.
00:35Kaynak Metin çok ilginç bir şey yapıyor, vefayı alıyor, bir yargıç cübbesi giydirip mahkeme salonunun en tepesine oturtuyor.
00:43Sanık sandalyesinde kim var dersiniz, vefasızlık.
00:46Ve vefa sormaya başlıyor.
00:48Şimdi bu sorulara bir kulak verin çünkü dürüst olalım, bu sorular hayatımızın bir yerinde ya bize soruldu ya da biz
00:54birilerine sormak istedik.
00:55Ve sorgu başlıyor. İlk soru o kadar basit, o kadar net ki ama bir o kadar da ağır.
01:01Elini neden bıraktın?
01:03Düşünsenize, birinin elini tutmuşsunuz, umut olmuşsunuz, sonra pat diye bırakmışsınız.
01:08Vefanın ilk sorusu bu, tokat gibi.
01:10Hemen arkasından ikincisi geliyor.
01:13Yarı yolda neden bıraktın?
01:15Birlikte bir yola çıkmışsınız, hayaller kurmuşsunuz, sonra ne oldu, neden o yolu tek başına yürümeye bıraktın?
01:21Bu soru sadece bir ilişki değil, verilen her sözü, başlanan her işi sorgulatıyor o insana.
01:27Ve işte, belki de en can yakanı.
01:29Neden sırtını döndün?
01:30Biri size o kadar güvenmiş ki, arkasını size dönmüş, kendini savunmasız bırakmış ve siz tam o anda ona sırtınızı dönmüşsünüz.
01:38Bakın bu artık unutkanlık falan değil, kaynak metninde de dediği gibi, bu resmen aktif bir ihanet.
01:43Ve son darbe geliyor.
01:45Neden duymadın, neden görmedin?
01:47O çığlıkları, o yardım çağrısını, o gözlerin içindeki ihtiyacı.
01:52Neden görmezden geldin?
01:53Kaynağın da altını çizdiği gibi, bu soruların mantıklı bir cevabı yok.
01:58Çünkü cevabı olan birine zaten vefasız denmezdi değil mi?
02:01Ona vefakar derdik.
02:03E peki, cevap yoksa ne yapıyoruz?
02:06Klasik insan davranışı.
02:07Bahaneler üretiyoruz.
02:09Kendimizi haklı çıkarmak için bin bir takla atıyoruz.
02:12O vicdan azabından kaçmak için de yepyeni bir şey icat ediyoruz.
02:16Daha kolay, daha az yorucu, tırnak içinde bir modern vefa.
02:21Şu tabloya bir bakın.
02:22Her şeyi o kadar net gösteriyor ki.
02:24Eskiden ne vardı?
02:26Hal hatır sormak için telefon açmak, aramak vardı.
02:29Şimdi ne var?
02:30Bayramda herkese yollanan o standart SMS.
02:33Aynı şehirdeyken, hadi bir kahve içelim demek vardı.
02:36Şimdi onun yerini, ya bir ara görüşelim diye atılan ama asla gerçekleşmeyen bir mesaj aldı.
02:42Yanında durmak vardı, sırtını dönmek var.
02:45İşte bu, vefanın nasıl evrildiğinin, ya da daha doğrusu nasıl eridiğinin acı bir özeti.
02:51Kaynakta anlatılan bir sahne var ki gerçekten insanın içine işliyor.
02:55Düşünün, bir arkadaşınızın vefat haberini alıyorsunuz.
02:58Geriye dönüp son anınızı hatırlamaya çalışıyorsunuz ve aklınıza gelen tek şey ne biliyor musunuz?
03:03Ona attığınız ya da ondan gelen son kısa mesaj.
03:06Bir konuşma değil, bir ses değil, sadece ekranlıki birkaç kelime.
03:10İşte o an, keşke arasaydım demenin pişmanlığı o kadar ağır basıyor ki, ama artık her şey için çok geç.
03:17Peki, bu vefasızlığın bir sonucu, bir bedeli yok mu?
03:20Kaynağımıza göre var, hem de öyle böyle değil.
