00:00Şimdi şöyle bir düşünelim, hepimiz hayatımız için bir sürü plan yapıyoruz değil mi?
00:04Kariyerimiz ne olacak, ilişkilerimiz nereye gidecek, gelecekte nerede olacağız,
00:08hepsi için kendimize böyle dümdüz bir yol çizmeye çalışıyoruz.
00:11Peki, ya hayatın bizim için bambaşka, bizim hiç hesaba katmadığımız planları varsa,
00:16işte gelin hepimizin hayatında bir karşılığı olan bu konuya,
00:20yani bizim planlarımızla hayatın gerçekleri arasındaki o incecik çizgiye bir bakalım.
00:24İşte bu söz aslında her şeyin özeti.
00:27İnsan yaşamı kendi istediği gibi akacak sanıyor.
00:30Yani kontrolün tamamen bizde olduğunu düşünüyoruz,
00:33hani her şeyi planlayabiliriz, her şeyi öngörebiliriz gibi geliyor bize
00:37ve bu bize müthiş bir güven hissi veriyor değil mi?
00:40Ama sahte bir güven.
00:41Ama işte, film tam da burada kopuyor.
00:44O güvendiğimiz, o sımsıkı sarıldığımız kontrol hissi aslında ne kadar da kov,
00:48ne kadar da aldatıcı olabilir.
00:50Ya o çizdiğimiz dümdüz yolların dışında bambaşka sürprizler, dersler,
00:55hatta çok keskin virajlar bekliyorsa bizi.
00:57O zaman ilk durağımız şu olsun, bizim o çizdiğimiz düz çizgiler.
01:03Yani bizim o mükemmel düzen takıntımızla,
01:06hayatın o kendi başına buyruk,
01:08kaotik akışı arasındaki o bitmek bilmeyen çatışma.
01:12Bakın bu tabloya her şeyi o kadar net anlatıyor ki,
01:16sol tarafta biz varız, düz çizgiler istiyoruz, kesinlik arıyoruz,
01:20sonuçlar sabit olsun diyoruz.
01:22Sağ taraftaysa hayatın kendisi var.
01:25Beklenmedik dönüşler, ani kayıplar, hiç hesapta olmayan insanlar.
01:30Sanki hayat bizim o milimetrik çizimlerimizi alıp,
01:34buruşturup atmayı çok seviyor gibi.
01:35Ne dersiniz?
01:36Ve galiba yaptığınız en temel, en büyük hata da bu.
01:39O an, içinde bulunduğumuz o anın sonsuza kadar süreceğini sanmak.
01:43O anki gücümüz, o anki paramız, o an yanımızdaki insanlar,
01:47sanki hep ama hep orada olacaklarmış gibi davranıyoruz.
01:51Ve hayatın şöyle de garip bir huyu var.
01:54Tam da bizim en rahat olduğumuz,
01:56oh be artık her şey yolunda, bu iş böyle gider dediğimiz anda sahneye çıkıyor.
02:00Ve bam, değişim tam da orada başlıyor.
02:03O an anlıyoruz ki, her kesimliğin içinde aslında kocaman bir belirsizlik saklıymış.
02:08İşte bu kırılgan kesinliklerimiz, yani kendimizi bu kadar güvende hissetme halimiz,
02:14bizi nereye götürüyor biliyor musunuz?
02:17Başkalarını yargılamaya nasıl mı?
02:19Hadi gelin bakalım.
02:21Şu söze bir bakın, çok doğru değil mi?
02:23Birini küçümsediğimizde, ben olsam böyle yapmazdım dediğimizde,
02:27aslında bilinçaltımızda ne var biliyor musunuz?
02:29Kendi kalemizin ne kadar sağlam olduğuna dair,
02:32o körü körüne inanç.
02:33Sanki biz dokunulmazız.
02:35Sanki o kötü şeyler sadece başkalarının başına gelir.
02:39Ama hayat bize sürekli neyi hatırlatıyor?
02:42Bugün sahnede konuşan, yarın bir bakmışsın sessizliğe gömülmüş,
02:45bugün liderlik eden, yarın sırada beklemek zorunda kalmış,
02:48bugün karar veren, yarın kendisi için verilecek bir kararı bekler olmuş,
02:52yani demem o ki, o çok güvendiğimiz statüler, o güç,
02:55hepsi kumdan kaleler gibi bir dalgayla yok olabilir.
