00:00Merhaba, bugün oldukça iddialı hatta biraz da kışkırtıcı bir köşe yazısını masaya yatırıyoruz.
00:05Yazar, Türkiye'deki o genel kafa karışıklığı halini alıyor ve bunu hem uluslararası komplolara hem de iç siyasetteki gizli pazarlıklara bağlıyor.
00:15Gelin şimdi bu karmaşık görünen teorinin adımlarını hep birlikte sakin sakin takip edelim.
00:21Yazar, yazısına aslında hepimizin çok iyi bildiği bir hisle başlıyor.
00:26Herkesin kafası çok dolu, çok karışık. Ona göre bu durum sadece birkaç kişiye özgü bir şey değil.
00:32Adeta ülkenin genel ruh hali bu. İşte bütün o büyük argümanını da tam olarak bu temel üzerine inşa ediyor.
00:38Ve tabii bu kafa karışıklığı yazarın yıllardır sorduğunu söylediği o meşhur soruya geliyor dayanıyor.
00:43Ne olacak bu milletin hali? Bu sorunun kendisi için ne kadar eski ve ne kadar derin olduğunu özellikle vurguluyor.
00:49Yani diyor ki bu anlık bir endişe değil, benim için köklü bir mesele.
00:53Peki ilk olarak yazar bu milli endişenin tam olarak kaynağında neyi görüyor? Hadi o kısma bakalım.
00:59Yazar bu endişenin kaynağı olarak tek bir şeyi işaret ediyor.
01:03Bitmek tükenmek bilmeyen o kişisel ikbal hırsı.
01:07Ona göre bu hırs ülkenin üzerine adeta bir kara basan gibi çökmüş durumda.
01:12Çok güçlü bir benzetme bu.
01:14Peki tamam bu bir iç mesele gibi görünüyor ama dış dünyayla bağlantısı ne?
01:19İşte şimdi yazar merceğini küresel tehditlere çeviriyor.
01:24Şimdi yazarın dünya görüşü oldukça net hatta keskin diyebiliriz.
01:28Ona göre asıl büyük tehdit Amerika destekli küresel bir yapı.
01:32Bu yapının günümüzdeki hareketlerini de İran'la yaşanan gerilimde ve Trump gibi öngörülemez liderlerin tavırlarında görüyor.
01:39Hatta o kadar ileri gidiyor ki Trump'ı Roma'yı yakan postmodern bir Neron olarak tanımlıyor.
01:46Yazar diyor ki bu küresel suçlara karşı öylece sessiz kalmanın da bir bedeli var.
01:51Irak savaşını örnek gösteriyor ve diyor ki o dönemdeki vahşete ses çıkarmayarak aslında suça ortak olduk.
01:58Yani ona göre bu bir eylemsizlik suçu.
02:00Tamam küresel tehditler bir yanda kişisel hırs diğer yanda.
02:04Yazar bu ikisi arasındaki bağlantıyı çok çarpıcı tarihi bir hikayeyle kuruyor.
02:10Hikayenin kahramanı İran şahının sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi.
02:15Özetle şöyle devrimden sonra sürgüne giden Pehlevi'ye Rus komedyenler tarafından bir tuzak kuruluyor.
02:21Kendilerini yetkili gibi tanıtıp ona iktidara geri dönme vaadi sunuyorlar.
02:25İşte Pehlevi'nin bu tuzağa verdiği iddia edilen cevap yazarın bütün argümanının kilit noktası.
02:30Ve işte hikayenin en şok edici noktası.
02:33İddiaya göre Pehlevi'nin oğlu o tahtı geri alabilmek için gerekirse batıdan bir haçlı seferi bile isteyebileceğini söylüyor.
02:41Yazar için bu cümle hırsın vatan sevgisini nasıl yerle bir edebileceğinin en acı kanıtı.
02:46Yazarın bu hikayeden çıkardığı ders çok net.
02:49İktidar hırsı insana o kadar kör eder ki kendi ülkesine karşı papaz kıyafeti bile giymeye itebilir yani her türlü kılığa
02:57büründürebilir.
02:58Peki bu tarihi hikayenin günümüz Türkiye siyasetiyle ne alakası var?
03:02İşte şimdi yazarın o en temel en can alıcı suçlamasına geliyoruz.
03:07Yazar teorisindeki ana oyuncuları isimlendirirken bazı özel kodlar kullanıyor bunu belirtelim.
03:13Özgür Özel'e küçük kripto, Kılıçdaroğlu'na ise kart kripto diyor.
03:17Ve denkleme sürpriz bir ismi Bülent Arınç'ı da dahil ediyor.
03:21İşte yazarın komplo teorisi bu dört adımdan oluşuyor.
03:24Ona göre her şey Arınç ve Özel'in kamuloyuna hemşeri sohbeti diye yansıyan görüşmesiyle başlıyor.
03:29Yazar diyor ki bu bir sohbet değil, hükümetle bir diyalog kurma hamlesi.
03:34Ardından Arınç'ın Özel'e hazır ol biz senin önünü temizleyip seni tek aday yapacağız vaadinde bulunduğunu iddia ediyor.
03:41Ve son olarak da bu görüşmenin ardından Mansur Yavaş hakkında yeni bir soruşturma başlatılmasını bu olaya bağlıyor.
03:47Yazara göre bütün bu ayrı ayrı gibi görünen olaylar aslında büyük bir yapbozum parçaları.
03:54Ve onun için bu parçalar birleştiğinde her şey anlam kazanıyor ve taşlar yerine oturuyor.
04:00Yazar komplo teorisini bir adım daha ileri götürüyor ve bu kez Özgür Özel'in kişisel servetini sorguluyor.
04:08Doğrudan sormuyor ama üstü kapalı bir şekilde soruyor.
04:12Bunca yıllık maaşıyla bu serveti nasıl yaptı diyerek bir şüphe ortaya atıyor.
04:17Ve şimdi yazar tüm bu iddiaları bir oraya getirerek son acil bir uyarıda bulunuyor.
04:23Yazarın çizdiği resim şu.
04:24Bir yanda bu gizli pazarlıklar dönerken ülke siyasetinin geri kalanı tam bir kaos içinde.
04:30Muhalefet erken seçim diye bastırıyor, farklı gruplar kendi gündemlerine dayatıyor.
04:35Ona göre bütün bu gürültü halkın dikkatini asıl tehlikelerden uzaklaştıran bir sis perdesinden başka bir şey değil.
04:42Yazar durumu özetlemek için hepimizin bildiği eski bir deyişe başvuruyor.
04:47Ve aslında tüm argümanını tek bir cümlede topluyor.
04:50Koyun can derdinde, kasap mal derdinde.
04:53Yani millet kendi derdine düşmüşken siyasetçiler sadece kendi ikballerini düşünüyor.
04:59Peki yazarın bu karanlık tabloya karşı önerdiği bir çözüm var mı?
05:03Evet var ve çok net bir çağrı yapıyor.
05:06Ana muhalefet partisi bu oyunun bir parçası olarak gördüğü komisyondan derhal hemen çekilmeli.
05:12Evet, yazarın ortaya attığı bu oldukça karmaşık ve bir o kadar da iddialı teoriyi inceledik.
05:18O, okurlarını ve bizi tek bir temel soruyla baş başı bırakıyor.
05:22Yaklaşan fırtınada kişisel hırslar vatan sevgisinin önüne geçtiğinde geriye güvenilecek kim kalır?
05:28Bu, yazarın cevabını size bıraktığı bir soru.
Yorumlar