03:22Buna elektrik çarpmasından bile daha kötü deniyor, bildiğiniz bir cezadan bahsetmiyoruz.
03:26Çok daha derin, çok daha manevi bir şeyden bahsediyoruz.
03:29İşte bu kavrama, kaynak metin, vefa çarpması diyor.
03:33Olay şu, vefasızlık yaptığınızda sizi sadece vefa duygusu terk etmiyor.
03:38Asıl olay, vefalı olan herkesin size sırtını dönmesi.
03:42Bir anda kendinizi yapayalnız buluyorsunuz.
03:45Öyle bir yalnızlık ki bu, diğer vefasızlar bile sizinle olmak istemiyor.
03:49Yani vefa sizi bir çarftı mı, vefalı insanların olduğu o dünyadan resmen aforoz ediliyorsunuz.
03:55Kapı dışarı.
03:56İşte bu yüzden kaynak metin çok net bir uyarıda bulunuyor.
04:00Vefayla şaka olmaz.
04:02Bu kadar basit.
04:04Bu aman canım ne olacak diyebileceğiniz, esnetebileceğiniz, pazarlık yapabileceğiniz bir şey değil.
04:10Vefa, oyunun kuralı.
04:12Ve bu kural bozulmaz.
04:14İşin en tuhaf, en ironik tarafı ne biliyor musunuz?
04:17Vefa hissi hayatımızdan çekip giderken, vefa kelimesi tam tersine her yerde karşımıza çıkıyor.
04:24Sanki ruhu gitmiş de sadece adı kalmış gibi.
04:27Hayalet gibi aramızda dolaşıyor.
04:29Gerçekten de öyle.
04:30Bakın, vefa diye İstanbul'da bir semt var.
04:34Meşhur bir boza markası var.
04:35Vefa bozacısı.
04:37Hatta bir futbol takımı bile var.
04:39Adı her yerde ama temsil ettiği o yüce erdem, o sanki çoktan küme düşmüş.
04:44Tıpkı ruhu boşaltılmış da sadece tabelası kalmış bir dükkan gibi.
04:49Peki, bu işin sonu nereye varacak?
04:52Bu analizde sona yaklaşırken, okları biraz da kendimize çevirmemiz gerekiyor galiba.
04:56Çünkü kaynağa göre asıl mesele şu.
04:59Vefa aslında bizi hiç bırakmadı.
05:01O sonuna kadar sadıktı.
05:03Onu itip kakan, onu hayal kırıklığına uğratıp kapı dışarı eden bizler olduk.
05:07İşte o ihanetin adımları bir bir sayılmış.
05:10Bu öyle kendiliğinden olan bir şey değil.
05:13Tamamen bizim seçimlerimiz.
05:14Ne yapmışız?
05:15Bir, vefayı incitmişiz.
05:17İki, onu hayal kırıklığına uğratmışız.
05:19Üç, yapayalnız bırakmışız.
05:21Ve dördüncüsü, belki de en fenası, onu bile isteye unutmuşuz.
05:25O bize sadık kalmaya çalışırken, biz onun o sadakatine katlanamamışız anlaşılan.
05:30Bu noktada insanın aklına zeki mürenin ol unutulmaz şarkısı gelmiyor mu?
05:35Hani metinde de geçiyor, vefa arıyorum.
05:38Sanki hepimizin içindeki o boşluğu, o özlemi anlatan bir fısıltı gibi.
05:42Kaybettiğimiz şeyi hala onun sesinde arıyoruz ve galiba bu arayış hiç bitmeyecek.
05:47Gelin bu bölümü Mevlana'nın o muhteşem sözüyle kapatalım.
05:51Hayat gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.
05:57Belki de bütün mesele budur.
05:59Belki de vefa öyle çok uzaklarda falan değil.
06:02Belki o, unutmamayı seçenlerin, sadık kalmayı bilenlerin kalbinde hala yaşıyordur.
06:07Ne dersiniz, vefa mı bize uzak, yoksa biz mi ona bakmayı unuttuk?
Yorumlar