02:58İşte tam da bu yüzden, bir insanı gördüğümüz o tek bir fotoğrafa,
03:03o tek bir ana bakarak yargılamak, yapabileceğimiz en büyük haksızlık.
03:07Çünkü herkesin içinde, bizim görmediğimiz ne fırtınalar kopuyor.
03:11Kim bilir, o dimdik ayakta duruyor gibi görünen kişi,
03:14belki de dağılmamak için son gücünü kullanıyordur.
03:18Peki, hayat bu dersleri bize nasıl verir?
03:21Hangi yöntemle öğretir?
03:24Genelde en etkili ama bir o kadar da can yakıcı bir yöntemle.
03:28Bizi alır, o büyük laflar ettiğimiz cümlelerin tam karşısına oturtur.
03:32Tanıdık geldi mi?
03:34Ben olsam yapmam.
03:35O kadar kolay ki söylemesi.
03:37Başkasının ateşine uzaktan bakıp ahkam kesmek.
03:40Sonra bu geliyor.
03:42Benim başıma gelmez.
03:43Kötü bir şey duyduğumuzda içimizi kemiren o bencil rahatlama.
03:46Şükürler olsun bana olmaz.
03:48Ve zirve noktası, en tehlikelisi, ben düşmem.
03:52Gücün zirvesindeyken, her şey yolundayken söylenen o kibirli söz.
03:57İnsanın kendi acizliğini tamamen unuttuğu an.
04:00Ve işte tam bu üç cümleden sonra hayat bir saniye der ve sahneye çıkar.
04:07Seni alır, o kurduğun büyük cümlenin tam karşısına oturtur.
04:11Ben yapmam dediğin ne varsa onu sana yaptırır.
04:14Başıma gelmez dediğin ne varsa onu sana yaşatır.
04:18Düşmem dediğin yerden öyle bir düşürür ki işte o zaman anlarsın.
04:22Mesele çok bilmek değilmiş.
04:24Mesele tevazu sahibi olmakmış.
04:26Bütün bu zorlu yollar, bu acı dersler bizi aslında tek bir kapıya çıkarıyor.
04:31Bilgeliğe.
04:32Ve o kapıyı açacak tek bir anahtar var.
04:34O da ne mi?
04:35Tevazu ve bilgelik.
04:37Hani derler ya haddini bilmek.
04:39Bu lafı genelde birini aşağılamak için kullanırız ama asıl anlamı o değil.
04:43Haddini bilmek aslında ahlaki bir kuraldan çok daha fazlası.
04:47Zihinsel bir olgunluk seviyesi.
04:50Kendi sınırlarını, kendi gücünü ama aynı zamanda kendi acizliğini ve faniliğini bilmektir.
04:56İşte bu olgunluğa erişen insan yani bilge insan şunu çok iyi bilir.
05:01Bugün sahip olduğun üstünlük yarın olmayabilir.
05:04Ve bugünkü zayıflığın da sonsuza dek sürmeyecek.
05:07Kendi ölümlülüğünü, kendi kırılganlığını anlayan bir insan başkalarına daha dikkatli davranır, daha şefkatli yaklaşır.
05:14Çünkü bilir, yolun sonunda hepimiz aynı toprağın altına gireceğiz.
05:18Yani özetle hayat bize sadece kazanmayı öğretmez.
05:22Hayat bize eksilmeyi yaşatır.
05:24Sadece elde etmeyi değil, kaybetmeyi de öğretir.
05:28Ve belki de en önemlisi bize sabretmeyi, bazen susmayı ve o ağzımızdan çıkan kelimelerin ne kadar ağır olabileceğini öğretir.
05:36Çünkü insanı asıl olgunlaştıran, asıl büyüten dersler, işte bu zorlu sılavlardır.
05:42Peki, bütün bu konuştuklarımızdan sonra size son bir soru sormak istiyorum.
05:47Şöyle bir durup düşünün.
05:49Vaktiyle bir başkası için söylediğiniz hangi büyük laf, hangi keskin yargı, dönüp dolaşıp hayatın size verdiği en unutulmaz ders oldu?
05:58Cevabı kendinize saklayın ama üzerine düşünmek bile size çok şey katacaktır.
Yorumlar