Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 5 saat önce
Bu yazı, bir Iraklı milletvekilinin Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerine karşı kaleme alınmış sert bir cevap ve eleştiri niteliği taşımaktadır. Yazar, Irak’ın mevcut siyasi istikrarsızlığını, egemenlik sorunlarını ve dış güçlere olan bağımlılığını hatırlatarak bu tehditlerin gerçekçi olmadığını savunmaktadır. Türkiye’nin askeri gücü, savunma sanayisindeki atılımları ve bölgesel etkisinden bahsedilerek komşu ülkeye gözdağı verilmektedir. Metin boyunca, iki ülke arasındaki tarihi ve jeopolitik dengeler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin kudreti vurgulanmaktadır. Son olarak yazar, haddini aşan söylemlerin ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda keskin bir uyarıda bulunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugün sizlerle oldukça ses getiren epey güçlü ve duygusal bir köşe yazısını masaya yatıracağız.
00:05Amacımız sadece ne söylendiğini değil, bunun nasıl söylendiğine odaklanmak.
00:10Yani yazarın kurduğu argüman yapısını, mantık silsilesini ve mesajını nasıl bu kadar etkili bir şekilde ilettiğini hep birlikte çözümleyeceğiz.
00:18Peki, yol haritamız nasıl olacak?
00:20Önce bu sert tepkiyi ateşleyen o ilk kıvılcıma bakacağız,
00:24sonra yazarın argümanlarını adım adım tek tek inceleyeceğiz ve finalde vardığı o çarpıcı sonuca ulaşacağız.
00:30Hazırsanız başlayalım.
00:32Her şeyin başladığı yere gidelim.
00:34Şunu en başta netleştirmek lazım.
00:36Birazdan inceleyeceğimiz bu metnin tamamı Iraklı bir siyasetçinin yaptığı tek bir açıklamaya doğrudan verilmiş bir cevap niteliğinde.
00:44İşte bütün bu yazıyı tetikleyen ifade bu.
00:46Kaynakta belirtildiğine göre Iraklı bir milletvekiline ait olduğu söylenen bu sözler yazarın kalemine elini alıp o ateşli cevabı yazmasına neden
00:54olan şeyin ta kendisi.
00:56Peki, bu iddialı söze karşı yazar nasıl bir argüman zinciri oluşturuyor?
01:01İşte şimdi yazarın Irak'ın bu iddiasını çürütmek için ortaya koyduğu 5 temel karşı sava.
01:08Yani bir nevi 5 maddelik cevabına bakıyoruz.
01:11Yazarın ilk hamlesi doğrudan Irak'ın egemenliğini ve bağımsızlığını sorgulamak oluyor.
01:16Önce Ebu Gureyp gibi hapishanelerde yaşananları hatırlatıyor.
01:19Ardından ülkenin petrol gelirlerinin ABD kontrolünde olduğunu söylüyor.
01:24Ve üçüncü olarak da Irak'ın kendi liderini bile seçemediğini, ABD'nin karar verdiğini iddia ederek bağımsızlık iddiasını hedef alıyor.
01:32Ve aynı çizgiden devam ediyor.
01:34Dördüncü noktada Irak'ın bölünmüş bir yapıda olduğunu, ne kendi topraklarına ne de hava sahasına hakim olamadığını savunuyor.
01:41Beşinci ve son karşı savı ise oldukça çarpıcı.
01:45Irak'ın güvenlik için Türkiye'ye muhtaç olduğunu ama buna rağmen nankörlük ettiğini belirtiyor.
01:51Yani yazarın çizdiği resim çok net.
01:53Kendi ayakları üzerinde duramayan bir ülke.
01:56İşte tam bu noktada argümanın yönü 180 derece değişiyor.
01:59Yazar, Irak'ın zayıflıklarını sıralamayı bırakıp rotayı tamamen Türkiye'nin gücünü ve kapasitesini anlatmaya çeviriyor.
02:06Bir nevi madalyonun diğer yüzü diyor.
02:08Bu tablo aslında yazarın bütün tezinin bir özeti gibi.
02:12Bakın bir yanda bağımsızlıktan yoksun, ordusu ve sanayisi olmayan dışa bağımlı bir Irak portresi çiziyor.
02:19Diğer yanda ise şaşmaz bir devlet aklına sahip, savunma sanayinde devleşmiş ve NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip bir Türkiye
02:27'yi koyuyor.
02:27Tam bir tezatlık üzerine kurulu bir argüman bu.
02:30Yazar burada durmuyor, Türkiye'nin gücünü sadece kendi sınırlarıyla kısıtlamıyor.
02:36Balkanlardan Kuzey Afrika'ya, Kafkaslardan Orta Asya'ya kadar uzanan geniş bir etki alanından bahsediyor.
02:42Ve tüm bunların arkasında sonsuz diye nitelediği bir savaş tecrübesine sahip bir ordu olduğunu vurguluyor.
02:48Şimdiye kadar güç karşılaştırması yapıldı, peki şimdi ne olacak?
02:53İşte şimdi işler daha da ciddileşiyor.
02:55Argüman bir güç gösterisinden çıkıp kökleri tarihe dayanan çok net bir uyarıya ve iddiaya dönüşüyor.
03:02Ve yazar masaya çok tarihi ve bir o kadar da iddialı bir kavramı sürüyor.
03:07Misak-ı Milli diyor ki, bugün sizin olan bazı yerler zaten bizim tarihi sınırlarımız içindeydi.
03:13Bu yolda devam ederseniz hakkımız olanı geri alırız.
03:16Bu tansiyonu bir anda en tepeye çıkaran bir ifade.
03:19Peki bu Misak-ı Milli'de ne demek?
03:22Bu alıntının bütün ağırlığını anlamamız için bu kavrama bir bakmamız şart.
03:26Kısaca son Osmanlı parlamentosunun çizdiği ve günümüz Irak ve Suriye'sinden de topraklar içeren milli sınırlar yemeni diyebiliriz.
03:35Yani yazar oldukça hassas ve tarihi bir referans veriyor.
03:38Peki tüm bu argümanlardan sonra, yani Irak'ın zayıflığını anlattı, Türkiye'nin gücünü ortaya koydu,
03:45tarihi iddiaları masaya sürdü, yazarın varmak istediği son nokta ne?
03:49Iraklı vekili asıl mesajı ne olabilir?
03:51Ve işte geldik finale.
03:53Yazar, tüm bu inşa ettiği argümanı tek bir potada eritip, son ve en net darbesini indiriyor.
03:59Burada artık hiçbir şüpheye yer bırakmayan bir son sözle karşılaşıyoruz.
04:04Artık imalar, dolaylı anlatımlar falan yok.
04:07Yazar, argümanını çok net ve doğrudan bir tehditle zirveye taşıyor.
04:12Mesaj açık, sabrımızı test etmeyin, sonuçları ağır olur.
04:16Ve metni bitiren o son cümle, adeta bir mühür gibi, keskin, akılda kalıcı ve yazarın en başından beri kurduğu argümanın,
04:24nihai özeti niteliğinde.
04:26Kısacası, bir argümanın kelimelerle nasıl adım adım inşa edildiğini,
04:31tırmandırıldığını ve nihayetinde unutulmaz bir noksayla nasıl mühürlendiğini görmüş olduk.
Yorumlar

Önerilen